iş kazası ve meslek hastalığı halinde işverene rücu edilecek miktarın belirlenmesinde 5510 sayılı kanun ile getirilen değişiklik

Yazar:SüleymanTUNÇAY*


I- GİRİŞ

1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu([1]) ister çalışma hayatının içinde isterse dışında yer almış olsun sosyal güvenliğe ilişkin tüm bireyleri içine alan geniş bir çatıya sahiptir. Bu Kanun ile daha önceden farklı kanun uygulamalarına tabi tutulan sigortalı, bağ-kur?lu ve kamu çalışanları tek bir yasa çatısı altında yeniden ele alınarak uygulamada norm birliğini sağlayıcı düzenlemelere tabi tutulmuşlardır. Bunlardan bir tanesi de iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle sigortalı veya hak sahiplerine Kurum([2]) tarafından bağlanacak olan gelirlerin işverenden rücuen tazmin edilmesine ilişkindir.

İş kazasının tanımı 5510 sayılı Kanun?un 13. maddesinde, meslek hastalığının tanımı ise 5510 sayılı Kanun?un 14. maddesinde yapılmıştır. Kanun?daki tarife göre iş kazası; sigortalının, işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, emzikli kadın sigortalının iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş ve gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen yada ruhen özre uğratan bir olaydır. Meslek hastalığı ise sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir.

II- İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI HALİNDE SAĞLANAN SOSYAL GÜVENLİK YARDIMLARININ KAPSAMI

Bunlardan ilki iş kazası geçiren ya da meslek hastalığına tutulan sigortalıya sağlık durumunun gerektirdiği sağlık yardımlarının yapılmasıdır. Sağlık yardımları sigortalının hekime muayene ettirilmesi, tıbbi ilaç ve malzemelerin sağlanması gibi yardımları kapsar. Bu yardımlar sigortalının eski sağlığına kavuşabilmesi, çalışma gücünü yeniden kazanabilmesi amaçlarına yöneliktir.

Bu yardımlardan bir diğeri iş kazası veya meslek hastalığına uğrayan sigortalının çalışamaması nedeniyle işinden kaldığı süreler için uğradığı gelir kayıplarını telafi etmek amacıyla verilen geçici iş göremezlik ödeneğidir. Geçici iş göremezlik ödeneği alabilmek için Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması gerekir. İş kazası veya meslek hastalığına uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilir. Bunun için hastalık veya analıkta olduğu gibi herhangi bir süre prim ödeme şartı bulunmamaktadır.

Kanun?da sayılan yardımlardan bir diğeri iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle meslekte kazanma gücü en az % 10 azalmış olduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasıdır. Sürekli iş göremezlik geliri sigortalının mesleğinde kazanma gücünü ne oranda kaybettiğine göre tespit edilerek belirlenir. Sürekli iş göremezlik gelirinin sigortalıya yaşamı boyunca verilmesi esastır.



Bu yardımlar iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle sigortalının kendisine yapılan yardımlardır. İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle sigortalının ölümü halinde sigortalının hak sahibi olan eş, çocuk, ana ve babasına da Kanun?da belli yardımlar yapılması öngörülmüştür. Bu yardımların kapsamını ise; iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanması, gelir bağlanmış olan hak sahibi kız çocuklarının evlenmesi halinde evlenme ödeneği verilmesi, ölen sigortalının cenazesinin kaldırılması için yapılan masrafları için cenaze ödeneği verilmesi oluşturmaktadır.

III- İŞ KAZASI VEYA MESLEK HASTALIĞI HALİNDE İŞVERENİN SORUMLULUĞU VE RÜCU HAKKI

İş kazası veya meslek hastalığı halinde işverenin kusursuz sorumluluğu 5510 sayılı Kanun?un 23. maddesinde düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanun?a göre sigortalı sayılanların sigortalılık başlangıcından önce sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirimi ve tescil edilmesi zorunludur. Bu maddedeki düzenlemeye göre sigortalı çalıştırılmaya başlandığının süresi içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı halleri sonucu Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafın tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı 21. maddedeki sorumluluk halleri aranmaksızın işverene tazmin ettirilir.

İş kazası veya meslek hastalığı halinde işverenin sorumluluğu esasen kusur sorumluluğuna dayanır. Bu sorumluluk 5510 sayılı Kanun?un 21. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede yapılan düzenlemeye göre iş kazası veya meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.

