Gemi adamlarına fiilî hizmet süresi zammı var mı?



Tayfun isimli okuyucum, ?Değerli Hocam, 'gemi adamlarının itibari hizmeti' başlıklı yazınızı, çok önce okumuştum. Bu yazınız ektedir. Yazınızla ilgili konuda yeni 5510 sayılı Yasa ile lehimize gelişme oldu mu?? diyerek gemi adamlarına fiilî hizmet süresi zammı uygulanıp uygulanmadığını soruyor.

Okuyucum ve bu durumda olan pek çok okuyucumun ?itibarî hizmet kavramı? etrafında yoğunlaşan sorularına cevap vermek için öncelikle yeni düzenlemeyi anlatmak istiyorum. Reform Yasası olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, ?itibarî hizmet? kavramını terk ederek, 40'ıncı maddesi ile ?fiili hizmet süresi zammı? olarak yeniden farklı bir düzenleme yapmıştır. Bu düzenlemeyle, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun itibari hizmet süresine ilişkin ek 5. maddesi ile 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun ?fiili hizmet süresi zammına ilişkin 32'nci maddesi? yürürlükten kaldırılmıştır. Ve reform yasanın öngördüğü sözkonusu fiilî hizmet süresi zammına ilişkin hükümleri, 2008 yılı Ekim ayı başı itibariyle yürürlüğe girmiştir. Sözkonusu Kanunun uygulamasına yönelik olarak ?Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulamasının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik?, 27.09.2008 tarihli ve 27010 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve 2008 yılı Ekim ayı başından itibaren fiili hizmet süresi zammına ilişkin yapılacak işlemler de ?2009/79 sayılı Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulaması Hakkındaki 05.06.2009 Tarihli Genelge? ile açıklanmış bulunmaktadır.


Eskiden yani Ekim 2008 ayı öncesinde uygulanan SSK ve Emekli Sandığı kapsamında bulunan sigortalılardan bazı işlerde çalışanlara, ek bazı kolaylıklar sağlanmıştı. Bu kolaylıklar, Sosyal Sigortalar Kanunu'nda "itibari hizmet" ve Emekli Sandığı Kanunu'nda "fiili hizmet zammı" ve "itibari hizmet" adlarıyla düzenlenmişti. Bağ-Kur Yasası'nda ve 506 sayılı Kanun'un 20. maddesine istinaden bazı özel banka ve sigorta şirketlerinde çalışanların sosyal güvenliğini sağlamak için kurulan Bankaların Sosyal Güvenlik Sandıklarında itibari hizmet süresine ilişkin bir düzenleme yoktu.


Bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunan sigortalıların sigortalılık süresi, esas olarak prim ödeme gün sayısına bağlıdır. Ancak 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında çalışan sigortalılar, basım ve gazetecilik işyerlerinde İş Kanunu ve değişikliklerine göre çalışan sigortalılar; gemi adamları, gemi ateşçileri, kömürcüler, dalgıçlar, denizde çalıştıklarında; azotlu gübre ve şeker sanayiinde, fabrika, atölye, havuz ve depolarda, trafo binalarında çalışanlardan, çelik, demir ve tunç döküm, zehirli, boğucu, yakıcı öldürücü ve patlayıcı gaz, asit, boya işleriyle gaz maskesi ile çalışmayı gerektiren işlerde, patlayıcı maddeler yapılmasında, kaynak işlerinde çalışanların sigortalılık sürelerini, bu işlerdeki prim ödeme gün sayısının 1/4'ü kadar etkilemekteydi ve uygulamanın kapsamı, Şubat 2007 ayının sonunda yayınlanan bir Anayasa Mahkemesi Kararı ile daha da genişletilmişti.


İtibari hizmet kavramıyla, var olmayan fakat varsayılan bir farazi sigortalılık süresi ve farazi prim ödeme gün sayısı oluşturularak, bu sigortalılar, başkalarına nazaran avantajlı duruma getirilmekteydi. İtibari hizmet süresi hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun, Ek 5. Maddesinde düzenleme yapılmıştır. Buna göre, "(...) Gemi adamları, gemi ateşçileri, kömürcüler, dalgıçlara denizde çalıştıklarında, tam yıl 360 gün olarak alınarak, her yıl için 90 gün itibari hizmet süresi verilmekteydi. Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında, ?gemi adamınca denizde çalışılan gün sayısı x 0,25? formülü uygulanmaktaydı. Bu uygulamada, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.02.2001 tarih ve E.2001/21-21, K.2001/52 sayılı Kararındaki, şu değerlendirme esas alınıyordu: "Gemi adamlarının itibari hizmet sürelerinin tespitinde, denizde geçirilen sürelerden amaç, geminin denizde seyir veya seferde olduğu süreler ile bunun uzantısı olarak geminin limanda bulunduğu sırada, fiilen gemide görevli olarak geçirilen ve denizle bağlantısının kopmadığı çalışmaları içerir (kapsar)."


