taşeron kamu işçi maaş programı

Konu: Topluluk Sigortası

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Mart.2006
    Mesajlar
    374

    Topluluk Sigortası

    Yurt dışına işçi gönderimi çerçevesinde mevzuat bilgisi rica ediyorum.
    SSK. Girişler nasıl olacak ?
    Özel izin gerekir mi ?
    Topluluk sigortası nedir ve uygulama nasıldır ?
    Yurt dışındaki personelimize ödeyeceğimiz ücretten ssk ve g.v. kesintileri nasıl olacak ?
    Lütfen acil yardıma ihtiyacımız var.
    İlginize teşekkür ederim.


  2. #2
    Üyelik tarihi
    Temmuz.2006
    Mesajlar
    71

    Topluluk Sigortası

    Üstad elimde bulunan dökümanları ekliyorum bir incelersiniz yarın devam ederiz.....

    Saygılarımla,

    YURT DIŞI HİZMET BORÇLANMASI

    Beyazıt ABLAY
    SSK. Sigorta Müfettişi



    I- YASAL DÜZENLEME
    Yurt dışı hizmet borçlanması ile ilgili, Türk vatandaşlarının yurt dışında geçen hizmetlerinin sosyal güvenlik yönünden değerlendirilmesine ilişkin ilk yasal düzenleme, 2147 sayılı Yurt Dışında Çalışan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Çalışma Süresinin Sosyal Güvenlik Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 30.05.1978 tarihinde çıkarılmasıyla yapılmıştır. Ancak, 2147 sayılı Kanun borçlanmak için yurda kesin dönüş şartını aramadığı gibi kısmi borçlanmaya da imkan vermemekteydi. Yurt dışında geçen çalışmanın tamamının borçlanılması gerekiyordu. Belirtilen eksikliklerin giderilmesi ve suistimale yol açmasından ötürü 2147 sayılı Kanun, 08.05.1985 tarih ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunla (1) yürürlükten kaldırılmıştır.
    3201 sayılı Kanunun uygulama esaslarını düzenlemek üzere, Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının yurt dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında 3201 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği (2) yayımlanmıştır.
    4958 sayılı Kanunun 56’ncı maddesi ile 3201 sayılı Kanunun 3’üncü maddesi yeniden düzenlenmiştir. Diğer yandan 3201 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde de değişiklik yapılmıştır. (3)
    II- 3201 SAYILI KANUNUN KAPSAMI
    3201 sayılı Kanunun 1’inci maddesinde, yurt dışı hizmet borçlanmasına ilişkin kapsam belirlenmiştir. Anılan madde hükmüne göre; 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşları yurt dışında geçen sürelerini borçlanabileceklerdir. Sonradan Türk vatandaşlığına geçenlerin de Türk vatandaşı sayılması gerekmektedir. Yargıtay kararı da bu yöndedir. (4) Ancak sonradan Türk vatandaşlığına alınan kimseler, yurt dışında yalnızca Türk vatandaşlığını iktisap ettikleri tarihten sonra geçen süreleri borçlanıp değerlendirebileceklerdir. Borçlanma sırasında Türk vatandaşlığından çıkarılan kişi bu haktan yararlanamayacaktır. (5) Bu husus, borçlanma sırasında Türk vatandaşı olma zorunluluğunun, öncesinin önem arzetmemesinin bir yansımasıdır. (6) Yurt dışı hizmet borçlanması yapmış fakat daha sonra Türk vatandaşlığından çıkarılmış veya vatandaşlık hakkını kaybetmiş olanlara 3201 sayılı Kanuna göre borçlandıkları hizmetleri dikkate alınarak aylık bağlanmayacaktır, aylık bağlandıktan sonra Türk vatandaşlığından çıkmaları durumunda da bağlanmış bulunan aylıkları durdurulacaktır. (7)
    Yurt dışında çalışmakta iken veya yurda dönüş yaptıktan sonra ölen sigortalıların hak sahipleri ilgili sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle 3201 sayılı Kanunla getirilen haklardan yararlanacaklardır. Ölenin yurt dışındaki hizmetleri aylık bağlanması için yeterli ise öncelikle bu hizmetler kanunla öngörülen şartlarla borçlanılacaktır. Hak sahiplerine, borcun tamamen ödenmesinden sonra yapacakları yazılı tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacaktır.
    III- YURT DIŞI HİZMET BORÇLANMASININ KOŞULLARI
    Türk vatandaşlarının yurt dışı borçlanmaları için bazı koşullar öngörülmüştür. Öngörülen bu koşullar aşağıda belirtilmiştir.
    1- Yurt Dışı Çalışma Süresinin Belgelenmesi:
    Yurt dışı borçlanma hakkından yararlanmak isteyen bir Türk vatandaşının, yurt dışındaki çalışmalarını belgelemesi gerekmektedir. Yurt dışında borçlanmak istediği sürede, çalışma bilfiil olmayabilir. Çalışma süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri de borçlanılabilmekte, hatta ev kadınları da ev kadını olarak geçen sürelerini borçlanabilmektedirler.
    Yurt dışında geçen sürelerin nasıl belgelendirileceği, Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında 3201 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 9’uncu maddesinde belirtilmiştir. Borçlanma talebinde bulunanların aşağıda belirtilen belgelerden herhangi birini ibraz ederek yurt dışında geçen süreleri borçlanabileceklerdir.
    a) Çalışılan ülkede bağlı olunan sigorta merciinden alınacak hizmet cetveli veya sigorta kartlarının örnekleri,
    b) Çalışılan ülkede işyerinin bağlı olduğu belediye, vergi dairesi, iş bulma kurumları ve diğer resmi kuruluşlarca tasdikli hizmet belgesi (sigortalının çalıştığı işyeri resmi kuruluş ise ayrıca tasdik gerekmemektedir)
    c) Bulundukları ülkedeki Türk Konsolosluk veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Ateşeliklerinden alacakları gerekçeli hizmet belgesi,
    d) Yurt dışında çalıştığı işyerinden alınan hizmet sürelerini gösterir bonservisleri ile birlikte pasaportlarında bulunan çalışma müsaadelerinin tasdikli tercümeleri,
    e) Kendi nam ve hesabına yurt dışında çalışanlar çalıştıkları iş kolunun o yerin bağlı bulunduğu meslek kuruluşu veya derneğinden alınacak hizmetlerini gösterir tasdikli hizmet cetvelleri,
    Ev kadınlarının, yurt dışında ev kadını olarak bulunduğu süreler pasaportlarındaki kayıtlara göre saptanacaktır.
    Yurt dışında geçen sürelerin bütününün borçlanılması mümkün bulunmamaktadır. Borçlanılabilecek süreler;
    i) Yurt dışında geçen ve belgelendirilen çalışma süreleri,
    ii) Bu çalışma süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri,
    iii) Yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerdir.
    2- Borçlanılacak Süreye Ait Sigorta Priminin Ödenmemiş Olması:
    Yurt dışında geçen sürenin borçlanılabilmesi için, borçlanılacak sürenin, ülke içinde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna önceden prim, kesenek ve karşılık ödenmemiş olması gerekmektedir.
    3- Yurda Kesin Dönüş:
    3201 sayılı Yasanın 3’üncü ve 6’ncı maddelerinde öngörülen “yurda kesin dönüş yapanlar” ile “kesin dönülmüş” ibareleri, yurt dışı borçlanması yapılırken ağırlaştırıcı koşul olarak borçlanma taleplerinin reddedilmesine yol açmaktaydı. Ancak bu durum, Anayasa Mahkemesinin 12.12.2002 tarih ve E: 2000/36, K: 2002/198 sayılı Kararıyla (8) düzeltilmiş ve borçlanma talebinde bulunulurken artık yurda kesin dönülmüş olma şartı aranmayacaktır. Ancak, 3201 sayılı Kanuna göre yapılan bu borçlanmadan sonra aylık tahsis talebinde bulunulacaksa, bu durumda eskiden olduğu gibi;
    • Yurda kesin dönülmüş olması,
    • Tahakkuk ettirilen döviz borcunun tamamının ödenmiş olması,
    • Döviz borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı talepte bulunulması,
    Koşulları aranacaktır.
    Yurda kesin dönülmüş olma koşulunun belgelendirilmesi gerekmektedir. Belgelemede, talep sahiplerinin bunu ilgili kuruma verdikleri “Beyan ve Taahhütname” belgelerinde beyan etmeleri ve pasaportlarındaki künye bölümü ile Türkiye’ye son defa girdikleri tarihi gösterir sayfaların noter tasdikli örneklerini ibraz etmeleri yeterli sayılacaktır. (9)
    4- Başvuru Süresi:
    Yurt dışında çalışan Türk vatandaşları, 3201 sayılı Kanuna göre yurda kesin dönüş yapmaları halinde iki yıl içinde borçlanma başvurusu yapabiliyorlardı.
    Anayasa Mahkemesinin 12.12.2002 tarih ve E: 2000/36, K: 2002/198 sayılı Kararının yayımlandığı tarihte yurt dışında çalışmakta olanlar ile daha sonra yurt dışında çalışacak olanlar yurt dışında iken ya da yurda döndükten sonra durumlarına uygun sosyal güvenlik kuruluşuna başvurarak borçlanabilecekler ve bunlar için müracaat süresi koşulu aranmayacaktır. Yurda dönenler de artık iki yıl içinde borçlanma talebinde bulunmak zorunda kalmayacaklardır.
    Söz konusu Anayasa Mahkemesi Kararının Resmi Gazete’de yayım tarihi olan 25.04.2003 tarihi ve daha sonraki bir tarihteki talebi esas alınarak sosyal güvenlik sözleşmesi uygulanmak suretiyle sosyal güvenlik kanunlarına göre malullük ya da yaşlılık sigortasından kısmi aylık bağlanmış olanlar ile bağlanacak olanlar da müracaat süresi aranmaksızın yurt dışı hizmet borçlanması yapabileceklerdir.
    Sosyal Sigortalar Kurumunun 8-17 Ek sayılı Genelgesinde, 24.04.2003 tarihinden önce yurda kesin dönüş yaptıkları halde, 2 yıllık süre içerisinde yurt dışı hizmet borçlanması müracaatında bulunmayanların yurt dışı hizmet borçlanma isteklerinin kabul edilmeyeceği ifade edilmektedir. Uygulamada bu durumda olanların borçlanma talepleri geri çevrilmektedir.
    Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararında hak sahiplerinin müracaat süresi ile ilgili yeni bir düzenlemeye gidilmemiş, ancak 4958 sayılı Kanunun 56’ncı maddesiyle değişik 3201 sayılı Yasanın 3’üncü maddesi ile hak sahiplerinin de müracaat süresi aranmaksızın yurt dışı hizmet borçlanması yapabilmelerine olanak sağlanmıştır. Yurt dışında çalışırken 06.08.2003 tarihinden sonra ölenlerin hak sahipleri durumlarına uygun sosyal güvenlik kuruluşuna başvurarak borçlanabileceklerdir. 05.08.2001 tarihinde ölenlerin hak sahiplerinin yurt dışı hizmet borçlanma talepleri ise kabul edilmemektedir. 06.08.2001-05.08.2003 tarihleri arasında ölenlerin hak sahipleri ölüm tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde müracaat etmeleri koşulu ile yurt dışı hizmet borçlanması hakkından yararlanabileceklerdir.
    IV- BORÇLANMA BAŞVURUSU YAPILACAK KURULUŞLAR
    4958 sayılı Kanun ile 3201 sayılı Kanunun 3’üncü maddesi, halen yurt dışında bulunanlar ve Türkiye’ye döndükten sonra yurt dışında geçen hizmetlerini borçlanmak isteyenler aşağıda belirtildiği şekilde başvuruda bulunacaklardır.
    A) Halen Yurt Dışında Bulunanlar:
    a) Yurt dışına çıkmadan önce Türkiye’de herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması olmayanlar Sosyal Sigortalar Kurumuna,
    b) Yurt dışına çıkmadan önce Türkiye’de son defa prim, kesenek ve karşılık ödenen sosyal güvenlik kuruluşuna,
    c) Ev kadınları Bağ-Kur’a,
    Yazılı olarak müracaat etmek suretiyle borçlanabileceklerdir.
    B) Türkiye’ye Döndükten Sonra Yurt Dışında Geçen Hizmetlerini Borçlanmak İsteyenler:
    a) Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanlar, Sosyal Sigortalar Kurumuna,
    b) Müracaat tarihinde çalışmakta olanlar tabi oldukları sosyal güvenlik kuruluşuna,
    c) Başvuru tarihinde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmamakla birlikte yurda dönüş tarihinden sonraki çalışmalarından dolayı son defa tabi oldukları sosyal güvenlik kuruluşuna,
    d) Hizmetlerinden bir kısmı yurt dışında iken borçlananlardan kalan hizmetlerini yurda dönüş yaptıktan sonra borçlanmak isteyenler ilk borçlanmayı yapan sosyal güvenlik kuruluşuna,
    e) Ev kadınları Bağ-Kur’a,
    Yazılı olarak müracaat etmek suretiyle borçlanabileceklerdir.
    Borçlanma talebinin yanlış kuruluşa yapılmış olması borçlanmanın geçersiz kılınmasına yol açmaktadır.Yargıtay’ın örnek kararlarında; borçlanma sırasında Bağ-Kur sigortalısı olan bir kişinin SSK.’ya yaptığı borçlanma talebi geçersiz sayılmıştır. (10)
    V- BORÇLANMA HAKKINDAN YARARLANAMAYACAK OLANLAR
    Yurt dışı hizmet borçlanması yapamayacak olanlar 3201 sayılı Yasanın 8’inci maddesinde belirtilmiştir. Buna göre;
    1) Göçmen olarak yurda gelenler (yurt dışında çalıştıkları sürede Türk vatandaşı olmadıkları için hizmet borçlanması yapamazlar),
    2) 2147 ve 3201 sayılı Kanun ile diğer Sosyal Güvenlik Kanunlarına göre kendilerine veya hak sahiplerine aylık bağlanmış olanlar ile aylık bağlanması için müracaat edip de aylığa hak kazanmış durumda bulunanlar,
    3) 506 sayılı Kanunun 7’nci maddesine istinaden geçici olarak yurt dışına çalışmak üzere gönderilenler,
    4) İstisna akdi çerçevesinde Almanya’da istihdam edilenler,
    5) Sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde iş üslenen Türk işverenler tarafından yurt dışına götürülen ve yurt dışında çalıştıkları sürede topluluk sigortasına tabi olanlar,
    6) Türk vatandaşlığının iktisabından önce geçen süreleri değerlendirmek isteyenler,
    7) Sosyal güvenlik kurumları tarafından kendilerine veya hak sahiplerine aylık bağlanmış olanlar (bunların yurt dışında çalışması bulunsa dahi hizmet borçlanmasından yararlanamazlar)
    3201 sayılı Yasa kapsamında yurt dışı hizmet borçlanmasından yararlanamayacaklardır. Kurumun yurt dışı İşçi Hizmetleri Daire Başkanlığı 8-17 Ek sayılı Genelgesi ile uygulamayı yönlendirmiştir.
    VI- BORÇLANMA PRİMİNİN HESAPLANMASI, ÖDENMESİ VE BORÇLANMADAN VAZGEÇME
    Dövizle değerlendirilecek sürenin her bir günü için tahakkuk ettirilecek prim, kesenek ve buna karşılık borç tutarı, 3201 sayılı Yasanın 4’üncü maddesine uygun olarak Bakanlar Kurulunun 16.01.1997 tarih ve 94/9067 sayılı Kararıyla (11) her bir gün için 1 (Bir) ABD dolarından 2,5 (ikibuçuk) ABD dolarına yükseltilmiştir. Ancak, 16.05.1998 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 98/10999 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yurt dışı hizmet borçlanmasında günlük tutar 2 (İki) ABD doları olarak yeniden belirlenmiştir. Bu defa, Resmi Gazete’nin 10.05.2005 tarih ve 25811 sayısında yayımlanan, 22.04.2005 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile 2 dolar olarak belirlenen sosyal güvenlik kuruluşlarınca döviz ile değerlendirilecek sürelerin her bir günü için tahakkuk ettirilecek prim, kesenek ve karşılık borcu tutarı 5 (Beş) dolara yükseltilmiştir.
    Yurt Dışı İşçi Hizmetleri Dairesi Başkanlığınca yayımlanan 8-17 Ek sayılı Genelgede belirtildiği üzere, ilgililere bildirilen dolar prim borcu Türkiye Vakıflar Bankası Merkez Müdürlüğü nezdindeki “2031835” no.lu Sosyal Sigortalar Kurumu yurt dışında çalışan işçilerin prim hesabına dolar veya dolar karşılığı döviz olarak ödenecektir. Bu borç ödenirken banka makbuzuna “3201 sayılı Kanuna göre yapılan borçlanma karşılığı ödenmiştir” ibaresi yazdırılacaktır .
    Yurt dışı hizmet borçlanması için başvuru yapmış ve hesaplanan borcun tamamını ödemiş olanlar, yurt dışı hizmet borçlanmasından vazgeçemezler. Borcun bir bölümünü ödemiş olanlar borçlanma işleminden vazgeçerlerse, ödedikleri dövizi ödeme tarihindeki Türk Lirası kurundan geri alabileceklerdir.

