cfo-bmi

Konu: Kur Farkları Nedeniyle Cezalı Tarhiyat

  1. #1
    ferhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ferhat isimli Üye şimdilik offline konumundadır Forum Müdavimi
    Üyelik tarihi
    Haziran.2005
    Mesajlar
    5.429

    Kur Farkları Nedeniyle Cezalı Tarhiyat

    KUR FARKLARI NEDENİYLE CEZALI TARHİYAT




    Yapılan vergi incelemesi sırasında kurumumuz lehine oluşan kur farkları nedeniyle hakkımızda cezalı tarhiyat yapıldı. Şimdi bilindiği üzere kurlarda alacaklılar zarar ediyor. Ancak geçtiğimiz yıllarda bu böyle değildi. Kur farkları nedeniyle katma değer vergisi açısından böyle bir tarhiyata muhatap olmamız nedeniyle durumu dava konusu haline getirdik. Ancak buna rağmen endişeliyiz.

    Maliye Bakanlığı kur farklarını Katma Değer Vergisi açısından söz konusu yasanın 24.maddesi kapsamında matraha dahil bir unsur olarak değerlendirmektedir. Bu bağlamda da yayımlamış bulunduğu 105 seri numaralı genel tebliğde de "Bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olay tarihinden sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkı esas itibariyle vade farkı mahiyetinde olduğundan, matrahın bir unsuru olarak vergilendirilmesi" gerektiğini öngörmüştür.
    "Buna göre, teslim veya hizmetin yapıldığı tarih ile bedelin tahsil edildiği tarih arasında ortaya çıkan lehe kur farkı için satıcı tarafından fatura düzenlenmek ve faturada gösterilen kur farkına, teslim veya hizmetin yapıldığı tarihteki oran üzerinden katma değer vergisi hesaplanması gerekmektedir."
    Bu görüşe karşılık Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu tarafından verilen bir kararda da "Mal teslimi ve hizmetin yapılması ile vergiyi doğuran olay meydana geldiğinden, bedelin döviz olarak hesaplanması halinde, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği teslim tarihindeki cari kur üzerinden muhasebeleştirilerek gelir kaydedilmesi gerekmekte olup, dövizin farklı zamanlarda ödenmesi nedeniyle oluşabilecek kur farklarının bu bedeli menfi veya müspet olarak etkilemesi düşünülemez.
    Nitekim Kanun'un 20.maddesinde bedel kavramı açıkça tanımlanmış olmasına rağmen, kanun koyucu aynı kanunun 24.maddesinin ( c ) bendinde, vade farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olduğunu kurala bağlamış; ancak, kur farkına bunlar arasında yer verilmemiştir.
    Bu durumda, döviz üzerinden yapılan vadeli satışlarda, senedin tahsil edildiği tarihte, malın teslimi ile oluşan vergiyi doğuran olay tarihine göre ortaya çıkan menfi veya müspet kur farklarının bedel kavramına dahil olmadığı, kur farkının Kanunun 24/c maddesinde matraha dahil olduğu belirtilen unsurlar arasında da sayılmadığı açık olduğundan, katma değer vergisine tabi tutulmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. (Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.No:2006/50, K.No:2006/286. Konu için daha fazla bilgi için bakınız Erdem, Hayrettin "Ortaklara Döviz Cinsinden Verilen Borç Paraların Değerlemesi Nedeniyle Ortaya Çıkan Kur Farklarında KDV" Yaklaşım Sayı:188, sf:96-100)



    ferhat

    kaynak:Bumin Doğrusöz -Veysi Seviğ



  2. #2
    ERCAN74 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ERCAN74 Guest

    Ynt: Kur Farkları Nedeniyle Cezalı Tarhiyat

    FERHAT bey

    teşekkürler bu gibi konularda yayınladığınız makaleler için...

  3. #3
    Üyelik tarihi
    Mart.2007
    Mesajlar
    396

    Ynt: Kur Farkları Nedeniyle Cezalı Tarhiyat

    Bu konuya ilişkin kararın tam metni ve görüş..

