kamu işçi maaş

Konu: Ciro Primi Kdv Oranı

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Temmuz.2005
    Mesajlar
    347

    Ciro Primi Kdv Oranı

    Üstadlar acil bir problemim var yardımınız için teşekkür ederim.
    Biz Vakko dan ürün satın alıyoruz. Aldığımız ürünlerin KDV oranı %8 Yıl sonunda belli bir ciro yu yakaladığımız zaman iskonto uyguluyorlar ve ciro primi alıyoruz bunun bizim VAKKO ya kestiğimiz faturanın Kdv oranı ne olmalı teşekkür ederim.

    er zaman sevgi ve saygı ile;

  2. #2
    Üyelik tarihi
    Temmuz.2008
    Mesajlar
    98

    Ynt: Ciro Primi Kdv Oranı (ACİLLLL)

    CİRO PRİMLERİ VE İSKONTOLAR

    Sedat Büyük Tuba Aydın


    İskonto genel olarak, satıcının alıcıya bazı şartlara karşılık olmak üzere satış fiyatından yaptığı indirim olarak tanımlanmaktadır. Ticari hayatta, erken ödeme iskontosu, yılsonu iskontosu, ciro primi, ayni iskonto, küsurat iskontosu ve benzeri iskontolara sıkça rastlanmaktadır.

    Bu yazımızın konusunu, ilaç sektöründe faaliyet gösteren firmalar tarafından, özellikle dönem sonlarında verilen iskontoların vergisel açıdan değerlendirilmesi oluşturmaktadır.

    CİRO PRİMİ

    Ana satıcı firmalar mallarının satılmasına aracılık eden aracı firmalara veya bayilerine, belli bir satış cirosunu aşmaları halinde, ciro primi adı altında ödeme yapabilmektedir. Ciro primleri genellikle yılsonları itibariyle hesaplanmaktadır. Uygulamada, yılsonu itibariyle tahakkuk eden ciro primlerine ait faturaların dönem sonu itibariyle düzenlenmesi halinde sorun bulunmamakla birlikte, faturanın izleyen yılda düzenlenmesi halinde hangi yılın geliri ve gideri olarak dikkate alınacağı konusunda tereddütlerle karşılaşılmaktadır. Diğer taraftan, söz konusu primlerin KDV?ye tabi olup olmadığı da ayrı bir tartışma konusudur. Konu aşağıda Kurumlar Vergisi ve KDV Kanunları açısından irdelenmektedir.

    Gelir ve Kurumlar Vergisi Açısından

    Bilindiği üzere, Kurumlar Vergisi Kanunu?nun 13. maddesinde kurumlar vergisinin, Kurumlar Vergisi Kanunu?nun 1. maddesinde yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu?nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

    Öte yandan, ticari mal ve hizmet satışlarından ede edilen kazançlar Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları bakımından ?ticari kazanç? olarak değerlendirilmekte olup, ticari kazançların tespitinde Vergi Usul Kanunu?nun 283 ve 287. maddelerinde tanımlanan, tahakkuk esası geçerli bulunmaktadır. Tahakkuk esasında, gelirin tahsil edilmesi beklenilmemekte, gelirin miktar ve tutar olarak kesinleşmesi ve geliri doğuran olayın eksiksiz olarak tamamlanmış olması vergilendirme için yeterli bulunmaktadır. Ticari kazancın tespitinde bir giderin matrahtan indirilebilmesi için ise gidere ilişkin ödemenin yapılması yeterli olmayıp, giderin miktar ve tutar olarak kesinleşmesi ve gideri doğuran olayın (mal veya hizmet alımı) gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

    Bu çerçevede, belli bir satış cirosuna bağlı olarak ana satıcı firmalardan elde edilen ciro primlerinin, elde eden mükellefler yönünden ticari kazanç olarak kabul edilmesi ve tahakkuk ettikleri dönemde vergilendirilmesi gerekmektedir. Ciro primini veren firma açısından ise, söz konusu primin, faaliyeti ile doğrudan ilgili olması ve ticari teamüllere uygun olması şartıyla ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilmesi mümkündür.