    .................................................. .................................................. ...

    YURT DIŞI HİZMET BORÇLANMASI İLE İLGİLİ YAPILAN DEĞİŞİKLİK

    Kemal GÜNDOĞMUŞ
    SSK. Emekli Sigorta Müfettişi



    3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 3’üncü maddesi yurt dışındaki çalışma sürelerin değerlendirilmesi hakkında hüküm getirmiş olup buna göre maddenin 1’inci bölümünde “Halen Yurt dışında Bulunanlar”, 2’nci bölümünde de “Türkiye’ye döndükten sonra yurt dışında geçen hizmetlerini borçlanmak isteyenler”le ilgili usul ve esaslar belirlenmiştir.
    Bu getirilen hükümler 4958 sayılı Kanunun 56’ncı maddesi ile yapılmış olup, daha önce uygulanmakta olan ve Anayasa Mahkemesince iptal edilen “Kesin dönüş” ve “İki Yıl” şartları yasal düzenleme olarak getirilerek yurt dışı hizmet sürelerini borçlanabilmek için Anayasa Mahkemesi Kararına uygun bir hükmün uygulanmasına 06.08.2003 tarihi itibariyle başlanılmış bulunmaktadır.
    Anayasa Mahkemesi gerekçeli kararında yurda kesin dönüş yaptıkları halde iki yıl içerisinde yurt dışı hizmet borçlanması ile ilgili yazılı istekte bulunmayanların yurt dışı hizmetlerini borçlanabileceklerine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğinden, 25.04.2001 (dahil) tarihinden önce yurda kesin dönüş yaptıkları halde, iki yıllık süre içerisinde yurt dışı hizmet borçlanması müracaatında bulunmayan sigortalıların ve 05.08.2001 (dahil) tarihinden önce ölenlerin hak sahiplerinin, yurt dışı hizmet borçlanması taleplerinin kabul edilmeyeceği 19.08.2003 tarih 8-17 Ek sayılı Genelgenin “Başvuru Süresi” başlıklı 4’üncü maddesinde talimatlandırılmış iken bu uygulamadan vazgeçilmiş bulunmaktadır.
    Zira, yukarıda belirttiğimiz gibi Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararından önce yurda kesin dönüş yapmış olmakla iki yıllık süre içinde borçlanma başvurusunda bulunmayanların durumları ile ilgili bir hükme yer verilmediği için 19.08.2003 tarih 8-17 Ek Genelgede bu süre 25.04.2001 (dahil) olarak başvuruda bulunmuş olanlara bir hak olarak tanınmış başvuruda bulunmamış olanları borçlanma hakkını kaybettikleri belirtilmiş iken 29.03.2006 tarih 8-32 Ek Genelgede belirtildiği gibi bu konuda açılan davaların Kurum aleyhine sonuçlandığı gerekçe gösterilerek yönetim kurulunun 15.03.2006 tarih XI-101 sayılı Kararı ile 25.04.2001 tarihinden öncesinde olsa bile yurda kesin dönüş yaptıktan sonra borçlanma yapmamış olanların borçlanma yapabilecekleri hüküm altına alınmış, böylece yurt dışı hizmet borçlanması için getirilmiş her türlü kısıtlamalar (kesin dönüş, 2 yıllık süre vs.) kaldırılmış olup, daha önce getirilmiş olan kısıtlamalarla ilgili 8-17 Ek ve 8-19 Ek sayılı Genelgelerde yürürlükten kaldırılarak getirilen uygulama esasları 29.03.2006 tarih 234548 sayı ve 8-32 Ek Genelge ile belirlenmiş bulunmaktadır.
    Söz konusu Genelge aşağıya alınmış bulunmaktadır.

    T.C.
    SOSYAL SİGORTALAR KURUMU BAŞKANLIĞI
    SİGORTA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
    Yurt Dışı İşçi Hizmetleri Daire Başkanlığı

    SAYI : B.13.2.SSK.5.01.11.00/XI-031-234548 ANKARA
    KONU: Yurt dışı hizmet borçlanması. 29.03.2006

