Şirketleşmek artık daha kârlı



Her şeyin hızla değiştiği dünyada işletmelerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için büyümeleri gerekiyor, küçük güzeldir efsanesi yok oluyor. Büyüme de iktisadi, teknik, siyasi, sosyal çevreye ve gelişmelere ayak uydurabilmeye bağlı.
Küçük işletmelerin, büyük, özellikle de çok uluslu şirketlerle rekabet etme olanağının neredeyse hiç kalmamış olması, onları birleşmeye, daha büyük ölçekte organizasyonlar oluşturmaya zorluyor.
Her ne kadar ekonominin iyiye gittiği iddia edilse de, ekonomik dalgalanmalar yaşanıyor. Piyasadaki dalgalanmalardan korunmanın yolu birim maliyetleri düşürmek için ölçek büyütmekten geçiyor. Türkiye?de geleneksel küçük aile işletmeleri halinde faaliyetini sürdürmeye çalışan, bünyesinde profesyonel yöneticisi mali müşaviri, avukatı olmayan, teknolojiyi kullanamayan o kadar çok küçük işletme var ki çoğunda işletmenin kasasıyla patronun cebi iç içe girmiş durumda.


Hesaplar şeffaf olmalı

KAMU kurum ve harcamalarında nasıl şeffaf bir yapı istiyorsak kendi firmalarımızda da aynı olmalı. Bunun için önce kayıt dışılığı azaltmalıyız. Ayrıca şirketlerin hesapları denetlenebilir olmalı. Devlet bünyesindeki Hesap Uzmanı, Kontrolör, Müfettiş, Denetmen, Murakıp gibi inceleme elemanları sadece işletmelerin yüzde 3?ünü denetleyebiliyorlar. Bu durumda görev bağımsız denetçilere düşüyor ki, şirketlerin bu tür mali denetim şirketleri ile çalışmaları hem kendilerini ekonomide ortaya çıkan dalgalanmalara karşı korumalarına yardımcı olacak, hem de devletin getirdiği yükleri azaltarak kurumsal bir yapıya kavuşmalarını sağlayacak. Şirketleşme gerçek anlamda ve çok ortaklı olmalı. Maliye?nin de mükellefleri teşvik edici birtakım uygulamaları var. Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarında yer alan bazı şartların gerçekleşmesi halinde devir ve birleşmelerden vergi alınmıyor.


Devir ve birleşmede vergi yok

BU muafiyetten yararlanabilmeniz için gereken şartlar şöyle;
- Her iki şirket de tam mükellef kurum olmalı.
- Devrolunacak şirketin yetkili kurulu devir kararı almalı, bu kararın Ticaret Sicil Gazetesi?nde ilan edildiği tarihteki bilanço değerleri bir bütün halinde devralan şirketin bilançosuna geçirilmeli.
- Her iki kurumun hazırlayacağı ve müştereken imzalayacakları devrolunan kuruma ait kıst dönem veya önceki dönem KV Beyannamesi birleşmenin ilan edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde devrolunacak kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verilmeli.
- Devralan kurum; devrolan kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarından dolayı müteselsilsen sorumlu olacağını ve diğer ödevlerini yerine getireceğini de devrolunacak kurumca verilecek KV Beyannamesinin ekinde vereceği bir taahhütname ile taahhüt edecek.
Ölçek büyütmek gerekli
- DEVROLUNACAK şirketin öz sermayesini geçmeyen zararlar, devralan şirketçe devrolunacak şirketin faaliyetini en az 5 yıl devam ettirmek şartıyla mahsup edilebilecek.
Bu şartlara uyulduğu takdirde, birleşmeden doğan kârlar vergilendirilmiyor, sadece devrolunacak kurumun devir tarihine kadarki kıst dönem kârı vergilendiriliyor. Ayrıca devir işlemleri; KDV, BSMV, Damga ve Harçlardan muaf. Yeni şirkete devredilecek taşıt için de herhangi bir vergi ödenmiyor. Aynı benzer düzenlemeler şahıs işletmelerinin birleşme ve devrinde de geçerli.(GVK?nın 81.Maddesi)
Yaşadığımız dönem ve ekonomik ortam küçük işletmelerin başta işçilik ve enerji finansmanı gibi hızla artan sabit maliyetlerle hayatını devam ettirebilmeleri için eskisi kadar uygun değil. Bu nedenle gerçek anlamda ve büyük sermayeli ve çok ortaklı şirketleşmelerin yararlı olacağını ancak böyle ölçek büyüterek birim maliyetleri düşürüp ayakta kalınabileceğini düşünüyorum. Görüldüğü gibi vergisel avantajlar da mevcut. Bu konunun üzerinde durulması gerektiğine inanıyorum.


ARİF ŞİMŞEK