Finansal kiralamada duraksama konuları




Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından yayımlanan "Kiralama işlemlerine ilişkin 17 sayılı muhasebe standardı"yla ilgili tebliğde yapılan tanımlamaya göre finansal kiralama "Bir varlığın mülkiyetine sahip olmaktan kaynaklanan her türlü risk ve yararların devredildiği sözleşmedir. Sözleşme süresi sonunda, mülkiyet devredilebilir veya devredilmeyebilir."

Vergi Usul Yasası'nın mükerrer 290'ıncı maddesi "Finansal kiralama işlemlerinde, finansal kiralamaya konu olan iktisadi kıymet ve sözleşmeden doğan hak, borç ve alacakların değerlenmesi ile ilgili hususları" belirlemiş ve uygulamanın buna göre yapılmasını öngörmüş bulunmaktadır.

Diğer yandan aynı yasa maddesi uygulamaya yönelik usul ve esasları belirleme yetkisini Maliye Bakanlığı'na bırakmış bulunmaktadır.

Vergi Usul Yasası'nda yer alan düzenleme gereği olarak aşağıdaki hallerden birinin varlığında yapılan "kiralama sözleşmesi" finansal kiralama olarak kabul edilmektedir.

* İktisadi kıymetin mülkiyeti, kiralama dönemi sonunda kiracıya devredilecektir.

* Kiracıya kira süresi sonunda iktisadi kıymeti düşük bir bedelle satın alma hakkı tanınmış olmalıdır.

* Kiralama döneminin iktisadi kıymetin ekonomik ömrünün büyük bir bölümünü oluşturması gerekmektedir. Bu süre Maliye Bakanlığı tarafından 319 sıra numaralı Vergi Usul Yasası Genel Tebliğ ile yüzde 80 veya daha fazla olması şeklinde belirlenmiş bulunmaktadır.

* Sözleşmeye göre yapılacak kira ödemelerinin bugünkü değerlerinin toplamının iktisadi kıymetin rayiç bedelinden büyük olması veya önemli ölçüde yaklaşık bir değer olması gerekmektedir. Konuya ilişkin olarak yayımlanan tebliğde bu oran yüzde 90 olarak belirlenmiştir.

Yukarıda belirtildiği üzere kiralama döneminin sonunda mülkiyetin kiracıya devredilmesi, kiralama dönemi sonunda kiracıya iktisadi kıymeti düşük bedelle satın alma hakkı tanınması, kira süresinin iktisadi kıymetin ekonomik ömrünün esas alınarak belirlenmesi ve yapılacak kira ödemelerinin kiralama günündeki değerleri toplamının iktisadi kıymetin rayiç bedellerinin yüzde 90'ından fazla olması koşullarından birinin gerçekleşmesi halinde diğerlerine bakılmadan işlemin finansal kiralama işlemi olduğu hususu kabul edilmektedir. (Daha fazla bilgi için: Özyer M. Ali, "Açıklama ve Örneklerle Vergi Usul Kanunu Uygulaması" 4. Baskı HUD Yayınları, 2008 Sf: 608)

Bu bağlamda finansal kiralama işlemlerinin muhasebeleştirilmesine yönelik olarak 11 sıra numaralı "Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği" yayımlanmış bulunmaktadır.

Uygulamada finansal kiralama işlemlerinde bazı sorunlar ortaya çıkmakta ancak bu sorunların çözümüne yönelik açıklamaların yapılması ya gecikmekte veya idarece herhangi bir açıklama yapılmamaktadır.

Bu sorunlardan en önemlisi amortisman uygulamasına yönelik olandır. Mevcut düzenlemeler çerçevesinde söz konusu kiralama işlemlerinde kiracı kiraladığı varlığı haklar hesabına kayıt ederek amortismana tabi tutmaktadır. Ancak yine uygulamada örneğin bir iktisadi kıymetin net bilanço aktif değeri veya fatura tutarı 200 bin YTL, kira ödemelerinin bugünkü net değeri 190 bin YTL ise 10 bin YTL'lik pozitif fark finansal kiralama şirketi tarafından amontismana tabi tutulabilmektedir. Bu durum söz konusu iktisadi kıymetin sözleşmenin bozulması halinde sorun kaynağı olmaktadır.

Bu konuda idarenin görüşü hem kiracının haklar hesabına aldığı bedel üzerinden amortisman ayırması hem de kiralayanın geriye kalan miktar üzerinden amortisman ayırma hakkına sahip bulunduğu yönündedir.

Mevcut düzenlemeler çerçevesinde finansal kiralama işlemine konu iktisadi kıymeti kullanma hakkı sözleşmeden doğan borç, kiralama konusu iktisadi kıymetin rayiç bedeli veya sözleşmeye göre yapılacak kira ödemelerinin bugünkü değerinden düşük olanı ile değerlendirilmektedir.

Diğer bir konu da finansal kiralama sözleşmesinin kiralama süresi içerisinde bozulmasıdır. Böyle bir durumda söz konusu iktisadi kıymetin kiraya veren tarafından geri alınması halinde kiracının amortisman ayırım hakkını yitirmesi, buna karşı söz konusu hakkı iktisadi kıymetin geri dönüşü dolayısıyla kiralayana geçtiğini söyleyebiliriz.

Konuya ilişkin başka bir duraksama konusu da finansal kiralama konusu iktisadi kıymetin hasar görmesi halidir.

Finansal kiralama sözleşmesi kapsamında kiralanan iktisadi kıymetlerin mülkiyeti, sözleşme süresince finansal kiralama işlemini yapan kuruma ait olmaktadır.

Söz konusu varlıkların sigortasını ise kiracı yapmaktadır.

Uygulamada kiralanan iktisadi kıymetin hasar görmesi halinde kiralayan ile kiracı arasında ortaya çıkan uyuşmazlıklar hem sorun hem de iş yaşamında güvensizlik yaratmaktadır.

Finansal kiralama işlemlerinin Vergi Usul Yasası'nın mükerrer 290'ıncı maddesi kapsamında yapılmasından dolayı ortaya çıkan uyuşmazlıklarda olayın çözümlenmesine yönelik olarak idarenin konuya bakış açısı önem arz etmektedir.



Veysi Seviğ

03.06.2008