    GENELGE
    8-32 EK

    Bilindiği üzere; Anayasa Mahkemesi 08.05.1985 tarih, 3201 sayılı “Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki Kanun”un 3’üncü maddesinin 1’inci fıkrasında yer alan; “....Yurda kesin dönüş yapanlar, kesin dönüş....” sözcüklerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna karar vermiş ve gerekçeli karar 25 Nisan 2003 tarihli 25089 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
    Anayasa Mahkemesinin anılan kararı doğrultusunda 3201 sayılı Kanunun 3’üncü maddesi yeniden düzenlenmiş ve 06.08.2003 tarihli, 25191 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 56’ncı maddesi olarak yürürlüğe girmiştir.
    Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararında yurda kesin dönüş yaptıkları halde iki yıl içerisinde yurtdışı hizmet borçlanması ile ilgili yazılı istekte bulunmayanların da yurtdışı hizmetlerini borçlanabileceklerine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğinden;
    - 25.04.2001 (dahil) tarihinden önce yurda kesin dönüş yaptıkları halde, iki yıllık süre içerisinde yurtdışı hizmet borçlanması müracaatında bulunmayan sigortalıların,
    - 05.08.2001 (dahil) tarihinden önce ölenlerin hak sahiplerinin,
    Yurtdışı hizmet borçlanması taleplerinin kabul edilmeyeceği 19.08.2003 tarih, 8-17 Ek sayılı Genelgenin “4- Başvuru Süresi“ ile ilgili bölümünde talimatlandırılmış idi.
    Ancak, bu konuda açılan davaların Kurumumuz aleyhine sonuçlanması, yargılama masrafları ve dava sayısı ile davaların takibinin gerektirdiği zaman ve emek kaybının Kurumu maddi yönde zarara uğrattığı hususları, Teftiş Kurulu Başkanlığının İnceleme Raporu, borçlanma yapabilmek için süre şartının aranmasının Kurumumuz ile vatandaşlarımız arasında sürekli ihtilaf konusu olduğu göz önünde bulundurulduğunda Kurumumuz uygulamasının değiştirilmesi amacıyla Yönetim Kurulumuzca alınan 15.03.2006 tarih XI-101 sayılı kararda;
    - 22.05.1985 tarihinden önce yurda kesin dönüş yaptıkları halde 22.05.1987 tarihi mesai bitimine kadar müracaat etmediklerinden borçlanma talepleri kabul edilmeyenlerin,
    - 22.05.1985 tarihinden sonra yurda kesin dönüş yaptıkları halde iki yıllık müracaat süresi içerisinde başvuruda bulunmadıklarından borçlanma talepleri reddedilenlerin,
    - 22.05.1985 tarihinden sonra yurda kesin dönüş yapan ve iki yıllık müracaat süresi içerisinde borçlanma isteğinde bulunmayan sigortalıların hak sahiplerinin,
    - Yurtdışı hizmet borçlanması yapıp borcunu ödemeden ölen sigortalıların ölüm tarihinden itibaren iki yıl içerisinde müracaat etmeyen hak sahiplerinin,
    Kurum aleyhine açılan davalardan Kurumumuz lehine sonuçlananlar ile yargı süreci halen devam edenlerin,
    Yeniden yazılı olarak borçlanma talebinde bulunmaları halinde, borçlanma taleplerinin kabul edilmesi,
    Anayasa Mahkemesinin gerekçeli Kararının yayımlandığı 25.04.2003 tarihinden önce yurda kesin dönüş yaptıklarını beyan ettikleri halde yurda kesin dönüş yapmadıklarının tespit edilmesi sonucunda borçlanmaları iptal edilenlerin yeniden yazılı olarak başvurmaları halinde borçlanmalarının geçerli sayılması, bunlardan yurda kesin dönüş yapmış olanlardan aylık bağlanması için başvuruda bulunacaklardan aylık bağlanmasına hak kazananların aylıklarının bağlanması,
    uygun görülmüştür.
    Bundan böyle yurtdışında çalışmış ve çalışmakta olanlar ile bunların hak sahipleri, yurtdışında iken ya da yurda döndükten sonra 8-17 Ek sayılı Genelgenin 3’üncü maddesinde belirtilen durumlarına uygun sosyal güvenlik kuruluşuna yeniden yazılı olarak müracaat etmek suretiyle borçlanabileceklerdir.
    Yurtdışı hizmet borçlanmaları ile ilgili 19.08.2003 tarih, 8-17 Ek sayılı Genelgenin “4-Başvuru süresi” başlıklı bölümü ile işlerliği kalmayan 31.05.2004 tarih, 8-19 sayılı Genelge yürürlükten kaldırılmıştır.
    Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederiz.