    12/8/2007 - KUR FARKLARININ KDV KARŞISINDAKİ DURUMUNA İLİŞKİN DANIŞTAY' IN YENİ GÖRÜŞLERİ

    Mümin TÜYSÜZOĞLU

    Eski Baş Hesap Uzmanı, Yeminli Mali Müşavir

    Gürman MANÇOĞLU

    Serbest Muhasebeci Mali Müşavir




    Ülkemizde 1980 yılından itibaren döviz kurlarına bakıldığında, Türk Lirası' nın sürekli değer kaybettiği, bu değer kaybının bazı yıllarda ivme kazandığı görülmektedir. Dolayısıyla kronik bir hal alan Türk Lirası' nın değer kaybı kiralama, kiraya verme, mal ve hizmet satın alınması veya satılması gibi birçok işlemlerde fiyatların döviz üzerinden belirlenmesi ve ödemelerin döviz olarak yapılması yılların getirdiği bir alışkanlık haline dönüşmüştür. Bu alışkanlığının sonucu oluşan kur farklarının KDV Kanununa tabi olup, olmadığı halen tartışıla gelen bir konudur.



    Kur farklarının kdv kanunu karşısındaki durumu ve son yıllarda Danıştay Dava Dairelerinin kararları yazımızın konusunu oluşturmaktadır.



    I-YASAL DURUM



    Bilindiği üzere ''kur'' para birimlerinin değişim oranı olarak tanımlanmaktadır. Yabancı paraya endekslenmiş veya yabancı para üzerinden yapılan işlemlerde, işlemin yapıldığı tarih ile ödemenin yapıldığı tarih arasında kurun değişmesi sebebiyle işlemin Türk Lirası karşılıklarında meydana gelen fiktif artış veya azalış kur farkını oluşturmaktadır.


    3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu' nun(1) ilgili maddeleri aşağıdadır




    Teslim ve hizmet işlemlerinde matrah,


    Madde 20


    '' 1. Teslim ve hizmet işlemlerinde matrah, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedeldir.
    2. Bedel deyimi, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade eder.''


    Matraha dahil olan unsurlar,


    Madde 24


    ''Aşağıda yazılı unsurlar matraha dahildir:


    a) Teslim alanın gösterdiği yere kadar satıcı tarafından yapılan taşıma, yükleme ve boşaltma giderleri,
    b) Ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurlar,
    c) Vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan hertürlü menfaat, hizmet ve değerler.''



    Döviz ile yapılan işlemler,
    Madde 26
    ''Bedelin döviz ile hesaplanması halinde döviz, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği andaki cari kur üzerinden Türk parasına çevrilir. Cari kuru belli olmayan dövizlerin Türk parasına çevrilmesine ilişkin esasları Maliye ve Gümrük Bakanlığı belirler.''
    Kur farklarının KDV' ye tabi olduğu şeklinde açık bir yasa hükmü yoktur. Kur farklarının KDV' ye tabi tutulmaya kalkışılması halinde, KDV' nin ana ilkelerine uymayan , mantıksız ve uygulama güçlükleri yaratan sakıncalar ortaya çıkmaktadır. Kur farklarının KDV' ye tabi olduğu yönünde tebliğ hükmü de yoktur.



    Bu nedenle , kur farklarının KDV' ye tabi olup olmadığı hep tartışma konusu edilmiş , yazarların bir kısmı Maliye İdaresi gibi düşündüğünü ifade ederken, bir kısmı da kur farklarının KDV' ye tabi olmayacağı görüşünü savunmuştur.(2)


    II- GELİR İDARESİNİN KONUYA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİ VE DAYANAKLARI



    A- GELİR İDARESİNİN GÖRÜŞLERİ


    Gelir İdaresi KDV Kanununun uygulandığı ilk yıllarda , kur farklarının KDV' ye tabi olmadığı yolunda görüş bildirmekte iken, herhangi bir yasa değişikliği olmamasına karşın, yurt içerisinde kamu ihaleleri dışındaki dövize endeksli veya bedelin döviz cinsinden ifade edildiği vadeli satışlardan doğan kur farklarının KDV' ye tabi olduğu yönünde görüş değiştirmiştir.


    Gelir İdaresi' nin konuya ilişkin seçtiğimiz özelgeleri aşağıdadır.(3)


    04.08.1997 tarih B.07.0.GEL.0.53/5324-191/32761 sayılı özelge,
    ''Bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği kamu ihalelerinde, geç ödeme nedeniyle ortaya çıkacak kur farkları KDV matrahına dahil edilmeyecektir.''


