İ.Hüseyin Yıldız huseyin.yildiz@aksam.com.tr

Krizle birlikte gelişmiş dünya ekonomilerinde kamu yararının korunmasına dönük çabalar; daha çok şeffaflığın sağlanması, risk yönetimi, denetim ve gözetim mekanizmalarında kalitenin artırılması üzerine yoğunlaşmış bulunuyor. Bizde ise bunlara ilave olarak ciddi bir kayıtdışılık sorunu yaşanmaktadır. Dolayısıyla, vergi oranlarında yapılan indirim sadece talebi canlandırdığı için değil, aynı zamanda kayıtdışılığı azaltmaya etki ettiği için de vergi gelirlerini artırmaktadır.
Bu nedenle vergi indirimi paketi açıklandığında bunun olumlu bir adım olduğunu söylemiş fakat kapsamın yetersiz ve sürenin kısa tutulduğunu yazmıştım. Daha sonra hükümet indirim oranlarını bir miktar düşürerek süreyi uzattı. Uygulama sonuçları indirimli vergi oranları nedeniyle vergi gelirlerinin düşmediğini, aksine arttığını gösteriyor. Buna rağmen, hükümet vergi oranlarında indirim kararı almakta gösterdiği temkinli tavrı sürdürmeye devam etmektedir.
Ocak-Mayıs döneminde 20 milyar 683 milyon lira açık veren bütçenin iktidarı bu temkinli tavrı göstermeye zorladığını anlıyorum. Zira hükümetlerin siyasi kaygıları olur. Büyük bütçe açıklarından korkarlar ve vergi gelirini azaltacak her tür politikadan kaçınırlar. Ancak vergilerin önemli bir kısmını harcamalar üzerinden alan bir yapıda, vergi indirimlerinin bütçe açığını büyüteceğini ileri sürmek bence yersiz. Örneğin tapu harçları yüzde 67 indirildiği halde aylık tapu harcı geliri sadece yüzde 41 düştü. Yine 2008 Ocak-Mayıs döneminde dahilde alınan KDV tutarı 7 milyar 80 milyon lira iken, 2009 yılının aynı döneminde küresel krize rağmen dahilde alınan KDV tutarı 7 milyar 880 milyon liraya kadar yükselmiştir. Demek ki vergi indirimleri korkulanın aksine vergi hasılatını düşürmemiş tersine arttırmıştır.
...
Tamamı