03 Aralık 2009 Sadettin ORHAN

Bildiğiniz üzere Türk Eczacılar Birliği (TEB), yarın için Türkiye genelinde 'kepenk kapatma eylemi'ne hazırlanıyor.
Sloganları da 'Teker teker değil hep beraber.' Yani eczaneler mevcut çalışma şartlarında teker teker kapanacağına, hiç değilse bir günlüğüne hep beraber kapanalım diyorlar. TEB'in bu eylem için iki temel gerekçesi var; birincisi ilaç fiyatlarında uygulanan iskonto, diğeri de hastalardan tahsil edilen muayene katılım ücretleri.

İlaç iskontoları şüphesiz devlet ve vatandaşın yararına bir uygulama. Ancak eczacılar iskontonun stoklarındaki ilaçlar için de uygulanacak olmasına isyan ediyorlar. Bu konuyu belki başka bir yazımızda değerlendiririz. Bugün değinmek istediğimiz ve eczacılara hak verdiğimiz nokta ise muayene katılım ücretleri kısmı. 1 Ekim 2009 tarihinden beri, hastalardan gittikleri sağlık kuruluşuna ve ilaç yazdırıp yazdırmadıklarına göre değişen tutarlarda katılım payı tahsil ediliyor.

Sağlık Kuruluşu Eski Katılım Payı Yeni Katılım Payı İlaç Yazılmazsa

1. Basamak 0 TL 2 TL 0 TL

2. ve 3. Basamak 3-6 TL 8 TL 5 TL

Özel Sağlık Kuruluşu 10 TL 15 TL 12 TL

Tablodan da anlaşılacağı üzere, yeni katılım payı rakamları tespit edilirken, eski uygulamadan farklı olarak hastanın ilaç yazdırıp yazdırmadığı da dikkate alınmış. Örneğin ilaç yazdırmamış bir hasta, birinci basamaktaki muayene için hiç katılım payı ödemezken, diğer basamaklar ve özel sağlık kuruluşlarındaki muayene için de 3 TL daha az ödeme yapacak. Bu düzenleme çok yerinde olarak gereksiz ilaç tüketimini azaltmaya dönük olarak yapıldı. Ancak burada eczacıları rahatsız eden asıl husus, ilaç yazdıran hastaların muayene katılım paylarının eczanede tahsil edilmesi.

Bizzat benim de şahit olduğum örneklerde eczacılar, bu parayı SGK adına tahsil ettiklerini ve kendi ceplerine girmediğini hastalara anlatmakta çok zorlanıyor. Hatta semtimizin eczacısı, sırf vatandaşla gerginlik yaşamamak için 3-5 TL'lik pek çok katılım payını kendi cebinden ödediğini ifade ediyor. Dolayısıyla en azından katılım payı tahsilatı konusuna daha uygun bir çözüm bulunması, eczacıların haklı ve yerinde bir talebi. Ancak olası mağduriyetler için, sizler yine de bugünün ilacını yarına bırakmayın.

SSK'dan mı, Bağ-Kur'dan mı emekli olmalıyım?

Soru: Sadettin Bey merhabalar. Ben Mart 1959 doğumluyum. SSK'da ilk işe giriş tarihim 1982 yılı ve toplam SSK prim gün sayım 2.833'tür. Zorunlu Bağ-Kur'um ise Ocak 1995 ile Aralık 2006 arasında 11 yıl 11 ay 28 gündür. En son 2007 Ağustos'ta SSK primim yatmış olmakla beraber o günden bugüne hiçbir kurumdan prim ödemem olmamıştır.

Acaba SSK'dan ve Bağ-Kur'dan ne zaman ve nasıl emekli olabilirim? Hangisinden daha erken emekli olurum? Cemal

Cevap: Cemal Bey, 2007 yılında başlamış olan SSK sigortalılığınızı devam ettirirseniz, 1260 günü (3,5 yıl) doldurduğunuz tarihte SSK statüsünden emekli olursunuz. Eğer Bağ-Kur'dan emekli olmak istiyorsanız, mevcut prim gününüzü 9000 güne tamamlamanız gerekir. Yani SSK'dan 3,5 yıl sonra, Bağ-Kur'dan ise yaklaşık 5 yıl sonra emekli olabilirsiniz.

Kalan primlerimi peşin ödeyebilir miyim?

Soru: Merhaba Sadettin Bey, ben 01.01.1960 doğumluyum. SSK girişim 01.08.1971'dir. Toplam pirim ödeme gün sayım 4070'dir. Şimdi sorum; emekliliğimi SGK internet sitesinden sorguladığımda 23.06.2012'de emekli olacağım yazmaktadır. Ben emekli olabilmem için kalan 2 yıl için SGK'ya gidip 2 yıllık prim yatırsam emekli olur muyum? Borçlanma yaparlar mı? İlla bir yerde çalışmam mı lazım? Askerliği borçlandırıp emekli olabilir miyim? Fatih Mert

Cevap: Fatih Bey, emeklilik için 5000 prim gününü doldurmanız gerekiyor. Askerliğinizi borçlandığınız taktirde emeklilik tarihiniz borçlandığınız gün kadar yaklaşacaktır. Fakat kalan primi peşin ödeyerek tamamlama imkânınız bulunmuyor. Bir işyerinden sigortalı olmak zorunda değilsiniz. İsteğe bağlı da ödeyerek eksik gününüzü tamamlayabilirsiniz.