Nisan ayıyla birlikte şirketlerin bir önceki seneye ilişkin faaliyetleriyle ilgili beyannamelerini verme süreci başlamış oldu.

26 Nisan günü akşamına kadar verilmesi gereken bu beyannamelerde dikkat edilmeyen veya gözden kaçan bazı hususlar daha sonra başınızı ağrıtabilir. Ayrıca bazen kanunların tanıdığı avantajlar bilinmediği için kullanılmıyor ve fazla vergi ödenebiliyor. Bu yüzden beyanname hazırlanırken hesaplamaların dikkatli ve doğru yapılması, beyanname ve eklerinin de vergi dairesine eksiksiz verilmesi gerekiyor.

Şirketler, yıl içerisinde elde ettikleri kâr üzerinden vergi ödüyor. Ancak bu ticari kârdan yapılan bazı harcamalar kazançtan indirim olarak dikkate alınıyor. Özellikle sosyal amaçlı bazı harcamaların teşviki için bağış ve yardımlara indirim imkânı tanınmış. Bu bağlamda şirketlerin, yaptıkları bağış ve yardımları kurum kazancından indirmeleri mümkün. Buna göre, dönem içerisinde yapılan bağışlar gider olarak yazılacak. Sene sonunda bu giderler, beyannamede kanunen kabul edilmeyen gider olarak ticari kâra eklenecek. Bulunan kazanç üzerinden; bağış ve yardımlar beyannamenin ilgili bölümünde indirim konusu yapılacak. Böylece yardım amaçlı harcamaların bir kısmı vergiden indirilmiş olacak. Bağış ve yardımların nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın konusunu oluşturan mal veya hakkın maliyet bedeli veya kayıtlı değeri esas alınıyor. Bağış ve yardım karşılıksız olmalı. Yani yardım maksatlı konser bileti, kermes davetiyesi veya dergi aboneliği bağış ve yardım olarak dikkate alınmıyor. Ayrıca yardım ve bağışlar makbuz karşılığı yapılmalı. Öte yandan indirilebilecek bağış ve yardım miktarı, en fazla o yılki kurum kazancı ile sınırlıdır. Bağış ve yardım edilen yere göre bağışın tamamı veya bir kısmı indirim konusu yapılıyor. Kurumların yapacağı bağış ve yardımlar üç grupta toplanabilir.

Birinci grup: Genel bütçeye dâhil dairelere, katma bütçeli idarelere, il özel idareleri ve belediyelerle köylere, Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ve kamu yararına çalışan derneklerle bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların, o yıla ait kurum kazancının yüzde 5'ine kadar olan kısmı kurum kazancından indirilebiliyor.

İkinci grup: Yukarıda sayılan kamu kurum ve kuruluşlarına bağışlanan okul, sağlık tesisi, 100 yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde 50 yatak) kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi ve bakım ve rehabilitasyon merkezi inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için yapılan her türlü bağış ve yardımlarla, mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımların tamamı beyanname üzerinde dönem kazancından indirilecektir.

Üçüncü grup: Üçüncü grupta yer alan bağış ve yardımlar ise bazı özel kanunlarla düzenlenmiştir. Genel olarak yüzde 5'lik sınırlamaya tabi olmaksızın kurum kazancından indirilebilir. Bu bağış ve yardımların bir kısmı nakdi olarak yapılmak zorunda ve doğrudan gider yazılabiliyor.

Bağış ve yardımların tamamının gider yazılması halinde bile kurum kazancının müsaade ettiği kadarlık kısmı indirim konusu yapılabiliyor. Kazancı aşan kısım, zarar olarak devredilemiyor.

Şirket ortakları ile mali ilişkilere dikkat

Şirketlerin ortaklarından bağımsız bir kişiliklerinin olduğu kabul edilir. Bu yüzden hem şirketin kendisini hem de diğer ortaklarını ve en önemlisi de devletin alacağı vergiyi koruma adına bazı güvenlik müesseseleri oluşturulmuştur. Buna göre şirketin ilişkili kişi veya kurumlarla bir mal veya hizmet alım satım işi yapması halinde işlem bedelini emsallere göre belirlemiş olması gerekiyor. Bunlar alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama, kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi gibi faaliyetler olabileceği gibi, ikramiye ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler de bu kapsamdadır. İlişkili kişiden kasıt; şirketlerin kendi ortakları, eşleri ve bunların soylarından gelenler, şirketin ve ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek veya tüzel kişiler, kurumun denetim veya idaresi bakımından bağlı bulunduğu veya nüfuzu altında bulunduğu gerçek veya tüzel kişilerdir. Görüldüğü gibi ilişkili kişiler kavramı oldukça geniş tutulmuş ve bu kişilerle normal ticaret kurallarına aykırı yapılan ticari işlemler mercek altına alınmış durumda. Ülkemizde şirketler genel olarak ortaklar cari hesabını işleterek işlem ve faaliyetlerini yürütüyor. Bu yüzden birçok şirkette ortaklar kurumdan borç almış gibi görünüyor. Ancak bu borç verme-alma işleminin Maliye tarafından fark edilmesi halinde şirket lehine faiz hesaplanıp vergi hesaplandığını bilmekte fayda var.

Tıpkı bunun gibi şirketler ilişkili oldukları kardeş firmalardan borç para, mal, hizmet vs. alıp satarken piyasa fiyatlarına uygun rakam belirlemek zorunda. Aksi takdirde uygulanan fiyatla piyasa arasındaki fark kadar örtülü kazanç dağıtıldığı iddiasıyla karşı karşıya kalabilirler. Ayrıca ilişkili kişilerle işlem yapan Kurumlar Vergisi mükelleflerinin bu işlemlerle ilgili olarak 26 Nisan akşamına kadar vergi dairesine 'Transfer Fiyatlandırması, Kontrol Edilen Yabancı Kurum ve Örtülü Sermayeye İlişkin Form'u vermeleri gerekiyor. Bu sürede formun verilmemesi halinde şirket adına bin TL özel usulsüzlük cezası kesiliyor. Formda yer alan tutarların yazılmasında stopaj kesintisi söz konusu ödemelerde vergi dahil brüt tutar dikkate alınmalı. Öte yandan iskonto, indirim, iade gibi tutarı azaltıcı faktörlerin varlığı halinde bu indirimler yapıldıktan sonraki net tutar yazılmalı. KDV, ÖTV, BSMV gibi işlem vergileri ise tutarlara dahil edilmeyecek.


Kayak : Zaman Gazetesi / Ahmet YAVUZ