Eski iş kanunu ve yeni iş kanunu anlamında fazla çalışmanın tespiti ve ara dinlenmesi kavramları

Av. Ali YÜKSEL / YARGITAY KARARLARI

Av. Cihan AVCI

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2009/23986 E. 2009/18196 K. ve 29.06.2009 tarihli kararında 1475 sayılı İş Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu anlamında fazla çalışmanın ve ara dinlenmesinin ne şekilde tespit edilip hesaplanması gerektiğini ayrıntılı olarak belirtmiştir. Bu karar özellikle hemen hemen her işçilik alacağı davasında talep edilen fazla çalışma alacağının eski kanun ve yeni kanun anlamında ne şekilde tespit edilip hesaplanacağını göstermesi açısından son derece büyük önem arz etmektedir. Bu husus özellikle yargılama içerisinde hazırlanan bilirkişi raporlarını etkileyecek gibidir. İş Mahkemeleri açısından da karar verme noktasında bilirkişi raporlarının ne denli önemli olduğu düşünüldüğünde incelemeye konu kararın önemi bir kere daha anlaşılacaktır.

Olayda davacı 2 şekilde çalışmıştır. 1. çalışma şekli 3 vardiyalı sistemdir. Bu çalışmaya ilişkin olarak yerel mahkeme fazla çalışma isteğini ret etmiş olup bu karar Yargıtayca da onanmıştır. Ancak tartışma davacının 2. çalışma şeklinde kendisini göstermiştir. Bu çalışmada davacı; 1. gün 8, izleyen gün 16 saat çalışma ve izleyen gün 24 saat dinlenme şeklinde çalıştırılmıştır. Yerel mahkeme bu çalışmanın aylık 215 saati aşmadığı gerekçesi ile fazla çalışma isteğini ret etmiştir. Yargıtay yerel mahkemenin bu değerlendirmesini yasaya aykırı bularak aşağıda kriterlere göre değerlendirme ve hesaplama yapılması gerektiğini ifade etmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesine göre ; 1475 Sayılı İş Yasasının 35.maddesine göre haftada 45 saati aşan, 4857 sayılı İş Yasasının 41 ve 63 maddelerine göre haftada 45 ve günde 11 saati aşan çalışmalar fazla çalışmadır. Bu nedenle fazla çalışma süresinin aylık değil haftalık hesap yapılarak belirlenmesi gerekir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararında bu değerlendirmeden başka 10 saate kadar olan çalışmalardan bir, 10 saatten fazla olan çalışmalarda bir buçuk saatlik ara dinlenme süresi indirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Şu durumda davacının ayın bir haftası çalışma gün ve saatleri farklı olduğundan her hafta için ayrı ayrı hesaplama yapıldığında; davacı ayın ilk haftası 5, ikinci haftası 12,5 fazla mesai yapmış olacağı belirtilmiştir.

Bu kararda özellikle dikkat çeken taraf, fazla çalışmanın 1475 sayılı yasa dönemindeki çalışmalar ve 4857 sayılı kanun dönemindeki çalışmalar noktasında ne şekilde tanımlanacağıdır. Görüldüğü üzere her iki kanunun fazla çalışma teşkil eden çalışmaların tespitinde kabul ettiği kriterler farklıdır. Özellikle fazla çalışmanın tespitinde haftalık çalışmanın mı yoksa aylık çalışmanın mı esas alınacağı bir muammadır. İşte bu karar sayesinde bu muamma aşılmış gibidir. Öte yandan Yargıtay'ın ara dinlenmeleri ile ilgili olarak ürettiği çözüm tarzı da bu kararda yer almaktadır. Buna göre günlük 10 saatten az süren çalışmalarda 1 saat, 10 saatten çok süren çalışmalarda ise 1.5 saat ara dinlenmesi olduğu kabul edilmektedir. Bu durumda yerel iş mahkemeleri önlerine gelen davalarda belirlenen bu ara dinlenmesi sürelerini toplam çalışma süresinden düşüp, fazla çalışma teşkil eden bir çalışma bulunup bulunmadığını hafta esası ile tespit edeceklerdir. İşverenlere tavsiyemiz Yargıtay kararında gösterilen ara dinlenme sürelerinden daha uzun bir ara dinlenme uygulamaları var ise bunu belgelendirmeleridir.