1136 sayılı avukatlık yasasının 2.maddesi avukatlık mesleğinin amacından bahsetmektedir.Bahsi geçen madde hükmüne göre;Avukatlığın amacı;?hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır.
Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis eder. ?şeklinde ifade edilmektedir.
3568 sayılı meslek yasamızın 2.maddesi ise Gerçek ve tüzelkişilere ait teşebbüs ve işletmelerin;
a) Genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, defterlerini tutmak, bilanço, kar-zarar tablosu ve beyannameleri ile diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işleri yapmak.
b) Muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek, işletmecilik, muhasebe, finans, mali mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek veya bu konularda müşavirlik yapmak.
c) Yukarıdaki bentte yazılı konularda, belgelerine dayanılarak, inceleme, tahlil, denetim yapmak, mali tablo ve beyannamelerle ilgili konularda yazılı görüş vermek, rapor ve benzerlerini düzenlemek, tahkim, bilirkişilik ve benzeri işleri yapmak.

Her iki yasanın ilgili maddelerini karşılaştırdığımızda;Mali müşavirlerin de amacanın,avukatlar gibi mevzuatın ve bilginin adaletli ve dürüstçe uygulanmasını sağlamak olduğunu görebiliriz..1136 sayılı Avukatlık yasasında,avukatların görevinin, sadece hukuki uyuşmazlıkların çözümünü sağlamak olduğunu,3568 sayılı yasada ise defter tumanın,raporlama yapmanın yanı sıra,yukarda bahsettiğim hükmün (b) bendi mali mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek görevi de yüklenmektedir.Bu cümle aslında direkt olarak vergi avukatlığından bahsetmese de,aslında avukatlık yasasının 2.maddesinde geçen hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır.cümlesine denk düşmektedir.
Yasamızın içinde gizlenmiş olan vergi avukatlığı statüsünün artık gün yüzüne çıkma zamanı gelmiştir.
Öyle ki;Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB),2007 yılı Vergi raporunda, Türk vergi sisteminde Sayıştay'a benzer bir Vergitay kurulmasını öneriyor.
Türk vergi sisteminin daha iyi işler hale getirilmesi için vergi idaresinin iyileştirilmesi çalışmalarıyla birlikte, vergi yargısının bir an önce kurulması gerektiğini kaydeden TÜRMOB, vergi yargısının itiraz komisyonu işlevinden kurtarılması gerektiğini belirtmekte.
TÜRMOB'un 2007 yılı Vergi raporu'nda, Sayıştay gibi bağımsız ve özerk yapıya sahip olarak kurulması önerilen Vergitay'ın, toplanan vergilerin inceleme ve denetiminden sorumlu olması gerektiği dile getirilmekte. Vergi yargısının süratle karar verebilecek şekilde çalışmasının sağlanabilmesi için vergi inceleme elemanlarının savcılara benzer, mali müşavir ve muhasebecilerin de noter-avukat karışımı bir hukuki yapıya kavuşturulması istenen raporda, iktisadi ve idari bilimler fakültesi maliye ve işletme bölümü mezunlarına da vergi avukatlığı unvanı verilebilmesi gerektiği de önemle vurgulanıyor.
Aslında Vergi avukatlığı mesleği 2004 yılında gündeme gelmiş ve gelir idaresi başkanlığının görevleri hakkında kanunun taslağında yer almış olmakla birlikte,5345 Sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun metninden mali avukat kavramı çıkarılarak 16 Mayıs 2005 tarihli ve 25817 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış ve yürürlüğe girmiştir.
Aslında yasadan çıkarılması gelir idaresinin uyuşmazlıklarla ilgili biriminin ve biz meslektaşların lehine olmuştur.O haliyle çıkması bu mesleğin elimizden kayıp gitmesine sebep olabilirdi.
Türmob?un 2007 vergi raporuna odalarımızın ve bizlerin sahip çıkması gereklidir.
Vergi avukatlığı mesleği ;gerek nosyon gerek vergi hukuku bilgisi açısından malimüşavirlik mesleğinin eksik kalan yanını tamamlayacaktır.Her ne kadar bu mesleki statüye avukatlar sahip çıkıyor olsa da,Prof.Dr Nihal Sabanın yaptığı araştırma neticesinde doktora tezi olan çalışmada avukatların bu mesleki statüyü taşıyamadıkları,Vergi hukukunu yeterince bilmedikleri,dava dilekçelerinde yapılmayacak hataların yapıldığı açıkça belirtilmektedir.Sayın Saban,Avukatlar tarafından açılan 2332 sayıda dava üzerinde araştırma yapmış.Kendi cümleleriyle şu sonuca varmıştır.?BU KONUYLA İLGİLİ İLK TESPİTİMİZ;BU ALANDAKİ AVUKATLIK HİZMETİNİN YAYGIN OLMADIĞI,2.TESPİTİMİZ BU ALANDA AVUKATLIK HİZMETİNİN YETERSİZ OLDUĞUDUR.DOSYALARIN İNCELENMESİ SIRASINDA AVUKATLAR TARAFINDAN YAZILAN DAVA DİLEKÇELERİNİN SON DERECE YETERSİZ,ÖRNEĞİN TARHİYATA KARŞI AÇILAN DAVALARDA DAVA DİLEKÇELERİNİN BÜYÜK BÖLÜMÜNDE YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEBİNİN YER ALDIĞI VEYA DAVANIN BELLİ AŞAMASINDA AVUKATLARIN DAVADAN ÇEKİLDİĞİ,BAZI DOSYALARDA 3-4 AVUKATIN DEĞİŞTİĞİNİ GÖRMÜŞ BULUNMAKTAYIZ."
Bu çalışma bilimsel bir çalışmadır.Ve Vergi avukatlığı mesleğini bizlerin yapması gerektiğinin yazılı bir ispatıdır.Ama maalesef odalarımız bu husus üzerinde hiç durmamaktadır.
Bu konunun gündemde tutulması için her meslektaşıma görev düşmektedir.Ne yapabiliriz diye düşünüyor olabilirsiniz.veya siz ne yaptınız diyebilirsiniz.
Sayın meslektaşlarım;Bu konuyu ilk olarak 2005 yılında ?Hukuki.Net? isimli sitenin forum bölümünde gündeme getirdim ve bu konuyu bir çok avukatla tartıştım.Bugün çok iyi bir başlangıç yaptığımı fark ettim.Bu siteye girdiğimde veya arama motoruna ismimi yazdığımda ilk sayfanın ilk satırında bu konuyla ilgili görüşlerim çıkıyor.Avukatların bu konudaki görüşleri gözler önüne seriliyor.
Sonuç olarak şunu söyleyebilirim ki;Sahip çıkarsak bu statüye de kavuşabiliriz.Bu statüye kavuştuğumuz takdirde ise gerek saygınlığımız gerekse gelirimiz aratacak,aynı zamanda bu konuda bazı meslektaşlarımız uzmanlaşacağı içinde defter tutma pastası da büyüyecektir.Hepinize Saygılar sunuyorum.