Bir kişinin bir banka üzerine, bulunan alacağının tümünü ya da belirli bir bölümünü diğer bir kişiye ödetmek amacıyla düzenlediği belgeye, "çek? denir.

Bir kambiyo senedi olan çekte üçlü bir ilişki vardır. Çek çeken (keşideci), muhataba senet de yazılı tutarın ismen belirtilmesi zorunlu olmayan kişiye ödenmesini emreder.

Türk hukuk sisteminde çek her zaman bir banka üzerinden çekilir. Bir kişi üzerinden çekilen çek havale hükmündedir. Çekin, bir banka üzerinden çekilebilmesi için iki koşulun gerçekleşmesi gereklidir. Bunlardan birincisi, bankayla çek çekecek kişi arasında da bu konuya ilişkin bir anlaşmanın bulunmasıdır. Bankanın bir kişiye çek karnesi vermesi halinde bu anlaşma var sayılır. Diğeri, çek çeken kişinin muhatapta kullanabileceği bir karşılığın bulunmasıdır.

Çekte şekil koşulları:

1) Eğer çek Türkçe yazılmış ise çek kelimesini, bir başka dilde yazılmışsa o dilde çek kelimesi karşılığının senet metninde bulunması gereklidir.

2) Çekte, kayıtsız ve şartsız belli bir meblağın ödenmesi emri bulunmalıdır. Çekte faiz koşul olarak konulamaz, konulduğu durumlarda çek geçerliliğini korur fakat faiz işlem dışı tutulur.

3) Çekte ödeyecek kimsenin adı ve soyadı bulunmalıdır. Türk Hukuk Sisteminde çek ancak bir banka üzerinden çekilebileceğine göre, yasada yazılı olan ödeyecek kimsenin ad ve soyadını, ödeyecek bankanın adı ya da unvanı olarak anlamak gerekir.

4) Çekte ödeme yerinin belirtilmesi koşul değildir. Eğer yer belirtilmemişse, muhatabın adının yanında yazılı olan yer ödeme yeri sayılır. Birden fazla yer gösterilmişse ilk yazılı yerde ödeme yapılır. Çekte hiç bir yer belirtilmemişse bu durumda muhatap bankanın merkezinin bulunduğu yer ödeme yeri sayılır.

5).Keşide tarihi önemli bir koşuldur. Tarihin bulunmaması durumunda çek geçerli sayılmaz. Keşide yeri gösterilmemişse keşidecinin adının yanında yazılı bulunan yer keşide yeri olarak kabul edilir, eğer burada da bir yer yok ise , senet çek olarak geçerli değildir.

6) Çekte keşidecinin imzası asli şekil koşuludur. Eğer keşidecinin imzası bulunmazsa çek hükümsüzdür. imza el yazısıyla olmalıdır, mühür vb. araçlarla atılan imzalar geçersizdir.

Çekte vade ve ibraz süreleri :

Çek görüldüğü anda ödendiği için her hangi bir vade konulamaz. Bir başka deyişle çekte tek tip vade vardır. Vade konulması halinde çek geçerliliğini korur fakat vade geçersiz sayılır. Çeke hiç bir vade konulmasa da çek geçerliliğini korur. Yasa, gerçek düzenlenme gününden ileri tarihe düzenlenen bir çekin keşide edilmesi durumunda, "keşide gününden önce ödemek için ibraz olunan bir çek ibraz günü ödenir" der.

Çekte üç tür ibraz süresi bulunmaktadır.

1) Çek yazıldığı yerde ödenecekse, ibraz süresi 10 gündür.

2) Çek yazıldığı yerden başka bir yer ya da aynı kıta fakat farklı ülkede ödenecekse ibraz süresi bir aydır

3) Ayrı kıtalarda çekip ödenecek olan çeklerde ibraz süresi 3 aydır.

Çekin devri :
Çekte lehtarın gösterilmesi zorunlu değildir, hamiline de düzenlenebilir. Çek istendiği zaman nama ya da emre de düzenlenebilir. Çekin devri, çekin düzenleniş biçimi bakımından farklılıklar göstermektedir. Eğer çek hamiline düzenlenmişse devir sadece çekin teslimiyle, emre düzenlenmişse ciro ve teslim ile ve eğer nama düzenlenmişse devir, devir beyanı ve teslim ile devir işlemi gerçekleştirilir. Hamiline yazılı bir çekin ciro edilmesi halinde ciro eden kişi çek bedelinin ödeneceğini temin etmiş demektir.

Çekte ödeme :
Çek görüldüğü yerde ödeneceği için kabul sözü konusu olamaz. Çek muhataba ibraz süresi içinde ibraz edildiğinde ödeme yapılmalıdır. Çekler ödeme yapılması için ancak iş günlerinde ibraz edilebilirler. İbraz süresinin son günü tatile geliyorsa onu izleyen ilk günü akşamına kadar ibraz süresi uzatılır.

