Yazının başlığını, Erich Maria Remarque'nin 'Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok' adlı romanından esinlendik. 1929 yılında ilk kez basılan, 50 ayrı dile çevrilen ve bugüne dek 20 milyondan fazla satan roman sinemaya da uyarlanmıştı...

Eser, savaşın acımasız yüzünü ortaya koyma açısından türünün en başarılı örnekleri arasında. Eserin ana fikri, savaşa katılanların bir şekilde (bedenen veya ruhen) öldükleri...
'Maliye ile savaşı anlatan romanın ne ilgisi var?' sorusunu okuyucunun kendiliğinden yanıtlayacağını umuyoruz.

DEĞİŞİM BEKLENTİSİ
Anımsanacağı üzere bir süre önce Maliye Bakanı değişmişti. Değişime ilişkin, Kemal Abi'nin sağlık sorunları da dahil olmak üzere farklı yorumlar yapıldı. Bu yorumlardan bir kısmı Maliye'de felsefe değişikliği olacağı ve pek çok konuda radikal adımlar atılacağı yönündeydi.
Özellikle denetim birimlerinin tek çatı altında toplanmasına 'oldu-bitti' gözüyle bakılmıştı. Bu konuda bir arpa boyu bile yol alınmadı. Tepe noktasında müsteşarın değişmesi ile telefon görüşmelerinin sızdırılması nedeniyle Gelir İdaresi Başkanlığı'ndaki görev değişimini saymazsak, örgütsel anlamda da bir farklılık göze çarpmıyor.

KÜMESTEKİLER
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada; 'Kazanan herkesten makul vergi toplamaya çalışacağız. Sadece kümestekilere değil, kayıtdışı kesimlere de ulaşmaya çalışacağız' demiş. 'Kümestekiler' ifadesi, Jean Baptiste Colbert'in ünlü 'Vergileme sanatı, kazı bağırtmadan ondan mümkün olduğu kadar daha fazla tüy almaktır' sözünden esinlenilerek kullanılmış.
Sayın Bakan, milyonlar kazandığı halde bir kuruş vergi ödemeyen 'yaban kazlarına' da ulaşılmaya çalışılacağını ifade etmiş. Kendisinden önce görev almış diğer bakanlar da tıpatıp aynı sözleri sarf etmişlerdi.

DENETİMLER BU ÇABANIN BİR PARÇASI (!)
Bakan Şimşek, konuşmasının devamında 'Denetimleri bu çabaların bir parçası olarak değerlendirmek lazım' demiş. Maliye'nin vergi denetimi yapması son derece doğal ve gerekli. Ancak, denetimlerin yapılma biçimi dikkate alındığında, denetimlerin bu çabaların parçası olmadığı görülüyor. Denetimler, az veya çok vergi ödeyen mükellefleri hedef alıyor. Yani, mevcut durumda denetimle yaban kazlarını tespit etmek ve kümese almak mümkün değil.

NEREDEN BULDUN DENİLEMİYOR
Vergi ödemediği halde aşırı harcama yapan ve servet edinenlere 'nereden buldun' sorusu sorulamıyor. 2003 yılında yürürlüğe girmesi öngörülen düzenleme daha uygulanmaya başlamadan kaldırıldı. Kısa bir süre önce gırtlağa kadar borcu olan, deyim yerindeyse 'bir kedisi bile olmayan' bir kişi, milyonlarca hatta milyarlarca liralık bir harcama yaptığında da bu sorunun sorulması mümkün değil. Gelişmiş ülkelerde ise tam tersi bir durum söz konusu. Yani, gelişmiş ülkelerdeki mükellefler kanuna saygıdan değil; 'korktukları' için vergi kaçırmıyor.
Sözün özü, bizdeki gibi kurgulanmış bir vergi sisteminde kayıtdışılığın önlenmesi, hayalden de öte...
...
Metin Taş-Sezgin Özcan
http://www.aksam.com.tr/2009/10/08/y...r_sey_yok.html