SOSYAL GÜVENLİK MEVZUATINDA
İŞ KAZASI, İŞÇİNİN HAKLARI VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ, İŞVERENİN SORUMLULUKLARI

1. GİRİŞ

Çalışma Hayatı beraberinde bazı kazaları da getirmektedir. Özellikle Sanayi Devrimi sonrasında Çalışma Hayatında İş kazaları artmıştır. Bu kazaları önlemeye yönelik olarak İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kavramı geliştirilmiş ve bu kavramla Çalışma hayatında işçi ve işverene bazı sorumluluklar yüklenerek kazalar minimize edilmeye çalışılmıştır. Ancak bu önlemlere rağmen her yıl binlerce işçi çeşitli nedenlerle iş kazası geçirmeye devam etmektedir. Yazımızda iş kazasının ne olduğunu, işçinin haklarına ve işverenin sorumluluklarına değinilecektir.

2. SGK MEVZUATINA GÖRE İŞ KAZASI NEDİR?

Bilindiği üzere 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda İş kazası işçinin işyerinde geçirdiği zamanlarda meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ve ruhen özüre uğratan olay olarak tanımlanmıştır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere bir olayın iş kazası sayılabilmesi için ;

a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle veya görevi nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş veya çalışma konusu nedeniyle işyeri dışında,

c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d) Emziren kadın sigortalının, çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,


Meydana gelmesi gerekmektedir. (5510 sayılı Kanun)







3. SGK MEVZUATINA GÖRE İŞ KAZASI SONUCU İŞÇİNİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ NELERDİR?

Sigortalı, uğradığı işkazasını en geç kazadan sonraki gün içinde işveren veya kuruma bildirmekle yükümlüdür.

Sigortalıya, uğradığı işkazasını işveren veya Kuruma bildirme yükümlülüğü getirilmesine karşın, bildirme mecburiyetinin yerine getirilmemesine herhangi bir müeyyide öngörülmemiştir. Dolayısıyla, bu görevini yerine getirmeyen sigortalılar hakkında herhangi bir işlem yapılması mümkün değildir.

Geçirdiği işkazası dolayısıyla Kuruma başvuran sigortalı, hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymak zorundadır. Aksi takdirde sigortalının tedavisi uzar veya malül kalır yahut malüliyet derecesi artarsa, istirahatli kaldığı günler için verilen geçici işgöremezlik ödeneğinden veya malüliyeti halinde bağlanan sürekli işgöremezlik gelirinden eksiltme yapılabilmektedir.(www.sgk.gov.tr)


4. SGK MEVZUATINA GÖRE İŞ KAZASI SONUCU İŞÇİNİN HAKLARI NELERDİR?
İş kazası geçiren bir işçiye kanunlarımız bazı haklar sağlamaktadır. Bu haklar şunlardır:
a) Sağlık Yardımı Yapılması.
Bu yardımlar sigortalının, Hekime muayene ettirilmesi, Teşhis için gereken klinik ve laboratuvar muayenelerinin yaptırılması, Gerekirse bir sağlık tesisine de yatırılarak, tedavisinin sağlanması, Tedavi süresince gerekli ilaç ve her türlü iyileştirme vasıtalarının temin edilmesidir.
Sağlık yardımı, iş kazasına uğrayan sigortalının belirli bir süreye bağlı olmaksızın, sağlık durumunun gerektirdiği sürece devam eder ve iyileşen sigortalıların arıza veya hastalıklarının nüksetmesi halinde, tedavileri yeniden sağlanır.

b) Sigortalıya; geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi.

İş kazası geçiren sigortalının çalışamadığı her gün için Geçiçi iş göremezlik ödeneği verilir. Kanuna göre geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavilerde prime esas günlük kazancın yarısı, ayakta tedavilerde ise prime esas kazancın üçte iki miktarında verilecektir.

c) Sigortalıya; sürekli iş göremezlik geliri bağlanması.

Bir iş kazası veya meslek hastalığı sebebiyle yapılan tedavi sonunda sigortalının meslekte kazanma gücünün tamamının veya bir kısmının kaybedilmiş olması halidir.
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %10' unu kaybedenlere sürekli iş göremezlik geliri bağlanır. İş göremezlik hallerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağı tüzükle belirlenmiştir. Sürekli iş göremezlik olay sayıları çalışma gücünü %10'dan daha az kaybedenleri de kapsamaktadır.
Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün kaybı oranına göre hesaplanır. Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya, 5510 sayılı kanunun 17 nci maddeye ( İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç; iş kazasının veya doğumun olduğu tarihten, meslek hastalığı veya hastalık halinde ise iş göremezliğin başladığı tarihten önceki oniki aydaki son üç ay içinde 80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlar toplamının, bu kazançlara esas prim gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır. Bu surette bulunan günlük kazanç; iş göremezliğin başladığı veya gelirin bağlanacağı tarihten geriye doğru oniki ay ve daha öncesine ait ise güncelleme katsayısı ile güncellenerek hesaplanır. ) göre hesaplanan aylık kazancının % 70'i oranında gelir bağlanır. Sürekli kısmî iş göremezlikte sigortalıya bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı kendisine ödenir. Sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı % 100 olarak uygulanır.

d) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine; gelir bağlanması.

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümler ile tedavilerinin devamı esnasında veya meslekte kazanma gücünün %50 veya daha fazlasını kaybederek sürekli işgöremezlik geliri alırken ölenleri kapsamaktadır.
İş kazası veya meslek hastalığına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine, tespit edilecek aylık kazancının % 70'i, 5510 sayılı kanunun 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre güncellenerek 5510 sayılı kanunun 34 üncü madde hükümlerine göre gelir olarak bağlanır.

