Veysi Seviğ

Vergi Usul Yasası'nın uzlaşma ile ilgili ek birinci maddesinde yer alan düzenleme uyarınca; mükellef tarafından ikmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi ziyaı cezalarının tahakkuk edecek miktarları konusunda belli hallerin varlığında idare ile mükellef uzlaşabilmektedir. Buna göre;
* Vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin kanun hükümlerine yeterince nüfuz edilememiş olunması,
* Vergi Usul Yasası'nın 369'uncu maddesinde hükme bağlandığı üzere;
- Yetkili makamların mükellefin kendine yazı ile yanlış bilgi verilmiş olmaları,
- Bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların görüş ve kanaatini değiştirmiş veya hukuka ait bir içtihadın değişmiş olması,
* Vergi Usul Yasası'nın 116'ncı maddesinde tanımı yapılan şekilde vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla vergi istenmesi veya alınması, bu durumun hesap hatalarından (VUK. Madde: 117) veya vergilendirme hatalarından kaynaklanması (VUK. Madde: 118) hallerinde idarenin mükellefle hukuken uzlaşması mümkün bulunmaktadır.
Uzlaşma istemi vergi ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılabilir. Uzlaşmanın vaki olmaması hallerinde mükellef veya ceza muhatabı tarh edilen vergiye veya kesilen cezaya, uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabilmektedir. Bu bağlamda da dava açma müddeti bitmiş veya on beş günden az kalmış ise bu müddet tutanağın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün olarak uzar.
Vergi Usul Yasası'nın uzlaşma ile ilgili ek 6'ncı maddesi uyarınca mükellef veya adına ceza kesilen nezdinde uzlaşılan ve tutanakla tespit edilen hususlar hakkında dava açamaz ve hiçbir mercie şikâyette bulunamaz.
Tarhiyat öncesi uzlaşmada da uzlaşmaya varılması halinde tutanakla tespit edilen husus hakkında dava açılamaz ve hiçbir mercie şikâyette bulunmak mümkün değildir. Tarhiyat öncesi uzlaşmanın temin edilmemiş veya uzlaşma müzakeresinde (görüşmesinde) uzlaşmaya varılamaması halinde mükellefler veya ceza muhatabı olanlar verginin tarhından veya cezanın kesilmesinden sonra uzlaşma talep edemezler.
Uygulamada bazı hallerde yapılan uzlaşmadan veya uzlaşmaya bağlı ödemelerin yapılmasından bir süre sonra, vergiye esas alınan matrahın tespitinde hatalı işlemlerin yapıldığı veya matraha esas alınan rakamsal veriler de hata yapıldığı, vergilendirme konusuna girmeyen işlemlerin dikkate alınmadığı gibi hallerin varlığı tespit edilebilmektedir.
Böyle bir durumda uzlaşmanın yapılmış bulunması, bunun sonucunda da mükellefin mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde hiçbir başvuru hakkının bulunmadığını dikkate alarak konunun (uzlaşmanın) tam anlamı ile kesinleşmiş ve değiştirilemez olduğunun kabullenilmesi mi gerekeceği hukuki açıdan tartışma konusu olmaktadır.
Vergi Usul Yasası'nın 125'inci maddesi gereği olarak "Vergi Mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve Danıştay'dan geçmiş olan muamelelerde vergi hataları bulunduğu takdirde, bu hatalar yargı kararları kesinleşmiş olsa bile" düzeltme konusu yapılabilmektedir.
Yukarıda belirttiğimiz yasa maddesi, yargı kararlarında dahi eğer varsa vergi hatalarına dayalı bir yanılgının sonradan fark edilmesi halinde düzeltme yapılabilmesine olanak sağlanmıştır. Söz konusu hatalar hakkında anılan yargı mercileri tarafından düzeltmeye yönelik bir karar verilmemiş bulunuyorsa, bu kararın dahi düzeltme konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.
Böyle bir durumda; hukuken mükellefle idare arasında daha önce uzlaşma konusu yapılan bir vergilendirme olayı, bilahare uzlaşma konusu matrahın tespitinde vergi hatası veya hataları olduğu tespit edilmişse, bu durumun dahi düzeltilmesi mümkün olabilmektedir.
Gerçekte yasal tanımlamadan da anlaşılacağı üzere vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız veya eksik vergi istenmesi ve alınmasıdır. Böyle bir durumun varlığında düzeltme işlemleri idarece re'sen yapılabildiği gibi, mükellefin istemi üzerine de yapılabilmektedir. Vergi Usul Yasası düzeltme kapsamında yargı kararlarını da almış bulunmaktadır.
Vergi Usul Yasası'nın 125'inci maddesi vergi hatası bulunan yargı kararlarının düzeltme konusu yapılmasına olanak sağlarken uzlaşma aşamasında yapılan hesaplamalarda vergi hatasının veya hatalarının bulunması halinde bu tür hataları hesaplamalara dayalı uzlaşma işlemlerinin düzeltme kapsamı dışında bırakılması düşünülemez.
Uzlaşmaya esas alınan miktar üzerinden yapılan indirimler veya kesilen cezalarla ilgili uzlaşmalarda, gerek vergilendirme ile ilgili işlemler ve gerek kesilen cezalar mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde tartışmasız nitelikte olmalıdır. Hatalı bir hesaplama, tartışmalı bir ceza işleminin uzlaşma konusu yapılması doğru bir yaklaşım değildir. Böyle bir davranışın hukuki tabanını oluşturmak mümkün değildir.