  3. #3
    Üyelik tarihi
    Temmuz.2006
    Mesajlar
    71

    Topluluk Sigortası

    YURT DIŞINDA ÇALIŞANLARA VE YAKINLARINA SOSYAL SİGORTALAR KURUMUNCA SAĞLANAN SAĞLIK YARDIMLARI

    Erkan ÖZKAN
    SSK. Sigorta Baş Müfettişi



    1- GİRİŞ
    Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair 06.01.2005 tarihli, 5283 sayılı Kanun 19.01.2005 tarihli, 25705 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve Kanun uyarınca Sosyal Sigortalar Kurumu sağlık tesisleri 20.02.2005 tarihi itibariyle Sağlık Bakanlığına devredilmiştir.
    Bu makale; 5283 sayılı Kanundan önce kendi hastaneleri aracılığıyla yurt dışında çalışan vatandaşlarımız ile bakmakla yükümlü oldukları kişilere sağlık hizmeti sunan Sosyal Sigortalar Kurumunun hastanelerinin devredilmesinden sonra hangi esas ve usullerle sağlık hizmeti sunacağına dairdir.
    2- SAĞLIK HİZMETİNİN KAPSAMI
    5283 sayılı Kanunun 9’uncu maddesinde “Mevzuatta bu Kanunla Bakanlığa devredilen Kamu Kurum ve Kuruluşlarına ait sağlık birimlerine yapılan atıflar, Bakanlığa ait sağlık birimlerine ve Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından belirlenecek sağlık kurum ve kuruluşlarına yapılmış sayılır.”
    ....…
    Hükmüne yer verilmiştir.
    Sosyal Sigortalar Kurumunun sağlık tesislerinin Sağlık Bakanlığına devredildiği tarihten itibaren sosyal güvenlik sözleşme hükümlerine göre sağlık yardım hakkını akit ülke sigorta kurumlarından elde etmiş ve yardım hakkının bulunduğunu gösteren formülerlere sahip olan kişilerin, akit ülke sigorta kurumları adına Sosyal Sigortalar Kurumu mevzuatına göre sağlık hizmetlerinden yararlanma işlemleri aşağıda açıklanmıştır.
    Akit ülke sigorta kurumları adına Sosyal Sigortalar Kurumunca hastalık, analık, iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kollarından sağlık yardım hizmeti sunumu sırasında yardımların şekli ve kapsamı olarak Sosyal Sigortalar Kurumu mevzuatı esas alınmakta ve bu konuda anılan sigorta kurumları adına Sigorta İl/Sigorta Müdürlükleri ile Sağlık İşleri İl Müdürlükleri tarafından yapılacak işlemler aşağıdaki gibidir.
    Sosyal güvenlik sözleşmesi hükümlerine göre sağlık yardım hakkını akit ülke sigorta kurumlarından elde etmiş ve yardım hakkının bulunduğunu gösteren formülerlere sahip olarak;
    - Türkiye’de geçici olarak ikamet edenlerin,
    - Türkiye’de daimi olarak ikamet edenlerin,
    - Tedavisine devam edilmek üzere bağlı bulunduğu sigorta kurumunun izni ile Türkiye’ye gelenler ile kaza ve meslek hastalığı sigortasından sağlık yardım hakkına sahip olanların,
    akit ülke sigorta kurumları adına Sosyal Sigortalar Kurumu mevzuatına göre sağlık yardımlarından ücretsiz olarak yararlanabilmeleri için, ilk müracaatlarını Sigorta İl/Sigorta Müdürlüklerine yapmaları gerekmektedir.
    Sigorta İl/Sigorta Müdürlüğüne müracaat edecek olan yukarıda sayılan kişilere, Sosyal Sigortalar Kurumu mevzuatına göre verilecek sağlık yardım hizmetleri için Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Göre Sağlık Yardım Belgesi düzenlenip onaylanmakta ve bu belge ilgililere verilmektedir.
    3- GEÇİCİ VEYA DAİMİ OLARAK TÜRKİYE’DE İKÂMET EDENLERE HASTALIK VE ANALIK SİGORTASINDAN SAĞLIK HİZMETİNİN VERİLMESİ
    Geçici veya daimi olarak Türkiye’de ikamet edip, akit ülke sigorta kurumları adına Sosyal Sigortalar Kurumundan hastalık ve analık sigortası yardımlarından yararlanmaya hak sahibi kişilerin, Sigorta İl/Sigorta Müdürlüklerine müracaatlarında adlarına düzenlenerek “Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Göre Sağlık Yardım Belgesi” ve resimli kimlik belgesi ile Türkiye’nin her yerinde Sağlık Bakanlığı sağlık tesislerine, Sosyal Sigortalar Kurumunun sözleşme yapmış olduğu resmi veya özel sağlık kuruluşlarına müracaatla Sosyal Sigortalar Kurumu mevzuatı hükümleri çerçevesinde sağlık yardımı alabilmektedirler.
    4- TEDAVİSİNE DEVAM EDİLMEK ÜZERE BAĞLI BULUNDUĞU SİGORTA KURUMUNUN İZNİYLE TÜRKİYE’YE GELENLER İLE KAZA VE MESLEK HASTALIĞI SİGORTASINDAN SAĞLIK YARDIM HAKKINA SAHİP OLANLARA SAĞLIK HİZMETİNİN VERİLMESİ
    Tedavisine devam edilmek üzere bağlı bulunduğu sigorta kurumunun izniyle Türkiye’ye gelenler ile akit ülke kaza ve meslek hastalığı sigortasından sağlık yardımı hakkına sahip olanlar için, ikamet adreslerini bölgesi içine alan Sigorta İl/Sigorta Müdürlüğüne derhal müracaat ederek veya gönderilecek çağrı yazısı ile ilgili Müdürlüğe davet edilerek akit ülke sigorta kurumlarının talepleri doğrultusunda tedavi veya kontrol muayenelerini yaptırmaları gerekmektedir. Bu konuda, Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Göre Sağlık Yardım Belgesi düzenlenip onaylandıktan sonra bu belge ile Sigorta Müdürlüklerinin görev alanı içerisinde tedavi olabilecekleri ilgililere bildirilmekte ve tedavi sonucu veya ileri tetkik, tedavi için sevk edildikleri yerler hakkında ilgili Sigorta İl/Sigorta Müdürlüğünü bilgilendirmek gibi zorunlulukları olduğu kendilerine hatırlatılmaktadır.
    5- SAĞLIK İŞLERİ İL MÜDÜRLÜKLERİ TARAFINDAN SİGORTA İL/SİGORTA MÜDÜRLÜKLERİNE MASRAFLARIN BİLDİRİLMESİ
    Sağlık Bakanlığı sağlık tesislerinden, resmi veya özel sağlık tesislerinden laboratuar ve eczanelerden Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Göre Sağlık Yardım Belgesi ile yardım görenler için “Sağlık İşleri İl Müdürlüklerine” Sosyal Sigortalar Kurumu sağlık yardımlarından yararlanmaya hak sahibi kişilerin faturalarından ayrı olarak intikal edecek “yurtdışı” faturaları; çift nüsha ise, bir nüshasına Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Göre Sağlık Yardım Belgesi fotokopisi eklenerek, tek nüsha ise, sağlık tesislerinden intikal eden faturalara ait icmal listesi mevcut ve bunlar da tedavi bedelleri kayıtlı ise, bu listelerin birer fotokopileri ile Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Göre Sağlık Yardım Belgesi fotokopisi eklenerek veya icmal listesi düzenlenerek, Sigorta İl/Sigorta Müdürlüklerine gönderilerek masraf bildirimi yapılmaktadır.
    6- SOSYAL GÜVENLİK SÖZLEŞMESİNE GÖRE SAĞLIK YARDIM BELGESİNİN DÜZENLENMESİ VE ÖZELLİĞİ
    Sağlık yardımından yararlanacak tüm kişiler bu belgeye kaydedilmektedir. Ancak, kayıt yapılan kişi sayısının çok olması ve kayıt yapılan yerin yeterli olmaması veya değişik adreslerde ikamet edilmesi nedeniyle ya da başka bir sebepten dolayı aynı yardım hakkı süresi için birden fazla belge düzenlenebilmektedir.
    Akit ülke sigorta kurumlarının geçici ikamet için vermiş olduğu yardım hakkı süresi kadar ve en fazla bir yıllık süre, daimi ikametler için altı aylık süre kaydedilmektedir. Ayrıca daimi ikamet koşuluna göre sağlık yardım hakkına sahip olanlar için “Beyan ve Taahhüt Belgesi” ilgililere doldurtulup imzalattırılmaktadır.
    Altı aylık sürenin bitiminden sonra yeniden düzenlenecek belgenin başlangıç tarihi, bir önceki belgenin bitim tarihi olabileceği gibi, belgenin yeniden düzenlenmesi talep edilen tarih de olabilmektedir.
    Altı aylık sürenin bitiminden sonra yeni belge düzenlenmesi esnasında, ilgililerin sağlık yardım hakkının devam edip etmediği konusunda dosya ve Kurum kayıtlarından gerekli (yaş durumu, öğrencilik, çalışma durumu v.s.) tespitlerin yapılması gerekmektedir.
    Belgenin düzenlenmesi sırasında Sosyal Sigortalar Kurumu mevzuatına göre sağlık yardım hakkı altı aylık süreden önce sona erecek hak sahibi kişilerin tespit edilmesi durumunda, bu kişilerin her birine yardım hakkının sona ereceği tarihe kadar ki süre için ayrı bir belge düzenlenmektedir.
    Tedavisine devam edilmek üzere bağlı bulunduğu sigorta kurumunun izni ile Türkiye’ye gelenler ile kaza ve meslek hastalığı sigortasına bağlı arazları nedeniyle sağlık yardım hakkına sahip olanlara yapılacak yardımlar konusunda, akit ülke sigorta kurumlarını talepleri doğrultusunda bilgilendirmek için işlemlerin takibi yapılmaktadır. Bu nedenle, anılan kişiler adına her vak’aya ve daimi ikametler için en fazla 6 aylık süre için Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Göre Sağlık Yardım Belgesi düzenlenmekte ve belgeye yalnız tedavi görecek kişi kaydedilmektedir.
    7- HASTA SEVKLERİ, YOL PARASI VE ZARURİ MASRAF KARŞILIKLARININ ÖDENMESİ
    Sözleşmeli ülke sigorta mercileri adına Sosyal Sigortalar Kurumu mevzuatına göre sağlık hizmetlerinden yararlanmaya hak sahibi kimselerin, bulundukları yerlerdeki sağlık tesislerince yapılan muayeneleri sonucu ileri tetkik ve tedavileri için sevk edildikleri yerlere tıbbi durumlarının gerektirdiği vasıta ve sağlık durumları nedeniyle kendilerine başka birinin eşlik etmesinin tıbben gerekli (hekim raporunda veya sağlık kurulu raporunda belirtmek kaydıyla) bulunduğu hallerde refakatli olarak sevklerinin yapılması gerekmektedir.
    İleri tetkik ve tedavileri için sevk işlemlerini sevki uygun gören sağlık tesisince yapılacak ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 102’nci maddesine istinaden yol parası ve zaruri masraf karşılıkları Sigorta İl/Sigorta Müdürlüklerimiz Yurt Dışı İşçi Hizmetleri Servislerince ödenmektedir.
    8- AKİT ÜLKE SİGORTA KURUMLARI İLE MASRAF HESAPLAŞMASININ YAPILMASI
    Akit ülke sigorta kurumları adına ve bu kurumun üyelerine Sosyal Sigortalar Kurumunca sağlanan sağlık ve para yardımı masraflarının ilgili sigorta kurumlarından fiili yöntemle talep edilen gruplar için sözleşmeler ile uygulanmasına ilişkin idari anlaşma hükümlerine göre ülkeler itibari ile Sosyal Sigortalar Kurumunca tespit edilen dönemlerde hesaplaşma işlemleri yapılmaktadır.
    Ancak, sağlık hizmetinin satın alınması nedeniyle fiili masraf hesaplaşması belirtilen dönemlerde yapılamaması durumlarında, konu masraf faturası formülerleri düzenlenerek SSK Sigorta İşleri Genel Müdürlüğüne intikal ettirilmektedir.
    9- İSTİRAHAT RAPORLARI
    Sosyal güvenlik sözleşmeleri, akit taraflardan birinin sigortalısı diğer taraf ülkesinde geçici iş göremezliğe uğraması halinde; şekil ve kapsam itibariyle bulunduğu ülkenin mevzuatının esas alınacağını, para yardımına hak sahibi olup olmadığı, günlük ödenecek miktarı ve ödeme süresinin tayininde, yardım hakkının kazanıldığı ülke mevzuatının geçerli olacağını, hükme bağlamıştır.
    Akit ülke sigorta kurumu sigortalısı Sosyal Sigortalar Kurumu mevzuatına göre sağlık yardımlarından yararlanmakta iken, istirahatlı bırakıldığı taktirde hakkında, şekil ve kapsam olarak Sosyal Sigortalar Kurumu mevzuatı esas alınarak işlem yapılmaktadır.
    Sözleşmeli ülke sigorta kurumu adına muayene ve tedavi için sigortalının başvurduğu Sağlık Bakanlığı sağlık tesislerinden, sevk edildiği yada sözleşmeler veya protokoller kapsamında doğrudan başvurduğu resmi ve özel sağlık tesislerince usulüne uygun olarak tek hekim veya sağlık kurulu tarafından düzenlenmiş istirahat raporları ile yatılı tedavi süreleri kabul edilip, sözleşmelerin uygulanmasına ilişkin formülerler ile ilgili akit ülke sigorta kurumuna (Belçika sigortalılarına istirahat raporu düzenleyen sağlık kuruluşundan işgöremezlikle ilgili bilgilerin TB 12/2 formülerine aktarılıp onaylanması gerekmektedir.) gönderilmektedir.
    Hastalığı sebebiyle tedavi altına alınan sigortalıya tek hekim bir defada en çok 10 gün istirahat verebilmekte olup, bunu bir defa tekrarlayabilmektedir. Tek hekimden alınan istirahat süresi hiçbir şekilde 20 günü aşamamaktadır.
    İstirahat süresinin 20 günü aştığı hallerde, hasta sağlık kuruluna sevk edilip istirahat süresi sağlık kurulu tarafından belirlenmektedir. Ancak, yatarak tedavilerine lüzum görülen sigortalıların sağlık tesislerinde yattıkları günler bu istirahat sürelerinin dışında sayılmaktadır.
    Akit ülke sigortalılarına düzenlenen istirahat raporunun, raporu düzenleyen sağlık tesisini bölgesi içine alan Sigorta İl/Sigorta Müdürlüklerine intikali gerekmekte ve iş göremezliğin başlangıç ve bitiş tarihlerini gösteren, sözleşmenin uygulanmasına ilişkin formülerin düzenlenip akit ülke sigorta kurumlarına gönderilmesi, ilgili Sigorta Müdürlüklerince yapılmaktadır.
    Ancak, Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Göre Sağlık Yardım Belgesi düzenleyen müdürlük görev alanının dışında istirahat raporu düzenlenmiş ise, aynı sigortalı için birden fazla müdürlüğün işlem yapmaması ve karışıklığa sebebiyet verilmemesi bakımından, akit ülke sigorta kurumuna bildirim işlemi Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Göre Sağlık Yardım Belgesini düzenleyen Sigorta İl/Sigorta Müdürlüğü tarafından yapılabilmesi için raporun bu Müdürlüğe intikali gerekmektedir.
    10- PROTEZLER VE İYİLEŞTİRME VASITALARININ VERİLMESİ
    Sağlık yardım hakkını akit ülke sigorta kurumundan kazanan ve Türkiye’de geçici veya daimi olarak ikamet eden bir kimse, Sosyal Sigortalar Kurumu mevzuatına göre sağlık yardımı görmekte iken, sağlık kurulu veya ilgili branş hekimi raporuna istinaden ve reçeteye yazılan protez ve iyileştirme vasıtalarının verilmesine tıbben ihtiyaç duyulduğunun tespiti ve temini hususundaki talepler, Sigorta/Sigorta İl Müdürlükleri bünyesinde kurulu Yurtdışı İşçi Hizmetleri Servisi tarafından değerlendirilecektir.
    Bu durum, protez ve iyileştirme vasıtasının verilmesinin tıbben uygun bulunduğunun tespiti anlamına gelmekte olup, anılan yardımın temini ile verilip verilmemesine karar alma şekli aşağıdaki şekilde olmaktadır.
    ⇒ Yardım hakkını veren ülke sigorta kurumunun mevzuatına göre yardımın yapılması. Tıbben verilmesi öngörülen protez ve iyileştirme vasıtasının masrafları, akit ülke sigorta kurumlarından “Fiili Hesaplaşma Yöntemi” ile talep edilen gruplar için, sözleşmelerin uygulanmasına ilişkin izin alma formüleri Sigorta İl/Sigorta Müdürlükleri tarafından düzenlenerek akit ülke sigorta kurumuna gönderilip, yardımın yapılıp yapılamayacağı sorusuna olumlu cevap alındıktan sonra, yardım yapılabilmektedir. Ancak, sağlık tesisleri protez yardımı veya iyileştirme vasıtasının tıbben gerekli görülerek ve acil durum nedeniyle yaptığını belirten rapor yada reçetenin Sigorta İl/Sigorta Müdürlüklerine intikal etmesi halinde, bu konuda akit ülke sigorta kurumlarından izin alınmasına gerek olmadığından, düzenlenecek formülerin bir nüshası gönderilerek, yardımın acil durum nedeniyle yapıldığı konusunda bilgilendirme yeterli olmaktadır.
    ⇒ Yardımı yapan ülke sigorta kurumunun (SSK) mevzuatına göre yardımın yapılması. Tıbben verilmesi öngörülen protez ve iyileştirme vasıtasının masrafları, akit ülke sigorta kurumlarından “Aylık veya Yıllık Ortalama Maliyetleri Üzerinden Hesaplaşma Yöntemi” ile talep edilen gruplar için, akit ülke sigorta kurumlarından izin alınmamakta, Sosyal Sigortalar Kurumu mevzuatına göre gerekli prosedürün yerine gelmiş olması durumunda protezin temini yapılmakta ve akit ülke sigorta kurumları ile masraf hesaplaşması yapılmamaktadır. Ancak, temin edilen protezler “Vaziyet Kartlarına” kaydedilerek Sosyal Sigortalar Kurumu mevzuatına göre belirlenen süreler itibariyle sağlanıp sağlanmadığı takip edilmektedir.
    11- T/A 26, A/TR 9, BT.30 VE N/TUR 126 FORMÜLERLERİ
    Sosyal güvenlik sözleşmesi hükümlerine göre sağlık yardım hakkını Almanya, Avusturya, Belçika ve Hollanda hastalık sandıklarından elde etmiş bir kimse, geçici olarak Türkiye’de bulunduğu sırada gerekli muayene ve tedavilerini resmi veya özel sağlık tesislerinde kendi imkanlarıyla ücretli olarak yaptırmaları halinde, tedavi masraflarını gösteren dökümanlı masraf faturalarını bağlı bulundukları hastalık sandığına ibraz ederek masraf iadesi talebinde bulunmaktadırlar.
    Masraf iadesi talebini alan akit ülke hastalık sandığı sözleşmelerin uygulanmasıyla ilgili belirlenen formüleri doldurup onayladıktan sonra talep sahibinden almış olduğu dökümanlı masraf faturasını ekleyerek, iki nüsha olarak Türkiye’de masraf faturasını düzenleyen yeri bölgesi içine alan Sigorta İl/Sigorta Müdürlüğüne göndererek Sosyal Sigortalar Kurumu mevzuatına göre (Bütçe Uygulama Talimatı) ödenecek meblağın tespitini ve kurumlarına bildirilmesini talep etmektedirler.
    Akit ülkelerin hastalık sandıkları formülerler eki masraf faturası bedellerini ilgililere ödeme kararı almış olarak Sosyal Sigortalar Kurumuna göndermiş olduğundan, bu konuda Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 57’nci maddesinin uygulanmamakta Sosyal Sigortalar Kurumu mevzuatına göre (Bütçe Uygulama Talimatına Göre) iade edilecek tutarı tespit edilmektedir.
    Ayrıca, Sosyal Sigortalar Kurumu sağlık tesislerinin Sağlık Bakanlığına devredilmesi ve bu sağlık tesislerinde Sosyal Sigortalar Kurumu adına işlemlerin takibinin yapılmaması nedeniyle T/A 26, A/TR9, BT.30 ve N/TUR 126 formülerleri ekinde alınan masraf faturalarının değerlendirme işlemleri, Sigorta İl/Sigorta Müdürlükleri bünyesindeki Yurtdışı İşçi Hizmetleri Servislerince yapılmakta ve tıbbi nedenle yardıma ihtiyaç duyulduğu hallerde Sağlık İşleri İl Müdürlüklerinden bu konuda yardım talep edilmektedir.
    Sağlık Bakanlığı sağlık tesislerince yapılmış olan tedaviye ait masraf fatura bedelleri aynen kabul edilip, diğer sağlık kuruluşlarına ait masraf faturaları Bütçe Uygulama Talimatına göre tespit edilen miktarlar üzerinden ilgili formülere kaydedilip onaylandıktan sonra masraf faturası da eklenip yetkili hastalık sandığına iade edilmektedir.
    12- İKİ ÜLKEDEN AYLIK SAHİBİ OLANLARA SAĞLIK YARDIMI YAPILMASI
    “Her iki akit taraf mevzuatına göre ödenmesi gereken aylıklardan yararlanan aylık sahibi ve aile bireylerinin, sağlık yardımlarından ülkesinde daimi olarak oturduğu akit tarafın mevzuatına göre, yararlanacakları” hükmü, sosyal güvenlik sözleşmelerinin ortak ve temel hükümlerinden biridir.
    Bu nedenle, hem Türkiye’den ve hem de sözleşmeli ülke sigorta kurumlarından aylık alan bir kimsenin, ikametini daimi olarak Türkiye’ ye nakletmediği sürece adına Sosyal Sigortalar Kurumunca sağlık karnesi düzenlenmesi mümkün değildir. Bu durumdaki kişiler, Türkiye’de geçici bulundukları için sözleşmeli ülke sigorta kurumlarınca düzenlenmiş sağlık yardım hak sahipliği formülerine sahip olmaları gerekmektedir.

