KURUMLAR VERGİSİ AÇISINDAN YURT DIŞINDA

ÖDENEN VERGİLERİN MAHSUBU



I.GİRİŞ

Her yıl, Nisan ayında Kurumlar Vergisi telaşı, başta meslek mensupları olmak üzere ilgililer tarafından yoğun bir şekilde yaşanmaktadır.


Kurumlar Vergisinin Beyanı ve ödenmesi sürecinde önemli olan hususlardan biri ise ?Yurt dışında ödenen vegilerin mahsubu? konusudur. Konu çoğu kez sanki karmaşık ve detaylı imiş gibi görünse de oldukça basit ve anlaşılır bir konudur.

II.YURTDIŞINDA ÖDENEN VERGİLERİN MAHSUBU

Bilindiği üzere,Ticari hayatta faaliyet göstermekte olan İşletmelerin bir bölümü yatırımlarını ülke dışında yapmakta yada sürdürmektedirler. Buralarda elde edilen kazançlardan hasıl olan kurumlar vergisi ve benzeri vergilerin durumu o ülkelerde ödenmesi yönü ile nasıl bir yol ile indirilebilir?

Kurumlar Vergisi Kanunumuzun 33. maddesinde konuya ilişkin açıklamalar yapılmıştır.

O halde, İşletmelerin faaliyet gösterdiği ülkelerden elde edilen ve Ülkemizde genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazançlardan mahallinde ödenen kurumlar vergisi ve benzeri vergiler, Türkiye'de bu kazançlar üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden indirilebileceği kesindir.

Eğer, işletmelerin yurt dışında iştirakleri var ise ve bu iştiraklerin ödemiş olduğu gelir ve kurumlar vergisi benzeri gelirler, kontrol edilen yabancı şirketin Türkiyede vergilendirilecek kazancı üzerinden hesaplanmış Kurumlar vergisinden indirilebilecektir.(7.maddenin uygulanması halinde ve kontrol edilen kurum kavramına dikkatle)

Bununla birlikte, 3.bendde ?Tam mükellef kurumların doğrudan veya dolaylı olarak sermayesi veya oy hakkının % 25'ine sahip olduğu yurt dışı iştiraklerinden elde ettikleri kâr payları üzerinden Türkiye'de ödenecek kurumlar vergisinden, iştiraklerin bulunduğu ülkelerdeki kâr payı dağıtımına kaynak oluşturan kazançlar üzerinden ödenen gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergilerin kâr payı tutarına isabet eden kısmı mahsup edilebilir. Kazanca ilave edilen kâr payı, bu kazançlar üzerinden yurt dışında ödenen gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergiler dahil edilmek suretiyle dikkate alınır. ?denmektedir.*

Ancak bir hususa dikkat edilmelidir; Yurt dışı kazançlar üzerinden Türkiye'de hesaplanacak vergilere mahsup edilebilecek tutar, hiç bir surette yurt dışında elde edilen kazançlara Kanunun 32 nci maddesinde belirtilen kurumlar vergisi oranının uygulanmasıyla bulunacak tutardan fazla olamaz. Bu sınır dahilinde, ilgili bulunduğu kazancın Türkiye'de genel sonuç hesaplarına intikal ettirildiği hesap döneminde tamamen veya kısmen indirilemeyen vergiler, bu dönemi izleyen üçüncü hesap dönemi sonuna kadar indirim konusu yapılabilir.

?Geçici vergilendirme dönemi içinde yurt dışından elde edilen gelirlerin bulunması halinde, bu gelirler üzerinden elde edildiği ülkelerde kesinti veya diğer şekillerde ödenen vergiler, o dönem için hesaplanan geçici vergi tutarından da mahsup edilebilir. İndirilecek tutar, yurt dışında elde edilen kazançlara Kanunun 32 nci maddesinde belirtilen geçici vergi oranının uygulanmasıyla bulunacak tutardan fazla olamaz.

İşlemlerin tevsiki açısından bir önemli konuda kanunda,?Yabancı ülkelerde vergi ödendiği, yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı nitelikteki temsilcileri tarafından tasdik olunan belgelerle tevsik olunmadıkça, yabancı ülkede ödenen vergiler Türkiye'de tarh olunan vergiden indirilemez.?denmektedir.

Kurumlar vergisinden indirim konusu yapılan vergilerin yabancı ülkelerde ödendiğini gösterir belgelerin, tarhiyat sırasında mükellef tarafından ibraz edilememesi halinde, yabancı ülkede ödenen veya ödenecek olan vergi, Kanunun 32 nci maddesindeki kurumlar vergisi oranını aşmamak şartıyla o ülkede geçerli olan oran üzerinden hesaplanır ve tarhiyatın bu suretle hesaplanan tutara isabet eden kısmı ertelenir. İbraz edilmesi gereken belgeler, tarh tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde ilgili vergi dairesine ibraz edildiği takdirde, bu belgelerde yazılı kesin tutara göre tarhiyat düzeltilir.

Mücbir sebepler olmaksızın belgelerin bu süre zarfında ibraz edilmemesi veya bu belgelerin ibrazından sonra ertelenen vergi tutarından daha düşük bir mahsup hakkı olduğunun anlaşılması halinde, ertelenen vergiler için Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre gecikme zammı hesaplanır.

Bu madde hükmünün uygulanmasında, yabancı para ile ödenen vergilere, bunların ilgili bulunduğu kazançların genel sonuç hesaplarına intikali esnasındaki kur uygulanır.?**

(*),(**) Kurumlar Vergisi Kanunu

III.SONUÇ

İşletmelerin sürekliliğinin sağlanabilmesi ve elde edilecek kazançların vergilendirilmesi ülkemiz insanlarının refahı ve gereksinimlerinin karşılanabilmesi açısından oldukça önemlidir. Bu yönü ile ülke dışında faaliyet gösteren ve iştirakleri olan işlemelerin vergi inceleme ve denetiminin özellik arzettiğide tartışma götürmeyecektir. Kuşkusuz Vergi İdaremiz, Basiretli Tüccarlara bu yönü ile her açıdan destek vermektedir.

KADİR DODİ

S.M.M.M