    28.05.1997 tarih B.07.0.GEL.0.53/5324189/22128 sayılı özelge,
    ''Vadeli satışlarda bedelin döviz ile hesaplanması halinde, belirlenen döviz tutarı karşılığında tahsil edilen Türk Lirası toplamının verginin matrahını oluşturacağı tabidir. Bedelin döviz cinsinden ve taksitler halinde daha sonra tahsil edilmesi halinde, takside isabet eden kur farkı Katma değer Vergisine tabi olacaktır.''


    16.01.1997 tarih B.07.0.GEL.0.53/5324-185/1906 sayılı özelge,
    ''Dövizli satışa ait vadeli senet vadesinden önce ciro edilir veya kırdırılırsa, tahsil edilen bedelin o tarihteki cari kurdan toplam değeri ile mal veya hizmet satışının yapıldığı dönemdeki kur üzerinden hesaplanan değeri arasındaki fark matraha dahildir. Bu tutar üzerinden iç yüzde yoluyla Katma Değer Vergisi hesaplanıp beyan edilmesi gerekmektedir.''


    19.03.1996 tarih B.Ö7.0.GEL.0.53/5324183/11419 sayılı özelge,
    ''Döviz cinsinden taksitli otomobil satışlarında, işlem tarihi ile taksitlerin ödeme tarihleri arasındaki kur farkları KDV?ye tabi olacaktır.''


    23.01.1997 tarih B.07.0.GEL.0.55/55269/2493 sayılı özelge,
    ''Uluslararası ihalelerde, bedelin geç ödenmesi nedeniyle ortaya çıkan kur farkları hariç, bedeli döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenen mal teslimi ve hizmet ifasına ilişkin bedelin geç ödenmesi nedeniyle ortaya çıkan kur farkları KDV?ye tabidir.''


    17.03,1998 tarih B.07.0.GEL.0.53/5324195/10242 sayılı özelge,
    ''Döviz cinsinden belirlenen bedelin vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihten sonra tahsil edilmesi halinde tahsilatın yapıldığı tarihte oluşan kur farkı KDV?ye tabi olacaktır .''


    15.01.1999 tarih B.07.0.GEL.0.54/5426-7 sayılı özelge,
    ''Döviz üzerinden vadeli olarak alınan mallar, malın tesliminden ve fatura düzenlenmesinden sonraki dönemlerde, borcun vade tarihinde hesaplanan kur farkları Katma Değer Vergisine tabi iken döviz cinsinden borcun yıl sonunda değerlenmesi sırasında ortaya çıkan kur farkları Katma Değer Vergisine tabi değildir.''


    B- GELİR İDARESİ' NİN DAYANAKLARI


    Gelir İdaresi' nin konuya ilişkin tespit edilen dayanakları ana başlıklarıyla aşağıda maddeler halinde belirtilmiştir.


    1- Kur farklarının hizmet kapsamında olması sebebiyle KDV' ye tabidir. Katma Değer Vergisi Kanunu?nun 20. maddesinde; teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığım teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade etmektedir. Döviz cinsinden yapılan işlemler, finansman niteliğine haiz işlemlerdir. Bunun en önemli sebebi yüksek enflasyona bağlı olarak, Türk Lirasının yabancı paralar karşısında sürekli değer yitirmesidir. Bedeli vadeli olarak tahsil edilen yabancı paralar tahsil edildiğinde finansman ve enflasyon nedeniyle menfaat sağlamaktadır. Dolayısıyla bedelin döviz cinsinden tespit edildiği mal teslimi veya hizmet ifasının geç tahsil edilmesine bağlı olarak oluşan kur farkları para ile temsil edilebilen menfaat sağlaması ve paranın kullandırılması sebebiyle hizmet kapsamındadır.



    2- Kur farkları matraha dahil olan bir unsur olması sebebiyle KDV' ye tabidir. Bedel kavramı kanun' un 20 maddesinde yapılmış, bedel kavramının kapsamında sayılmayan unsurlar matraha dahil edilmek üzere 24. maddede yer almaktadır. Katma Değer Vergisi Kanunu?nun 24. maddesinde kur farklarının matraha dahil unsurlar arasında sayılmamış olmasına karşın, maddenin c bendinde ''gibi'' kelimesi kanunun kur farklarını kavramasına yeterlidir. Kanun' un ilgili bendinde sayılanalar dışında oluşabilecek benzer nitelikteki gelirleri de matraha dahil edilmesi amaçlanmıştır. Dolayısıyla kur farkları matraha dahil olan bir unsurdur.


