YARGI KARARLARINDA 6183 SAYILI KANUNDA İHTİYATİ HACİZ




Danıştay 3. Dairesi E.2001/3880 K.2004/323 T.13.2.2004
X limited şirketinin vergi borçları nedeniyle şirket ortağı olan davacının banka hesapları üzerine ihtiyati haciz konmuşsa da; şirketin 1998 ve 1999 yılı işlemlerinin incelenmesi neticesinde hesaplanan vergi borçları için şirket hakkında ihtiyati haciz kararı alındığı, ilgili yazıyla şirketin teminat göstermesinin istendiği, ayrıca davacı ve şirket adına kayıtlı taşınmaz mal ve mevduat hesapları üzerine haciz konulması için tapu sicil müdürlüklerine ve bankalara bildirimde bulunulduğunun anlaşıldığı olayda, limited şirket ortakları hakkında ihtiyati haciz tatbikinin ancak kamu alacağının şirket tarafından ödenmemesi ve tahsil imkanının da bulunmaması durumunda, şirket ortağı adına alınmış ihtiyati haciz kararı bulunması koşuluyla yapılabilecek olması ve kamu alacağının şirketten tahsil edilemeyeceği kesinlik kazanmadan, davacı adına mahalli en büyük memurunun onayı ile alınmış bir ihtiyati haciz kararı da bulunmadan şirket adına alınmış ihtiyati haciz kararına dayanılarak şirket ile birlikte davacı için de tapu sicil müdürlükleri ve bankalara bildirimde bulunularak davacı adına haciz tatbik edilemeyecek olması sebepleriyle, ortağa uygulanan haciz işleminde isabet yoktur.

Danıştay 4. Dairesi E.2003/306 K.2003/2508 T.22.10.2003
Mali Müşavir olan davacı adına, tasdik işlemlerini yaptığı X Anonim Şirketi ile Y Limited Şirketinin vergi borçlarından dolayı müşterek ve müteselsil sorumlu olmasından bahisle ihtiyati haciz uygulanmışsa da; 6183 sayılı Yasanın 13. maddesinde, ihtiyati haczin maddede belirtilen hallerde alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla tatbik olunacağının hükme bağlanmış olması, olayda ise davacı hakkında mahalli en büyük mülki amir tarafından onaylanan bir ihtiyati haciz kararı bulunmaması ve davalı idarenin defterdarlığa yazdığı 14.2.2002 tarihli yazıdan sonra 15.2.2002 tarihinde ihtiyati haciz kararı alınarak davacıya tebliğ edildiği ve ara kararla istenen bilgilere göre davacı hakkında 5.3.2002 tarihinde valilik oluruyla ihtiyati haciz kararı alınmışsa da bunun dava konusu kararla ilgisi bulunmaması sebepleriyle, usulüne uygun bir ihtiyati haciz kararı bulunmadan yapılan dava konusu işlemde yasal isabet yoktur.

Danıştay 7. Dairesi E.2000/6450 K.2002/574 T.13.2.2002
X Limited Şirketinin vergi borçlarından dolayı şirketin ortağı ve müdürü olan davacının Y Bankasındaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması yönünde işlem tesis edilmişse de; 6183 sayılı Yasanın 13. ve 35. maddeleri ile Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddeleri hükümleri karşısında, X Limited Şirketi hakkında alınan ihtiyati haciz kararına dayanılarak, davacı adına herhangi bir karar alınmadan, davacının yukarıda anılan sıfatlarından dolayı bankadaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczedilmesinde yasal isabet yoktur.

ÖZELGELERDE BELGE DÜZENİ


1. Gelirler Genel Müdürlüğü'nün 10.10.1997 tarih ve 43393 sayılı özelgesi;
"Otel müşterilerinin günlük ekstra harcamalarının belgelendirilmesi için hazırlanan ve otel kayıtlarında müşterilere teslim edilen kartlar, belli bir parasal değer yüklenmiş olarak satılıyor olmaları sebebiyle fatura veya perakende satış vesikası ile belgelendirilmesi gerekir. Bununla beraber, kartın tamamının harcanmaması halinde kalan miktarın oteli terk ederken müşterinin başka hizmetler karşılığında alacağı faturadan mahsup edilmesi mümkündür."

2. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 9.8.2005 tarih ve 29926 sayılı özelgesi;
"Belli dönemler arasında konser organizasyonu yapan firmanın, tek tek kişilere yapılan bilet satışlarında bu kişilere VUK'un 233. maddesi gereğince giriş bileti düzenlemesi gerekir. Konser biletlerinin turizm acentalarına toplu olarak satılması halinde ise, bu satışlara ilişkin fatura düzenlenmesi ve bu faturanın konsere girişte gerektiğinde ibrazı için bulundurulması gerekir."

3. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 30.1.2007 tarih ve 323100 sayılı özelgesi;
"Nihai tüketicilerin tüketim amacıyla, mükellef olanların ise ticari, zirai ve mesleki faaliyetleriyle ilgili olarak satın aldıkları akaryakıt karşılığında akaryakıt pompalarının bağlı olduğu ödeme kaydedici cihazlar kullanılmak suretiyle otomatik olarak düzenlenen fişlerin, üzerinde yazılı tutarı ne olursa olsun fatura yerine geçen belge olarak kabul edilmesi sebebiyle faturaya dönüştürülmesi söz konusu değildir. Ayrıca, fişlerin okunaksız ve silik olmaması için yazarkasalarda kullanılması gereken termal kâğıt rulolarının özellikleri, 52 seri no'lu Ödeme Kaydedici Cihaz Genel Tebliği'nin 5. bölümünde açıklanmış olup, gerekli özellikleri taşımayan termal kâğıt ruloların kullanılması halinde her bir tespit için ayrı ayrı olmak üzere VUK'a bağlı ?Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel'de yer alan birinci derece usulsüzlük cezasının beş katı ceza uygulanır.

4. İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 28.2.2008 tarih ve 463 sayılı özelgesi;
"fatura yerine geçen belgeler VUK'un 229 ilâ 232. maddelerinde hükme bağlanmış, ayrıca ilgili tebliğlerde de fatura yerine geçen belgeler tadadi olarak sayımıştır. Bu sebeplerle, vergi dairesi tarafından ilgili firma tarafından fatura verilmediğinin tespitine yönelik olarak düzenlenen tutanağın ilgili maddelerde ve tebliğlerde belirlenen belgeler arasında yer almadığından fatura olarak kabulü mümkün değildir. Aynı şekilde, bankalar tarafından yapılan hizmet ve satış işlemlerine ilişkin düzenlenen dekontlar, yalnızca banka lehine yapılan ödemenin faturası niteliğindedir. İlgili şirketin borçlarına karşılık, anılan şirketin hakediş tutarlarının İcra Müdürlüğü hesabına bankaya yatırılması işlemi karşılığında alınan dekontun, hakediş için düzenlenmesi gereken fatura olarak kabul edilmesi mümkün değildir."

5. Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 3.6.2008 tarih ve 3773 sayılı özelgesi;
"sadece iş yeri hekimliği yapan ve her ay sonunda hak ettiği ücret karşlığınca ilgili şirkete serbest meslek makbuz düzenleyen, hariçten hasta kabulü olmadığı için ayrıca serbest meslek makbuzu düzenlemeyen diş hekiminin, 379 ve 382 seri no'lu VUK Genel tebliğ hükümleri gereğince muayehanesinde kredi kartı okuyucusu bulundurma ve kullanma zorunluluğu yoktur."

6. Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 11.3.2008 tarih ve 6613 sayılı özelgesi;
"Serbest Bölgedeki şubeden gümrük hattı dışındaki mağazaya sevk edilen malların sevkiyatında düzenlenen belgelerin, sevkiyat sırasında taşıtta bulundurulması, sevk irsaliyesinde yer alması zorunlu bilgileri içermesi, Gümrük İdaresince tescil edilmiş belgeler olması ve sevk edilen malların Gümrük İdaresince düzenlenen belgelerdeki mallarla sınırlı olması koşuluyla sevk irsaliyesi olarak kabul edileceğinden, ayrıca sevk irsaliyesi düzenlenmesi gerekmemektedir."

7. Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 3.3.2008 tarih ve 5631 sayılı özelgesi;
"belli bir dönemde yararlanılan hizmete ilişkin bedelin belli bir tutarın altında kalmış olması, hizmet satışı nedeniyle vergilendirmeye ilişkin olayın gerçekleşmesini engellemez. Bu sebeple, bir aya ilişkin hizmet bedelinin belli bir bedelin altında olduğundan bahisle faturalandırılmayarak gelecek ay hizmet bedeline eklenmesi durumu söz konusu değildir. Bedel ne olursa olsun, hizmetin ara dönemler itibariyle tamamlanmasından itibaren 7 gün içinde faturanın düzenlenmesi zorunludur."

8. Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 13.3.2008 tarih ve 6952 sayılı özelgesi;
"VUK'un 231. maddesinin 4. bendi hükmü gereğince faturada iş sahibinin ya da namına imzaya yetkili olanların imzasının bulunması zorunludur. Kanunda faturadaki imzaya ilişkin başkaca özel bir düzenleme olmadığından, iş yoğunluğu ve gün içerisinde düzenlenen fatura sayısının çok olması dikkate alınarak imzaya yetkili olanların imzalarının notere onaylattırılmak suretiyle fatura üzerine anlaşmalı matbaada bastırılarak kullanılabilmesi mümkündür."

Bir fikri öldürmek istiyorsan, onu gereğinden fazla kelime ile ifade et.
Frank A. Clarck


Veysi Seviğ - Bumin Doğrusöz