Vergi davalarında uzlaşı feragat ve yeni dava usulü


Vergi idaresinin vergi tarhiyatı ve ceza kesme işlemlerine karşı açılacak davalarda yargılama İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) hükümlerine göre yapılıyor. Genel kural bu olmakla birlikte İYUK'un 31. Maddesinde bunun istisnalarına da yer verilmiş. Söz konusu madde şu şekilde:
'Bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sükununu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, davanın ihbarı ve bilirkişi seçimi Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır.
Bu Kanun ve yukarıdaki fıkra uyarınca Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na atıfta bulunulan haller saklı kalmak üzere, vergi uyuşmazlıklarının çözümünde Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanır.'

DAVADAN FERAGAT
Yukarıda yer verdiğimiz hüküm gereği davadan feragat (vazgeçme) halinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) hükümleri uygulanacaktır. Davadan vazgeçme konusundaki HUMK madde 95'e göre; 'feragat kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl eder.'
Buna göre, açılmış bir davadan feragat edilmesi halinde dava reddedilir. Feragat nedeniyle reddedilen dava, aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı sebebe dayalı olarak yeniden açılamaz. Açılırsa kesin hüküm nedeniyle reddedilir.

UZLAŞMA-FERAGAT İLİŞKİSİ
Bu noktada akla, süresi içinde dava açılıp aynı zamanda uzlaşma talep edilmesindeki özellikli durum geliyor. Aynı anda dava açılıp uzlaşma talep edilirse, dava dosyasının tekemmülü süreci devam eder. Ancak dosyanın esastan incelemesi yapılmaz; uzlaşmanın sonucu beklenir.
Uzlaşma sonuçlanmadan davadan feragat edilmesi ve daha sonra uzlaşma sağlanamaması halinde, dava yeniden açılabilir mi? Oldukça karmaşık gözüken sorunun yanıtı aslında çok basit.
Uzlaşma sağlanmaması halinde dava açma süresinin bitmesi nedeniyle verilen ek dava açma süresi, süre yönünden düzenleme getirmektedir. Yani, bu hükmün amacı uzlaşmaya başvuran mükelleflerin süre aşımı riskini gidermektir.

EK SÜRE YENİDEN DAVA AÇILMASINI SAĞLAMAZ
Yukarıda örneksediğimiz olayda, uzlaşmaya başvurulması nedeniyle kaybedilmiş bir hak yok; dava zaten açılmış. Böyle bir durumda, açılan davadan vazgeçilmesi aynı davanın yeniden açılmasını sağlamaz. Açılmış davadan vazgeçilmesi halinde iradi bir vazgeçme ortaya çıkar. Yani uzlaşmadan kaynaklanan bir süre aşımı değil; davacının kendi iradesiyle vazgeçmesi hali orta çıkıyor. Dolayısıyla böyle bir yola başvurulması, hak kaybına yol açar.

AKLINIZDA BULUNSUN
Vergi davası açma süreleri
VERGİ idaresinin işlemlerine karşı açılacak davalarda, dava açma süresi 'hak düşürücü' niteliktedir. Yani, süre geçirilirse dava açılması mümkün değildir. Dava açma süresi, dava konusu edilecek işleme göre değişiyor. Ödeme emri tebliği, teminat istenmesi, ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz işlemlerine karşı dava açma süresi 7 gündür. Diğer işlemlere karşı dava açma süresi 30 gündür.

Metin Taş-Sezgin Özcan