5510 sayılı Kanun?un 21 veya 23. maddelerine göre meydana gelen iş kazası veya meslek hastalığı olayında sorumluluğu bulunan işverenden Kurumun sigortalı veya hak sahiplerine yaptığı sosyal güvenlik yardımlarının tazmini yoluna gidilmesi söz konusudur. Burada Kurumun rücu hakkının kapsamını Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı oluşturmaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere iş kazası veya meslek hastalığı halinde sigortalıya tedavi için gerekli sağlık yardımları, araç ve gereçleri, istirahatlı kaldığı süreler için geçici iş göremezlik ödeneği, gelir bağlanan kız çocuğunun evlenmesi halinde evlenme ödeneği verilmesi, sigortalının ölümü halinde cenaze ödeneği verilmesi gibi Kurumca bazı ödemeler yapılmaktadır. Bunun yanında iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü en az % 10 kaybetmiş olan sigortalılara sürekli iş göremezlik geliri bağlanmakta sigortalının ölümü halinde bu gelir hak sahiplerine intikal ettirilmektedir. İşte yapılan bu tür ödemeler ve/veya bağlanan gelirlerin olayın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunan işverenden kusuru oranında Kurumca tahsili yoluna gidilmesi durumu söz konusudur.

5510 sayılı Kanun?un 19. maddesine göre iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlandıktan sonra sigortalının yeniden tedavi ettirilmesi söz konusu olabilir. Bu durumda sigortalının meslekte kazanma gücü kayıp oranında bir artış meydana gelebilir ya da sigortalı başka bir kimsenin bakımına muhtaç hale gelerek gelir bağlama oranı değişebilir.

Ancak 5510 sayılı Kanun?un 21 ve 23. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre iş kazası veya meslek hastalığı halinde sorumluluğu bulunan işveren aleyhine açılacak rücuan tazminat davalarında sigortalı veya hak sahiplerine bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye toplamının esas alınması öngörülmüştür. Oysa 506 sayılı Kanun?da herhangi bir sınırlama getirilmediği için iş kazası geçiren veya meslek hastalığına tutulan sigortalıya Kurum tarafından sürekli iş göremezlik geliri bağlanıp bu gelirin peşin değeri tahsil edildikten sonra yukarıda da ifade edildiği üzere bu gelirlerde meydana gelen artışların ek rücu davaları ile Kurum tarafından talep edilmesi yoluna gidilmekteydi.

IV- SONUÇ

5510 sayılı Kanun?a göre iş kazası geçiren veya meslek hastalığına tutulan sigortalıya Kanun?da sayılan sosyal güvenlik yardımları yapılır. Bu yardımları sigortalının sağlığının gerektirdiği tedavi yardımları, tıbbi araç ve gereçler, işinden kaldığı süreler için geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi, meslekte kazanma gücünü en az % 10 oranında kaybetmiş olması halinde sürekli iş göremezlik geliri bağlanması, ölümü halinde hak sahiplerine sürekli iş göremezlik geliri verilmesi, gelir bağlanan kızının evlenmesi halinde evlenme ödeneği verilmesi ve cenaze ödeneği verilmesi olarak sıralayabiliriz. Kısacası bu yardımları sigortalı veya hak sahiplerine Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile gelir bağlanması olarak iki kısımda toplayabiliriz.

Meydana gelen iş kazası veya meslek hastalığı halinde sorumlu olduğu tespit edilen işverenden, 5510 sayılı Kanun?un 21 ve 23. maddelerine dayanarak Kurumca yapılan tüm masrafların tazmin ettirilmesi istenir. 506 sayılı Kanun?a göre sigortalı veya hak sahiplerine sürekli iş göremezlik geliri bağlandıktan sonra bağlanan gelirin peşin sermaye değeri tahsil edilmesi için açılan rücu davasından sonra gelirde meydana gelen artışlar için de ek rücu davaları açılmaktaydı. Bu konuda 5510 sayılı Kanun?da yapılan düzenleme ile işveren aleyhine açılacak rücuan tazminat davalarında sigortalı veya hak sahiplerine bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye toplamının esas alınması öngörülmüştür. Böylelikle gelirin başladığı tarihteki ilk peşin değeri tahsil edildikten sonra işverenlerin meydana gelen değişiklikler nedeniyle sürekli ek rücu dava açılması baskısı altında kalmaları durumu ortadan kalkmış ve sonradan ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların da önüne geçilerek sosyal barış ve sosyal güvenliğe olan inancın pekiştirilmesi sağlanmıştır.


--------------------------------------------------------------------------------

(*) Sosyal Güvenlik Kurumu Başmüfettişi

([1]) 16.06.2006 tarih ve 26200 sayılı Resmi Gazete?de yayımlanmıştır.

([2]) Bu yazıda geçen ?Kurum? ibaresi ?Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını? ifade eder.