    3- Kur farkları ile vade farkları aynı mahiyette olması sebebiyle KDV' ye tabidir. Mal teslim ve hizmet ifası sonucu bedelin geç ödenmesi nedeniyle hesaplanan vade farkı Kanun'un 24/c maddesi hükmüne göre KDV matrahına dahildir. Bedelin döviz cinsinden ve taksitler halinde daha sonra tahsil edilmesi halinde kur değişikliklerine bağlı olarak ortaya çıkan kur farklarının müşteriye tanınan vadenin bedeli olarak algılanmalı ve vade farkları gibi kur farkları da KDV' ne tabi tutulmalıdır.


    III- DANIŞTAY' IN GÖRÜŞÜ VE DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU' NUN KARARI


    A- DANIŞTAY' IN GÖRÜŞLERİ


    Danıştayın geçmiş yıllarda kur farklarının KDV' ye tabi olduğu yönünde az sayıda kararı olmasına karşın, Türk Lirasının enflasyonun ezici etkisinden kurtulması, serbest kur sistemi ve ekonomik konjonktürel etkilerin Türk Lirası üzerindeki etkileri, Danıştay' ın görüş değiştirmesine ve son yıllarada verdiği kararlarında kur farklarının KDV' ye tabi olmadığı yönünde görüş değiştirmesine sebep olmuştur.


    Danıştay 9. Dairesi 26.05.2004 tarih ve E:2001/2624, K:2004/3556 sayılı kararı,(4)
    ''Kur farklarının Kanun' un hizmetin tanımının yapıldığı 4. maddesi kapsamında müstakil bir hizmet olarak kabul edilemeyeceği, 24/c maddesinde düzenlenen vade farkı ile aynı anlama gelmediği ve kanun koyucunun kur farklarının KDV?ye tabi olmasını amaçlamadığı sonucuna varılmaktadır.''


    Danıştay 9. Dairesi 28.04.2005 tarih ve E:2003/3833, K:2005/1095 sayılı kararı,
    ''Kanun' un 20 nci maddesinin 1 nci fıkrasına göre teslim ve hizmet işlemlerinde matrahı oluşturan ''bedel'' kavramı aynı maddenin 2 nci fıkrasında açıkça tanımlandığı halde, kanun koyucu tarafından burada tanımlanan bedel kavramının kapsamında kabul edilmeyen fakat matraha dahil edilmesi gereken gelir kalemleri, Kanun' un 24/c maddesinde özel olarak sayılmış olmasına karşın kur farklarının bunlar arasında yer almadığı, sözü edilen maddelerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat kalemleri yeralmasına karşın, kur farklarının ekonomik konjonktür gereği negatif de olabileceği, dolayısıyla sadece gelir değil icabında gider de oluşturabileceği, buna göre, kur farklarının Kanun' un hizmetin tanımının yapıldığı 4 üncü maddesi kapsamında müstakil bir hizmet olarak kabul edilemeyeceği, 24/c maddesinde düzenlenen vade farkı ile aynı anlama gelmeyeceği ve kanun koyucunun kur farklarının Katma Değer Vergisine tabi olmasını amaçlamadığı sonucuna varılmaktadır.''


    B- DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULUNUN KARARI


    Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu' nun Danıştay 9. Dairesi' nin 28.04.2005 tarih ve E:2003/3833, K:2005/1095 sayılı bozma kararına uymayan İstanbul 8. Vergi Mahkemesi 28.09.2005 tarih ve E:2005/1746, K:2005/1811 sayılı kararıyla, davanın reddi yolundaki ısrar kararına ilişkin 18.10.2006 tarih E:2006/50, K:2006/286 sayılı kararı aşağıdadır.