    Burada ticari teamüllerden kastedilen, verilen ciro priminin emsallerine nazaran büyük farklılıklar göstermemesi ve firmanın belli ve tutarlı bir ciro primi uygulamasının mevcut olmasıdır. Ciro priminin verildiği firma ile ticari ilişkinin boyutu, primin hesaplanmasına esas teşkil eden satış tutarlarına ilişkin bilgilerin sağlıklı olması ve hesaplamada kullanılan oranların tutarlılığı bu noktada büyük önem arz etmektedir.

    Ciro Primi Hangi Yılın Geliri veya Gideridir?

    Ciro primleri esas itibariyle bir yıl içerisinde alınan mal miktarı ve tutarına göre genellikle ilgili yılsonunda hesaplanmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere, gerek ticari kazancın tespitinde tahakkuk esası, gerekse muhasebe sisteminin dönemsellik ilkesinin bir gereği olarak, geliri doğuran olayın takvim yılı içinde eksiksiz olarak gerçekleşmiş olması, gelirin ilgili yılda elde edilmiş sayılması için yeterli olacaktır. Ancak, ciro primleri genellikle dönem sonu itibariyle hesaplanmakta ve karşılıklı mutabakatların tamamlanması yeni yılda gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle de çoğu kez, kapanan yıla ilişkin ciro primi faturası, takip eden yılın ilk aylarında düzenlenmektedir.

    Bu primlere yılsonu itibariyle hak kazanıldığından ve tahakkuk işleminin dönem sonu itibariyle yapılması gerektiğinden, faturanın fiili imkansızlığı nedeni ile sonraki yılda düzenlendiği durumlarda dahi, tahakkuk esasının bir gereği olarak, bu primlerin hak kazanıldığı yılın geliri olarak beyan edilmesi gerekir. Buna göre, yeni yılın tarihini taşıyan belge ile tevsik olunan ciro primlerinde taraflar, gelir ve gider tahakkukları hesapları yoluyla gelir ve gider kayıtlarını kapanan yılda yapmalı, takip eden dönemlerde temin edilen/düzenlenen faturalar ile kapatmalıdırlar.



    Katma Değer Vergisi Açısından Ciro Primi

    KDV Kanunu?nun 25. maddesinde KDV matrahına dahil olmayan unsurlar başlığı altında teslim ve hizmet işlemlerinde fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen ticari teamüllere uygun iskontoların matraha dahil olmayacağı hüküm altına alınmıştır.

    Bu açıklamaya göre, iskontoların KDV matrahına dahil olmaması için,

    - İskonto miktarı mal ve hizmet satışına ilişkin olarak düzenlenen fatura veya benzeri belgelerde ayrıca gösterilmelidir,
    - İskontolar ticari teamüle uygun olmalıdır.

    Maliye Bakanlığı?nın konuyla ilgili olarak yayınladığı 26 No?lu KDV Genel Tebliğinin L/2 bölümünde; ?fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilmeyip, yıl sonlarında, belli bir dönem sonunda ya da belli bir ciro aşıldığında (satış primi, hasılat primi, yıl sonu iskontosu gibi adlarla) yapılan ödemeler katma değer vergisine tabi olacaktır. Zira, bu tür bir iskonto doğrudan satılan malla ilgili değildir. Bu tür bir iskonto, firmanın yaptığı ek bir çalışmanın ya da çabanın sonucunda doğmaktadır. Dolayısıyla yapılan iş, ana firmaya karşı verilen bir hizmettir. Çünkü ana firma ile satıcı firma arasında düzenlenen sözleşmeye göre (yazılı veya sözlü), satıcı firma sözleşmenin hükümlerine uygun olarak belli bir çabayı göstermiştir ki (belli bir hizmet vermiştir ki) ek ödemeye hak kazanmıştır. Bu nedenle Katma Değer Vergisi Kanunu?nun 4. Maddesi çerçevesinde ?hizmet? kapsamına giren bu işlemler katma değer vergisine tabi olacaktır.? denilmektedir.

    Buna göre, belli bir cironun aşılmasına bağlı olarak ödenen ciro primleri ?hizmet? kapsamında KDV?ye tabi bulunduğundan, bu primlerin iskonto olarak KDV matrahından indirilmesi de söz konusu değildir. Ancak, Danıştay?ın bu konuda vergi idaresi görüşünün aksi yönünde verilmiş kararları olduğu da unutulmamalıdır.

