Mükellefler nasıl seçilecek?


Vergi incelemesine tabi olacak mükelleflerin seçimlerinin objektif kriterlere dayanmadığı; keyfi olduğu konusu da eleştirilen ve üzerinde tartışılan konular arasındadır. Bir anekdotla devam edelim:

Serbest meslek erbabı ile bir sohbetimizde, sıra vergi sistemimize gelince "Üstad ben bu ilde kayıt içinde çalışan; her verdiğim hizmete makbuz kesen ve yüksek beyanda bulunan bir mükellef idim " diye söze başladı. Sordum, "zamanla işleriniz mi azaldı? "Hayır işlerim azalmadı" cevabıyla devam etti. "Yüksek beyan etmeme rağmen hemen hemen her yıl hesaplarım incelemeye alınıp sanki kaçakçılık yapıyormuşum gibi sorgulanıyordum. Üstelik en az benim kadar kazanan meslektaşlarım ise çok çok düşük kazanç beyan etmelerine rağmen hiç incelenmiyorlardı. Doğrusu bu durum çok ağırıma gidiyordu! Fakat simdi artık çok şükür bu durumdan kurtuldum" dedi. Merakla sordum: "artık kaçırmadığına kanaat getirmiş olmalılar " Değerli mükellef devamla "öyle olsa iyi olacaktı ama, etrafa danıştım, dediler ki; " en Yüksek beyan etmek yerine biraz orta seviyenin üstünde beyan et o zaman gelmezler" " çaresiz denedim ve nitekim o günden bu yana kapımı çalan yok" Bu anektodun ayni zamanda bir gerçeği ifade ettiğini bu camianın içinde olanlar iyi bilirler. Yine taşrada faaliyette bulunan bazı mükelleflerin kanuni merkezlerini, incelemeden kaçınmak amacıyla İstanbul'a taşıdıkları da bilinen gerçekler arasındadır. Bu ve benzeri durumlar vergi incelemelerinde adaleti zedeliyor ve Bakanlığın imajını da yıpratıyordu.

Tasarı, vergi incelemesine tabi tutulacakların seçimlerinin tamamen "risk analizlerine dayalı" olmasını zorunlu kılıyor. Böylece incelenecek mükelleflerin seçimlerinde adalet ve tarafsızlığının sağlanması ve incelemelerin daha etkin olması amaçlanıyor. Tasarının belki de en önemli yönünü bu hüküm teşkil ediyor. Bu hüküm karşısında, mükelleflerin de hangi risk faktörüne göre incelemeye alındığını sorma hakki olması, herhalde mümkün olacaktır.

İncelenecek mükellefler üç gruba ayrılacak

Mükelleflerin iş hacimleri, aktif toplamları ve öz sermaye büyüklüklerine göre üç gruba ayrılacağını ve ilk grubun en az Üç yılda bir kez, ikinci grubun en az altı yılda bir kez, üçüncü gruba girenlerin ise en az dokuz yılda en az bir kez incelemeye tabi tutulacağı öngörülüyor. Bu özel hüküm "vergi incelemesine tabi tutulacakların risk analizlerine dayalı olması esastır" hükmünün istisnası olmaktadır. Buna göre Merkez Bankası da en az Üç yılda bir kez vergi incelemesine tabi olacaktır. Korkumuz, yukarıda aktardığımız anektodtaki gibi Yüksek beyan eden dürüst mükelleflerin daha sık inceleme görmeleri ihtimalidir. Maliye Bakanlığı'nın kanunda mükelleflere elini bu kadar açık göstermesi yerine, sektörlerin performanslarını ve mükelleflerin mukayeseli analizlerini gözetecek ve veri tabanı bilgileri ile desteklenecek risk analizi sonuçlarına göre, Koordinasyon Kurulunun büyük olanlara öncelik verme stratejisini uygulaması mümkündür ve elbette doğrudur. Bu hem genel esasa uygun olur ve hem de Kaynakların daha optimum tahsis edilmesini sağlar.

Teknoloji alt yapısı oldukça güçlü

Gelir İdaresi Başkanlığının teknolojiye dayalı veri tabanı son yıllarda gerçekten çok güçlü hale geldi. Artık risk bazlı analizler, mukayeseler kolaylıkla yapılabiliyor. Vergi incelemelerine baz olacak mükellef bilgileri konusunda Maliye Bakanlığı, mükelleflerin tahmin ettiklerinin çok üzerinde kaynaklara sahip durumda. Kayıtlı ekonomiye geçiş açısından bu alt yapı oldukça önemli.

Yine tarafsızlığın sağlanması ve mükelleflere daha fazla güven verme adına, risk bazlı analiz süreçleri iyi tanımlanmalıdır. Maliye Müfettişleri, Hesap Uzmanları, Gelirler Kontrolörleri ve Vergi Denetmeklerinin de bu sürece dahil edilmesi , bu birimlerdeki bilgi altyapılarının da konsolide edilerek kaynakların daha güçlü hale getirilmesi yerinde olur.

Denetim sonuçları tek kaynaktan topluca açıklanacak

Denetim Sonuçları her yıl her denetim birimi tarafından ayrı ayrı açıklanıyordu ve bu adeta "en çok vergi cezasını biz kestik" şeklinde mükelleflere de zarar veren negatif bir yarış havasında gerçekleşiyordu.

Tasarıda, Vergi inceleme ve denetim planı sonuçlarının ertesi yıl Nisan ayı sonuna kadar sadece Koordinasyon Kurulu tarafından kamuoyuna açıklanacak. Böylece anlamsız mukayeseye sebep olan bir durum da ortadan kalkmış olacak. Tasarı doğru olanı amaçlıyor ve vergi denetimde adaletsiz durumun önlenmesine çözüm getirmek niyetini taşıyor. Uygulamanın da basarili olması hepimizin temennisidir.

Mustafa UYSAL/ Dünya