İvazsız edinilen hisse senetlerinin vergilendirilmesi



Gelir Vergisi Yasası'nın mükerrer 80/1'inci maddesi hükmü gereği olarak ivazsız olarak iktisap edilenler ile tam mükellef kurumlara ait olan ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri hariç, menkul kıymetlerin ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar değer artış kazancı olarak kabul edilmektedir.
Diğer yandan Gelir Vergisi Yasası'nın geçici 67/1'inci maddesi gereği olarak tam mükellef kurumlara ait olup, İstanbul Menkul Kıymetler Borsa'sında işlem gören ve bir yıldan fazla elde tutulan hisse senetlerinin alım satımından doğan olumlu fark üzerinden Gelir Vergisi tevkifatı yapılmamaktadır. Ayrıca ilgili yasa maddesi uyarınca tam mükellef kurumlara ait olup, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda işlem gören ve bir yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından dolayı sağlanan gelirler için Gelir Vergisi Yasası'nın mükerrer 80'inci maddesi hükmü uygulanmaktadır.
Yasal düzenleme gereği hisse senetlerinin elden çıkarılması halinde değer artış kazancının hesaplanabilmesi için, bu kıymetlerin iktisabının (ediniminin) "ivazlı" (bedelli) olması gerekir. Eğer söz konusu menkul kıymetler ivazsız olarak elde edilmiş ise bunların elden çıkarılmasından sağlanan kazançların değer artış kazancı olarak vergilendirilmesi söz konusu olmayacaktır.
Ancak Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 258 seri numaraları Gelir Vergisi Genel Tebliği ile yapmış bulunduğu açıklamada bu tür kazançların vergilendirilmesi öngörülmüştür. (Konuya ilişkin olarak bakınız: "Beyanname Düzenleme Klavuzu", 2008 HUD yayınları sf: 219)
Buna göre;
Vergi Ulus Kanunu'nun 294'üncü maddesine göre bir vergiye matrah olan servet veya servet mahiyetindeki hisse senetleri ve tahveller borsa rayici ile borsada kayıtlı olmayanlar ise emsal bedeliyle değerlenmektedir.
Bu durumda, mirasçılara veraset yoluyla intikal eden hisse senedi ve tahviller ölüm tarihinde, diğer suretle vuku bulan bedelsiz intikallerde ise bu kıymetler hukuken iktisap edildiği tarihte elde edilmiş kabul edilerek ve söz konusu kıymetlerin alış bedeli olarak da miras bırakanın ölüm veya hukuki iktisabın gerçekleştiği tarihteki borsa rayici, borsaya kayıtlı olmayanlar için ise bu tarihteki emsal bedeli esas alınacaktır.
Bu durumda, mirascılara veraset yoluyla intikal eden hisse senedi ve tahviller ölüm tarihinde, diğer suretle vuku bulan bedelsiz intikallerde ise bu kıymetler hukuken iktisap edildiği tarihte elde edilmiş kabul edilerek ve söz konusu kıymetlerin alış bedeli olarak da miras bırakanın ölümü veya hukuki iktisabın gerçekleştiği tarihteki borsa rayici, borsaya kayıtlı olmayanlar için ise bu tarihteki emsal ebedil esas alınacaktır.
Buna göre, veraset yoluyla iktisap edilen geçici 67'inci madde kahsamındaki menkul kıymetlerin varislerince satılması halinde, satış bedeli ile yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan alış berdeli arasındaki fark üzerinden geçici 67'nci madde kapsamında tevkifat yapılması gerekmektedir.
Hisse senetlerinin 01.01.2006 tarihinden önce intikal etmiş olması halinde ise mirasçıları tarafından elde edilen değer artıyı mazanç için daha önce 31.12.2005 tarihindeki geçerli olan hükümler uygulanacaktır.
Veraset yoluyla iktisap edilen tahvil ve Hazine bonolarının 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olması halinde, bu kıymetlerin iktisap edildiği tarihe bakılmaksızın 31.12.2005 tarihinden geçerli olan hükümlere göre vergilendirme yapılmaktadır.
Hisse senetlerinin 01.01.2006 tarihinden önce intikal etmiş olması halinde ise mirasçılar tarafından elde edilen değer artışı kazançları için 31.12.2005 tarihinden geçerli olan hükümler uygulanacaktır.
Miras yoluyla varislere kalan tahvillerin 01.01.2006 tarihinden sonra ivasız iktisap edilmiş olması halinde, bu kıymetlerin iktisap edildiği tarihe bakılmaksızın 31.12.2005 tarihinde geçerli olan hükümlere göre vergilendirilmesi öngörülmüştür.
Söz konusu tebliğde yer alan açıklamalar çerçevesinde 01.01.2005 tarihinden sonra ivasız olarak iktisap edilen İStanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda işlem gören hisse senetleri ile bu tarihten sonra ihraç edilen tahvil ve bonoların ivasız iktisap edildikleri tarihteki borsa rayiçleri ile elden çıkarılma değerleri arasındaki fark üzerinden Gelir Vergisi Yasası'nın 67'nci maddesi kapsamında tevkifat yapılmaktadır.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde ivasız iktisap edilen hisse senetleri ile ivasız edinilen menkul kıymetlerin elden çıkarılması dolayısıyla ortaya çıkan değer artışlarının tevkifata tabi tutulmasının öngörülmesi eleştiri konusudur.
Mevcut yasal düzenlemeler gereği olarak Türkiye'de kurulu menkul kıymet borsalarında işlem görmeyen 01.01.2006 tarihinden sonra iktisap edilen hisse senetlerinin tam müküllef kurumlara ait olması halinde, bu hisse senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazancın Gelir Vergisi Yasası'nın mükerrer 80/1'inci maddesine göre değer artış kazancı olarak vergilendirilmesi için iktisap tarihinden başlayarak iki yıl içerisinde elden çıkarılmış olması gerekmektedir.
Söz konusu hisse senetlerinin dar mükelleflere ait olması halinde ise elden çıkarılmasından dolayı kazancın değer artışı kazancı olarak vergilendirilmesi için herhangi bir süre sınırı yoktur. Bu bağlamda İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda işlem görmeyen dar mükellef kurumlara ait hisse senetleri iktisap edildikleri tarihten itibaren ister ertesi gün isterse beş yıl sonra ebden çıkarılsın elde edilen kazanç değer artışı kazancı olarak vergilendirilmektedir.

Veysi Seviğ