    Ciro Priminde KDV Oranı Nedir?

    Maliye Bakanlığı?nın konu ile ilgili yayımladığı 26 No?lu KDV Genel Tebliği?nin L/2 bölümünde açıklandığı üzere, fatura veya benzeri belgelerde ayrıca gösterilmeyip, yıl sonlarında, belli bir dönem sonucunda ya da belli bir ciro aşıldığında yapılan ödemeler doğrudan satılan malla ilgili değildir. Bu tür iskontolar, firmanın yaptığı ek bir çabanın sonucu olarak doğmaktadır. Dolayısıyla, yapılan iş, ana firmaya karşı verilen ayrı bir hizmettir. Bu nedenle KDV uygulamasında, satışı yapılarak ciro primine hak kazanılan ürünün tabi olduğu oran yerine, hizmet teslimlerinin tabi olduğu genel KDV oranı olan %18?in dikkate alınması gerekmektedir.

    Nitekim, reçete ile satılan ilaçlarda KDV oranının %8?e düşürülmesi ile birlikte ciro primlerinde uygulanacak KDV oranının ne olacağı hususunda Maliye Bakanlığı tarafından verilen 2004/8 tarih ve B.07.0.29/ 2923-231-430 sayılı muktezada da, ciro primleri ayrı bir hizmet olarak değerlendirilmiş ve %18 oranında vergiye tabi tutulacağı belirtilmiştir.

    Bedelsiz Mal Veya İskonto Olarak Verilmesi

    Ciro priminin, satıcı tarafından izleyen yılda bedelsiz mal olarak gönderilmesi uygulamada rastlanılabilen bir durumdur. Bu iki şekilde gerçekleşebilmektedir. Birincisi bedelsiz mal faturası kesilmek suretiyle gönderilmesi, ikincisi izleyen yılda yapılan mal alımlarına ilişkin fatura üzerinden, önceki yılda hak edilen ciro primi kadar iskonto yapılmak suretiyle iskontoya isabet eden kısım kadar malın satıcı tarafından alıcıya ciro primi karşılığı olarak gönderilmesidir.

    Bu durumda fatura üzerinde yapılan iskonto ile ciro primini birbirinden ayırmak gerekmektedir. İskonto, hesap dönemi içinde satıcının satış bedeli üzerinden yaptığı indirimi ifade eder. Bu durumda yapılan iskonto mal maliyetini azaltmaktadır. Dolayısıyla KDV?ye tabi tutulmamaktadır. KDV Kanunu?nun 25/a maddesi uyarınca KDV matrahına dahil edilmeyecek olan iskonto, ticari teamüllere uygun olarak yapılan iskontodur. Bu durumda ciro priminin karşılığı olan ve malın bedelsiz olarak alıcıya tesliminin sağlanması amacıyla yapılan iskontoyu KDV Kanunu?nun 25/a maddesi ile değil, 4?üncü maddesi kapsamında değerlendirmek gerekmektedir.

    Ciro primi, yapılan satış hizmetinin karşılığı olduğundan, hizmet ifasında bulunan taraf bunu hizmet faturası düzenlemek suretiyle belgeleyecektir. Yapılan hizmetin karşılığı olarak satıcı tarafından gönderilen mal için ise satış faturası düzenlenmesi gerekmektedir. Zira ciro primi karşılığı bedelsiz mal gönderilmesi, KDV Kanunu açısından, birincisi yıl sonu itibariyle hizmet ifası, ikincisi satıcı tarafından bedelsiz mal gönderilmesi olmak üzere iki teslimi bir arada bulunduran bir işlemdir. KDV Kanunu açısından her teslim için bir fatura düzenlenmesi ve fatura üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir.

    Dönem sonunda ciro primi olarak bedelsiz mal sağlanması durumunda, malın alıcıya ertesi yıl teslim edilmesi, gelirin dönem sonu itibarı ile ticari kazanca dahil edilmesine engel teşkil etmeyecektir. Bu nedenle, mal olarak verilen ciro primi için de, dönem sonu itibariyle gelir ve gider tahakkukunun yapılması ve kapanan hesap dönemi kayıtlarına alınması gerekmektedir.

