İşverenlere Büyük Kolaylık

Ağustos ayı itibariyle yürürlüğe giren yönetmelikle işverenlerin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına karşı yerine getirmek zorunda oldukları ödev yükümlülüklerinde kolaylaştırılmaya gidildi. Bugüne kadar süre gelen uygulamada işverenler aynı Bakanlığın bünyesindeki kurumlara ayrı ayrı bildirimler yapmaktaydılar. Bundan böyle işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna yaptıkları sigortalı ve işyeri bildirimleri, İş Kur'a, Çalışma ve Sosyal Güvenlik akanlığına ve Çalışma Bölge Müdürlüklerine

Yaşar TAŞDEMİR

SGK Müfettişi



yapılması gereken bildirimler yerine geçecektir. Şöyle ki;
Sendikalar Kanunu gereğince sigortalılara ilişkin Sosyal Güvenlik Kuruma yapılması gereken sigortalı bildirimler, aynı kanunun 62 nci maddesine göre Bakanlığa yapılması gereken bildirimler yerine geçecektir,
5510 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca sigortalılara ilişkin Kuruma yapılan bildirimler, Sendikalar Kanunun 62 nci maddesi uyarınca Bakanlığa ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunun 48 inci maddesi uyarınca İŞKUR'a yapılması gereken bildirimler yerine geçecektir,
İşverenler tarafından veya ticaret sicil memurlarınca, işyerlerine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan bildirimler, 4857 sayılı İş Kanunun 3 üncü ve 5953 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca Bakanlığın ilgili bölge müdürlüklerine yapılması gereken bildirimler yerine geçecektir,
Miras yoluyla işyerinin intikali halinde ise, mirasçılar tarafından ölüm tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma bildirim yapıldığı takdirde, ilgili Kurumlara süresi içinde bildirim yapılmış sayılacaktır,
5953 sayılı Basın Kanunun 3 üncü maddesi, 2821 sayılı Sendikalar Kanunun 62 nci maddesi, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 48 inci maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunun 3 üncü maddesi hükümleri uyarınca yapılması gereken sigortalı ve işyeri bildirimleri Kuruma yapılacaktır.
Yapılan düzenlemelerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bünyesinde oluşan bürokrasi yükü ve kırtasiyecilik işlemleri azaltılmış olacaktır.

***

ARA DİNLENMESİ NASIL UYGULANIR ?

Ara dinlenmesi, işyerinde çalışan işçilere, çalışma süresi içinde dinlenmek ve yemek gibi zaruri ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla öngörülen süredir. Ara dinlenmesinin günlük çalışma süresinin ortalama bir zamanında işyerinin bulunduğu yerin gelenekleri ve işyerinde yapılan işin gereğine göre ayarlanmak suretiyle verilmesi gerekiyor. Ara dinlenmesinin hangi sürelerde uygulanabileceği 4857 sayılı İş Kanunun 68 inci maddesinde belirlenmiş bulunuyor.

Buna göre işverenlerin;

4 saat ve daha kısa süreli işlerde 15 dakika,
4 saatten fazla ve 7.5 saate kadar (7.5 saat dahil) süreli işlerde yarım saat,
7.5 saatten fazla süreli işlerde 1 saat ara dinlenmesi vermeleri gerekiyor.
Kanunda belirtilen bu süreler, işyerinin bulunduğu yerin iklim, işin niteliği ve o yerdeki gelenekler ve işin niteliği göz önüne alınarak sözleşmeler ile aralı olarak işçilere kullandırılması gerekiyor.

Burada dikkat edilmesi gereken husus ara dinlenmelerinin çalışma sürelerinden sayılmamasıdır. İşverenler ara dinlenmesi için işçilere ücret ödemek zorunda değildir. Eğer ki işçi ara dinlenmesini çalışarak geçiriyorsa işveren işçiye çalıştığı süreye tekabül eden ücretini ödemesi gerekiyor. İşçiler ara dinlenmelerini rahatça kullanabilirler, isterlerse ara dinlenmelerini işyeri dışında da geçirebilirler. İşverenler, işçilerin ara dinlenmedeki ihtiyaçlarını karşılayacak imkanları işyeri ortamında sağlarsalar, işçilerin ara dinlenmelerini işyeri sınırlarında geçirmelerini isteyebilirler.

İşverenler, mevzuat gereğince işyerinde uygulanabilecek ara dinlenme saatlerini işyerinde, uygun araçlarla işçilere duyurması gerekiyor.

Ara dinlenmesini 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerinin gerektirdiği şekilde uygulamayan işverenler hakkında İş Kanunun 104. maddesi gereğince idari para cezası uygulanabilecektir. Ara dinlenmesini yasaya uygun uygulamayan işverenler hakkında 2009 yılı içinde uygulanabilecek ceza miktarı 1012 TL'sıdır.



Yaşar TAŞDEMİR

SGK Müfettişi