28 Kasım 2009 Yahya Arıkan

Kişilerin elde etmiş oldukları herhangi bir gelir veya kazanç unsurundan dolayı vergi dairesine kayıt yaptırarak vergi kimlik numarası almaları ile mükellefiyet başlar. Bu işlemden sonra vergi dairesi ile mükellef arasında oluşacak iletişim, mükelleflerin vergi dairelerindeki işlemlerinin daha hızlı ve noksansız olması bakımından çok önemlidir. Bu da ancak mükelleflerin vergi dairesine bildirdikleri doğru adres sayesinde olur.

Adres Bildirme:

? Mükelleflerin ilk kez işe başladıkları sırada vergi dairesine müracaatlarında ibraz edilecek belgelere ilave olarak işyeri ve ikametgâh (bilinen adresler) adreslerini de vergi dairesine bildirme zorunlulukları vardır.

? Mükellefler tarafından bildirilen adresler; vergisel işlemlerle ilgili hususlarda vergi dairesi ile mükellefler arasındaki iletişimde kullanılır. Bu nedenle mükellefin ulaşılabilecek adresinin vergi dairesindeki kayıtlarda doğru şekilde yer alması; gerek mükellefler, gerekse vergi dairesi açısından işlemlerin daha hızlı, kolay ve noksansız yürümesi için çok önemlidir.

? Ayrıca, vergi dairelerince mükellef dosyaları üzerinde yapılan çalışmalar veya yoklamalar neticesinde mükelleflerin yerine getirmesi gereken ödevlerdeki eksikliklerin tespiti halinde vergi mevzuatında öngörülen birtakım işlemlerin yapılması gerekebilir. Vergi dairelerindeki bu tür işlemlerin daha hızlı ve noksansız yürütülmesi mükelleflerin ulaşılabilecek adreslerini vergi dairesine zamanında ve doğru olarak bildirmesi ile mümkün olur.

Adres Değişikliği:

? Mükelleflerin bilinen iş veya ikamet yeri adreslerinde herhangi bir değişiklik olması halinde yeni adreslerini vergi dairesine bildirme zorunlulukları vardır.

? Adres değişikliği bir yerden bir yere nakil suretiyle olabileceği gibi aynı yerdeki cadde, sokak veya kapı numarasının değişmesi şeklinde de olabilir.

Bu hususun süresinde vergi dairesine bildirilmesi mükellefler açısından çok önemlidir. Şöyle ki; yeni adresten haberdar olmayan vergi dairesi, mükellefler ile iletişim sağlayamadığı için, eldeki mevcut bilgiler doğrultusunda işlem yapmak durumunda kalır. Bu da kimi zaman mükellef aleyhine gelişir ve mükelleflerin mağdur olmalarına neden olur. Böyle bir duruma maruz kalmamak için mükelleflerin her türlü adres değişikliklerini vergi dairesine en kısa sürede bildirmelerinin kendi yararlarına olacağını bilmelerinde fayda vardır.

Adres değişikliği mükellefin işyeri merkezinin ve vergi dairesinin değişmesine neden oluyorsa, bu kez değişiklik bir nakil işlemini de gerektirdiğinden, adres değişikliği bildirimi vergi dairelerinde bulunan bildirim formları kullanılarak yapılır. Mükelleflerce adres değişikliğine ilişkin bildirimlerin ilgili kanunun öngördüğü bir aylık sürede yapılmaması halinde vergi dairelerince mükellefler adına ikinci derece usulsüzlük cezası uygulanır.

Bilinen Adreslere Tebliğ:

Tebliğ; vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların vergiyle ilgili yetkili makamlar tarafından mükellefe yazı ile bildirilmesidir.

Vergi dairelerince yapılan çeşitli çalışmalar neticesinde ya da mükelleflerce kanuni süresinden sonra verilen beyanname veya bildirim üzerine, vergi dairesince düzenlenen vergi ceza ihbarnameleri, vergi borcu olan mükellef adına düzenlenen ödeme emirleri, vergi incelemeleri için defter ve belge ibrazına yönelik yazılar vs. gibi pek çok belge, mükelleflerin bilinen adreslerine tebliğ için gönderilir.

