ÇEK YAPRAKLARINDAN ALINAN DEĞERLİ KÂĞIT BEDELİ

4481 sayılı 17/8/1999 ve 12/11/1999 Tarihlerinde Marmara Bölgesi ve Civarında Meydana Gelen Depremin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpları Gidermek Amacıyla Bazı Mükellefiyetler İhdası Hakkında Kanun, 26/11/1999 tarihinde Resmi Gazete? de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.


Bu Kanun? un çıkartılış amacı; ülkemiz tarihinde derin ve acı izler bırakan 17/08/1999 ve 12/11/1999 tarihli depremlerin yol açtığı ekonomik maliyete halkımızın ortak olmasını sağlamaktır.

Söz konusu Kanun? un 12 nci maddesiyle 21/02/1963 tarihli ve 210 sayılı Değerli Kâğıtlar Kanunu? nun 3 üncü maddesinin sonuna; "Çekler ilgili bankalarca bastırılır ve satılır. Satılan çeklerin (genel ve katma bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyelere verilen çekler hariç) değerli kâğıt bedelleri, bankalarca her ayın yedinci günü akşamına kadar ilgili mal sandıklarına ödenir." ibaresi ile Kanun? a bağlı değerli kâğıtlar tablosunun sonuna; "14 üncü banka çekleri (herbir çek yaprağı) 600 000" ifadesi eklenmiştir.

Konu ile ilgili olarak çıkartılan 17 Seri No'lu Değerli Kâğıtlar Kanunu Genel Tebliği? nde de; bankalar tarafından, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere verilen çek yapraklarından değerli kâğıt bedelinin tahsil edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu 24/12/2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmi Gazete?de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Kanun? un 12 nci maddesiyle, genel yönetim kapsamındaki idarelerin bütçeleri; merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu ve mahalli idareler bütçesi olarak 3 e ayrılmış, merkezi yönetim bütçesi de kendi içerisinde, genel, özel ile düzenleyici ve denetleyici kurumların bütçesi olmak üzere yeniden yorumlanmıştır. Ayrıca, söz konusu maddede, genel ve özel bütçe kavramlarının neyi ifade ettiği de açıklanmıştır. Bu düzenlemeler neticesinde, katma bütçe kavramının ortadan kalktığını, evveliyatında katma bütçeli olarak nitelendirilen kurumların bazıları yeni sınıflandırmada; kendilerine genel bütçeli kamu idareler, bir kısmının da özel bütçeli idareler arasında yer bulmuştur.

Dolayısıyla, 5018 sayılı Kanun? un yürürlüğe girdiği 2003 yılından daha önceki tarihlerde yürürlüğe giren kanunlarda olduğu üzere, 210 sayılı Değerli Kâğıtlar Kanunu? nda da zikredilen genel ve katma bütçeli idare ile il özel idaresi ve belediye kavramlarının 5018 sayılı Kanun? da bahsedilenlerden farklı kurumları da ifade ettiği açıktır.

4301 sayılı İşyurtları Kurumunun Kuruluş ve İdaresine İlişkin Kanun ile oluşturulan İşyurtları Kurumu, ?Adalet Bakanlığına bağlı, belirli bir kamu hizmetini yürütmek üzere kurulan, gelir tahsis edilen ve bu gelirden harcama yetkisi verilen, kuruluş ve çalışma esasları özel kanunla düzenlenen? bir kamu idaresi olarak faaliyet göstermektedir. Bu Kanun? un 3 üncü maddesine göre, İşyurtları Kurumunun organları; İşyurtları Kurumu Yüksek Kurulu ile Daire Başkanlığı ve işyurtları olup, kurum, Kanun? da belirtilen amaçlarını gerçekleştirebilmek amacıyla işyurtları kurabilmektedir. 3046 sayılı Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Hakkında Kanun? un 10 uncu maddesine göre bağlı kuruluş; Bakanlığın hizmet ve görev alanına giren ana hizmetleri yürütmek üzere, bakanlığa bağlı olarak, özel kanunla kurulan genel bütçe içinde ayrı bütçeli veya katma bütçeli ya da özel bütçeli kuruluşları ifade etmektedir.

