İki defa KDV ödemeyin!



"2004-2008 yılları Ba formlarınızın tetkik edilmesi neticesinde, 84 seri No.lu KDV Genel Tebliği uyarınca hakkında olumsuz rapor ya da tespit bulunan mükelleflerden alışlarınız olduğu tespit edilmiştir....
Tespit edilen mükelleflerden olan alışlarınızın düzeltme beyannamesi vermek suretiyle indirimlerinizden çıkartılarak, ödenecek vergi çıkması halinde ödenmesi... gerekmektedir."

Bu da nereden çıktı diyebilirsiniz. Ancak vergi dairelerinden kendilerine bu kapsamda yazı tebliğ edilmiş birçok işletme var. Kısaca yazıda adı geçen Ba formunun ne olduğunu hatırlatalım. Ba formları işletmelerin yıllık mal ve hizmet alım tutarı 30.000.-TL ve üzeri olan firmalara ilişkin bilgileri formlarla vergi dairesine bildiriyorlar. Bu form ile vergi dairesi bu tutarın üzerinde yıllık olarak işletmelerin mal ve hizmet satın almış olduğu firmaları tespit etmiş oluyor.

Diğer taraftan vergi idaresi tarafından sahte ve muhteviyatı itibariyle sahte belge düzenlediği veya kullandığı olumsuz raporlar ile tespit edilmiş bulunan firmaları KOD sistemine alıyor. Sadece haklarında olumsuz rapor olanlar değil, vergi daireleri tarafından sakıncalı bulunan veya sahte belge düzenleme veya kullanma ihtimali bulunan firmaları da KOD sistemine alarak yakından takip ediyor. Bu şekilde yapılan otokontroller ile vergi kayıp ve kaçağı azaltılmaya çalışıyor.

Vergi daireleri tarafından bu tür haklarında olumsuz rapor bulunan veya bir şekilde olumsuz rapor olmamakla beraber KOD sistemine alınmış firmalardan mal ve hizmet satın almış işletmeler Ba formları taranmak suretiyle kolayca tespiti yapılabiliyor.

Vergi dairesi yazısını alan işletmeler ne yapmalı?

- Öncelikle Vergi Dairesi yazısında yer alan ve geçmiş yıllarda mal ve hizmet alımı yaptığınız firmalardan KOD'da oldukları ve bu konuda ne yaptıkları konusunda bilgi alınmalı. Firmaların KOD sistemine girmelerine neden olan sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanma iddiasına karşı bazen vergi dairesi ile uzlaşıp vergi ve cezalar ödenmekte veya dava sürecine başvurarak haklı çıkılmaktadırlar. Ancak firmalar vergi dairesine bu durumlarının düzeltilmesine ilişkin başvuruda bulunmadıkları için KOD'da kalmaya devam etmektedir. Dolayısıyla küçük bir ihtimal de olsa söz konusu firmaların KOD'dan çıkabileceği hususu öncelikle araştırılmalıdır.

- Vergi dairelerinden gelen yazılarla söz konusu mükelleflerden alışlarına ilişkin faturalarda yer alan ve indirim konusu yapılan KDV'lerin çıkartılması istenmektedir.Yani mal ve hizmet alımı nedeniyle daha önce ödenmiş olan KDV'nin bir daha ödenmesi istenmektedir.Bu durum devir KDV'si yüksek olan işletmelerde devir KDV'sinin azaltılması anlamına gelir. Eğer mal ve hizmet satın aldığınız firma gerçekten tereddüt uyandıracak kadar olumsuzluk içeriyorsa, bunu mal ve hizmet alımını ödeme ve diğer belgelerle ispatlayamıyorsanız düzeltme yapmak yerine 31.12.2009 tarihine kadar Varlık Barışı'ndan faydalanabilirsiniz.Ancak Varlık Barışı'ndan sadece 01.01.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak faydalanılabileceği unutulmamalı. Varlık Barışı'ndan faydalanacak okurlarımızın daha önce bu konuda yazılmış yazılarımızı okumalarında fayda var. Varlık Barışı'ndan faydalanacağınız tutarın en az vergi dairesince size bildirilen fatura toplamlarından az olmamasına dikkat edilmeli.

- Mal ve hizmet satın aldığımız firmaların sağlam olduğuna inanıyor ve bu durumu ispatlayacak belge ve bilgilerimiz varsa o zaman vergi dairesine bu konuda ikna edici mahiyette bir dosya sunmanız gerekiyor. Bu dosyada ilgili yazıda yer alan firmalardan yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödeme bilgileri önemli. Nakit yapılmış olan ödemeler varsa durum biraz sıkıntılı. Bilindiği üzere zaten 8.000.-TL'nin üzerinden ödeme ve tahsilatların bankalardan yapılması zorunlu. Bu zorunluluğa uymayanlara % 5 oranında özel usulsüzlük cezası uygulanmakta.

Vergi dairelerinin bu uygulaması zaman olarak mükellefleri bir miktar Varlık Barışı'ndan faydalanmaya yöneltmek olarak yorumlanmakta. Gerçekten ileride problem olabilecek durumlar için mükellefleri uyarıcı mahiyette olan bu yazılar olumlu karşılanmalı. Aksi halde ileride izahı zor ve ispatlaması güç olan firmalardan yapılan alımlar dolayısıyla mükellefler zor günler yaşayabilir. Varlık Barışı bu konuda can simidi gibi düşünülebilir. Ancak iyi niyetli olan ve mal ve hizmet alımlarını ispatlayan firmaların yeterli olan izahlarının kabul edilmesi uygulamayı daha da olumlu hale getirecektir. Aksi halde her mükellefi suçlu görmek gibi bir yanlışa düşeriz.

İsmail KÖKBULUT