Doç. Dr. Serdar Dağ, beynin işleyişiyle depresyon, sürmenaj ve Alzheimer gibi bazı hastalıklar arasında bağlantı olduğunu açıkladı. Dağ; beyinlerini çok çalıştıran insanların unutkanlaşsalar da, Alzheimer'dan korunduklarını söyledi..

Nörolog Doç. Dr. Serdar Dağ, yaz tatilinde beyni dinlendirmenin en etkin yollarını anlattı. Doç. Dr. Dağ; beyinle ilgili sorunların yol açabileceği hastalıklarla ilgili sorularımızı yanıtladı...

* Çok çalışmaktan beyin kanaması geçirilebilir mi?
Genç ve orta yaşta görülen beyin kanamalarının en sık rastlanan nedeni yüksek tansiyondur. Yoğun iş temposu nedeniyle oluşan aşırı stres ve sinir, normal insanlarda ani tansiyon çıkışlarına sebep olur. Şehir hayatının düzensizliği, uykusuzluk, trafik, hava kirliliği, kötü beslenme gibi etmenler de tansiyon hastalığına zemin hazırlar. Çok çalışmak beyni çok kullanmak demektir. Bir otomobil hızlı giderken nasıl daha fazla yakıt kullanırsa; beynin de aşırı çalışması beyni besleyen kana olan ihtiyacı, tansiyonu yükselterek arttırır. Çok çalışanlarda beynin besin ihtiyacının karşılanması için tansiyon fizyolojik olarak yüksek seviyededir. Yoğun çalışan insanlarda gün içinde oluşan stres ve sinir gibi etkenler, zaten yüksek seyreden tansiyonu daha da yükseltir. Bunun yanında beyinde doğuştan veya sonradan oluşmuş anevrizma (damar baloncuğu) varsa; kanama olasılığı çok daha fazla artar.

EĞER İŞLİYORSA BUNAMAZ
* Çok yoğun çalışmak ileride Alzheimer riskini arttırır mı?
Yoğun çalışmak bir çeşit bunama olan Alzheimer riskini arttırmadığı gibi beyin fazla kullanıldığı yani beyne egzersiz yaptırıldığı için bu hastalıkta koruyucu etki yapar. Ancak çok çalışmak, sinir sisteminin biyokimyasını bozar. Bunun sonucunda oluşan uykusuzluk, sinir, stres, isteksizlik gibi durumlar da dikkatin belli bir noktaya odaklanmasını zorlaştırır. Konsantrasyonu bozulan bu tür insanlarda unutkanlık çok fazla görülür. Özellikle ailelerinde demans olanlar, hemen paniğe kapılır. Bu durum bunama değil sinir sistemi yıpranmasıyla oluşan depresyonun bir sonucudur. Tedaviyle düzelir. İleri yaşlarda oluşan yaşlılık depresyonu da, Alzheimer ile karıştırılır. Ne kadar çok çalışılırsa, beyin fonksiyonları o kadar zinde kalır.

EN ZORU ANNELİK!
* Sürmenaj diye bir hastalık gerçekten var mı?
Sürmenaj çok çalışan insanlarda görülen bir çeşit zihin yorgunluğu ve sinir zayıflamasıdır. Bu kişilerde ruhsal ve bedensel yorgunluk, bıkkınlık, isteksizlik, dikkati toparlayamama, sağlıklı düşünememe, okuduğunu anlayamama gibi belirtiler oluşur. Hastalarda görülen başlıca belirtiler ise unutkanlık ve dalgınlıktır. Bu durum iş kapasitesini azaltır ve hata yapma oranını arttırır. Sürmenajın tedavisi; dinlenmektir.

* Aşırı stres, beyni nasıl etkiler?
Aşırı stres; beyin fonksiyonlarını idare eden kimyasal maddelerin dengesini bozarak, beynin vücudu idare etme gücünü azaltır. Bunun sonucunda sinirlerin kontrolü kaybolur. Aşırı sinirlilik ve kızgınlık hali olan hastalarda ise dikkat zayıflaması ve olaylara karşı takıntı oluşur. Bunun yanında uykusuzluk, çarpıntı, başağrısı, baş dönmesi ve zevk almama gibi belirtiler de gözlenir. Bunlar; toplumumuzda çok sık görülen depresyon ve panikatak gibi yaşam kalitesini bozan hastalıkların öncü belirtileridir.

* Harıl harıl sınavlara hazırlanan bir çocuğun mu, yoğun çalışan bir işadamının mı, yoksa hem çalışıp hem çocuk bakan bir kadının mı beyni daha çok yorulur?
Hem çalışıp, hem de çocuk bakan, bu sorumluluğu üstlenen kadınların beyni daha çok yorulur. Yoğun iş temposundan çıkınca diğer sosyal aktivitelerini yapma imkanı ve zamanı bulabilen bir işadamı, az da olsa iş stresinden kendisini kurtarır. Fakat çocuğu olan kadın, iş stresinden çıkıp aynı oranda stres kaynağı olan ev kadınlığına ve anneliğe adapte olmaya çalışır. Ergenlik dönemine kadar beyinle beraber vücut organlarının gelişimi hızlıdır. Ayrıca vücut ve beynin her türlü hastalığa karşı dirençleri daha yüksektir. Bu yüzden sınava hazırlanan çocuklar sınav stresinden çıktıkları zaman, beyinleri çok kısa bir zaman içinde toparlanmaktadır.