O dönemde normal işyerlerinde, Malullük, Yaşlılık, Ölüm Sigorta Kolu Prim Oranı, % 20 (% 11 işveren + % 9 işçi payı) iken, yukarıda sayılan işlerde çalışan sigortalılar için Malullük, Yaşlılık, Ölüm Sigorta Kolu Prim Oranı, % 22 olup (% 13 işveren + % 9 işçi payı) işverenler % 2 oranında fazla prim ödemekteydiler. Bu şekilde çalışan sigortalılarla ilgili aylık prim ve hizmet bildirgeleri, ayrı olarak düzenlenmekte olup üzerlerine "2098 sayılı Kanuna Tabidir" kaşesi vurulmaktaydı. Yukarıdaki işyerlerinin işverenleri de normal sigortalılardan 2 puan fazla olarak Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları Primi ödemek zorundaydılar.


Bilindiği üzere, gemi adamlarının da itibari hizmet süresinden yararlanabilmesi için, en az 3600 günü doldurmaları gerekmektedir. Bu işlerde çalışma süresi 3600 günden az olan sigortalılar itibari hizmet süresinden yararlanamamaktaydılar. 4759 sayılı Kanunla düzenlenen kademeli geçiş süreci için, geçici 81. maddede öngörülen sigortalılık sürelerinin tespitinde, sözkonusu tarihe kadar olan itibari hizmet süresi dikkate alınacak, tahsis talep tarihine göre aylığa hak kazanmada ise itibari hizmet süresinin tamamı alınarak sigortalının sigortalılık süresine eklenecek, ayrıca ilgili maddelerde öngörülen yaş hadlerinden de indirim yapılacaktı.


Yaşlılık sigortasında yapılan hizmet birleştirilmelerinde fiili hizmet dikkate alınmaktaydı. Nitekim 2829 sayılı Hizmetlerin Birleştirilmesi Kanununun 4. maddesinde "Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir" ve aynı Yasanın 7. maddesinde, "4 üncü maddede belirtilen hizmet süreleri toplamına itibari hizmet süreleri ile prim ödenmemiş süreler katılmaz."denilmekteydi. Bu hükümlerde, hizmet birleştirmelerinde itibari hizmetlerin dikkate alınmayacağı hususu açıkça düzenlenmişti. Yani, bu gibi işlerde çalışan sigortalıların hizmetlerinin birleştirilmesinde sadece fiili çalışma gün sayıları dikkate alınmaktaydı. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun, 16.5.2000 tarihi 24051 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 18.2.2000, E.1997/1, K.2000/1 sayılı kararına göre, gemi adamlarının itibari hizmet süreleri de, sadece sigortalılık süresine eklenecek; prim ödeme gün sayısına ilave edilmeyecek; hizmet birleştirmelerinde dikkate alınmayacak; itibari hizmet süresi hesaplananların bu sürelerinden en çok beş yılı, 506/60 ve Geçici 81'inci maddelerinde belirtilen yaş hadlerinden de indirilecekti. (www.isyeri.tk, Resul Kurt, SSK'da İtibari Hizmet Uygulaması).


?Gemi adamlarının emekliliği" konusunu ele alırsak, denizde çalıştıklarında gemi adamları, gemi ateşçileri, kömürcüler, dalgıçların sigortalılık sürelerini, bu işlerdeki prim ödeme gün sayısının 1/4'ü kadar etkilemekteydi (506/ Ek Mad:5). Yani her yıl için 90 günlük itibari hizmet süresi verilmekteydi. Tam yıl 360 gün olarak alınmakta; fiilen çalışılan güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (gemi adamınca denizde çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanmaktaydı. Gemi adamlarının da itibari hizmet süresinden yararlanabilmesi için, en az 3600 günü doldurmaları gerekmekteydi. O dönem uygulamasında tahsis talep tarihine göre aylığa hak kazanmada itibari hizmet süresinin tamamı, sigortalının sigortalılık süresine eklenmiş; ayrıca ilgili maddelerde öngörülen yaş hadlerinden de indirim yapılmıştır.