Buna göre;
aa) Dul eşine % 50'si; aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi çalışmaları nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde % 75'i,
bb) Bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi çalışmaları nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanların veya,
2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malûl olduğu anlaşılanların veya,
3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının,
her birine % 25'i,
cc) (b) bendinde belirtilen çocuklardan sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan veya sonradan bu duruma düşenlerle, ana ve babaları arasında evlilik bağı bulunmayan veya sigortalının ölümü tarihinde evlilik bağı bulunmakla beraber ana veya babaları sonradan evlenenler ile kendisinden başka aylık alan hak sahibi bulunmayanların her birine % 50'si,
dd) Hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde, ana ve babaya çalışmaması ve gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde % 25'i oranında; çalışmayan ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması, gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın % 25'i,

oranında aylık bağlanır.

e) Gelir bağlanmış olan eş ve çocuklara; evlenme ödeneği verilmesi.

Evlenmeleri nedeniyle gelir veya aylıkları kesilmesi gereken eş veya çocukların, evlenmeleri ve talepte bulunmaları halinde almakta oldukları aylık veya gelirlerinin bir yıllık tutarı bir defaya mahsus olmak üzere evlenme ödeneği olarak peşin ödenir. Evlenme ödeneği alan hak sahibinin aylığının kesildiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde boşanması halinde, bir yıllık sürenin sonuna kadar gelir veya aylık bağlanmaz.

Evlenme ödeneği verilmesi halinde, diğer hak sahiplerinin aylık veya gelirleri evlenme ödeneği verilen sürenin bitimini takip eden ödeme döneminden itibaren 5510 sayılı kanunun 34 üncü maddesine göre yeniden belirlenir.

f) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için; cenaze ödeneği verilmesi

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu veya sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölen sigortalının hak sahiplerine, asgarî ücretin üç katı tutarında cenaze ödeneği ödenir. Cenaze ödeneği, sırasıyla sigortalının eşine, yoksa çocuklarına, o da yoksa ana babasına, o da yoksa kardeşlerine verilir.

Kanun koyucu böylece işçinin iş kazası geçirmesi durumunda, kendisi veya yakınlarının haklarını korumaya almıştır. (Kaynak. www.sgk.gov.tr, 5510 sayılı kanun)

5. SGK MEVZUATINA GÖRE İŞVERENİN SORUMLULUKLARI

Gerek 5510 sayılı Kanunda ve gerekse 4857 sayılı kanunda işverenin iş kazası durumunda ne yapacağı anlatılmıştır. Buna göre;
İşveren, işkazasını, o yere yetkili zabıtasına derhal, İlgili Çalışma Bölge Müdürlüğü?ne ve Kuruma da en geç kazadan sonraki iki gün içinde yazı ile bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirme örneği Kurumca hazırlanan haber verme kağıtları doldurulup verilerek yapılır.
Kanun koyucu, işkazasına uğrayan sigortalının mümkün olan ve en kısa zamanda tedavi altına alınmasını sağlamak amacıyla işvereni, iş kazasını kazadan sonraki iki gün içinde bildirmekle yükümlü kılmıştır.Kanun metninde belirtilen haber verme kağıdı vizite kağıdıdır.
İşkazası, zabıta(jandarma-polis) güçlerinden herhangi birisine değil, kazanın olduğu yere göre, bunlardan hangisi görevliyse onun yetkili karakoluna bildirilir.
Sosyal Güvenlik Kurumunun sağlık tesislerinin Sağlık Bakanlığına devrine kadar işkazası sonucu işveren tarafından düzenlenen ve işkazası bölümünde gerekli bilgilerin yazılı olduğu vizite kağıdı ile muayene ve tedavi için Kurum sağlık tesislerine yapılan başvurular 506 sayılı Kanunun 27 nci maddesine göre Kuruma yapılmış sayıldığından 20.02.2005 tarihinden sonra Sağlık Bakanlığı sağlık tesislerine yapılmış başvurular Kuruma yapılmış başvuru olarak kabul edilemeyeceğinden işverenin işkazasını ayrıca Kuruma yasal süresi içerisinde sözkonusu madde gereğince bildirmesi gerekmektedir.
İşkazasının eksik veya yanlış bildirilmesi:
İşverenin kasten veya ağır ihmali neticesi işkazasının kazadan sonraki en geç iki gün içinde Kuruma bildirilmemesinden veya haber verme kağıdında yazılı bilginin eksik veya yanlış olmasından doğan ve ileride doğacak olan Kurum zararlarından işveren sorumludur.
Belirlenen süre içinde Kuruma bildirilmeyen işkazası dolayısıyla,bildirme tarihine kadar işveren tarafından yapılmış harcamalar Kurumca Ödenmez. (Kaynak. 4857 sayılı İş Kanunu, www.sgk.gov.tr)


6. SONUÇ

Çalışma Hayatında İş Kazaları hiç istenmemesine rağmen bazen yaşanmaktadır.
Yaşanan bu iş kazaları hem sosyal yönden hemde ekonomik yönden ülkemizi etkilemektedir. Kanun Koyucu iş kazalarını minimize etmeye yönelik tutum ve davranışlarını kararlılıkla sürdürmelidir. Ancak getirilecek önlemler işverene ek maliyetler getirmeyecek şekilde optimal bir şekilde planlanmalı ve hayata geçirilmelidir.


Murat Osman BİNİCİ
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Ahmet Nusret PEKTAŞ
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Yararlanılan Kaynaklar
1- www.sgk.gov.tr
2- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık sigortası Kanunu
3- 4857 sayılı İş Kanunu