  4. #4
    Üyelik tarihi
    Temmuz.2006
    Mesajlar
    71

    Topluluk Sigortası

    Topluluk Sigortası:
    MADDE 86 - Kurum, 2'nci ve 3'üncü maddelere göre sigortalı durumunda bulunmayanların, Çalışma Bakanlığınca onanacak genel şartlarla (İş Kazalarıyla Meslek Hastalıkları), (Hastalık), (Analık), (Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm) Sigortalarından birine, bir kaçına veya hepsine toplu olarak tabi tutulmaları için, işverenlerle veya dernek, birlik, sendika ve başka teşekküllerle sözleşmeler yapabilir.
    (4958 sayılı Kanunun 40'ıncı maddesiyle eklenen fıkra)(1.9.2003 tarihinden geçerli olmak üzere) Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, bu Kanunun 78'inci maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt ve üst sınırı arasında olmak şartıyla kendilerinin belirleyeceği miktarın (5198 sayılı Kanunun 13'üncü maddesiyle değişen ibare)(1.8.2004 tarihinden geçerli olmak üzere) % 25'idir. (Œ) Ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenmeyen primler için bu tarihten başlanarak 80' inci madde hükmüne göre gecikme zammı uygulanır.
    (4958 sayılı Kanunun 40'ıncı maddesiyle eklenen fıkra)(1.9.2003 tarihinden geçerli olmak üzere) Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerin yurt dışındaki iş yerlerinde çalışmak üzere giden Türk işçilerine istekleri halinde 85'inci madde hükümleri uygulanır.

    T.C.
    ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI
    SOSYAL SİGORTALAR KURUMU BAŞKANLIĞI
    SİGORTA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
    (Tahsisler Daire Başkanlığı)

    Sayı : B.13.1.SSK.0.07.00.00.IX.031/130619 A n k a r a
    Konu : Topluluk Sigortası İşlemleri. 24/02/2004

    G E N E L G E
    12-132. EK

    Bilindiği üzere, 4958 sayılı Kanunun 40’ıncı maddesi ile 506 sayılı Kanunun 86’ncı maddesinde yapılan değişiklikle;
    - Topluluk sigortası yoluyla malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi tutulan sigortalıların prim oranının %20’den %30’a yükseltilmesi,
    - Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerin bu ülkelerde çalıştırılmak üzere götürdükleri Türk işçileri hakkında istekleri halinde isteğe bağlı sigorta hükümlerinin uygulanması,
    öngörülmüş ve bu değişikliğe ilişkin usul ve esaslar 08/08/2003 tarih ve 12-126.Ek Genelgede açıklanmıştır.
    Bu kez, söz konusu düzenlemeler uyarınca Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Topluluk Sigortası Genel Şartlarında yapılan değişiklikler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca da onaylanmış olup, ilgili tip sözleşmeleri de genel şartlara uygun şekilde değiştirilerek genelge ekinde gönderilmiştir.
    Buna göre, uygulamada meydana gelen değişikliklerle Genel Müdürlüğümüzce uygun görülen diğer uygulama değişiklikleri aşağıda açıklanmıştır.
    A- YURTDIŞINDA ÇALIŞTIRILAN TÜRK İŞÇİLERİ
    4958 sayılı Kanunla sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerin bu ülkelerde çalıştırdıkları Türk işçilerinin isteğe bağlı sigortaya tabi tutulmaları isteklerine bırakıldığından, işverenlerin bu ülkelerde 06/08/2003 tarihinden önce veya sonra üstlendikleri işlerde bu tarihten sonra çalıştıracakları Türk işçilerinden isteğe bağlı sigortaya devam etmek isteyenler hakkında 506 sayılı Kanunun 85’inci maddesi hükümleri uygulanacak, ancak bu ülkelerde çalıştıracakları Türk işçilerin sosyal güvenliklerini topluluk sigortası yoluyla sağlamak isteyen işverenlerle de Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Topluluk Sigortası Tip Sözleşmesi imzalanabilecektir.
    1) İsteğe Bağlı Sigorta İşlemleri
    Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerin bu işlerde çalıştıracakları Türk işçilerinin;
    a) Sigorta müdürlüklerine yapacakları isteğe bağlı sigorta başvurularında İsteğe Bağlı Sigorta Başvuru Belgesi ile birlikte ilişikteki Beyan ve Taahhüt Belgesinin işverence onaylı bir örneği de Kurumca alınarak sigortalının dosyasında muhafaza edilecektir.
    b) İsteğe bağlı sigortaya kabullerinde 506 sayılı Kanunun 85’inci maddesinin 4958 sayılı Kanunun 39’uncu maddesiyle değişik (E) fıkrasına göre, en az 1080 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olma şartı aranmayacaktır.
    c) İsteğe bağlı sigortalılıkları, söz konusu işlerde çalıştıkları sürece devam edeceğinden, işe başladıkları tarihten önce isteğe bağlı sigortalı olma talebinde bulunmak koşuluyla sigortalılıkları, söz konusu işlere başladıkları tarihten geçerli olmak üzere başlatılacak, bu işlerden ayrıldıkları tarih itibariyle de sona erdirilecektir. Buna göre, isteğe bağlı sigortaya başlangıç ve çıkış tarihleri ayın herhangi bir gününde olabileceğinden, başlangıç ve çıkış tarihlerindeki aylara ait isteğe bağlı sigorta primleri kıst olarak tahsil edilebilecektir.
    d) Bu işlerden ayrıldıkları tarih itibariyle en az 1080 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödeme şartını yerine getiren sigortalıların, bu tarihten sonra isteğe bağlı sigortalılıklarının sona erdirilmesinde 85’inci maddenin (D) bendi hükümleri uygulanacaktır.
    2) Topluluk Sigortası İşlemleri
    Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerin bu işlerde çalıştırılacakları Türk işçilerini topluluk sigortası yoluyla sigortalamalarını istemeleri durumunda;
    a) İşverenle Kurum arasında cari usullere göre ekteki örneğe uygun Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Topluluk Sigortası Tip Sözleşmesi imzalanacaktır.
    b) 01/09/2003 tarihinden geçerli olmak üzere malullük, yaşlılık ve ölüm topluluk sigortası prim oranı % 20’den % 30’a yükseltildiğinden, bu oranın % 14’ü sigortalı, % 16’sı da işveren hissesi olarak uygulanacak, ancak bu sigorta kolları ile birlikte hastalık sigortasına da topluluk sigortası yoluyla prim ödeyenlerin malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primleri % 20 üzerinden tahsil edilecek, bu primin sigortalı ve işveren paylarının tespitinde 506 sayılı Kanunun 73’üncü maddesinin (D) fıkrasında belirtilen oranlar (% 9 + % 11) esas alınacaktır.
    c) Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Topluluk Sigortası Sözleşmesi imzalanmasına ilişkin Kuruma yapılacak olan başvuruların değerlendirilmesi, ilgili ünitelerin yetkisine bırakıldığından, bundan böyle topluluk sigortası sözleşmesi imzalanmasına ilişkin talep ve belgeler, Genel Müdürlüğümüze onay için gönderilmeksizin, 09/06/1988 tarih, 12-25.Ek, 05/01/1996 tarih, 12-70.Ek ve 19/01/2000 tarih, 12-103.Ek Genelgelerde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde sigorta müdürlüklerince değerlendirilip, iki nüsha olarak hazırlanacak sözleşmenin bir örneği ilgili topluluğa iade edilecek, diğer nüshası ise topluluğun ünitedeki dosyasında muhafaza edilecektir.
    3) Diğer İşlemler
    a) Yukarıda yapılan açıklamalara göre, üstlenilen bir işte çalıştırılan işçiler isteğe bağlı sigortaya veya topluluk sigortasına tabi tutulabileceği gibi, bunlardan bir kısmı isteğe bağlı sigortalı, bir kısmı da topluluk sigortası kapsamına alınabilecektir.
    b) Türkiye İş Kurumu’na ibraz edilmek üzere, bu genelgenin (A) bölümünde açıklanan şekliyle yurtdışında çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilerinin her biri için Kurumumuzca kurulan sigortalılık ilişkisi hakkında, sigortalı veya işverene bir yazı verilebilecektir.
    c) 06/08/2003 tarihinden önce imzalanan tip sözleşmelerine göre topluluk sigortasına tabi tutulan Türk işçilerinden bu tarihten sonra isteğe bağlı sigortaya prim ödemek isteyenler, bu isteklerine ilişkin talep dilekçesinin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden aybaşından geçerli olmak üzere topluluk sigortasıyla ilişkileri kesilerek, haklarında 506 sayılı Kanunun isteğe bağlı sigorta hükümleri uygulanacaktır. Buna göre, aynı işveren ve bu işverenin üstlendiği işe bağlı topluluk mensubu üye sayısının bir kişiye düşmesi halinde, sözleşmenin 12’nci maddesinin (c) fıkrası uyarınca sözleşme kendiliğinden fesh olacağından işverenin söz konusu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri de sona erecektir.
    d) İşverenlerin sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmayan ülkelerde üstlendikleri işlerde çalıştırılan Türk işçilerinin isteğe bağlı sigortaya veya topluluk sigortasına tabi tutulmasına ilişkin 08/08/2003 tarih ve 12-126.Ek Genelgenin (D bölümü) bu Genelgeye aykırı hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.
    B- ORTAK İŞLEMLER
    Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları yönüyle topluluk sigortasına tabi avukat ve noterlerle yurt içi ve yurtdışı topluluk mensupları hakkında müştereken uygulanacak hususlar aşağıda açıklanmıştır:
    1) Topluluk sigortasına tabi tutulan tüm sigortalılar için 01/09/2003 tarihinden geçerli olmak üzere malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranı %30 olarak uygulanacaktır.
    Ancak, bunlardan ayrıca topluluk sigortasına tabi olarak hastalık sigortası primi ödeyenler hakkında malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranı %20 olarak esas alınacaktır.
    Bu nedenle, malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına topluluk sigortası yoluyla devam eden tüm sigortalıların aynı zamanda hastalık sigortası yönünden prim ödeyip ödemedikleri araştırılarak mükerrer prim tahsilatı yapılmamasına dikkat edilecektir.
    2) Baro başkanlıkları ve noter odaları ile yurtiçi ve yurt dışı topluluklarla temasa geçilerek 01/09/2003 tarihinden geçerli olmak üzere yeni Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları Tip Sözleşmeleri ikişer nüsha olarak imzalanacak, sözleşmenin bir nüshası ilgili topluluğa iade edilecek, diğer nüshası ise ünitedeki topluluk dosyasında muhafaza edilecektir. Eski tip sözleşmeler ise söz konusu tarihten geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılacaktır.
    3) Topluluk sigortası işyeri ve sigortalı tescil programlarında yapılan düzenlemeyle; topluluk sigortası işyerlerinin işkolu kodu hanesine (9999) yerine o işyerinin iş kolu kodunun yazılması, işyeri sicil numaraları mahiyet kodları ise;
    a) Avukat ve noterler için 5,
    b) Yurtiçi topluluklar için 6,
    c) Yurtdışı topluluklar için ise 9,
    olarak belirlenmiştir.
    4) Malüllük, yaşlılık ve ölüm topluluk sigortasına devam edenlere ilişkin olarak düzenlenen istatistiki bilgiler, bundan böyle Genel Müdürlüğümüze (Tahsisler Daire Başkanlığına) gönderilmeyecek, ancak bu bilgilerin istendiğinde bilgisayar ortamında alınabilmesini teminen 3’üncü maddede belirtilen kodların doğru ve eksiksiz olarak bilgisayara aktarılmasında gerekli özen gösterilecektir.
    Bilgi edinilmesi ve gereğince işlem yapılmasını rica ederiz.


