Beyanname verirken şirketler ortaklarla ilişkilerine dikkat etmeli




Nisan ayıyla birlikte şirketlerin bir önceki seneye ilişkin faaliyetleri ile ilgili beyannamelerini verme süreci başlamış oldu. 27 Nisan Pazartesi akşamına kadar verilmesi gereken bu beyannamelerde dikkat edilmeyen veya gözden kaçan bazı hususlar daha sonra başınızı ağrıtabilir.
Bu yüzden beyanname hazırlanırken hesaplamaların dikkatli ve doğru yapılması, beyanname ve eklerinin de vergi dairesine eksiksiz verilmesi gerekiyor. Bilindiği gibi, tüm Kurumlar Vergisi mükelleflerinin beyannamelerini elektronik ortamda göndermeleri mecburi. Beyannamelerini mali müşavirlere imzalatmak durumunda olan şirketlerin e-beyannameleri, aracılık yetkisi almış meslek mensupları aracılığıyla göndermeleri gerekiyor.

Öteden beri mevzuatımızda bulunan ve şirketlerin haksız kâr dağıtımını engelleme görevi bulunan örtülü kazanç dağıtımı müessesesi yeni Kurumlar Vergisi Kanunu'nda transfer fiyatlandırması ismi ile kendine yer buldu. İlişkili kişilerle mal veya hizmet alım-satımında bulunan kişi veya kurumların gelirlerinin tam ve doğru olarak beyan edilmesini sağlamak ve transfer fiyatlandırması yoluyla vergi matrahının aşındırılmasına mani olmak amacıyla mevzuatımızda yer verilen bu vergi güvenlik müessesesi oldukça karmaşık bir yapıya sahip. Karmaşıklığı, olayın ve ilişkili kişi kavramının hemen hemen her şeyi kapsayacak şekilde geniş tutulması. Buna göre bir şirket, ilişkili kişi veya kurumlarla bir mal veya hizmet alım satım işini yaparken (alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama, kiraya verme işlemleri ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler de bu kapsamdadır) fiyatı emsallere göre belirlemek zorunda. Buradaki ilişkili kişiden kastedilen; şirketlerin kendi ortakları, eşleri ve bunların soylarından gelenler, kurumun ve ortaklarının ilgili bulunduğu kişiler, kurumun denetim veya idaresi bakımından bağlı bulunduğu veya nüfuzu altında olduğu kişilerdir. Görüldüğü gibi yeni düzenlemede ilişkili kişiler kavramı oldukça geniş tutulmuş ve bu kişilerle normal ticaret kurallarına aykırı yapılan ticari işlemler mercek altına alınmış durumda. Ülkemizde şirketler genel olarak ortaklar cari hesabını işleterek işlem ve faaliyetlerini yürütüyor. Bu yüzden birçok şirkette ortaklar şirketten borç almış veya vermiş görünüyor. Ancak bu borç verme alma işleminin Maliye tarafından fark edilmesi halinde şirket lehine faiz hesaplanıp vergi hesaplandığını bilmekte fayda var. Tıpkı bunun gibi şirketler ilişkili oldukları kardeş firmalardan borç para, mal, hizmet vs. alıp satarken piyasa fiyatlarına uygun fiyat belirlemek mecburiyetinde. Aksi takdirde uygulanan fiyatla piyasa fiyatı arasındaki fark kadar örtülü kazanç dağıtıldığı iddiasıyla karşı karşıya kalabilirler. Ortaklarına bu şekilde borç vermiş görülen şirketlerin dönem sonunda adatlandırma denilen faiz hesaplama işlemini yapmaları gerekiyor.

Ortaklardan alınan borçların masrafları gider sayılmıyor

Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre şirketlerin ortaklarından yaptıkları bazı borçlanmalar örtülü sermaye sayılıyor. Bu tür borçlanmalar için ödenen faiz, kur farkı gibi masraflar kurum kazancını tespit aşamasında gider olarak kabul edilmiyor. Bu düzenlemenin de temelinde kurumun ilişkili olduğu kişi ve kurumlar tarafından sermaye olarak konan paraların borç olarak değerlendirilerek faiz vs. ödenmesi yoluyla kurum kazancının vergisiz bir şekilde ortaklara aktarılmasını önleme maksadı yatıyor. Buna göre ortaklık payı ne kadar olursa olsun, şirket ortaklarından veya ilişkili olan kişilerden temin edilerek kullanılan borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte şirketin özsermayesinin üç katını aşan kısmı ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılıyor. Ayrıca ilişkili kişilerle işlem yapan Kurumlar Vergisi mükelleflerinin bu işlemlerle ilgili olarak vergi dairesine 'Transfer Fiyatlandırması, Kontrol Edilen Yabancı Kurum ve Örtülü Sermayeye İlişkin Form'u vermeleri gerekiyor. Formda yer alan transfer fiyatlandırması, kontrol edilen kurum kazancı ve örtülü sermayeye ilişkin işlemlerin bir veya birkaçının bulunması durumunda sadece bu işleme ilişkin kısım doldurulacak. Formda belirtilen söz konusu işlemlerin bulunmaması durumunda bu form doldurulmayacak ve beyanname ekinde de gönderilmeyecek. Bu formlardaki 'ilişkili kişilere ilişkin bilgiler' tablosunda sadece yıl içerisinde çeşitli şekillerde ticarî ilişki kurulmuş olan ilişkili kişilerin yer alması yeterli. Ayrıca formun 'ilişkili kişilerden temin edilen borçlar' tablosunda, ilişkili kişilerden TL cinsinden ve faizsiz olarak alınan, yani işletmeye hiçbir yük yüklemeyen borçlara da tabloda yer verilmesine gerek yok.

Bu arada transfer fiyatlandırması işlemleri açısından bir bilgi dosyasının oluşturulmasında fayda var. Her işletme transfer fiyatlandırması dosyası hazırlayarak, işletmenin kimliği, ortakları, sektördeki yeri, sermaye durumu, fiyat tespit yöntemleri, ilişkili kişilerle olan işlemlerde baz alınan fiyatlandırma yöntemleri, imalata- ticarete ilişkin bilgileri bir araya getirmeli. Bu dosyaya transfer fiyatlandırmasına ilişkin tüm işlemlerin ve hesaplamaların belgelerinin de dâhil edilmesi ve gerektiğinde ibraz edilmek üzere saklanması gerekiyor.

Ahmet YAVUZ