    Yurtdışındaki Firmalar Tarafından Türkiye?deki Firmalara Yapılan Ciro Primi Ödemeleri

    Yurtdışında yerleşik firmalarca yıl sonunda, belli bir dönem sonunda veya belli bir ciro aşılması halinde Türkiye?de kendi mallarını satan bayi veya aracı kişi ve kuruluşlara yapılan ciro primi ödemeleri, Türkiye?de bulunan kişi ve kuruluşların yurtdışında yerleşik firmalara verdiği ayrı bir hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmaktadır. Yurtdışında yerleşik firmalar, verilen bu hizmet sonucunda Türkiye?ye daha fazla mal ihraç etmekte, malları Türkiye pazarında daha çok miktarda satılmaktadır. Dolayısıyla yabancı firmalar, verilen bu hizmetlerden daha fazla mal satmak suretiyle Türkiye?de yararlanmış olduklarından, bu hizmetler KDV?ye tabi olacaktır.

    İSKONTOLAR

    İskonto, genel olarak satıcının belli şartlarla alıcıya satış fiyatından yaptığı indirimdir. Alıcı açısından iskontolar alınan mal veya hizmetin maliyetini azaltan bir unsurdur. Mükellefler ticari hayatta birçok değişik neden ve yöntemlerle iskonto uygulaması yapabilmektedirler.

    Gelir ve Kurumlar Vergisi Açısından İskontolar

    Ciro primlerine ilişkin bölümde yapılan açıklamalara paralel olarak, ticari kazancın tespitinde iskontoların gelir veya gider kaydedilmesi, iskontoların satışları artırmak amacıyla yapılmış olması, gerçekleşmiş satışlar için uygulanması ve ticari teamüllere uygun olması şartlarına bağlıdır.

    Satış iskontoları uygulaması muvazaalı işlemlere konu olmaya müsait bir uygulamadır. Özellikle ortaklık ilişkisi içinde bulunulan kişi veya kurumlara uygulanan iskonto oran veya tutarlarının, emsali niteliğindeki işlemlere uygulanan iskonto oran veya tutarları ile farklılık arz etmesi durumunda, Kurumlar Vergisi Kanunu?nun 17. maddesi uyarınca, kazancın örtülü yolla söz konusu kişi veya kurumlara aktarıldığı şeklinde eleştiriye konu edilebilecektir.

    Dönem kazancı üzerindeki vergisel yüklerinin ya da grup şirketlerinin KDV ödemelerinin planlanması gibi muvazaalı işlemlere konu olabilecek satış iskontolarının vergisel bir risk teşkil etmemesi açısından yasal defter ve belgelere, doğru ve gerçek tutarları ile kaydedilmesi, gerçek ve tarafsız performans kriterlerine bağlanması, işletmenin iskontolara ilişkin belirli bir politikasının bulunması ve varsa uygulanacak iskonto oran ve dilimlerine ilişkin bilgilerin gerektiğinde ibraz edilecek şekilde saklanması büyük bir önem arz etmektedir.

    Katma Değer Vergisi Açısından İskontolar

    KDV Kanunu?nun 25. maddesinde açıklanan KDV matrahına dahil olmayan unsurlar başlığı altında teslim ve hizmet işlemlerinde fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen ticari teamüllere uygun iskontolara da yer verilmiştir.

    Bu açıklamaya göre, iskontoların KDV matrahına dahil olmaması için,

    - İskonto miktarı mal ve hizmet satışına ilişkin olarak düzenlenen fatura veya benzeri belgelerde ayrıca gösterilmelidir,
    - İskontolar ticari teamüllere uygun olmalıdır.

    İskontoların ?ticari teamüllere uygun olması?ndan kastedilen husus ise, satılan mal veya hizmetin piyasasında genel olarak yaygın bir biçimde uygulanan miktarlarda ve malın asıl bedeline nazaran makul tutarda yapılmış olmasıdır. Ticari teamüllere uygun olmayan iskontolar, fatura veya benzeri belgelerde gösterilseler dahi, KDV matrahından indirilemez.