Sinirler tüm vücudu etkiler
Yorgun beyin vücudu nasıl etkiler? Hangi hastalıkların ortaya çıkmasına yol açar?
Vücudumuzun işleyişini ve bunun kontrolünü beyin sağlar. Aşırı yorgunluk, beynin biyokimyasını değiştirir ve işleyişini bozar. Bu bozulma tedbir alınıp tedavi edilmezse, kalıcı da olabilir. Yorulan beyinde sinir sisteminin kontrolünün bozulmasına bağlı olarak ortaya çıkan sinirlilik hali, uykusuzluk ve takıntı gibi belirtiler oluşur. Depresyon ve panikatak gibi hastalıkların oluşma olasılığı artar. Sinir sistemi zayıflayan insanlarda, kişilik sapmaları meydana gelir. Sinir sistemi yıpranırsa, mide fazla uyarılacağından asit salınımı artar ve gastrit denen mide rahatsızlığı oluşur. Sinir sisteminin yıpranması çarpıntı, baş ağrısı, sinir ve gerginliğe bağlı bel, boyun ve sırt ağrısı da yapar. Sinir sistemindeki yıpranmaların, birçok hastalığa davetiye çıkaracağı kesinlikle unutulmamalıdır.


Başağrısını küçümsemeyin!
Çok çalışıldığı için çekilen başağrıları, önemsenmeli mi?
Aşırı çalışma ve buna bağlı oluşan stres sonucu, birçok kişide başağrısı görülür. Özellikle migrenli kişilerde, stres ağrıyı tetikler. Baştaki kaslar kasıldığı için gerilim tip başağrısı oluşur. En çok gerilim tip başağrısıyla migren beraber görülür. Gerilim tip başağrısı çok sık görülen ve yaşam kalitesini bozan bir ağrıdır. Hastalar bu ağrıyı, "Başımı sürekli sıkıştırılmış gibi hissediyorum" diyerek ifade eder. Ağrı kesicilere yanıtsız kalan bir ağrı türüdür. Beyin kanamasına bile yol açabilir. Çalışan kesimde çok görülen bu ağrıyla mücadele etmek için depresyon ilacı kullanılabilir ya da tatile çıkılabilir.


Beyniniz de sizin gibi yaşlanır
Beyin kaç yaşından sonra yaşlanmaya başlar? En verimli çalıştığı dönem ne zamandır?
Beyin yaşlanmasında genetik etkilerin, beslenme alışkanlığının, yaşam biçiminin, alınan eğitimin ve başta tansiyon ve şeker olmak üzere geçirilen hastalıkların etkisi ve önemi büyüktür. Beyinlerini kullanarak çok çalışan insanlarda, beynin entelektüel fonksiyonları her geçen gün biraz daha gelişir. Beyin hücrelerinde yaşa bağlı yıpranma olsa da, yapılan çalışmalar ölene kadar çalışan insanlarda demansın az görüldüğünü gözler önüne sermiştir. Beyinde orta yaş sonlarına doğru oluşan diğer sistemik hastalıkların etkisiyle, yıpranma başlar. Her geçen gün beyin biraz daha yaşlanır. Beynin öğrenmesi doğumla başlar ve ölene dek sürer. En çabuk öğrenme ve öğrendiğini muhafaza etme dönemi; çocukluk ve ergenlik yaşına kadar olan zamandır. Özellikle gençlik ve orta yaş döneminde öğrenilen temel bilgiler kullanılır ve öğrenmeye o hızda olmasa da devam edilir. Yaşlılık döneminde beyin fonksiyonlarının zayıflamasıyla, öğrenme kabiliyeti azalır.


Ruh halinizi kontrol edin
Depresyon çok yoğun çalışma, derin bir üzüntü ya da iş huzursuzluğu gibi nedenlerle beyin biyokimyasının ve ruh halinin bozulmasıyla oluşan bir hastalıktır. Depresyonun başlıca belirtilerini kısaca şöyle sıralayabiliriz:
1. Hoşlanılan olaylara ilginin azalması.
2. Kendini üzgün, keyifsiz ve hüzünlü hissetme.
3. Kilo da azalma veya artma.
4. Uyku bozukluğu.
5. Sıkıntılı ve huzursuz olma. Yerinde duramama.
6. Dikkat-konsantrasyon bozukluğu ve unutkanlık.
7. Cinselliğe olan ilgide azalma.
8. Kendini yetersiz, değersiz ve büyük bir suç işlemiş gibi hissetmek.


Depresyondan böyle korunun:
1. Sabahları az da olsa mutlaka spor yapın.
2. Güne besin değeri yüksek, iyi bir kahvaltı yaparak başlayın. Gün içinde hazır gıdalardan uzak durun ve kesinlikle öğün atlamayın.
3. Çalışma süresince, belli zamanlarda işe kısa aralar verin. İşyerinde oluşan stresli ortamdan uzaklaşarak, kısa bir süre beyninizi dinlendirin.
4. Hafta sonu tatillerini işten uzakta geçirin. Fırsat buldukça, açık havada bol bol yürüyüş yapın.
5. Zaman zaman size huzursuzluk veren ve enerjinizi olumsuz yönde etkileyen ortamları temizleyin.


Yılın en az 10 gününü tatile ayırmak şart!
Çalışma temposuna ve yaşa bağlı olarak beyni dinlendirmek için yapılacak tatilin süresi değişse de, yılda bir kez en az 10 gün ile bir ay arasında tatil yapmak gerekir. Hafta sonu tatillerini iş stresinden uzakta iyi değerlendirmek de, beyni dinlendirir.