12.12.2008 Veysi Seviğ

Vergi Usul Yasası'nın 192. maddesinde yer alan tanımlamaya göre "bilanço, envanterde gösterilen kıymetlerin tasnifli ve karşılıklı olarak değerleri itibariyle tertiplenmiş özetidir."
Envanter ise "bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde" müfredatlı olarak tespitidir.
Envanter öncelikle defter üzerinde çıkarılır. Ancak işlerinde geniş ölçüde ve çeşitli mal kullanan büyük müesseseler envanterlerini listeler halinde düzenleyebilmektedirler. Bu takdirde envanter listelerinin;
· Sayfa üzerinden numaralanarak sıralanması
· Envanterin tanzim tarihine göre tarihlenmesi
· Envanter çıkaran memur ile teşebbüs sahibi veya vekili tarafından imzalanması
· Aynen envanter defteri gibi saklanması
Zorunludur. (Vergi Usul Yasası Madde: 188)
Mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde bir işletmenin bilançosunun gerçek durumu yansıtabilmesi için envanter çalışmasının ciddi ve güvenilir şekilde yapılması gerekmektedir.
Envanterin yasal tanımlamasından da anlaşılacağı üzere belli bir tarihte bir işletmenin sahip olduğu varlıkları envanterden belirlemek mümkündür. Bu varlıklar envanterin aktif tablosunda yer almaktadır. Bilançonun aktif tablosunun hangi kaynaklardan finansmanın sağlandığını pasif tablosundan belirlemek mümkündür.
Bilançonun aktif tablosunda yer alan varlıkların Vergi Usul Yasası'nın değerleme hükümlerine göre işlem görmesi gerekmektedir. Bu bağlamda "değerleme, vergi matrahlarının hesaplanması ile ilgili kıymetlerin takdir ve tespitidir." (Vergi Usul Yasası Madde: 285)
Gerçekte "Değerleme, iktisadi kıymetlerin, vergi kanunlarında gösterilen gün ve zamanlarda haiz oldukları kıymetler esas" alınarak yapılır.
Değerlemenin Vergi Usul Yasası'nda yer alan hükümlere göre yapılmaması halinde düzenlenen mali tabloların başta bilanço olmak üzere doğruluğundan bahsetmek mümkün değildir.
Envanterin doğru yapılmaması halinde, belirlenen kıymetler doğru değerlendirilmiş olsa dahi işletmedeki varlıkların fiziki mevcudu ile bilançoda yer alan miktarları itibariyle farklılık varsa, söz konusu bilançonun gerçeği yansıttığını söyleyemeyiz. Aynı şekilde işletmedeki varlıklar fiziken envantere doğru yansıtılmış olsa bile eğer değerlemesi doğru yapılmamış ise bu takdirde de söz konusu bilançonun gerçeği yansıttığını söylememiz mümkün değildir.
Genel ilke olarak ticari işlemlere tahsis edilmiş olan bütün varlıkların bilançoya yansıtılması gerekmektedir. Örneğin Vergi Usul Yasası'nın 187. maddesi uyarınca "Ferdi teşebbüslerde, mükellefin sahip olduğu bina ve arazi hakkında aşağıdaki yazılı esaslar" geçerli olmaktadır.
· Fabrika, ambar, atölye, dükkân, mağaza ve arazi işletmede ister kısmen, ister tamamen kullanılsınlar değerlerinin tamamı üzerinden envantere alınır.
· Ticaret hanları gibi oda oda veya kısım kısım kullanılabilen binalarla evlerin ve apartmanların yarısından fazlası işletmede kullanıldığı takdirde envantere ithal edilir.
· Envantere alınan gayrimenkullerin kullanılış tarzlarında sonradan vaki olacak değişiklikler, hesap yılı içinde nazara alınmaz.
Gerçekte Vergi Usul Yasası'nın 192. maddesinde yer alan tanımlamaya göre bilançonun "Aktif toplamı ile borçlar arasındaki fark müteşebbisin işletmeye mevzuu varlığını (öz sermayeyi) oluşturmaktadır. Dolayısıyla eğer ferdi işletmelerde kullanılan müteşebbise ait gayrimenkul envantere dahil edilmez ise özkaynaklar farklı bir değeri ifade edecektir. Bu nedenle bilançonun doğru düzenlenebilmesi için sahip olunan değerlerin tam ve yasalara uygun olarak değerlendirilmiş miktarları ile bilançoya alınması gerekmektedir.
Bilanço kalemlerinin değerleme ilkelerinden farklı bir biçimde dikkate alınması halinde söz konusu bilanço üzerinden hesaplanacak öz sermaye de farklı olacak dolayısıyla gerçek öz sermayeyi yani işletme sahibinin işletmeye tahsis ettiği gerçek sermayeyi göstermeyecektir.
Tüm ticari işletmeler güvenilir bilanço üretmek için yıl sonu itibariyle öncelikle doğru bir şekilde envanter çalışmasını yapmak ve envantere düzenlemek zorundadırlar.
Doğru ve güvenilir bir bilançonun altyapısını doğru yapılmış ve Vergi Usul Yasası'nın üçüncü kitabında yer alan değerleme hükümlerine değerlendirilmiş (kuruşlandırılmış) envanterler oluşturmaktadır.
İşletmelerin envanter çalışmalarına yönelik günleri giderek azalmaktadır. Envanter çalışmaları işletme sahiplerini çok yönlü olarak ilgilendirmektedir. İşletmelerin kârlılık durumu ve varlıkların bilançoya yansıtılması ancak fiilen yapılan bir envanter çalışması ve bu çalışma sonucunda halihazırda işletmede mevcut varlıkların tespiti ve değerlendirilmesi ile olabilmektedir.