    Yıl Sonu İskontosu

    Ana satıcı firmalar, toptancı veya perakendeci bayilerine yıl sonlarında yıl sonu iskontosu adı altında iskonto yapmaktadırlar. İskontoların fatura veya benzeri belgeler üzerinde gösterilmesi ve iskontonun ticari teamüllere uygun olması durumunda KDV matrahından indirilmesi konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Ancak, özellikle yıl sonu iskontolarında karşılaşıldığı gibi fatura veya benzeri belge üzerinde gösterilmeyen iskontoların KDV matrahından indirilmesi hakkında farklı görüşler mevcuttur.

    26 No?lu KDV Genel Tebliği?nin L/2 bölümünde, satılan mal ya da yapılan hizmet karşılığında düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmeyip, sonradan yıl sonlarında veya belli bir dönem sonunda yapılan iskontoların KDV matrahından indirilmesi söz konusu olmadığı gibi, ?hizmet? kapsamında sayılan iskontoların ayrıca katma değer vergisine tabi tutulması gerektiği belirtilmiştir.

    Ancak Danıştay?ın bu konuda vergi idaresi görüşünün tam aksi yönünde verilmiş kararları bulunmaktadır. Danıştay 11. Dairesi?nin 15.05.1996 tarih ve E.1996/1370, K. 1996/1927 sayılı kararında; ?Peşinat, ödeme, ekstre, yıl sonu adlarıyla yapılan iskontoların mal satışı veya hizmet ifası karşılığı olmadığı, teşvik amacıyla yapıldığı, bu iskontoların KDV Kanunu?nda düzenlenen teslim ve teslim sayılan haller ile ilgisi bulunmaması nedeniyle KDV?ye tabi olmayacağı? belirtilmiştir.

    Erken Ödeme İskontosu

    Erken ödeme nedeniyle yapılan iskontolara genellikle taksitli satışlarda rastlanılmaktadır. Taksitli satışlarda alıcının mal bedelini öngörülen vadeden önce ödemesi nedeniyle bir iskonto yapılması (vade farkından vazgeçilmesi şeklinde) halinde, iskonto tutarı kadar vergi matrahında değişiklik meydana gelmekte, bu durum ise KDV Kanunu?nun 35. maddesine göre düzeltmeyi gerektirmektedir.

    Dolayısıyla, erken ödeme nedeniyle yapılan iskontoya isabet eden katma değer vergisi ile ilgili olarak, müşterinin KDV mükellefi olup olmadığı göz önünde bulundurulmak suretiyle, 23 No?lu KDV Genel Tebliği?nin B bölümüne göre işlem yapılacaktır.

    KDV mükellefiyeti olan kurumlara (alıcı firma) yapılacak erken ödeme iskontolarının, alıcı firma tarafından düzenlenecek fatura ile belgelendirilmesi ve fatura üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir.

    Küsurat Giderme Amacıyla Yapılan İskontolar

    Mükellefler, fatura bedeli ve KDV?nin küsuratsız olmasını sağlayabilmek için, küsuratı giderecek miktarda indirimde bulunabilmektedirler. Bu şekilde yapılacak iskontonun; KDV matrahından düşülebilmesi için, faturada ayrıca gösterilmesi ve ticari teamüllere uygun olması gerekmektedir.

    Küsurat giderici iskontonun, KDV hesaplandıktan sonra, vergi dahil toplam bedelden indirim suretiyle yapılması KDV Kanunu?nun 25. maddesine uygun değildir. Bu nedenle, iskonto tutarının, küsuratı önleyecek şekilde belirlenerek KDV hariç satış bedelinden indirilmesi, KDV?nin ise bu şekilde tespit edilecek bedel üzerinden hesaplanması gerekmektedir.


Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Ciro Primi
    Konu Sahibi aşkınbulduk Forum KDV
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 12.Kasım.2015, 14:31
  2. Ciro Primi
    Konu Sahibi boi_uns Forum Vergi Usul Kanunu
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 13.Aralık.2012, 21:34
  3. İthalatta Ciro Primi
    Konu Sahibi ELMAR Forum Vergi Usul Kanunu
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 19.Ağustos.2009, 00:44
  4. ciro primi uygulaması
    Konu Sahibi tutaste Forum Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 12.Mayıs.2006, 15:13
  5. Ciro Primi
    Konu Sahibi A.B.G Forum Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu
    Cevap: 11
    Son Mesaj : 20.Temmuz.2005, 16:17

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36