    Sait ERSOY Nazmi GÜLEYÜPOĞLU
    Genel Müdür V. Kurum Başkan V.


    EKLER :
    EK-1: 1 adet Topluluk Sigortası Genel Şartları (3 sayfa)
    EK-2: 3 adet Topluluk Sigortası Tip Sözleşmesi (7 sayfa)
    EK-3: 1 adet Beyan ve Taahhüt Belgesi

    BEYAN VE TAAHHÜT BELGESİ
    (Sosyal Güvenlik Sözleşmesi İmzalanmayan Ülkelerde İş Üstlenen
    İşverenlerin Bu İşlerde Çalıştırdıkları Türk İşçilerinden
    İsteğe Bağlı Sigorta Talebinde Bulunanlar İçin)

    1- İşin Alındığı Ülke
    2- İşi Üstlenen Firma
    3- İşveren
    4- Üstlenilen İşin Adı
    5- İşin Başlangıç-Bitiş Tarihi
    SİGORTALININ 6- Adı ve Soyadı
    7- Sicil No
    8- İşe Başlayacağı Tarih

    Kurumunuza isteğe bağlı sigorta talebinde bulunan ve yukarıda adı-soyadı belirtilen işçinin söz konusu işe yukarıda belirtilen tarih itibariyle çalışmaya başlayacağını, bu işinden ayrıldığında çıkış tarihini bir ay içinde yazılı olarak Kuruma bildireceğimi, bu belgede yer alan bildirimlerimin gerçeğe uygun olduğunu, gerçeğe aykırılığının tespit edilmesi ve ayrılış tarihinin Kuruma süresinde bildirmediğim takdirde doğacak olan Kurum zararını istendiğinde yasal faiziyle birlikte Kuruma ödeyeceğimi,
    Beyan ve taahhüt ediyorum. ……../……./200…..

    İşveren
    (Unvanı-Kaşesi-İmzası)

    Not: Bu belge, İsteğe Bağlı Sigorta Başvuru Belgesiyle birlikte Kuruma verilecektir.


    MALÜLLÜK-YAŞLILIK VE ÖLÜM TOPLULUK
    SİGORTASI GENEL ŞARTLARI

    MADDE 1- Sosyal Sigortalar Kurumu; kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi bulunmayanların, toplu olarak malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi tutulmaları için, işverenlerle veya dernek, birlik, sendika ve başka teşekküllerle aşağıdaki Genel Şartlar dairesinde sözleşme yapabilir.
    MADDE 2- Bu Genel Şartlar içinde sözü geçen “Kurum” kelimesi Sosyal Sigortalar Kurumunu “Topluluk” kelimesi de 1. maddede belirtilen kuruluşları ifade eder.
    MADDE 3- Topluluk Sigortası sözleşmesi, kanunlarla belirtilen zorunlu haller hariç topluluklardan birine mensup olanların hepsine veya bir kısmına şamil olmak üzere yapılır.
    MADDE 4- Topluluk Sigortası sözleşmesi yapmak isteyen topluluğun yetkili organları veya temsilcileri, bu isteklerini Kuruma yazı ile bildirirler.
    Bu yazıya;
    a) İşverenlerle yapılacak sözleşmeler için varsa, işyerinin açılması hakkındaki belge ile; dernek, birlik, sendika ve başka teşekküllerle yapılacak sözleşmeler için ana tüzüklerinin; noterce onaylanacak birer örneğinin,
    b) Topluluk Sigortasına girecek mensupların adı ve soyadı, baba adı varsa sigorta sicil numarasını gösteren listenin,
    eklenmesi şarttır.
    MADDE 5- Topluluk Sigortasına tabi olanların sigortalılık başlangıcı Topluluk Sigortası sözleşmeleri ile tespit edilir.
    MADDE 6- Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Topluluk Sigortasından ödenecek sigorta primlerinin hesabında 506 sayılı Kanunun 78 inci maddesi ile tespit edilen prime esas kazancın alt ve üst sınırları gözönünde bulundurulur. Prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında olmak koşulu ile istenilen miktar üzerinden aylık primler ödenir.
    Primin ödenmesine esas alınacak günlük kazanç, yürürlükteki sanayi kesiminde 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan günlük asgari ücretten az olmaz.
    Topluluk mensuplarının ödeyecekleri primler, topluluk tarafından topluca ve ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar Kuruma ödenir.
    Topluluk Sigortasına tabi olanların ödeyecekleri malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi, bu maddenin birinci fıkrasına göre belirlenen prime esas kazancın % 30’udur. Ancak, hastalık sigortasına da topluluk sigortası yoluyla prim ödeyenler için bu oran % 20’dir.
    Prime esas günlük kazancın tespitinde her ay 30 gün kabul edilir. Günlük kazancın hesabında 1000 liranın kesirleri 1000 liraya tamamlanır.
    Primlerin topluluk mensupları tarafından doğrudan Kuruma ödenmesi hususunda Topluluk Sigortası sözleşmelerine hükümler konabilir. Topluluk tarafından topluluk mensuplarının adı, soyadı, sigorta sicil numarası ve prime esas kazancı ile prim tutarlarını gösteren bir liste aynı süre içinde Kuruma verilir.
    Ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenmeyen primler için bu tarihten başlanarak 506 sayılı Kanunun değişik 80 inci maddesine göre gecikme zammı uygulanır.
    MADDE 7- “Ocak-Nisan”, “Mayıs-Ağustos” ve “Eylül-Aralık” sürelerini kapsamak üzere ve bu sürelerde Kuruma yatırılan primlerin hangi sigortalılara ait olduğunu gösteren örneği Kurumca hazırlanan belgenin, topluluk tarafından düzenlenerek ait olduğu dönemi takip eden ay içinde Kuruma verilmesi zorunludur.
    MADDE 8- a) Sigortalılıklarını Topluluk Sigortasına tabi olarak sürdüren topluluk mensupları kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi bir işe girdikleri takdirde, bunların Topluluk Sigortası, işe giriş tarihinden itibaren sona erer.
    b) Topluluk Sigortasına devam edenler topluluk tarafından yazı ile Kuruma bildirilmek şartıyla, müracaatın Kurumca alındığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, Topluluk Sigortasından çıkabilirler.
    MADDE 9- Topluluk Sigortasından herhangi bir nedenle ilişkileri kesilenlerin bu sigortaya tekrar katılabilmesi için kayıtlı bulunduğu topluluk tarafından Kuruma yeniden yazılı teklifte bulunulması şarttır.
    MADDE 10- Topluluk Sigortasına malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödeyen sigortalılar; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda belirtilen tahsis haklarından anılan Kanundaki esaslar dairesinde faydalanırlar.
    MADDE 11- Topluluk Sigortasına malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenerek geçen süreler 2829 sayılı Kanunun uygulanmasında nazara alınır.
    MADDE 12- a) Herhangi bir aya ait sigorta primini, bu ayı takip eden ayın sonundan itibaren en geç altı ay içinde gecikme zammı ile birlikte Kuruma yatırmayan toplulukların, Topluluk Sigortası sözleşmeleri primi ödenmeyen aybaşından itibaren Kurum tarafından fesh olunur.
    b) Kurum ile Topluluk Sigortası sözleşmesi yapan kuruluşların tüzüklerinde belirtilen amaçlardan saptığı, sorumlularının şahsi çıkar temin etmek için gerçeği yansıtmayan belgelerle Kurumu maddi zarara uğrattığı tespit edildiği takdirde bunların Topluluk Sigortası sözleşmeleri de tespit tarihinden itibaren Kurum tarafından fesh olunur.
    c) Topluluk Sigortasına devam eden üye sayısının ikiden aşağıya düşmesi halinde, sözleşme kendiliğinden fesh olunmuş sayılır.
    Özel kanunlarına göre Topluluk Sigortası yapılması zorunlu olanlar hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.
    MADDE 13- Topluluk Sigortasına kabul edilen kuruluşlarla Kurum arasında meydana gelecek ihtilaflarda bu Genel Şartlar hükümleri uygulanır.
    Genel şartlarda ihtilaf konusunda hüküm yoksa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile bu Kanunun uygulanmasına ilişkin Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği hükümleri esas alınır.
    MADDE 14- 506 sayılı Sigortalar Kanununun 86 ncı maddesine göre yapılan Topluluk Sigortası sözleşmeleri, bu genel şartların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde, bu esaslara göre yenilenir.
    Bu süre içinde yenilenmeyen sözleşmeler, Kurumca gerek görülmesi halinde tek taraflı olarak fesh edilir.
    MADDE 15- Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Topluluk Sigortası sözleşmesi hükümleri; sözleşmenin imzalandığı tarihi takip eden aybaşında yürürlüğe girer.
    MADDE 16- Topluluk Sigortası Sözleşmesi, Sosyal Güvenlik Sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde çalıştırılan Türk Vatandaşları için imzalanmış ise;
    a) Topluluğa tabi sigortalıların malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primleri işverenler tarafından % 14’ü sigortalıların ücretlerinden kesilerek, %16 işveren payıyla birlikte yasal süresi içinde Kuruma ödenir. Hastalık sigortasına da topluluk sigortası yoluyla prim ödeyenlerin malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ait sigortalı ve işveren payları, 506 sayılı Kanunun 73’üncü maddesinin (D) fıkrasında belirtilen oranlar esas alınarak hesaplanır.
    b) Topluluk Sigortasına tabi olarak çalıştırılan işçilerin, sigortalı işe giriş bildirgeleri işe başlama tarihinden itibaren bir ay içinde, sigortalıların sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplamı ve prim ödeme gün sayıları ile bu primleri gösteren ve örneği Kurumca hazırlanan asıl veya ek belgeleri ise, işverenler tarafından düzenlenerek 506 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinde belirtilen süre içinde Kuruma verilir.
    İşe giriş bildirgelerini sigortalının işe başladığı tarihten itibaren bir ay içinde, diğer belgeleri 506 sayılı Kanunda belirtilen yasal süresi içinde Kuruma vermeyen işverenler hakkında 506 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesi hükümleri uygulanır.
    c) Topluluk Sigortasına tabi olarak, Sosyal Güvenlik Sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde çalıştırılan işçilerin sigortalılığı işe başladıkları tarihte başlar, işten ayrıldıkları veya 506 sayılı Kanunun 85’inci maddesine göre isteğe bağlı sigortaya tabi tutuldukları tarihte sona erer.
    d) Topluluk Sigortası uygulaması işyerinin kapandığı tarihe kadar devam eder, yasal süresi içinde ödenmeyen sigorta primleri, 506 sayılı Kanundaki ilgili hükümlere göre kanuni yollardan tahsil edilir.
    MADDE 17- 506 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi gereğince hazırlanan bu Genel Şartlar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca onaylandığı tarih itibariyle yürürlüğe girer.

