YABANCI ÇALIŞMA İZİNLERİNİN İPTALİ


Çalışma izinlerinin iptal edileceği haller 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkındaki Kanun?un 15. maddesi ile Kanunun Uygulama Yönetmeliği?nin 22. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Mevzuat hükümleri dâhilinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verdiği çalışma iznini iptal edebilir.

Yazımızda, Türk uyruğuna tabi olmayan yabancılara verilen çalışma izinlerinin iptal halleri somutlaştırılmaya çalışılacaktır.



II- 4817 SAYILI KANUN HÜKÜMLERİNE GÖRE ÇALIŞMA İZİNLERİNİN İPTALİ HALLERİ

Yabancının, 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkındaki Kanunun 11. ve 13. maddelerinde sayılan sınırlamalara aykırı olarak çalışması veya 14. maddede öngörülen hallerden birinin varlığı veya yabancının ya da işvereninin, çalışma izni talep dilekçesinde eksik veya yanlış bilgi verdiğinin sonradan tespit edilmesi halinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verdiği çalışma iznini iptal eder ve durumu ilgili Bakanlığa (Örneğin: İç İşleri Bakanlığı) bildirir. Buna göre çalışma izinlerinin iptal hallerini 4 başlık altında inceleyebiliriz.

A- İSTİHDAM KOŞULLARI VE EKONOMİK KONJONKTÜR GEREKLİLİKLERİ NEDENİ İLE GETİRİLEN SINIRLAMALARA AYKIRI OLARAK ÇALIŞMA HALLERİNDE ÇALIŞMA İZİNLERİNİN İPTALİ

4817 sayılı Kanun?un 11. maddesi hükmüne göre çalışma izinleri; ?Türkiye?nin taraf olduğu ikili veya çok taraflı sözleşmelerle sağlanan haklar saklı kalmak kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde çalışma izinleri, iş piyasasındaki durum ve çalışma hayatındaki gelişmeler, istihdama ilişkin sektörel ve ekonomik konjonktür koşullarının gerekli kıldığı hallerde, belirli bir süre için, tarım, sanayi veya hizmet sektörleri, belirli bir meslek, işkolu veya mülki ve coğrafi alan itibariyle sınırlandırılabilir.? Düzenlemenin içeriğinden de anlaşılacağı üzere, uluslararası düzenlemelere aykırı olmamak kaydı ve mütekabiliyet ilkesi çevresinde ekonomik konjonktür ve çalışma hayatının gereklilikleri doğrultusunda çalışma izinlerinin belirli bir süre için sınırlandırıldığı sektörde, belirli bir meslek, işkolu veya mülki ve coğrafi alanda çalışan yabancının çalışma izinleri Bakanlıkça iptal edilir. Bu noktada anılan şekilde sınırlanan alanda çalışma izinlerinin iptali için genel nitelikte düzenleyici işlemin varlığının gerekli olduğu düşünülmektedir. Örnek ile somutlaştıracak olursak: Turizm sektöründe, Didim yöresinde, eğlence ve konaklama işi ile iştigal eden işyerlerinde animasyon işlerinde Moldova uyruğuna tabi yabancıların çalışmalarının 01.05.2009-31.10.2009 tarihleri arasında Bakanlıkça genel nitelikte idari bir işlem ile sınırlandırıldığı durumda, sınırlamaya aykırı olarak çalışan Moldova uyruklu yabancının çalışma izni Bakanlıkça iptal edilebilir.

B- TÜRK VATANDAŞLARINA HASREDİLMİŞ MESLEK, SANAT VE İŞLERDE ÇALIŞMA NEDENİ İLE ÇALIŞMA İZİNLERİNİN İPTALİ

4817 sayılı Kanun?un hükümlerine muhalefet gerekçesi ile çalışma izinlerinin iptal edilebileceği diğer bir durum; çalışma iznine sahip yabancının, özel kanun hükümleri uyarınca, sadece Türk vatandaşlarına hasredilmiş bulunan iş ve mesleklerde çalışmasıdır. Zira, 4817 sayılı Kanun?un 13. maddesi 2. fıkrasına göre ?diğer kanunlarda yer alan, yabancıların çalışamayacağı iş ve mesleklere dair hükümler saklıdır.? Örneğin; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu?nun 3. maddesi uyarınca avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak ön koşuldur. Dolayısıyla, Türk uyruğuna tabi olmayanların avukatlık mesleğini icra etmeleri mümkün değildir. Bu itibarla süreli, süresiz bağımlı ve/veya bağımsız çalışma izni verilen yabancının çalışma izni, sırf Türk vatandaşlarına hasredilmiş bulunan avukatlık mesleğini icrası nedeni ile Bakanlıkça bireysel nitelikteki idari işlem ile iptal edilir.

