Off-Shore gelirleri stopaja tabi değil



Bugünkü yazıda eurobond ve Off-Shore gelirlerinin vergilemesi üzerinde duracağız. Eurobond faiz gelirlerinin vergilendirilmesi konusu uzun bir süre tartışma konusu olmuştur. Yapılan farklı yorumlar Maliye'nin tebliği ile son bulmuştur. Öncelikle eurobondun ne olduğunu bilmeyenler için eurobond kavramını açıklayalım

EUROBOND NEDİR?
Eurobond, devletin ya da şirketlerin, kendi ülkeleri dışından kaynak sağlamak amacıyla dış piyasalarda, yabancı para birimleri cinsinden satışa sundukları, uzun vadeli borçlanma senetleridir. Eurobondlar uzun vadelidir (genellikle 4-30 yıl arası).
Eurobondlar genellikle Euro ve Dolar cinsi ihraç edilen kupon ödemeli tahvillerdir. Dolar cinsi ihraç edilenler yılda iki kez, Euro cinsi olanlar ise yılda bir kez kupon faizi öderler.
Eurobondlarda işlem 1.000 nominal (Dolar veya Euro) ve katları şeklinde yapılmaktadır. Alım-satım fiyatları piyasalarda oluşan fiyatlara bağlı olarak tesbit edilmekte olup, gün içinde değişebilmektedir. Takas süresine bağlı olarak yapılan işlemin yatırım hesabına yansıması üç işgünü sonra gerçekleşmektedir. Eurobond alım-satımları banka şubeleri aracılığıyla yapılmaktadır. Döviz cinsinden bir yatırım ürünü olan eurobondlar ihraç eden ülkenin değil; satıldığı piyasanın bulunduğu ülkenin yasalarına tabidir. Eurobondlar aynı anda uluslararası piyasalarda da işlem görmektedir. Bu nedenle, politik ve ekonomik gelişmelere bağlı olarak fiyat dalgalanmaları görülebilir.
Uluslararası piyasalar için ihraç edilen tüm menkul kıymetler, eurobond kapsamına girer. Eurobondlar dış piyasalarda ihraç edilmesine rağmen, bunları ihracı yapan devletin vatandaşlarının almasını kısıtlayıcı bir durum söz konusu değildir. Yani, Türkiye Cumhuriyeti'nin ihraç ettiği eurobondları diğer ülke vatandaşları gibi Türk vatandaşları da alabilir.
Yaşanan tartışmalar
EurobondlarIn, faiz geliri ve alım-satım kazancının ne şekilde vergilendirileceği, yıllardır tartışma konusu oluyordu. Tartışılan konular özellikle; faiz gelirlerinin stopaja tabi olup olmadığı, 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilenlerin, Devlet tahvili ve Hazine bonolarına tanınan istisnadan yararlanıp yararlanamayacağı ve beyan sınırı konularında yoğunluk kazanıyordu.
Alım-satım kazancında ise; kazancın ne şekilde hesaplanacağı, 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilenlerin, Gelir Vergisi Kanunu'nun Geçici 59. maddesinde yer alan istisnadan yararlanma durumu da tartışılan diğer konular arasında yer alıyordu.
Ortadaki belirsizlik nedeniyle, uygulama birliği sağlanamadığı için, inceleme elemanları arasında da yorum farklılığı, buna bağlı olarak da değişik yöntemler uygulanması söz konusu oluyordu.
Maliye Bakanlığı, uzun süre bu tartışmalara karşı sessiz kaldıktan sonra, gecikmeli de olsa, bir Genel Tebliğ (Bkz. 30.09.2006 tarih ve 26305 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 258 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği) yayınlayarak, eurobond faizi ve eurobond alım-satım kazançlarının vergilendirilmesine açıklık getirdi.
Vergi uygulaması bakımından, Hazine tarafından yurtdışında ihraç edilen menkul kıymetlerin de (Eurobond) Devlet tahvili ve Hazine bonosu gibi değerlendirileceği açıklandı.