Çek tedavüle çıktıktan sonra keşideci ancak çekin kendisinin ya da bir üçüncü kişinin elinden isteği dışında alındığını iddia ederek ödemeyi engelleyebilir. Bunun dışında çekten bir tek ibraz süresi geçtikten sonra sayılabilir. Çek hamili ibraz süresi içinde muhataba çeki ibraz ederek ödeme istemelidir. Eğer bu süre içinde ibraz edip de kendisine ödeme yapılamazsa bu durumu tesbit ettirmelidir. Aksi halde rucu hakları düşer. Tesbit üç türlü yapılabilir.

1) Noter kanalıyla

2) Muhatabın çek üzerine yazılı ve imzalı beyanıyla

3) Bir takas odasının aynı nitelikteki beyanıyla.

Çekin yanlışlıkla veya kasten başka birine ödenmesini önlemek ve güvenliği artırmak amacıyla kabul edilmiş olan bir yoldur. Ancak bir banka veya muhatabın bir müşterisine ödenebildiği için çizgili çeke 'sadece bankaya ödenebilen çek' adı da verilir.
TTK?na göre, çeki ya keşideci ya da hamil çizebilir. Çekin çizilmesi, çekin iç yüzüne birbirine paralel iki çizgi çizilmesidir. Ön yüzde bulunmak koşulu ile bu çizgilerin yönü ile çizgiler arasındaki uzaklık önemli değildir. Aynı şekilde bunlar arasında tam bir paralellik bulunması ya da çizgiyi çizen tarafından imzalanması gerekmez.
Çizginin kesinlikle bir kalemle yapılması zorunluluğu da yoktur. Çekin boydan boya zımbalanmak suretiyle çizgili hale getirilmesi de mümkündür.
Çek, ya genel ya da özel olarak çizilebilir. İki çizgi arasına hiç bir işaret konulmamış ya da banka kelimesi veya buna benzer ibare konulmuşsa, çek genel olarak çizilmiş demektir. Eğer iki çizgi arasına belirli bir bankanın adı yazılmışsa bu özel çizgili bir çektir.
Genel çizgili çekin özelliği çizgili çeke dönüştürülmesi mümkün ise de, aksi geçerli değildir.
Kanun, çizgilerin ya da anılan banka adının silinmesini, hükümsüz saymıştır . Özel çizgili çek, keşidecinin ya da hamilin, ödemenin belli bir bankaya yapılmasını istemeleri durumunda başvurulan bir yoldur.
Yukarıda da belirtildiği üzere, genel olarak çizilen çek muhatap banka tarafından ancak bir bankaya ya da muhatabın bir müşterisine ödenebilir. Doktrinde denildiği üzere, bir bankanın müşterisi sayılabilmek için o banka tarafından tanınabilmek yeterli değildir. Aksine, ilgili kişinin o banka ile belirli bir iş ilişkisi içinde bulunması zorunludur.
Buna karşılık özel olarak çizilen çek, muhatap tarafından ancak adı gösterilen bankaya ya da bu banka muhatap ise, onun müşterisine ödenebilir. Ancak adı çekte gösterilen banka tahsil fişini bir diğer bankaya yatırabilir.
Bir banka çizgili çeki ancak müşterisinden ya da diğer bir bankadan edinebilir. Yine bir banka, çizgili çeki sözü edilenler dışında kalan kişiler hesabına tahsil edemez.
Çek, birden fazla özel olarak çizilmişse, muhatabın bu çeki ödemeye yetkili olabilmesi için, çekin ikiden fazla çizilmemiş bulunması ve çizgilerden birinin çekin bir takas odası tarafından tahsil edilebilmesi amacıyla yapılmış olması zorunludur.
Çizgili çeke ilişkin olarak yukarıda açıklanan hükümlere aykırı hareket eden muhatap, çek bedelini aşmamak koşuluyla doğan zarardan sorumludur. Bazı hallerde, ilgili kişinin birlikte kusurunun bulunduğu kanıtlanarak tazminat tutarının indirilmesi mümkün olabilir

A.A.T.K 42 . maddesine göre,çizgili çekle yapılan ödemeler Ticaret Kanunu hükümlerine tabidir, ancak :

1. Amme alacağının ödenmesi için düzenlenen çek ilgili vergi dairesi adına, emre muharrer olmadığı kaydı ile ve bir banka üzerine çekilir. Alacağın teşhisine yaramak ve Ticaret Kanununa aykırı olmamak üzere çek üzerine dercedilecek malumatı tespit etmeye Maliye Vekaleti salahiyetlidir,

2. Çek veya münakale emrinin veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar ile yapılan ödemenin herhangi bir sebeple tediye edilmemesi halinde amme alacaklısının borçluya karşı rücu hakkı mahfuzdur.

2 numaralı fıkra gereğince muamele yapıldığı takdirde çek veya münakale emrinin kabul edilmemesi keyfiyeti tevsik ve bu durum münakale isteyene, keşideciye veya bunların temsilcilerine tebliğ edilerek kabul edilmeyen çek iade olunur.


ÖNDER ÖZSOY, SMMM
ozsoy_1973@hotmail.com

01.04.2008