07.11.2008 Veysi Seviğ Referans

Vergi Usul Yasası'nın 279'uncu maddesi, işletmelerin aktifinde yer alan menkul kıymetlerin değerlendirilmesi ile ilgilidir. Söz konusu yasal düzenleme gereği olarak "Hisse senetleri ile fon portföyünün en az yüzde 51'i Türkiye'de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma belgeleri alış bedeliyle, bunlar dışında kalan her türlü menkul kıymet borsa rayiciyle değerlenir. Borsa rayici yoksa veya borsa rayicinin muvazaalı bir şekilde oluştuğu anlaşılırsa değerlemeye esas bedel, menkul kıymetin alış bedelinin vadesinde elde edilecek gelirin (kur farkları dahil) iktisap (edinim) tarihinden değerleme gününe kadar geçen süreye isabet eden kısmının eklenmesi suretiyle hesaplanır. Ancak borsa rayici bulunmayan, getirisi ihraç edenin kâr ve zararına bağlı olarak doğan ve değerleme günü itibariyle hesaplaması mümkün olmayan menkul kıymetler, alış bedeli ile değerlenir."
Söz konusu yasa maddesi bir süredir yaşanmakta olan ekonomik olaylar nedeniyle önem arz etmeye başlamıştır.
Sermaye Piyasası Yasası'nın 3/b maddesinde yapılan tanımlamaya göre menkul kıymetler "ortaklık veya alacaklılık sağlayan, belli bir meblağı temsil eden, yatırım aracı olarak kullanılan, dönemsel gelir getiren, misli nitelikte, seri halinde çıkarılan, ibareleri aynı olan ve şartları" Sermaye Piyasası Kurulu'nca belirlenen kıymetli evraklardır.
Sermaye Piyasası Kurulu tarafından hisse senetleri ve geçici ilmühaberleri, tahviller, intifa senetleri, iki yıl ve daha uzun süreli kâr ve zarar ortaklığı belgeleri, Hazine bonoları, devlet ve diğer kamu tüzelkişiliklerinin tahvil ve bonoları, ipotekli borç ve irat senetleri menkul kıymet olarak kabul edilmektedir. Söz konusu kurul tarafından yayımlanan Seri V, No 1 sayılı tebliğ ile yapılan açıklamalardan anlaşılacağı gibi mevduat sertifikaları, kambiyo senetleri (çek, bono, poliçe) faiz ve temettü kuponları, talonlar, maliklerince düzenlenen opsiyon senetleri Sermaye Piyasası Yasası'nın 35'inci maddesi uyarınca çıkarılan yatırım fonu katılma belgeleri, menkul kıymet olarak kabul edilmemektedir.
Vergi Usul Yasası'nın 279'uncu maddesi hükmü uyarınca envanter çalışmaları sırasında aşağıdaki varlıklar alış bedeli ile değerlendirilecektir.
* Hisse senetleri ile fon portföyünün en az yüzde 51'i Türkiye'de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma belgeleri,
Hisse senedinin Türkiye'de kurulu veya yurtdışındaki bir şirket tarafından ihraç edilmiş olmasının değerleme açısından farklılık yaratması söz konusu değildir.
* Hisse senetleri ise değerleme sırasında alış bedeli ile dikkate alınır. Bilançonun aktifinde yer alan hisse senetleri ile iştirak hisselerinin değer kaybı vergi hukuku açısından matrahı etkilememektedir.
Hisse senetlerinin döviz cinsinden borçlanılarak veya kredi ile alınması durumunda ortaya çıkan kur farkları ya da faiz, komisyon ve benzeri giderler alış bedeline eklenmez, çünkü alış bedeli menkul kıymetin iktisabı izin yapılan ödemeleri kapsamamaktadır. (Özyer, Mehmet Ali "Vergi Usul Kanunu Uygulaması 4. Baskı, Sf: 539)
* Yatırım fonu katılım belgelerinin alış bedeli ile değerlendirilebilmesi için;
- Fon portföyünün en az yüzde 51'inin hisse senetlerinden oluşması,
- Bu hisse senetlerinin de Türkiye'de kurulmuş bulunan şirketler tarafından ihraç edilmiş bulunması
gerekmektedir.
Burada üzerinde durulması gereken en önemli konu fon portföyünün en az yüzde 51'inin hisse senetlerinden oluşması şartının yıl içerisinde sürekli muhafaza edilmiş olması gerekliliğidir. Bu koşulun gerçekleşmemesi halinde katılma belgeleri varsa borsa rayici yoksa değerleme günü itibariyle hesaplanan getirisinin eklenmesi suretiyle hesaplanmaktadır.
* Borsa rayici olmayan, getirisi ihraç edenin kâr ve zararına bağlı olarak belirlenen ve değerleme günü itibariyle hesaplanması mümkün olmayan menkul kıymetler ise alış bedeli ile değerlendirilmektedir.
* Uygulamada yasal düzenleme gereği olarak halktan katılma belgeleri karşılığında toplanan paralarla, belge sahipleri hesabına, riskin dağıtılması ilkesi ve inançlı mülkiyet esaslarına göre sermaye piyasası araçları, gayrimenkul, altın ve diğer kıymetli madenler portföyü işletmek amacıyla kurulan malvarlığına "Yatırım Fonu" denilmektedir. Fonun tüzelkişiliği bulunmamakla birlikte kurucunun malvarlığından ayrı tutulur. Kurucular kurdukları fonu katılma belgesi sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde yönetmekle yükümlüdürler.
Yukarıda da belirtildiği gibi yatırım fonu katılma belgelerinin değerlendirilmesi sırasında fon aktifinde yer alan hisse senetlerinin oransal miktarı önemli olmaktadır. Hisse senetlerinin oranı eğer fon portföyü içerisinde yüzde 51'in altına düşmüşse bu takdirde bu tür fon alış bedeli ile değerlendirilmeyecektir.
Ülkemizde borsa rayici kavramı sınırlı nitelikte menkul kıymetler için geçerlidir. Örneğin hisse senetleri dışında menkul kıymetlerden devlet tahvili ve Hazine bonosu için TC Merkez Bankası bünyesinde de piyasa oluşmaktadır. TC Merkez Bankası'nca bazı kamu kâğıtları için ilan edilen alış fiyatları borsa rayici olarak kabul edilmemektedir.