Sporcular için sosyal güvenlik rehberi -3



Sigortasız çalıştırılan sporcular ne yapmalı?Dünkü yazımızda profesyonel sporcuların sigortalı olarak SGK'ya bildirilmeleri gerektiğine ancak uygulamada kulüplerin bu konuda ihmali olduğuna değindik. Kulüplerin ihmali ya sporcuyu hiç bildirmemek ya da ödenen ücretten daha düşük bildirmek şeklinde ortaya çıkabiliyor. Her iki durum da sporcu için emeklilik ve sosyal güvence yönünden dezavantaj anlamına geliyor. Peki, hiç sigortalı bildirilmeyen veya gerçekte aldığı ücretin altında bildirimi yapılan sporcu ne yapacak? Bu durumdaki sporcuların iki alternatifi var. Birincisi, profesyonel olarak hizmet verdiği kulübü, derneği, birliği veya şirketi SGK'ya şikayet etmek. Diğer bir alternatif ise iş mahkemelerinde hizmet tespiti davası açmak.

Şikayet olursa SGK 'kırmızı kart' gösteriyor!

Sporcu birinci yolu takip eder ve SGK'ya şikayette bulunursa, söz konusu şikayet Sosyal Güvenlik Müfettişi tarafından inceleniyor. Bu kapsamda kulübün yasal kayıtları inceleniyor, sporcu ve tanıklar dinleniyor ve ilgili federasyondan bilgi talep ediliyor. Bu tür durumlarda genelde federasyonlar tarafından sporcu ile ilgili belgeler (sözleşme nüshaları, lisans, oyuncu listeleri vs.) müfettişe gönderiliyor. Bu belgeler resmi delil niteliği taşıdığından şikayet sonucu da geneli itibariyle sporcu lehine sonuçlanıyor. Böylece sigortalı olarak bildirilmeyen sporcunun geçmişe dönük tescili sağlanırken, kulübe de SGK tarafından yüksek tutarda idari para cezası uygulanıyor. Bir anlamda SGK, kayıtdışı sporcu çalıştıran kulübe kırmızı kart göstermiş oluyor.

Mahkeme için 5 yıla dikkat!

SGK'ya yaptığı şikayet başvurusundan sonuç alamayan sporcunun iş mahkemesinde dava açabileceğini belirttik. Fakat sporcunun bu davayı, en son sigortasız görev yaptığı kulüpten ayrıldığı yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde açması gerekir. Aksi halde yasal süre dolmuş olacağından, dava yoluyla hizmet kazanması mümkün olmayacaktır.

Yukarıda bahsettiğimiz şikayet ve dava yolları, SGK'ya düşük ücretten bildirim durumlarında da aynen geçerlidir. Örneğin Voleybol birinci liginde oynayan bir profesyonel sporcuya aylık (ücret+prim+ikramiye vs) 10 bin TL ücret ödensin. Kulübün bu sporcuyu SGK'ya en yüksek prim matrahı olan 4.504,5 TL'den bildirmesi gerekir. Hal böyle iken eğer kulüp daha düşük ücretten bildirirse, sporcu bu durum için de şikayet ve dava yollarına başvurabilecektir.

SORU-CEVAP

Sigortasız geçen aktif spor yıllarım için ne yapabilirim?

Soru: Sadettin Bey, ben 1992 yılında profesyonel basketbol hayatıma başladım. 2001 yılı sezon sonuna kadar pek çok kulüpte oynadım. Daha sonra sağlığım elvermediği için aktif basketbolü bıraktım. Aktif olarak oynadığım yıllarda özellikle 1992-1997 yılları arasında sigortam hiç yatırılmamış. Diğer yıllarda da eksik yatırılmış. Şimdi ben bu sigortasız geçen günlerimi nasıl telafi edebilirim? Kulüpleri şikayet etsem bir sonuç alabilir miyim? M. Tezcan

Cevap: Sayın Tezcan, sigortasız çalıştırılanların başvuracağı iki yöntem vardır. İlki SGK'ya şikayette bulunmak, diğeri de iş mahkemesinde dava açmaktır. Sizin en son basketbolü bıraktığınız tarih üzerinden 5 yıldan fazla geçtiği için, şuan iş mahkemesinde dava açma hakkınız bulunmuyor. Fakat SGK'ya şikayette bulunabilirsiniz. SGK müfettişleri, Basketbol Federasyonu'ndan sizin oynadığınız kulüplerin listesini ve sözleşme nüshalarını ister. Federasyon bu bilgi ve belgeleri müfettişe gönderirse şikayetiniz olumlu sonuçlanır ve sigortasız geçen günleriniz geriye dönük olarak tescil edilir.

Yarın: Sporcu şeref aylığı nedir, kimlere verilir?

Şükrü ERSOY

FENERBAHÇE'DEN EMEKLİ OLDUM

"Sağlık sigortamız yoktu o zamanlar. Sakatlandığımız zaman gittiğimiz yer; Doktor Reşat Dermanver'in tedavi merkeziydi"

"Özel hastaneye gittim prostat için. Benden 17-18 milyar lira para istediler. Sigortam vardı, Çapa'da yaptırdım"

1934 yılında İstanbul'da doğdu. 1946 senesinde rahmetli Sabri Kiraz hocanın Fenerbahçe Kulübü'ne getirmesiyle, genç takımında futbola başladı. Genç B Takım ve A Takım'nda oynadı. 1950-1951 yılında Vefa'da profesyonel kariyerine başladı. Lastik Şükrü lakaplı başarılı bir kaleciydi. Ordu Milli Takımı'nda 12 kere forma giydi. 1953 yılında Fenerbahçe'ye geri döndü. 12 defa A Milli, 1 kez de B Milli oldu. 1962 senesinde Avusturya'nın Salzburg takımına transfer oldu. 5 sene bu takımda oynadıktan sonra Almanya'da Köln şehrinde futbol antrenörlük eğitimi aldı. Fenerbahçe, Altay, Trabzonspor, Kayserispor, gibi bir çok kulüpte Teknik Direktörlük yaptı.

