YARGI KARARLARINDA

İHTİYATİ HACİZ
1. Danıştay 4. Dairesi'nin E.2006/5436, K.2007/2901 sayı ve 25.9.2007 tarihli kararı;
"6183 sayılı Kanun'un 64. maddesi uyarınca, haciz işlemleri, haciz varakasına dayalı olarak yapılabilir. Tahsil dairelerince düzenlenecek olan haciz varakasını imzalama yetkisi ise alacaklı kamu idaresinin mahalli en büyük memuruna aittir. Ancak bu durum 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığını Kuruluş Kanunu'nun 33. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde 4.4.2007 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere değişmiştir. Bu tarihten sonra mahallin en büyük memuruna yapılan atıfların ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına, vergi dairesi başkanlığı bulunmayan yerlerde vergi dairesi müdürü veya müdürlüğüne yapılmış sayılması öngörülmüştür. Söz konusu değişiklik öncesinde 6.3.2006 tarihinde alınan ihtiyati haciz kararının söz konusu tarihte açık olarak yetkilendirilmemiş olan vergi dairesi başkanı tarafından tasdik edilmesi yasaya uygun değildir.

2. Danıştay 4. Dairesi'nin E.2006/2620, K.2007/451 sayı ve 21.2.2007 tarihli kararı;
"Kesinleşip ödenmeyen vergi borçları olduğu ileri sürülen şirket yönetim kurulu başkan ve üyeleri aleyhine tesis edilen ihtiyati haciz işlemlerinin iptali talebi ile açılan dava, vergi ziyalı cezanın kesinleşmesi halinde ayrıca bir yasal düzenlemeye gerek olmaksızın ihtiyati haciz kararı alınabileceği gerekçesiyle Yerel Mahkemece reddedilmiştir. Davanın reddi Kararını; 6183 sayılı Kanun 13. ve 9. maddeleri düzenlemeleri uyarınca, ancak vergi incelemesinin devam ettiği durumlarda yapılan ilk hesaplamalara göre teminat istenebileceği ve ihtiyati haciz kararı alınabileceği, olayda ise kesinleşen ve şirketten tahsil edilemeyen bir kamu alacağının tahsilinin güvence altına alınma gayesiyle şirket yönetim kurulu başkan ve üyeleri aleyhine yapılan ihtiyati haciz işleminin söz konusu olduğu, kesinleşen borçlar için ihtiyati haciz kararı alınamayacağı gerekçesiyle bozan Danıştay Dairesi Kararına karşı yalpan karar düzeltme talebi yerinde değildir."

3. Danıştay 7. Dairesi'nin E.2004/1765, K.2006/840 sayı ve 15.3.2006 tarihli kararı;
"6183 sayılı Kanun'un 13/6. maddesinde para cezasını gerektiren fiil sebebiyle kamu davası açılmış olması halinde, ihtiyati haciz kararı alınabileceği düzenlemesi ile ceza yargılaması sonunda hüküm altına alınacak para cezasının güvence altına alınması amaçlanmıştır. Bununla beraber, söz konusu maddenin tatbiki için Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuş olması yeterli olmayıp, kamu davasının açılmış olması gerekir. Dava konusu olayda, sanıklar hakkında 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan Cumhuriyet Savcılığı nezdinde kamu davası açıldığı belirtilmekte ise de ilgili mahkemece açılmış bulunan bir kamu davasına ait, bu mahkemenin ismi ve dosyanın numarası verilmemiş bulunmaktadır. Bu durumda, anılan ihtiyati haciz işleminin hukuki sebebi yönünden hukuka aykırı olup olmadığı hususu, açılmış bir kamu davasının olup olmadığı belirlenmeden, dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yönünden verilen kararda hukuka uyarlık görülmemiştir."


V.Seviğ-B.Doğrusöz