Ancak yeni Yasadaki düzenleme, farklıdır. Fiili Hizmet Süresi Zammından Yararlandırılacak Sigortalılar, aşağıda belirtilmiştir:


a- Kurşun ve arsenik işlerinde çalışanlardan;


- Kurşun üretilen galenit, serüzit, anglezit gibi cevherlerin çıkarılmasına ilişkin maden ocağı,


- Kurşunlu madenlerden yahut içinde kurşun bulunan kül, maden köpüğü, kurşun fırın kurumu, üstübeç artığı ve benzeri maddelerden kurşun üretimi için yapılan izabe,


- Antimuan, kalay, bronz ve benzeri maddelerle yapılan kurşun alaşımı,


- Kurşun izabe fırınlarının teksif odalarında biriken kuru tozları kaldırma,


işlerinde fiilen çalışan sigortalılar.


b- Cam fabrika ve atölyelerinde çalışanlardan;


- Cam yapımında kullanılan ilkel maddeleri toz haline getirme, eleme, karıştırma ve kurutma işlerinde (bu işleri yapmak üzere tam kapalı odalar içinde otomatik makineli tesisat veya çalışma ortamındaki tozları sağlık için tehlike oluşturmayacak düzeye indiren havalandırma tesisatı bulunmadığı takdirde),


- Eritme işlerinde (otomatik besleme fırınlarıyla çalışılmadığı takdirde),


- Ateşçilik işlerinde,


- Üfleme işlerinde (tamamen otomatik makinelerle yapılmadığı takdirde),


- Basınçla yapılan cam işlerinde (cam tazyiki işleri),


- Ayna camı sanatında potalı cam dökümü işlerinde (potalar kalıp masasına mekanik araçlarla taşınmadığı takdirde)


- Camı fırın başından alma işlerinde,


- Yayma fırınlarında düzeltme işlerinde,


- Traş işlerinde,


- Asitle hak ve cilâlama işlerinde,


- Basınçlı havayla kum püskürten cihazlarla yapılan işlerde (çalışma ortamındaki tozları sağlık için tehlike oluşturmayacak düzeye indiren havalandırma tesisatı bulunmadığı takdirde)


- Pota ve taş odalarında görülen işlerde,


fiilen çalışan sigortalılar.


c- Cıva üretimi işleri sanayinde çalışanlardan;


- Cıva izabe fırınlarında,


- Elementer cıva bulunan ocaklarda,


görülen işlerde fiilen çalışan sigortalılar.


d- Çimento fabrikalarında çalışanlardan;


- İlkel maddeleri kırma, ufalama, ezme, eleme ve karıştırma,


- Otomatik fırınlarda pişirme,


- Klinkeri öğütme, eleme, torba ve fıçılara koyma (otomatik olarak tozun etrafa yayılmasını önleyici bir düzenleme yapılmadığı takdirde),


işlerinde fiilen çalışan sigortalılar.


e- Kok fabrikalarıyla termik santrallerde çalışanlardan;


- Ateşçilik, ocak temizliği, jeneratör, doldurma, boşaltma ve temizleme,


- Kimyasal arıtma,


- Gazın geçtiği cihaz ve boruların onarılması ve temizlenmesi,


- Kok fabrikalarında kömür ve ocak,


- Elektrik enerji üretim santrallerinin kazan dairesindeki ateşçilik, kül ve kömürlerin taşınması,


- Termik santrallerle her çeşit buhar kazanlarının kazan dairesindeki ateşçilik, kül ve kömürlerin taşınması,


işlerinde fiilen çalışan sigortalılar.


f- Alüminyum fabrikalarında çalışanlardan;


- Alüminyum oksit üretimi,


- Alüminyum bronzu hazırlama,


- Alüminyum madeni üretimi,


işlerinde fiilen çalışan sigortalılar.


g- Demir ve çelik fabrikalarında çalışanlardan;


- Demir izabe fabrikalarında cevherin demire çevrilmesi işleriyle boru fabrikalarının fırın ve döküm dairelerinde yapılan işlerde,


- Çelikhanelerin çelik yapılan fırınlarıyla bunların teferruat ve eklentilerinden olan ikinci derecedeki fırınlarda ve konvertörlerde yapılan işlerde,


- Sıvı haldeki demir ve çeliğin tesisat ve teçhizatla veya mekanik olarak taşınmasına ilişkin işlerde,


- Sıcak veya sıvı haldeki cürufun taşınması ve işlenmesi,


- Had****nelerde (soğuk demirle çalışılan had****neler hariç), fırınlarda, hadde serilerinde, had****neyi kızgın veya sıvı çelik yahut demirle besleyen tesisat ve araçlarla görülen işlerle kızgın halde olan yarı mamul parçaların kesilmesi ve hazırlanması,


işlerinde fiilen çalışan sigortalılar.


h- Döküm fabrikalarında çalışanlardan;


- Döküm kalıp ve maçalarının yapılması ve döküme hazır duruma getirilmesi,


- Döküm şarjının hazırlanması ve her çeşit maden eritme (izabe) fırınlarının döküme hazır duruma getirilmesi


- Maden eritme ve dökme,


işlerinde fiilen çalışan sigortalılar.


i- Asit üretimi yapan fabrika ve atölyelerde çalışanlardan;


- Asit için hammaddelerin hazırlanması,


- Asidin yapılma safhalarındaki,


- Baca gazlarından asit elde edilmesi,


işlerinde fiilen çalışan sigortalılar.