Şu an sosyal güvencenizi nasıl sağlıyorsunuz?

- SSK'lıyım

Emekli aylığınızda problem var mı?

- Hayır. SSK'dan emekli aylığı alıyorum.

Sağlık sigortası ve emeklililk yönünden, görev yaptığınız kulüplerden gerekli özeni ve yardımı gördünüz mü?

- Fenerbahçe de bu konuda hiç bir sıkıntım olmadı. Her türlü sorunlarımızla ilgilenildi. Kesinlikle bir sorunum olmadı.

Aktif futbolculuk yaşamından geriye önemli bir sağlık sorununuz kaldı mı?

-Hayır, Futbol oynadığım dönemlerden kalma bir hastalığım veya sakatlığım yok.

Şuan aktif spor yaşamında olan gençlere neler tavsiye edersiniz?

Bizim imkanlarımızla şu anki imkanlar arasında çok fark var. Benim kendi tutumluluğum sayesinde bir dairem var. Kimseye muhtaç değilim. Ama bir çok arkadaşım var. Milli forma giymiş insanlar bunlar. Durumları çok kötü. Fenerbahçe kulübü çok büyük bir kulüp; maçlara davetiye gönderiyorlar. Asr-ı Fener kitabını bana layık gördüler, verdiler. Evimin en güzel yerinde. Ağırlığı 30 kiloyu geçiyor. Fenerbahçe'nin bu seviyeye gelmesinde, 50 - 60 yıl önceki futbolcuların da çok emeği var. Kulübümden iyi paralar aldım. Şimdiki gibi olmasa da o döneme göre çok iyi paralardı. Sağlık sigortamız yoktu o zamanlar. Sakatlandığımız zaman gittiğimiz yer; Doktor Reşat Dermanver'in tedavi merkeziydi. Kendine has tedavi yöntemleri vardı. Bir de Aslanağızı'na, Bursa'ya giderdik. Sıcak suya ayağımızı sokardık. İyileştin iyileştin, iyileşmezsen futbol hayatın biterdi! Daha sonra bu sosyal sigortalar filan çıktı. O yıllarda sigortalı oldum. İstikbalimi düşündüm tabii. Fenerbahçe'den yönetici abilerimiz vardı. Kadıköy Belediyesin'de beni işe soktular. Sonra kanun çıktı; futbolcular da sigortalı oldu. Fenerbahçe'den 1981'de emekli oldum.

Şöyle bir tavsiyem var. Sosyal sigorta çok önemli. Özel hastaneye gittim prostat için. Benden 17-18 milyar lira para istediler. Bunu vermem mümkün değil. Sigortam vardı; Çapa'da ameliyat oldum. Ama çok sıkıntı çekiyorsunuz devlet hastanelerinde. Oraya git şuraya git filan.. Bu yaşta yoruyor insanı bunlar. Şimdiki yeni nesil futbolcular çok iyi transfer paraları alıyorlar. Gelecekleri için yatırım yapmaları şart. Zaman çok hızlı geçiyor. Hep genç kalınmıyor.

G. ÖZDENAK SPORCULAR PARAYI VE GENÇLİĞİ İYİ KULLANSIN

Galatasaray'ın efsane golcüsü.. Bugün gazetesi spor yazarıÖ Sarı-kırmızılılar yıllarca onun golleriyle coştu. Peki birikimlerini nasıl değerlendirdi? Sosyol güvencesi var mıydı. Futbol sonrası dönemini rahat geçirenlerden mi, yoksa sıkıntı içinde yüzenlerden mi? İşte Gökmen Özdenak'a sorularımız ve verdiği cevaplarÖ

- Şu an bir sosyal güvenceniz var mı?

G. Ö.: Emekliyim

- Emekli aylığınızda sorun var mı? Hagi kurumdan emekli oldunuz?

G.Ö: SSK'dan emekli oldum. Emekli aylığı da alıyorum.

- Kulüpler sağlık sigortası ve emeklilik yönünden gerekli özeni gösteriyor mu?

G.Ö: Geçmiş dönemlerde SSK'ya primlerimiz ödeniyordu. 17 yıllık gazetecilik hayatımda da SSK'yı devam ettirip emekli oldum.

- Aktif spor yaşantınızdan geriye bir sağlık sorununuz kaldı mı? Eğer kaldıysa tedavi masraflarınızı nasıl karşılıyorsunuz?

G.Ö: Herhangi bir rahatsızlığım yok. Futbolculuğum dönemimde kendime çok iyi baktım. Bunda ailenin genetik yapısı da önemli rol oynuyor.

- Şu an aktif spor yaşantısında olan gençlere neler önerirsiniz?

G.Ö: Profesyonel yaşamalarını ve düşünmelerini tavsiye ederim. Sporcunun mükemmel olduğu belli bir yaş sınırı vardır. Bu zaman diliminde kazandıklarınızı boşa harcamayacaksınız.

- Sizce genç sporcuları yaşlılıklarında neler bekliyor?

G.Ö: Derler ki "Sağlık önemlidir." Doğrudur. Paran olmadığı zaman sağlığın da bozuluyor. Birikimlerinizi bütün hayatınız boyunca kimseye muhtaç olmadan kullanın.

Sadettin ORHAN