Bu evraklar, ancak vergi dairesinde ?doğru ve ulaşılabilen? adresi olan mükelleflere tebliğ edilebilir. Vergi dairelerince kendilerine tebliğ yapılabilen mükellefler, lehlerine veya aleyhlerine yapılan işlemlerden haberdar olurlar. Aksi bir durumun söz konusu olması halinde, mükellefler, yapılan ya da yapılması gereken işlemlerden haberdar olamayacakları gibi sürenin geçmesi nedeniyle yararlanabilecekleri birtakım haklarını da kaybedebileceklerdir.

Ancak adresi bilinmeyenlere veya ulaşılamayan mükelleflere ilan yolu ile tebliğ yapılır.

SGK priminde erken ödeme indirimi

4-1/b bendine (Bağ-Kur) tabi olanlar ile bu kapsamda sayılan kişilerden sosyal güvenlik destek primine tabi olanlar, isteğe bağlı sigortalı olanlar peşin olarak en fazla 360 güne kadar olan primlerini erken ödeyebilirler.

Erken ödeme indirimine ilişkin süre, ödemenin yapıldığı günü takip eden günden kanuni ödeme süresinin son gününe kadar (son gün hariç) geçen gün sayısı dikkate alınarak hesaplanır. Taksitler halinde yapılan ödemelerde, birden fazla taksitin erken ödenmesi halinde süre, erken ödenen her bir taksit içinde aynı şekilde belirlenecektir.

Erken ödeme indirimi, ödemenin yapıldığı ayda ödeme vadesi başlamış ayın prim tutarı hariç olmak üzere takip eden ayların primlerine ödemenin yapıldığı tarihi takip eden günden başlamak üzere Bakanlar Kurulu?nca belirlenen indirim oranları dikkate alınarak günlük hesaplanır.

İndirim miktarı, ödemesi gereken prim borcunun erken ödenen gün sayısı ve tespit edilen aylık oranın bir günlüğü ile çarpımı suretiyle bulunur. Bu miktar, ödemesi gereken prim borcundan çıkarılarak ödenecek tutar hesaplanır.

Erken ödeme indirimi belirtilen yükümlülerin sosyal güvenlik müdürlüklerine yaptığı ödemelerde uygulanmaktadır.

Cenaze ödeneği alabilir miyim?

Benim sorum, eşimin annesi, 17/07/2007?de vefat eden eşi Recep Çelebi?den dolayı tarım sigortasından maaş almaktayken 08/07/2009 tarihinde amansız bir hastalık nedeniyle vefat etti. Şimdi 3 evli kızından başka yakını kalmadı. Kızlardan birisinin başvurusu sonucu Annesi Gülsüm Çelebi?nin vefatı nedeniyle cenaze masrafı alınabilir mi? Nereye başvurmalıyız? Almacık

Cenaze ödeneği;

a) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu,

b) Sürekli iş göremezlik geliri, malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken,

c) Kendisi için en az 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş iken, ölen sigortalının ailesine verilir. Kendisi için en az 360 gün prim bildirilmiş iken ölen sigortalıya verilecek cenaze ödeneğinde ölüm tarihinde sigortalı olma şartı aranmayacaktır.

Cenaze ödeneği sigortalının sırasıyla eşi, yoksa çocuklarına, o da yoksa ana veya babasına, o da yoksa kardeşlerine verilir. Cenazenin bu kişiler dışında gerçek veya tüzel kişiler tarafından kaldırıldığının belgelenmesi durumunda, masraflar gerçek veya tüzel kişilere ödenir.

Cenaze ödeneği verilebilmesi için, hak sahiplerince ölüm tarihini belirten bir dilekçe ile Kurum?a başvurulması gerekir. Sigortalının ölüm tarihi nüfus kütüğüne kaydedilmemişse dilekçeyle birlikte sigortalının ölüm tarihini belirten ilgili makamlarca usulüne göre düzenlenen bir belgenin Kurum?a verilmesi gerekir.

Cenaze ödeneğinin, SGK Yönetim Kurulu?nca belirlenip Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından onaylanan tarife üzerinden ödeneceği öngörülmüştür. Bakan tarafından onanan 26/12/2008 tarih ve 2008/508 sayılı SGK yönetim kurulu kararı ile 1/1/2009 tarihinden itibaren ölen sigortalılar için 289.00 TL cenaze ödeneği verilecektir.