EUROBONDLARIN ALIM-SATIM KAZANCI
EurobondlarIn alım-satım kazançlarının vergilendirilmesi de eurobondların ihraç tarihine göre değişmektedir. Eurobond alım-satım kazançları için artık istisna uygulanması söz konusu değildir. Konu, ihraç tarihlerine göre aşağıda açıklanmıştır.
26.07.2001 tarihinden önce ihraç edilen Eurobondlar
26.07.2001 tarihinden önce ihraç edilen eorubondların alım-satımından doğan kazançların vergilemesi konusunda aşağıda belirttiğimiz süreç izlenecektir.

1- Eurobondun alımında ödenen dövizin, alış tarihindeki TL karşılığı bulunacak.

2- Bulunan bedel, satışın yapıldığı ay hariç olmak üzere ÜFE endeksindeki artış oranına göre endekslemeye tabi tutulmak (artırılmak) suretiyle, maliyet bedeli bulunacak.

3- Satışında elde edilen dövizin, satış tarihindeki TL karşılığı bulunacak.

4- Endeksleme yolu ile yükseltilen (5281 sayılı Kanunla mükerrer 81. maddeye eklenen hükümle 01.01.2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere, endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının yüzde 10 veya üzerinde olması koşulu getirilmiş olmakla birlikte, 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilen eurobondların elden çıkarılması durumunda, artış oranı yüzde 10'dan az olsa dahi kazancın tespiti sırasında endeksleme yapılabilecektir) maliyet bedeli ile satış tutarı arasındaki fark TL olarak bulunacak. Alım-satım bedeli arasındaki fark 16 bin TL'nin altında ise beyan edilmeyecek.

5- Alım-satım bedeli arasındaki fark 16 bin TL'den fazla ise, aradaki farktan 16 bin TL istisna düşülecek.

6- Kalan tutar ne olursa olsun beyan edilecek.
26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen Eurobondlar 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen eurobondların alım-satımından doğan kazançlar için de 26.07.2001 tarihinden önce ihraç edilen eurobond alım-satım kazançları için belirttiğimiz esaslar geçerli.
Bu tarihler arası ihraç edilen eurobondlarda da, endeksleme yöntemine göre alım-satım kazancı hesaplanacak. Alım-satım kazancı 16 bin TL'nin üzerinde ise, 16 bin TL'lik değer artış kazancı istisnası düşülecek, kalan tutarı ne olursa olsun beyan edilecek.

01.01.2006 tarihinden sonra ihraç edilen Eurobondlar
1 Ocak 2006 tarihinden sonra ihraç edilen eurobondlardan alım-satım kazancı elde edilmesi durumunda, bu kazanca herhangi bir istisna uygulanmayacak. Maliyet bedeli endekslemesi yapıldıktan sonra, bulunacak kazancın 960 TL'yi aşması halinde tamamı beyan edilecek. Maliyet bedeli endekslemesinin yapılabilmesi için, artış oranının yüzde 10 veya üzerinde olması gerekmektedir.

STOPAJ DURUMU
Maliye'nin tebliği ile yıllardır tartışılan 'stopaj' konusu da açıklığa kavuştu. Tebliğ'deki açıklamaya göre; vergi uygulaması bakımından, eurobondlardan elde edilen faiz gelirleri, Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/7-a maddesine göre 'yüzde sıfır' oranında vergi kesintisine tabi tutulmuş kabul edilmekte, sıfırın da bir vergi kesintisi olduğu belirtilmektedir (Bkz. 258 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği). Bu nedenle de eurobond faiz gelirleri stopaja (vergi kesintisine) tabi tutulmuş menkul sermaye iradı sayılıyor.

TÜRKİYE'DE YERLEŞİK OLMAYANLARIN EUROBOND GELİRLERİ
Türkİye'de yerleşik olmayan gerçek kişiler, dar mükellef sayılıyorlar. Dar mükelleflerin elde ettiği eurobond faiz geliri, Türkiye'de stopaj (vergi kesintisi) yoluyla vergilendirilmiş kabul edildiğinden, faiz geliri tutarı ne olursa olsun, beyan edilmeyecek. Diğer gelirlerin beyanı durumunda da beyannameye dahil edilmeyecek. Türkiye'de yerleşik olmayan gerçek kişiler (dar mükellefler) eurobondun ihraç tarihi ne olursa olsun, alım-satım kazancını da beyan etmeyecekler.