    '' TÜRK MİLLETİ ADINA
    Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:


    İnşa ettiği gayrimenkulleri döviz karşılığı satan yükümlü şirketin, senede bağlı döviz alacaklarının tahsil tarihinde lehine oluşan kur farkları üzerinden hesaplayarak ihtirazi kayıtla beyan edip ödediği katma değer vergisinin iadesi istemiyle açılan davayı reddeden vergi mahkemesi ısrar kararı temyiz edilmektedir.


    3065 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin (a) fıkrasında; ''Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması'' ile vergiyi doğuran olayın meydana geldiği belirtilmiş, 26 ncı maddesinde de; bedelin döviz ile hesaplanması halinde dövizin vergiyi doğuran olayın meydana geldiği andaki cari kur üzerinden Türk parasına çevrileceği, cari kuru belli olmayan dövizlerin Türk parasına çevrilmesine ilişkin esasları Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği, belirtilmiştir.
    Bu düzenlemelere göre, mal teslimi ve hizmetin yapılması ile vergiyi doğuran olay meydana geldiğinden, bedelin döviz olarak hesaplanması halinde, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği teslim tarihindeki cari kur üzerinden muhasebeleştirilerek gelir kaydedilmesi gerekmekte olup, dövizin farklı zamanlarda ödenmesi nedeniyle oluşabilecek kur farklarının bu bedeli menfi veya müspet olarak etkilemesi düşünülemez.


    Nitekim, Kanunun 20 nci maddesinde bedel kavramı açıkça tanımlanmış olmasına rağmen kanun koyucu aynı Kanunun 24 üncü maddesinin c bendinde vade farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olduğunu kurala bağlamış; ancak, kur farkına bunlar arasında yer verilmemiştir.


    Bu durumda, döviz üzerinden yapılan vadeli satışlarda, senedin tahsil edildiği tarihte, malın teslimi ile oluşan vergiyi doğuran olay tarihine göre ortaya çıkan menfi veya müspet kur farklarının bedel kavramına dahil olmadığı, kur farkının Kanunun 24/c maddesinde matraha dahil olduğu belirtilen unsurlar arasında da sayılmadığı açık olduğundan, katma değer vergisine tabi tutulmasına hukuken olanak bulunmayıp, itirazi kayıtla ödenen katma değer vergisinin yükümlüye iadesi gerektiğinden, davanın reddi yolundaki vergi mahkemesi ısrar kararında isabet bulunmamaktadır.''


    Yukarıdaki Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu' un kararı neticesinde kur farklarının Katma Değer Vergisine tabi olmadığı hakkında içtihat oluşmuştur. Dolayısıyla söz konusu bu kararın bundan sonraki Danıştay Dava Daireleri' ne yansıyan olaylarda belirleyici olacağı açıktır.



    IV- DEĞERLENDİRME VE SONUÇ


    Hizmet kanunun 4. maddesinde tanımlanmış olup, hizmetten söz edilebilmesi için yapmak etmek gibi bir fiilin varlığı gereklidir.Yabancı paranın değerinin serbestçe belirlendiği bir piyasada, tarafların iradesi dışında ortaya çıkan kur farklarının müstakil bir finansman hizmet bedeli olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Ekonomik dalgalanmalar neticesinde Türk lirasının bir kısım yabancı paralar karşısında değer kazanması bunun bir finansman hizmeti olmadığını göstermektedir. Dövizli işlemler sonrası mal ve hizmet sağlayan fiktif olarak kar elde edebileceği gibi, zarar da etmesi mümkündür. Dolayısıyla kur farklarının KDV' ye tabi olması kur farklarının nitelikleri itibariyle mümkün değildir.
    Ayrıca kur farklarını Katma Değer Vergisi kanunun 24. maddesi kapsamında vade farkları gibi matraha dahil bir unsur olarak KDV' ye tabi tutmak da mümkün değildir. Matraha dahil unsurlara ilişkin 24. maddenin gerekçeleri aşağıdadır.



    ''Katma değer vergisinin matrahı, vergiye tabi işlemin karşılığını teşkil eden bedeldir. Bu bedelin içine, taşıma, yükleme, boşaltma, ambalaj, sigorta, komisyon, faiz erken ifa dolayısıyla yapılan ödemeler müşterinin temerrüdü dolayısıyla yapılan ve müşteriyefatura edilen giderler, her türlü vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı, fiyat farkı, prim, servis ücretleri ve benzeri adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler esas itibariyle dahil bulunmakta olup, ticari hayatta işlemler genelikle bu doğrultuda yürütülmektedir.


