Sigortasız Çalıştırılan Süreler İçin Beş Yıl İçinde Dava Açılması Gerekiyor?

Sosyal Sigortalar Kurumu açısından üç türlü kayıp ve kaçak bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, sigortalıların Sosyal Sigortalar Kurumuna hiç bildirilmemesi, ikincisi çalışma gün sayılarının eksik bildirilmesi ve üçüncüsü ise sigorta primine esas kazanç tutarlarının eksik bildirilmesidir.



• Yasal düzenlemelerin caydırıcı olmaması,



• İstihdam güvencesinin sağlanamaması,



• İşverenler üzerindeki mali yükümlülüklerin fazlalığı,



• Sosyal güvenlik bilincinin yeterli düzeyde olmaması,



• Sosyal güvenlik kurumlarındaki bürokratik işlemlerin fazlalığı,



kayıtdışı istihdamın ana nedenleridir. Sosyal Sigortalar Kanununun 6. maddesinde, çalıştırılanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümlerinin sigortalının işe alındığı tarihten başlayacağı, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği, yapılan hizmet sözleşmelerine sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamayacağı hükme bağlanmıştır.



Sigortasız çalıştırılan süreler için hizmet tespit davası açılmak suretiyle ödenebilmesi tespit ettirilerek bu günlerin primlerin ödettirilmesi mümkündür.



İşverenler, çalıştıracağı kimseleri işe başlatmadan önce (“Sosyal Sigortalar Kanunu’nda İşyeri ve Sigortalıların Bildirimi” Başlıklı bölümde ilgili açıklanan özel durumlar hariç) Sosyal Sigortalar Kurumunca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle Sosyal Sigortalar Kurumuna doğrudan bildirmekle veya bu belgeleri iadeli-taahhütlü olarak göndermekle yükümlü kılınmıştır.



Prim belgeleri işverenleri tarafından Sosyal Sigortalar Kurumuna verilmeyen çalışanların, fiilen veya iş yeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden bu işyerindeki çalışmalarının saptanması durumunda bu işyerindeki sosyal sigorta hakları, sigortalının işe giriş tarihinden veya çalışmalarının fiilen veya işyeri kayıtlarından ya da kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden saptanabildiği tarihten itibaren sağlanmaktadır.



Ancak genellikle, kayıt dışı çalışan sigortalılar işten çıkartılma korkusu nedeniyle çalışırken sosyal güvenlik haklarını aramamakta, çoğunlukla işten çıkartıldıktan sonra işyeri hakkında şikayet yoluna başvurmaktadırlar.



Çalışmaları fiilen veya iş yeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden tespit edilemeyen sigortalılar çalışmalarını yetkili bir mahkeme açacakları hizmet tespit davasıyla ve yargı kararıyla ispatlayabilirler. Belirtilen yetkili mahkeme, iş mahkemesi veya iş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara iş mahkemesi sıfatıyla bakan asliye hukuk mahkemeleridir.



Kendileri için prim belgeleri işverenleri tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Sosyal Sigortalar Kurumunca fiilen veya iş yeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden tespit olunamayan sigortalıların, hizmetlerinin tespiti maksadıyla mahkemeye başvurmaları için kendilerine tanınan süre beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu beş yılık süre, zaman aşımı süresi olmayıp hak düşürücü süredir.



Hak düşürücü sürenin başlangıç tarihi, sigortalının işyerinden ayrıldığı yılın sonundan itibaren başlamaktadır. Sigortalının ölümü halinde ise, mirasçıların açacakları hizmet tespit davasında hak düşürücü sürenin başlangıç tarihi sigortalının ölüm tarihidir.

Resul KURT