    MALÜLLÜK-YAŞLILIK VE ÖLÜM TOPLULUK
    SİGORTASI SÖZLEŞMESİ
    MADDE 1- Sosyal Sigortalar Kurumu ile .............................................. arasında, 506 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi gereğince aşağıda belirtilen şartlarla “Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Topluluk Sigortası” sözleşmesi yapılmıştır.
    MADDE 2- Bu Sözleşmede yer alan “Kurum” kelimesi Sosyal Sigortalar Kurumunu “Topluluk” kelimesi ...................................... ‘ni, “Topluluk Sigortası”da malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortasını ifade eder.
    MADDE 3- Topluluk Sigortası Sözleşmesi yapacak topluluğun yetkilisi veya temsilcisi bu sözleşmeyi üç nüsha halinde düzenleyip onayladıktan sonra bir yazı ekinde Kuruma gönderir.
    Bu yazıya;
    a) İşverenlerle yapılacak sözleşmeler için varsa işyerinin açılması hakkındaki belge; dernek, birlik, sendika veya başka teşeküllerle yapılacak sözleşmeler için ise ana tüzüklerinin; noterce onaylanacak birer örneğinin,
    b) Topluluk Sigortasına girecek mensupların adı ve soyadı, baba adı, varsa sigorta sicil numarasını gösterir bir cetvelin,
    eklenmesi şarttır.
    MADDE 4- Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Topluluk Sigortası Sözleşmesi imzalanan topluluk mensuplarının sigortalılığı, sözleşmenin yürürlük tarihinden; sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra topluluğa katılacakların sigortalılığı ise, topluluğun bu husustaki yazılı talebinin Kurumca alındığı tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar.
    Ancak, Topluluk Sigortasına tabi olarak, sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde çalıştırılan işçilerin sigortalılığı işe başladıkları tarihte başlar, işten ayrıldıkları veya isteğe bağlı sigortaya tabi tutuldukları tarihte sona erer.
    İşverenlerin yükümlülükleri de aynı tarihlerde başlar ve sona erer.
    MADDE 5- Topluluk Sigortasına kabulleri yapılan topluluk mensuplarının tescili için topluluk yetkilileri, örneği Kurumca hazırlanan işe giriş bildirgelerini üçer nüsha halinde düzenleyerek, dizi pusulası ekinde en geç bir ay içinde Kurumun ilgili ünitesine gönderir.
    Sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde çalıştırılan işçilerin sigortalı işe giriş bildirgeleri, işverenler tarafından düzenlenerek işe başlama tarihinden itibaren en geç bir ay içinde Kuruma verilir.
    MADDE 6- Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Topluluk Sigortasına tabi tutulanlar, 506 sayılı Kanunun 78 inci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında olmak koşulu ile % 30 oranında prim öderler. Ancak, hastalık sigortasına da topluluk sigortası yoluyla prim ödeyenler için bu oran % 20’dir.
    Prim ödenmesine esas alınacak günlük kazanç yürürlükteki sanayi kesiminde 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan günlük asgari ücretten az olamaz.
    Prime esas günlük kazancın hesabında bir ay 30 gün olarak kabul edilir.
    1000 liranın kesirleri 1000 liraya tamamlanır.
    Topluluk mensuplarının ödeyecekleri primler, topluluk tarafından topluca ve ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar Kuruma ödenir.
    Topluluk tarafından topluluk mensuplarının adı ve soyadı, varsa sigorta sicil numarası, prime esas kazancı ve prim tutarlarını gösteren bir liste aynı süre içinde Kuruma verilir.
    Ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenmeyen primler için, bu tarihten başlanarak 506 sayılı Kanunun değişik 80 inci maddesinde göre gecikme zammı uygulanır.
    Prim oranlarında yapılan değişiklikler, bu sözleşmeye tabi olanlar hakkında da uygulanır.
    Sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde topluluk sigortasına tabi olarak çalıştırılan sigortalıların malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primleri işverenler tarafından % 14’ü sigortalıların ücretlerinden kesilerek, % 16 işveren payıyla birlikte, yasal süresi içinde Kuruma ödenir. Hastalık sigortasına da topluluk sigortası yoluyla prim ödeyenlerin malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ait sigortalı ve işveren payları 506 sayılı Kanunun 73’üncü maddesinin (D) fıkrasında belirtilen oranlar esas alınarak hesaplanır. Yasal süresi içinde ödenmeyen sigorta primleri, 506 sayılı Kanunda öngörüldüğü şekilde takip ve tahsil edilir.
    MADDE 7- “Ocak-Nisan”, “Mayıs-Ağustos” ve “Eylül-Aralık” sürelerini kapsamak üzere ve bu sürelerde Kuruma yatırılan primlerin hangi sigortalılara ait olduğunu gösteren örneği Kurumca hazırlanan belgenin, topluluk tarafından düzenlenerek ilgili aylara mutabakatı yapıldıktan sonra ait olduğu dönemi takip eden ay içinde Kuruma verilmesi zorunludur.
    Sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde topluluk sigortasına tabi olarak çalıştırılan işçilerin, sigortalı işe giriş bildirgeleri, işe başlama tarihinden itibaren bir ay içinde, sigortalıların sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplamı ve prim ödeme gün sayıları ile bu primleri gösteren ve örneği Kurumca hazırlanan asıl veya ek belgeleri ise, işverenler tarafından yasal süreleri içinde Kuruma verilir. Bu belgeleri yasal süresi içinde Kuruma vermeyen işverenler hakkında 506 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesi hükümleri uygulanır.
    MADDE 8- a) Sigortalılıklarını Topluluk Sigortasına tabi olarak sürdüren topluluk mensupları kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi bir işe girdikleri takdirde, bunların Topluluk Sigortası, işe giriş tarihinden itibaren sona erer.
    b) Topluluk Sigortasına devam edenler, topluluk tarafından yazı ile Kuruma bildirilmek şartıyla, müracaatın Kurumca alındığı tarihi takip eden aybaşından itibaren Topluluk Sigortasından çıkabilirler.
    MADDE 9- Topluluk Sigortasından herhangi bir nedenle ilişkileri kesilenlerin bu sigortaya tekrar katılabilmesi için, kayıtlı bulunduğu topluluk tarafından Kuruma yeniden yazılı teklifte bulunulması, sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde çalışan Türk işçileri için ise, tekrar işe giriş bildirgesinin 5 inci maddede öngörülen sürede verilmesi şarttır.
    MADDE 10- Topluluk Sigortasına malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödeyen sigortalılar; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda belirtilen tahsis haklarından anılan Kanundaki esaslar dairesinde faydalanırlar.
    MADDE 11- Topluluk Sigortasına malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenerek geçmiş süreler, 2829 sayılı Kanunun uygulanmasında nazara alınır.
    MADDE 12-a) Herhangi bir aya ait sigorta primini, bu ayı takip eden ayın sonundan itibaren en geç altı ay içinde gecikme zammı ile birlikte Kuruma yatırmayan toplulukların sözleşmeleri, primi ödenmeyen aybaşından itibaren Kurum tarafından fesh olunur.
    b) Kurumla Topluluk Sigortası sözleşmesi yapan kuruluşların, tüzüklerinde belirtilen amaçlardan saptığı, sorumlularının şahsi çıkar temin etmek için gerçeği yansıtmayan belgelerle Kurumu maddi zarara uğrattığı tespit edildiği takdirde, bunların Topluluk Sigortası sözleşmeleri de tespit tarihinden itibaren Kurum tarafından fesh olunur.
    c) Topluluk Sigortasına devam eden üye sayısının ikiden aşağıya düşmesi halinde, sözleşme kendiliğinden fesh olunmuş sayılır.
    d) Sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde iş üstlenen işverenlerle yapılan topluluk sigortası sözleşmesinin uygulaması üstlenilen işin bittiği tarihe kadar devam eder. Süresinde ödenmeyen primler kanuni yollardan tahsil edilir.
    e) Topluluk Sigortasına tabi olarak geçen sürelerin hizmetten sayılabilmesi için, bu sürelere ilişkin primlerin ödenmiş olması şarttır.
    MADDE 13- Topluluk Sigortası sözleşmesi yapan kuruluşlarla Kurum arasında meydana gelecek ihtilaflarda; Topluluk Sigortası Genel Şartları hükümleri, genel şartlarda ihtilaf konusunda hüküm yoksa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile bu Kanunun uygulanmasına ilişkin Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği hükümleri esas alınır.
    MADDE 14- Bu sözleşmenin yürürlüğe konulmasıyla bundan önceki Topluluk Sigortası Sözleşmesi ile ek ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmıştır.
    MADDE 15- Bu Sözleşme, imza tarihini takip eden aybaşından itibaren yürürlüğe girer.


    .................................. SOSYAL SİGORTALAR KURUMU
    ........................... .................... SİGORTA/SİGORTA İL MÜDÜRLÜĞÜ