EUROBOND GELİRLERİNİN BEYANI VE VERGİLERİN ÖDENMESİ
İhraç tarihine bağlı olmaksızın eurobondlardan elde edilen ve beyan sınırını aşan faiz gelirleri ile istisna tutarını aşan alım-satım kazançlarının, 25 Mart 2009 Çarşamba akşamına kadar yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekiyor. Beyannamede bildirilen matrah üzerinden hesaplanan gelir vergisi, biri mart diğeri de temmuz ayında olmak üzere iki eşit taksitte ödenecek. Ödemenin gecikmesi durumunda, geciken her ay için (ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesaplanır) aylık yüzde 2,5 'gecikme zammı' alınıyor.

EUROBONDLARIN FAİZ GELİRLERİ
EurobondlarIn faiz gelirlerinin vergilendirilmesi, eurobondların ihraç tarihine göre değişmektedir. Konu, ihraç tarihlerine göre aşağıda açıklanmıştır.
26.07.2001 Tarihinden Önce İhraç Edilen Eurobondların Faizi
Eurobond faiz gelirleri stopaja (vergi kesintisine) tabi tutulmuş menkul sermaye iradı sayıldığından, 2008 yılında elde edilen faiz geliri 19 bin 800 TL'yi aşmıyorsa beyan edilmeyecek. 19 bin 800 TL'lik rakam, GVK 103. maddesinde yer alan vergi tarifesinin ikinci diliminde yer almaktadır. Bu tutar, 2009 ve izleyen yıllarda aksine bir yasa değişikliği olmadığı sürece, o yılların vergi tarifesinin ikinci dilimi esas alınarak belirlenecektir. Buna göre, 2009 yılı eurobond faiz gelirlerinde beyan sınırı 22.000 TL'dir.
2008 yılında eurobondlardan elde edilen faiz geliri 19 bin 800 TL'yi aşıyorsa, tamamı beyan edilecek. Bu faiz geliri için herhangi bir istisna uygulanmayacaktır.

26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen Eurobondların faizi 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen eurobondların faiz gelirleri için GVK Geçici madde 59 hükümlerine göre yüksek sayılabilecek tutarda istisna uygulanmaktaydı. Ancak bu istisna uygulamasının süresi 31.12.2007 tarihinde dolmuştur. Dolayısıyla eurobond faiz gelirleri için artık bu istisnanın uygulanma olanağı kalmamıştır.
Bu tarihler arasında ihraç edilen eurobondların faiz tutarı 2008 yılında 19 bin 800 TL'yi aşmıyorsa, beyan edilmeyecek. Aşıyorsa, tamamı beyan edilecektir. Eurobondların döviz cinsinden ihraç edilmesi nedeniyle, ödeme sırasında oluşan değer artışları (kur farkları) gelir sayılmayacak, elde edilen gelire de indirim oranı uygulanmayacaktır. Yalnızca, faiz geliri göz önüne alınacak. Bu uygulamada, eurobondların ihraç tarihinin herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

01.01.2006 tarihinden sonra ihraç edilen Eurobondların faizi
Bunlardan elde edilen faiz tutarı da 2008 yılında 19 bin 800 TL'yi aşmadığı sürece beyan edilmeyecek. Aşması durumunda, tamamı beyan edilecek.

OFF-SHORE BANKALARDAN ELDE EDİLEN FAİZLER
Off-shore bankacılığı, genellikle serbest bölgelerde faaliyette bulunan bankacılık türüdür.
Off-shore bankalardan elde edilen faizler stopaja tabi olmadığı için Türkiye'de beyan edilmesi gerekiyor. 2008 yılında, off-shore bir ülkedeki banka hesabından faiz geliri elde edilmesi durumunda, yıllık faiz gelirinin TL karşılığı, 960 TL'ye kadar ise beyanname verilmeyecek.
Yıllık faiz gelirinin TL karşılığının 960 TL'yi aşması durumunda beyanname verilmesi gerekiyor.
ÖRNEK: Metin Bey, 2008 yılında off-shore bir bankadan 28.000 Euro faiz geliri elde etmiştir.
Metin Bey, bu gelirini 25 Mart 2009 Çarşamba akşamına kadar ikametgahının bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan edecek. Hesaplanan gelir vergisi de Mart ve Temmuz 2009'da iki eşit taksitte ödenecektir. Faiz geliri, döviz cinsinden olduğu için, 'Enflasyon İndirimi' uygulanmayacak. Yani 28.000 Euro'nun tamamı gelir vergisine tabi tutulacak.