C- ÇALIŞMA İZNİ TALEBİNİN REDDİNİ GEREKTİREN HALLERDEN BİRİNİN VARLIĞI HALİNDE ÇALIŞMA İZİNLERİNİN İPTALİ

4817 sayılı Kanun?un 14. maddesi düzenlemesine göre izin isteminin Bakanlıkça reddedileceği: çalışma izni veya çalışma izninin uzatılması isteminin, iş piyasasındaki durum ve çalışma hayatındaki gelişmeler ve istihdama ilişkin sektörel ve ekonomik konjonktür değişikliklerinin çalışma izni verilmesine elverişli olmaması; başvurulan iş için ülke içinde, dört haftalık süre içerisinde o işi yapacak aynı niteliğe sahip kişinin bulunması[1], yabancının geçerli bir ikamet tezkeresinin bulunmaması[2]; bir işyeri, işletme veya meslek için izin talebi reddedilen yabancının aynı işyeri, işletme veya aynı meslek için izin talebinin reddedildiği tarihten itibaren bir yıl geçmeden yeniden izin talebinde bulunması[3]; yabancının çalışmasının milli güvenlik, kamu düzeni, genel asayiş, kamu yararı, genel ahlak ve genel sağlık için tehdit oluşturması[4] hallerinde var olan çalışma belgesi iptal edileceği anlaşılmaktadır. Ancak, 4857 sayılı Kanun?un 6. maddesi ve Uygulama Yönetmeliği?nin 20. maddesinin hükümleri dikkate alındığında; yabancılara, iş piyasasındaki durum ve çalışma hayatındaki gelişmeler dikkate alınmaksızın ve belirli bir işletme, meslek, mülki veya coğrafi alanla sınırlandırılmaksızın verilen süresiz çalışma izinlerinin, iş piyasasındaki durum ve çalışma hayatındaki gelişmeler ve istihdama ilişkin sektörel ve ekonomik konjonktür değişikliklerinin çalışma izni verilmesine elverişli olmaması; işyeri, meslek, coğrafi alan değiştirmesi nedenleri ile iptal edilemeyeceği düşünülmektedir.

D- ÇALIŞMA İZİN TALEP DİLEKÇESİNDEKİ EKSİK VE YANLIŞ BİLGİNİN VARLIĞI NEDENİ İLE ÇALIŞMA İZİNLERİNİN İPTALİ

Çalışma izninin iptal edileceği son durum; yabancının ya da işvereninin, çalışma izni talep dilekçesinde eksik veya yanlış bilgi verdiğinin sonradan tespit edilmesi halidir. Örneğin; yabancının icra etmeyi istediği faaliyete yönelik bilimsel teknik ve mesleki eğitimi olduğunu ispatlayan belgelerde sahteliğin tespiti halinde verilen süresiz çalışma izni; mühendis, mimar ve şehir plancısı olarak çalışacak yabancının, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu?nun 36. maddesine istinaden alması gereken geçici üyelik belgesinde sahtelik olması halinde süreli çalışma izni iptal edilir.



III- SONUÇ

Sonuç olarak; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kendi topraklarında sahip olduğu hükümranlık hakkı gereği, yabancıların, 4817 sayılı Kanun?un 11. ve 13.maddesinde sayılan sınırlamalara aykırı olarak çalışması veya 14. maddesinde öngörülen hallerden birinin varlığının veya yabancının ya da işvereninin, çalışma izni talep dilekçesinde eksik veya yanlış bilgi verdiğinin sonradan tespit edilmesi hallerinde çalışma izinlerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca iptal edilebileceği; 4857 sayılı Kanun?un 6. maddesi ve Uygulama Yönetmeliği?nin 20. maddesinin hükümleri dikkate alındığında, süresiz çalışma izinlerinin, iş piyasasındaki durum ve çalışma hayatındaki gelişmeler ve istihdama ilişkin sektörel ve ekonomik konjonktür değişikliklerinin çalışma izni verilmesine elverişli olmaması veya yabancının işyeri, meslek, coğrafi alan değiştirmesi nedenleri ile iptal edilemeyeceği söylenebilir.