    AVUKATLAR İÇİN MALÜLLÜK-YAŞLILIK VE ÖLÜM
    TOPLULUK SİGORTASI TİP SÖZLEŞMESİ
    MADDE 1- Sosyal Sigortalar Kurumu ile .............................................. Barosu arasında, 1136 sayılı Kanunun 191 inci maddesi gereğince aşağıda belirtilen şartlarla “Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Topluluk Sigortası” sözleşmesi yapılmıştır.
    MADDE 2- Bu Sözleşmede yer alan “Kurum” kelimesi Sosyal Sigortalar Kurumunu “Baro” kelimesi ...................................... nu, “Topluluk Sigortası” da malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortasını ifade eder.
    MADDE 3- Topluluk Sigortası Sözleşmesi yapacak Baro Başkanlığı, bu sözleşmeyi üç nüsha düzenleyip onayladıktan sonra bir yazı ekinde Kuruma gönderir.
    Bu yazıya, ayrıca Topluluk Sigortasına girecek avukatların ad ve soyadları ile varsa sigorta sicil numaralarını gösterin bir cetvelin eklenmesi şarttır.
    MADDE 4- Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Topluluk Sigortası Sözleşmesi hükümleri, avukatın baroya kayıt tarihi itibariyle uygulanır.
    MADDE 5- Topluluk Sigortasına kabulleri yapılan avukatların tescili için baro başkanlığı, örneği Kurumca hazırlanan işe giriş bildirgelerini üçer nüsha halinde düzenleyerek, dizi pusulası ekinde en geç bir ay içinde Kurumun ilgili ünitesine gönderir.
    MADDE 6- Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Topluluk Sigortasına ilk defa tabi tutulan avukatlar 506 sayılı Kanunun 78 inci maddesi ile tespit edilen prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında olmak koşulu ile istenilen miktar üzerinden aylık prim öderler.
    Primin ödenmesine esas alınacak günlük kazanç, yürürlükteki sanayi kesiminde 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan günlük asgari ücretten az olamaz.
    Prime esas günlük kazancın hesabında bir ay 30 gün olarak kabul edilir. Avukatlar, bu maddenin birinci fıkrasına göre belirlenen prime esas kazancın % 30’u oranında malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi öderler. Ancak, hastalık sigortasına da topluluk sigortası yoluyla prim ödeyen avukatlar için bu oran % 20’dir. 506 sayılı Kanunda prim oranlarında bir değişiklik olması halinde değişikliğin geçerli olduğu tarihten itibaren aynen uygulanır.
    Günlük kazancın hesabında 1000 liranın kesirleri 1000 liraya tamamlanır.
    Avukatlar ödeyecekleri primleri aylık olarak ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar Kuruma öderler.
    Barolar, topluluk mensubu avukatların adı ve soyadı, baba adı, varsa sigorta sicil numarasını ve prim tutarını gösteren bir listeyi aynı süre içinde Kuruma vermek zorundadırlar.
    Ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenmeyen primler için, bu tarihten başlanarak 506 sayılı Kanunun değişik 80 inci maddesine göre gecikme zammı uygulanır ve borçlu avukattan bu madde uyarınca ödenmeyen primler tahsil edilir.
    Prim oranlarında yapılan değişiklikler, bu Sözleşmeye tabi olanlar hakkında da uygulanır.
    MADDE 7- “Ocak-Nisan”, “Mayıs-Ağustos” ve “Eylül-Aralık” sürelerini kapsamak üzere ve bu sürelerde Kuruma yatırılan primlerin hangi avukatlara ait olduğunu gösteren örneği Kurumca hazırlanan belgenin, ilgili baro tarafından düzenlenerek ait olduğu dönemi takip eden ay içinde Kuruma verilmesi zorunludur.
    MADDE 8- Prim borcunu bu sözleşmede belirtilen süre içinde ödemeyen avukat hakkında 1136 sayılı Kanunun 190 ıncı maddesi hükmü uygulanır ve sonucu Kurumun ilgili ünitesine bildirilir.
    MADDE 9- Prim borçlarını ödememeleri sebebiyle 1136 sayılı Kanunun 190 ıncı maddesi gereğince baro levhasından adı silinen avukatların, levhadan adının silindiği tarihe kadar birikmiş prim borçları 506 sayılı Kanunun değişik 80 inci maddesine göre hesaplanacak, gecikme zammı ile birlikte Kuruma ödendiği takdirde bunların adı baro levhasına tekrar yazılır.
    Bu şekilde baro levhasına yeniden kaydedilenler baro levhasına kaydedildikleri tarihten itibaren tekrar topluluk sigortasına tabi tutulurlar.
    MADDE 10- Kayıtlarını bir barodan diğer baroya nakleden avukatların Topluluk Sigortasına tabi olma hali durumu her iki baroca Kurumun ilgili ünitesine bildirilmesi halinde aynı şartlarla devam eder.
    MADDE 11- Sigortalılıklarını Topluluk Sigortasına tabi olarak sürdüren avukatlar kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi bir işe girdikleri takdirde bunların topluluk sigortasına tabi olma hali işe giriş tarihinden itibaren sona erer.
    MADDE 12- Topluluk Sigortasından herhangi bir nedenle ilişkileri kesilen avukatların bu sigortaya tekrar katılabilmesi için kayıtlı olduğu baro tarafından Kuruma yeniden yazılı teklifte bulunulması şarttır.
    MADDE 13- Topluluk Sigortasına malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödeyen avukatlar; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda belirtilen tahsis haklarından anılan Kanundaki esaslar dairesinde faydalanırlar.
    MADDE 14- Topluluk Sigortasına malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenerek geçen süreler 2829 sayılı Kanunun uygulanmasında nazara alınır.
    MADDE 15- Topluluk Sigortasının uygulanmasında ilgili barolarla Kurum arasında meydana gelecek ihtilaflarda “Topluluk Sigortası Genel Şartları” ile 506 sayılı Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına ilişkin Yönetmelik hükümleri esas alınır.
    MADDE 16- Bu Sözleşmenin yürürlüğe konulması ile bundan önceki Topluluk Sigortası Sözleşmesi ile ek ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmıştır.
    MADDE 17- Bu sözleşme 01/09/2003 tarihinden itibaren yürürlüğe girer.



    ................................... SOSYAL SİGORTALAR KURUMU
    .................................. .................. SİGORTA/SİGORTA İL MÜDÜRLÜĞÜ


    NOTERLER İÇİN MALÜLLÜK-YAŞLILIK VE ÖLÜM
    TOPLULUK SİGORTASI TİP SÖZLEŞMESİ
    MADDE 1- Sosyal Sigortalar Kurumu ile .............................................. Noter Odası arasında, 1512 sayılı Kanunun 203 üncü maddesi gereğince aşağıda belirtilen şartlarla “Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Topluluk Sigortası” sözleşmesi yapılmıştır.
    MADDE 2- Bu Sözleşmede yer alan “Kurum” kelimesi Sosyal Sigortalar Kurumunu, “Oda” kelimesi ...................................... ‘nu, “Topluluk Sigortası” da malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortasını ifade eder.
    MADDE 3- Topluluk Sigortası Sözleşmesi yapacak Oda Başkanlığı, bu sözleşmeyi üç nüsha düzenleyip onayladıktan sonra bir yazı ekinde Kuruma gönderir.
    Bu yazıya ayrıca Topluluk Sigortasına girecek noterlerin ad ve soyadları ile varsa sigorta sicil numaralarını gösterir bir cetvelin eklenmesi şarttır.
    MADDE 4- Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Topluluk Sigortası Sözleşmesi hükümleri, noterin göreve başladığı tarihten itibaren uygulanır.
    MADDE 5- Topluluk Sigortasına kabulleri yapılan noterlerin tescili için oda başkanlığı, örneği Kurumca hazırlanan işe giriş bildirgelerini, üçer nüsha halinde düzenleyerek, dizi pusulası ekinde en geç bir ay içinde Kurumun ilgili ünitesine gönderir.
    MADDE 6- Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Topluluk Sigortasına ilk defa tabi tutulan noterler 506 sayılı Kanunun 78 inci maddesi ile tespit edilen prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında olmak koşulu ile istenilen miktar üzerinden aylık prim öderler.
    Primin ödenmesine esas alınacak günlük kazanç, yürürlükteki sanayi kesiminde 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan günlük asgari ücretten az olamaz.
    Prime esas günlük kazancın hesabında bir ay 30 gün olarak kabul edilir. Noterler, bu maddenin birinci fıkrasına göre belirlenen prime esas kazancın % 30’u oranında malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi öderler. Bu primin %14’ü ilgili noter, % 16’sı oda başkanlığı tarafından ödenmiş sayılır. Ancak, hastalık sigortasına da topluluk sigortası yoluyla prim ödeyen noterler % 9’u ilgili noter, % 11’i oda başkanlığı tarafından ödenmiş sayılmak üzere % 20 oranında malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi öderler.
    506 sayılı Kanunda prim oranlarında bir değişiklik olması halinde değişikliğin geçerli olduğu tarihten itibaren aynen uygulanır.
    Günlük kazancın hesabında 1000 liranın kesirleri 1000 liraya tamamlanır.
    Noterlerin ödeyecekleri primleri aylık olarak ilgili noter odası tarafından topluca ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar Kuruma ödenir.
    Noter odaları, topluluk mensubu noterlerin adı ve soyadı, baba adı, varsa sigorta sicil numarasını ve prim tutarlarını gösteren bir listeyi aynı süre içinde Kuruma vermek zorundadırlar.
    Ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenmeyen primler için, bu tarihten başlanarak 506 sayılı Kanunun değişik 80 inci maddesine göre gecikme zammı uygulanır ve borçlu noterden bu madde uyarınca ödenmeyen primler tahsil edilir.
    Prim oranlarında yapılan değişiklikler, bu sözleşmeye tabi olanlar hakkında da uygulanır.
    MADDE 7- “Ocak-Nisan”, “Mayıs-Ağustos” ve “Eylül-Aralık” sürelerini kapsamak üzere ve bu sürelerde Kuruma yatırılan primlerin hangi noterlere ait olduğunu gösteren ve örneği Kurumca hazırlanan belgenin, ilgili oda tarafından düzenlenerek ait olduğu dönemi takip eden ay içinde Kuruma verilmesi zorunludur.
    MADDE 8- Prim borcunu bu sözleşmede belirtilen süre içinde ödemeyen noter hakkında 1512 sayılı Kanunun 204 üncü maddesi hükmü odaca uygulanarak sonucu Kurumun ilgili ünitesine bildirilir.
    MADDE 9- Prim borçlarını ödememeleri sebebiyle işten el çektirilen noterlerin işten el çektirildiği tarihe kadar ki birikmiş prim borçları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun değişik 80 inci maddesine göre hesaplanacak, gecikme zammı ile birlikte Kuruma ödendiği taktirde bunların adları ödeme tarihi itibariyle odaya bildirilir. Bu gibi noterlerin Topluluk Sigortasına tabi olma halleri kayıt yenileme tarihinden itibaren yeniden başlar.
    MADDE 10- Kayıtlarını bir odadan diğer odaya nakleden noterlerin Topluluk Sigortasına tabi olma hali durumu, her iki odaca Kurumun ilgili ünitesine bildirilmesi halinde aynı şartlarla devam eder.
    MADDE 11- Sigortalılıklarını Topluluk Sigortasına tabi olarak sürdüren noterler kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi bir işe girdikleri takdirde, bunların Topluluk Sigortasına tabi olma hali işe giriş tarihinden itibaren sona erer.
    MADDE 12- Topluluk Sigortasından herhangi bir nedenle ilişkileri kesilen noterlerin bu sigortaya tekrar katılabilmesi için kayıtlı olduğu oda tarafından Kuruma yeniden yazılı teklifte bulunulması şarttır.
    MADDE 13- Topluluk Sigortasına malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödeyen noterler; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda belirtilen tahsis haklarından anılan Kanundaki esaslar dairesinde faydalanırlar.
    Bunların tahsis haklarının tayin ve tespitinde topluluk hissesi olarak ödenmiş sayılan sigorta primleri işveren tarafından ödenmiş primler gibi işlem görür.
    MADDE 14- Topluluk Sigortasına malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenerek geçen süreler 2829 sayılı Kanunun uygulamasında nazara alınır.
    MADDE 15- Topluluk Sigortasının uygulanmasında ilgili noter odaları ile Kurum arasında meydana gelecek ihtilaflarda “Topluluk Sigortası Genel Şartları” ile 506 sayılı Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına ilişkin Yönetmelik hükümleri esas alınır.
    MADDE 16- Bu Sözleşmenin yürürlüğe konulması ile bundan önceki Topluluk Sigortası Sözleşmesi ile ek ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmıştır.
    MADDE 17- Bu sözleşme 01/09/2003 tarihinden itibaren yürürlüğe girer.

    ................................... SOSYAL SİGORTALAR KURUMU
    .................................. .................. SİGORTA/SİGORTA İL MÜDÜRLÜĞÜ

  5. #5
    Üyelik tarihi
    Mart.2006
    Mesajlar
    374

    teşekkür ederim.

    inceleyeyim. İhtiyaç olursa tekrar size müracat edeceğim )
    teşekkür ederim..

  6. #6
    Üyelik tarihi
    Temmuz.2006
    Mesajlar
    71

    Topluluk Sigortası


  7. #7
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2005
    Mesajlar
    71

    Topluluk Sigortası

    Alıntı smmmozyer Nickli Üyeden Alıntı
    http://www.iskur.gov.tr/mydocu/iskurelkitabi/3/3b%C3%B6l%C3%BCm%20yurtd%C4%B1%C5%9F%C4%B1.doc

    smmozyer'in gönderdiği sitede daha açık yazıyordur fakat kısaca (her ay) Türkiye iş kurumuna yurt dışında çalışan işçilerin detaylı bilgilerini içeren bir form verilecek

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Topluluk Sigortası hk!
    Konu Sahibi snapsprovolone Forum SGK Mevzuatı
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 29.Mayıs.2010, 10:40
  2. Topluluk sigortası
    Konu Sahibi aylin24 Forum SGK Mevzuatı
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 01.Aralık.2009, 12:36
  3. Topluluk Sigortası
    Konu Sahibi meduzam Forum SSK Mevzuatı (Arşiv)
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 23.Eylül.2008, 15:32
  4. Topluluk Sigortası
    Konu Sahibi haydar turna Forum SSK Mevzuatı (Arşiv)
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 20.Ocak.2007, 19:00
  5. topluluk sigortası yapılandırma
    Konu Sahibi K O N Y A L I Forum SSK Mevzuatı (Arşiv)
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 17.Mayıs.2006, 21:05

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36