    Madde, konuya açıklık getirmek ve uygulamada muvazaalı yollarla matrahın daraltılmasını önlemek amacıyla tedvin edilmiştir.'' (5)


    Kanun koyucu ilgili maddenin gerekçelerinde kanun metnine eklemediği benzer gelir sayılabilecek unsurları saymış ve yanlış anlaşılmaya sebep olmayacak şekilde açıklamıştır. Gerekçelerinde görüleceği üzere ayrıntılı ve sayılmak suretiyle yer alan unsurların içerisinde kur farklarına değinilmemiştir. Dolayısıyla kanun koyucunun kur farklarını vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirlere benzer bir gelir olarak görmediği ve matraha dahil bir unsur olarak saymadığı anlaşılmaktadır.


    Sonuç olarak; Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu' nun kararı kur farklarının KDV' ye tabi tutulamayacağı doğrultusundadır. Bu karar Danıştay' ın konuya ilişkin düşüncesinin netleştiği ve bundan sonraki kararlarının da bu yönde sonuçlanacağını göstermektedir. Yıllardır tartışıla gelen kur farklarının KDV' ye tabi olup olmayacağı konusunda nihai sona gelinmektedir. Maliye Bakanlığı?nın konuya yaklaşımını söz konusu karar çerçevesinde yeniden değerlendirmesinde fayda olduğunu düşünmekteyiz.


    (1) 02.11.1984 tarih ve 18563 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanmıştır.
    (2) Mehmet MAÇ, KDV-5 (e-Kitap) Bölüm 1.6.6.
    (3) Şükrü KIZILOT, Danıştay Kararları ve Özelgeler, Yaklaşım Yayınları, Ankara 2000
    (4) Yaklaşım, Eylül 2005, Sayı: 153, s.273-274
    (5) Şükrü KIZILOT, Katma Değer Vergisi Kanunu ve Uygulamaları, Yaklaşım Yayınları, Ankara 1996 s.975


    Bu Makale Yaklaşım Dergisinin Mayıs 2007 sayısında yayımlanmıştır.


  4. #4
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Mesajlar
    59

    Ynt: Kur Farkları Nedeniyle Cezalı Tarhiyat

    Arkadaşlar cezalı tarhiyatlarda ödeme vadesinin son günü tatile denk geliyor ise bir sonraki iş günü ödeme yapılabilir mi yoksa cezalı tarhiyat olduğu için tatilden önceki gün ödemenin yapılması mı gerekir? Yoksa bu bahsettiğim olay dava açma sürelerinde mi geçerliydi?
    S.M.M.M Murat YAZICI<br /><br />www.muratyazici.com.tr

  5. #5
    Üyelik tarihi
    Eylül.2007
    Mesajlar
    1.454

    Ynt: Kur Farkları Nedeniyle Cezalı Tarhiyat

    vadesi tatile denk geliyorsa sonraki iş gününe vade uzar bu konuda ceza veya vergi diye ayırım yoktur

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Tarhiyat Öncesi Uzlasma
    Konu Sahibi Day-Dream Forum Vergi Usul Kanunu
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 20.Kasım.2012, 10:55
  2. YMM Tasdik Raporu ve İbraz Etmeyen Mükellefe Vergi Ziyaı Cezalı Tarhiyat
    Konu Sahibi haydar turna Forum Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 09.Temmuz.2008, 11:36
  3. Şu An SSK lı Olupta Bağ-Kur a Geçen Şahsın Primlerinin Cezalı Ödenmesi
    Konu Sahibi EYUPPPP Forum Bağ-Kur Mevzuatı (Arşiv)
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 10.Nisan.2007, 13:00
  4. Vade Farkları Ve Fiyat Farkları
    Konu Sahibi ercan Forum TDHP-Muhasebe Uygulamaları ve Finansal Raporlama
    Cevap: 10
    Son Mesaj : 02.Nisan.2007, 21:51
  5. zorunlu e-bildirgede işçiler elden bildirilirse cezalı mı?
    Konu Sahibi El Pln Forum SSK Mevzuatı (Arşiv)
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 17.Temmuz.2006, 21:16

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36