I- GİRİŞ

Bilindiği üzere eski SSK?lı yeni Kanun ile 4/a?lı olarak isimlendirilen işçilerin hak ettikleri ücretlerin prime tabi tutulmasıyla ilgili olarak prime esas kazanç alt ve üst sınır uygulaması bulunmaktadır. Konuyla ilgili olarak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu?nun 82. maddesinde, ?Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, asgarî ücretin otuzda biri, üst sınırı ise günlük kazanç alt sınırının 6,5 katıdır. Günlük kazançları yukarıdaki fıkrada belirtilen alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden, günlük kazançları üst sınırdan fazla olan sigortalıların günlük kazançları da üst sınır üzerinden hesaplanır.? hükümleri yer almaktadır. Dolayısıyla Kanun?un bu hükmü gereğince 2009 yılı ilk yarısı için asgari sigorta primine tabi aylık kazanç 666 TL, azami sigorta primine tabi aylık kazanç ise 4.329 TL?dir.

Ancak yeni yasal düzenleme, eski 506 sayılı Kanun?dan farklı olarak üst sınırın üzerinde ücret elde edilmesi durumunda da, belli şartlar dahilinde üst sınırı geçen tutarların prime tabi tutulmasını öngörmektedir.



II- PRİME ESAS KAZANÇLARIN KAPSAMI

5510 sayılı Kanun?un 80. maddesi söz konusu Kanun?un 4/a kapsamında yer alan işçilerin prime esas kazançları kapsamına giren unsurları saymıştır. Anılan madde hükmüne göre; 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları ile prime tabi tutulmasındaki esas ve usuller açıklanmıştır:

a) Prime esas kazançların hesabında;

1) Hak edilen ücretlerin,

2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,

3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.

b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurum?ca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30?unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.

c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanun?un uygulanmasında dikkate alınmaz.



III- ÜST SINIRIN ÜZERİNDE ÜCRET ELDE EDİLMESİ HALİ İLE PRİM KESİNTİSİNİN NASIL UYGULANACAĞI

Yukarıda da belirtildiği üzere kanun koyucu kural olarak sigorta primine tabi kazançlarda bir üst sınır uygulaması getirmektedir. Dolayısıyla ücretlerin bunun üzerinde olması halinde dahi üst sınır uygulaması dikkate alınarak kural olarak prim kesintisinin yapılmaması gerekmektedir. Ancak bu kuralın istisnası olarak Kanun?un 80. maddesinin (d) bendinde ?Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir.? hükmü yer almaktadır.

Dolayısıyla burada ücret ile diğer ödemelerin neler olduğu hususu önem kazanmaktadır. 5510 sayılı Kanun?un ?Tanımlar? başlıklı 3/12. maddesine göre ücret, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutarını ifade etmektedir. Dolayısıyla 5510 sayılı Kanun?un bu tanımı dikkate aldığında çalışma karşılığı yapılan günlük veya aylık ücretler, fazla çalışma ücretleri gibi süreklilik arz eden ödemeler ücret tanımı içinde değerlendirilmelidir. Bunun dışında yine de sonuçta ücret olan ancak anılan Kanun?un 80. maddesinin 1. bendinden sonra sayılan prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarlar ile idare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince sigortalılara o ay içinde yapılan ödemeleri ise diğer ödemeler kapsamında değerlendirmek gerekmektedir.

Buna göre işçinin ücreti üzerine ücret dışındaki diğer ödemelerin eklenmesi sonucunda sigorta primine esas üst ücretin artması halinde artan diğer ödemelere ait ücretler takip eden iki ay içinde prim üst sınırının aşılmaması kaydıyla prim matrahında dikkate alınacaktır. Bunun dışında diğer ödemelerin sigorta primine tabi olması için ücretlerden farklı olarak hak edilmesinden ziyade ödemesinin yapılması gerekmektedir.



IV- SONUÇ

5510 sayılı Kanunla birlikte prime esas tavan ücretin aşılması halinde aşan kısımların da prim kesintisine tabi tutulması uygulaması başlatılmıştır. Bunun için tavan ücretin ücret dışında Kanun?un 80. maddesinin (a) bendinin (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan diğer ödemelerden kaynaklanması halinde belirtilen ödemelerin takip eden iki ay içinde ücretlerden dolayı prime esas üst sınırın aşılmaması halinde prime tabi tutulması gerekmektedir. Yalnız bu şekilde özellikle prime esas kazanç üst sınırı altında maaş alan çalışanlar için işverene ve çalışanlara takip eden aylar için ek prim külfeti getirilmesi nedeniyle, işverenlerin diğer ödemeler kapsamında yaptıkları ödemeleri kısmaya çalışabilecekleri veya prime tabi tutulmaması için yasal olmayan yollara başvurabileceklerini, bunun da prim gelirlerini azaltılabileceğini göz ardı etmemek gerekmektedir.



H.bayram Çolak