YURTDIŞINDAKİ DİĞER BANKALARDAN ELDE EDİLEN FAİZLER
YurtdIŞInda herhangi bir bankadan ya da başka bir kurumdan örneğin İngiltere, ABD ya da Almanya'daki banka hesabından faiz geliri elde eden ve Türkiye'de yerleşik olan bir kişi, o ülkede faiz geliri elde etmişse, bu gelirini (2008'de 960 TL'yi aşması halinde) Türkiye'de beyan etmek zorundadır. Türkiye'de beyan edilen gelirden, faiz gelirinin elde edildiği ülkede stopaj yapılmışsa, bu stopaj Türkiye'de hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir yani indirilir. Kalan kısım, vergi olarak ödenir.
ÖRNEK: Harun Bey, İngiltere'deki bir bankadan 2008 yılı içinde 8.000 Sterlin faiz geliri elde etmiştir. İngiltere'deki vergi mevzuatına göre, ülkede yerleşik olmayan (non resident) kişilerin banka faizlerinden stopaj (vergi kesintisi) yapılmıyor.
Bu durumda, Harun Bey, bu gelirini 25 Mart 2009 Çarşamba akşamına kadar ikametgahının bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan edecek. Hesaplanan gelir vergisini de Mart ve Temmuz 2009'da iki eşit taksitte ödeyecektir.
Eğer faiz geliri vergi kesintisi yapılan bir ülkeden elde edilmiş olsaydı, yapılan kesinti hesaplanan vergiden düşülecek ve kalan tutar ödenecekti.

YURTDIŞINDAKİ FAİZ GELİRİNİN ELDE EDİLME ZAMANI
Gelİr Vergisi Kanunu'nun 85. maddesine göre; yurtdışında sağlanan gelirler, Türkiye'deki hesaplara intikal ettirildiği yılda elde edilmiş sayılıyor. Maliye Bakanlığı'na göre; faiz geliri mükellefin bu gelire tasarruf edebildiği yılın geliri sayılıyor ve o para Türkiye'ye transfer edilmese dahi, faiz geliri elde edilmiş sayılıyor (220 No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği).

Ulusoy, lojistikte Belçikalı Ziegler ile ortaklık yaptı
Ulusoy Ailesi'ndeki ayrılığın ardından Ulusoy Uluslararası Yatırım Holding'i kuran Alican Ulusoy, Avrupa'nın önde gelen lojistik şirketi Belçikalı Ziegler ile ortak oldu. Alican Ulusoy, 'Lojistikte emin ve hızlı adımlarla yol alırken, ana faaliyet alanımızı destekleyici yeni alanlarda da yatırım yapmaya ve farklı sektörlerdeki yeni ortaklıklara da sıcak bakıyoruz' dedi. Ulusoy, 'Kara, deniz, hava ve demir yolu ile Türkiye'nin yükünü taşımaya talip olduğumuzu söyleyerek özetleyebilirim. Bu bağlamda Ulusoy-Ziegler Türkiye'yi sözde değil, gerçek anlamda, lojistik üssü yapmak vizyonuyla kuruldu' diye konuştu. Ziegler CEO'su Xavier De Buck da ortaklığın global kriz dönemine rastlamasının çok önemli olduğunu belirterek 'Asya ve Avrupa arasında çok önemli köprü görevi gören Türkiye, bizim için eksik bir noktaydı' dedi. Toplam cirosu 1,5 milyar euro olan Ziegler, 7 ülkede faaliyet gösteriyor.

Maliyede vekaletin vekaleti dönemi
ABD'de by-pass amaliyatı olan Maliye Bakanı Unakıtan'a vakalet eden Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren de yurtdışına gidince Maliye Bakanlığı'nda vekaletin vekaleti dönemi başladı. ABD'ye giden Ekren'in dönüşüne kadar Maliye Bakanlığına, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım vekalet edecek. Ekren Türkiye'ye 8 Mart'ta dönüş yapacak. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren'in Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığına da Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu vekalet edecek.

YARIN Hazine bonosu devlet tahvili gelirleiyle hisse senedi satış kazançlarının vergilendirilmesi



Metin Taş-Sezgin Özcan