Buna göre; İşyurtları Kurumu özel bütçeli bir kuruluş olduğu için, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu? nun yürürlüğe girdiği 24/12/2003 tarihine kadar Değerli Kâğıtlar Kanunu ile getirilen yukarıdaki mükellefiyetin kapsamı içerisinde değerlendirilmiştir.

22/12/2005 tarihinde kabul edilen 5436 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, 5018 sayılı Kanun? da çok önemli bazı değişiklikler yapılmıştır. Söz konusu Kanun? un geçici 3 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasıyla, adı geçen 5018 sayılı Kanun? a, ?İlgili mevzuatında gerekli düzenleme yapılıncaya kadar, mevzuatta katma bütçeli idarelere yapılan atıfların, katma bütçeli idare iken 5018 sayılı Kanunla özel bütçeli idareler kapsamına alınan kamu idareleri bakımından, ilgisine göre bu idarelere yapılmış sayılır.? ibaresi eklenmiştir. Buna göre öncesinde katma bütçeli olmakla birlikte 5018 sayılı Kanun? la özel bütçeli idareler arasında sayılan kurum ve kuruluşlar açısından herhangi bir sıkıntı bulunmamakla birlikte, mevzuatta katma bütçeli idarelere yapılan atıfların, İşyurtları Kurumu gibi evveliyatında katma bütçeli olmamakla birlikte sonrasında 5018 sayılı Kanun? un özel bütçeli idareler arasında saydığı kuruluşları kapsayıp kapsamadığı hususu ise tartışmalıdır.

11 Temmuz 1964 Tarihli Resmi Gazete? de yayımlanarak yürürlüğe giren 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu? nun 8 inci maddesinde düzenleme bulan ?Resmi Daire? kavramı 5766 sayılı Kanun ile değişmiş, söz konusu maddenin birinci fıkrasında yer alan "genel ve katma bütçeli daire ve idarelerle," ibaresinin yerini "genel ve özel bütçeli idarelerle," ifadesi almıştır.

Ayrıca, 5766 sayılı Kanun? un 9 uncu maddesiyle de, 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun; 4 üncü maddesinin (a) bendindeki ?katma bütçeli idareler? ifadesi değişerek, ?özel bütçeli idareler? şekline dönüşmüştür.

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu ile 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu? na getirilen açıklık diğer kanunlardaki katma bütçeli idarelere yapılan atıflar için söz konusu değildir. Bu nedenle, özel bütçeli kurum olarak faaliyetine başlayarak 5018 sayılı Kanun? da yine II sayılı cetveldeki özel bütçeli kuruluşlar arasında sayılan İşyurtları Kurumu ile aynı durumda olan idarelerin 210 sayılı Kanun kapsamındaki durumları yoruma açıktır.

Buna göre, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu ve 5436 sayılı Kanun ile 5018 sayılı Yasa birlikte değerlendirildiğinde; 488 sayılı Kanun? da resmi daire olarak kabul edilen ve 5018 sayılı Yasa? da da özel bütçeli kuruluşlar arasında yer alan İşyurtları Kurumu ve bununla aynı durumdakilerin, kendilerine verilen çek yaprakları açısından; 210 sayılı Değerli Kâğıtlar Kanunu? nun 3 üncü maddesinde belirtilen ve değerli kâğıt bedelinden hariç tutulan idareler içerisinde değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Dolayısıyla işyurtlarının, bankalardan temin edecekleri çek yaprakları için herhangi bir bedel ödemesinin söz konusu olmadığı düşünülmektedir.

Ayrıca, alacaklarına mahsuben, ilgililerine ödenecek tutarların, çek yerine, gönderme emri düzenlemek ya da talimat vermek suretiyle, idarelerin hesaplarının bulunduğu banka şubelerinden yaptıracakları havale ya da EFT işlemleri yoluyla muhatabına tevdi, uygulamada bu gibi bazı muhtelif sorunları da ortadan kaldıracaktır.

Ali MACİT
Kontrolör