j- Yeraltı işlerinde çalışanlardan;


Maden ocakları (elementer cıva bulunduğu saptanan cıva maden ocakları hariç), kanalizasyon ve tünel yapımı gibi yer altında yapılan işlerde fiilen çalışan sigortalılar. (Söz konusu işleri yer üstünde yapan sigortalılar bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.)


k- Radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işlerde çalışanlardan;


Doğal ve yapay radyoaktif, radyoiyonizan maddeler veya bütün diğer korpüsküler emanasyon kaynakları ile yapılan işlerde fiilen çalışan sigortalılar.


l- Su altında veya su altında basınçlı hava içinde çalışmayı gerektiren işlerde çalışanlardan;


- Su altında basınçlı hava içinde çalışmayı gerektiren işlerden 20-35 metreye kadar derinlik veya 2-3,5 kg/cm2 basınçta yapılan işlerde,


- Su altında basınçlı hava içinde çalışmayı gerektiren işlerden 35-40 (40 hariç) m. derinlik veya 3,5-4 (3,5 hariç) kg/cm2 basınçta yapılan işlerde,


- Dalgıçlık işinde,


fiilen çalışan sigortalılar.


m- Türk Silâhlı Kuvvetlerinde görev yapanlardan;


Subay, yedek subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaş kadrosunda çalışanlar.


n- Emniyet ve polis mesleğinde görev yapanlardan;


Asaleti onaylanmış olmak şartıyla adaylıkta geçirilen süreler dâhil polis, komiser yardımcısı, komiser, baş komiser, emniyet amiri, emniyet müdürleri ile bu ve daha yukarı maaş ve derecelerdeki emniyet mensupları.


o- Milli İstihbarat Teşkilatı Mensupları,


p- İtfaiye veya yangın söndürme işlerinde çalışanlardan;


Yangın söndürme işinde fiilen çalışan sigortalılar.


Yukarıda belirtilen işlerde fiilen çalışan sigortalılar, ?Fiili Hizmet Süresi Zammı?ndan yararlandırılacaklardır. Ve gemi adamları, bu listede bulunmadığı için Fiili Hizmet Süresi Zammı?ndan yararlandırılmayacaklardır. Gemi adamları ve gazeteciler gibi, 2008 yılı Ekim ayı başından önce 506 sayılı Kanunun mülga ek 5. maddesine göre itibari hizmet süresi, 5434 sayılı Kanunun mülga 32. maddesine göre fiili hizmet süresi zammı kapsamında çalışması olup, 2008 yılı Ekim ayı başından sonra 5510 sayılı Kanunun 40'ıncı maddesi kapsamında çalışması olmayanlar, bu tarihten sonra fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmayacaktır. Bu açıdan Genelgede verilen iki örneği okumamız yararlı:


Örnek 1: 01.06.2000 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanunun mülga ek 5. maddesine göre basın müşavirliğinde geçen çalışmalarından dolayı itibari hizmet süresinden faydalanan sigortalı (A), 5510 sayılı Kanunun 40. maddesinde basın müşavirliğinde geçen süreler kapsama alınmadığından 01.10.2008 tarihinden itibaren bu çalışmalarından dolayı fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmayacaktır.


Örnek 2: 15.10.1995 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanunun mülga 32. maddesine göre Tarım ve Köy İşleri Bakanlığında zirai mücadele ve zirai karantina işleri ile salgın, bulaşıcı ve paraziter hayvan hastalıkları ile mücadele işlerinde çalışarak fiili hizmet süresi zammından faydalanan sigortalı (B), 5510 sayılı Kanunun 40. maddesinde söz konusu işler kapsama alınmadığından 15.10.2008 tarihinden itibaren bu çalışmalarından dolayı fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmayacaktır.


Netice itibariyle, Gemi adamlarına fiilî hizmet süresi zammı yok. Tabii ki aynı durumda olan gazetecilere (vb) de fiilî hizmet süresi zammı verilmiyor. 2008 yılı Ekim ayı başına kadar mülga 506 sayılı Kanuna tabi itibari hizmet süreleri ve 5434 sayılı Kanuna tabi fiili hizmet süresi zammı, sözkonusu kanunların hükümlerine göre değerlendirilecektir. Ancak daha önce 506 sayılı Kanunun mülga ek 5'inci maddesinde sayılan itibari hizmet süresi ve 5434 sayılı kanun mülga 32'nci maddesinde sayılan fiili hizmet süresi zammı kapsamında yer alıp, 5510 sayılı Kanunun 40'ıncı maddesinde fiili hizmet süresi zammı kapsamında sayılmayan işlerde, 2008 yılı Ekim ayı başından önce geçen çalışma sürelerinin değerlendirilmesinde, itibarî hizmet kapsamında, 3600 gün prim ödeme şartı aranmayacaktır.



Tahsin Sınav