Soru :
A- Soru-6: Geçmiş yıl ticari zararlarımızı öz sermaye kalemlerine ait enflasyon düzeltmesi olumlu farkları hesabıyla mahsup ederek kapatmayı düşünüyoruz. Bu işlemin herhangi bir sakıncası var mı?
Vergi Dünyası / Kasım 2009

--------------------------------------------------------------------------------
Cevap:


213 sayılı Vergi Usul Kanunu?nun enflasyon düzeltmesi hükümlerini içeren 298?inci maddesinin A/5-5 ve Geçici 25?inci maddesinin 1-g bentlerinde aynı hüküm yer almakta olup, söz konusu hüküm aynen aşağıdaki gibidir:

?Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tâbi tutulur. Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon farkları düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir; bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.?

337 sıra no?lu VUK Genel Tebliği?nin ?3.3.? numaralı bölümünde konuyla ilgili olarak şu açıklamalara yer verilmiştir:

?Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasının (5) numaralı bendinin 5 inci fıkrasının 2 nci cümlesinde, 5228 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile yapılan değişiklikle mükelleflere, öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesaplarında yer alan tutarları, düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edebilme imkanı sağlanmıştır.

Öz sermaye kalemlerine ait enflasyon farklarının, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince düzeltme sonucu bulunan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilmesi, kar dağıtımı olarak addedilmeyecektir.

Mükellefler (bu hükme Vergi Usul Kanununun geçici 25 inci maddesinde de yer verildiği için) 31/12/2003 tarihli bilançolarının düzeltilmesi neticesinde oluşan geçmiş yıl zararlarını da düzeltme işlemi neticesinde oluşan öz sermaye farklarına mahsup edebilecekler ve 31/12/2003 tarihli düzeltilmiş bilançoya ait nihai kar ya da zarar rakamına ulaşacaklardır.?

Yukarıda yer alan yasal açıklamalara göre, öz sermaye kalemlerine ait enflasyon farklarından olan sermaye düzeltmesi olumlu farkları, düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilecektir. Burada bahse konu ?düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararları? bilanço kalemlerinin enflasyon düzeltmesi hükümlerine göre düzeltilmesi sonucu oluşan, dolayısıyla enflasyon düzeltmesi işlemlerinden kaynaklanan zararlar olup, işletmelerin normal faaliyetlerinden kaynaklanmış olan ticari zararlarını kapsamamaktadır.

Sonuç olarak, öz sermaye kalemlerine ait enflasyon düzeltmesi olumlu farklarının ticari faaliyetlerden kaynaklanan geçmiş yıl (ticari) zararlarıyla mahsup edilmesi durumunda, mahsup edilen bu tutarın, bu işlemin yapıldığı dönemin kazancıyla ilişkilendirilmeksizin vergiye tabi tutulması gerekmektedir.

---------------------------------------------------------------

Soru :
A- Soru-7: 2009/08 dönemine ait muhtasar beyannamemi vermeyi unutmuş bulunmaktayım. İzlemem gereken yol nedir? Cezası nedir? Yardımcı olursanız sevinirim.
Vergi Dünyası / Kasım 2009

--------------------------------------------------------------------------------
Cevap:


Muhtasar beyanname, Gelir Vergisi Kanunu?nun 84?üncü maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre; muhtasar beyanname, işverenler veya vergi tevkifatı yapan diğer kimseler tarafından kesilen vergilerin matrahları ile birlikte, toplu olarak vergi dairesine bildirmesine mahsustur. Kanunu?nun 98?inci maddesi uyarınca; (2772 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle değişen madde) 94?üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri (5615 Sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle değişen ibare. Yürürlük: 04.04.2007) ertesi ayın yirmi üçüncü günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar. Yine aynı Kanunun 119?uncu maddesi uyarınca (4108 sayılı Kanunun 25'inci maddesiyle değişen madde Geçerlilik; 1.1.1995 Yürürlük: 2.6.1995) 94'üncü madde gereğince yapılan vergi tevkifatı, vergi kesenler tarafından (5035 Sayılı Kanunun 48/4-f maddesiyle değişen ibare. Geçerlilik:01.01.2004; Yürürlük:02.01.2004) beyanname verecekleri ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar bağlı bulundukları vergi dairesine yatırılır. (4842 sayılı Kanunun 37/1-g maddesiyle cümle yürürlükten kaldırılmıştır Yürürlük; 01.01.2004)

Muhtasar beyannamenin zamanında verilmemesine yönelik düzenlemeler Vergi Usul Kanunu?nunda yer almaktadır. Söz konusu Kanunun 30/1 maddesi uyarınca; vergi beyannamesinin kanunî süresinin geçtiği halde verilmemesi fiili re?sen takdir sebebidir. Aynı madde uyarınca; re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır.

Öte yandan, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesi Vergi Usul Kanunu?nun 341?inci maddesinde vergi ziyaı olarak tanımlanmış; mezkûr Kanunun 344?üncü maddesinde ise vergi ziyaı cezasının ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında kesileceği hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan, vergi ve harç beyannamelerinin süresinde verilmemiş olması Kanunun 352?nci maddesinde I. derece usulsüzlük olarak tanımlanmış ve söz konusu fiilin re?sen takdiri gerektirdiği durumlarda, kesilecek cezanın iki kat olarak uygulanacağı belirtilmiştir. Ancak ceza uygulamasında Kanunun 336?ncı maddesindeki ?cezayı istilzam eden tek bir fiil ile (4369 sayılı Kanunun 81/A-17 nci maddesiyle değiştirilen ibare) vergi ziyaı ve usulsüzlük birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en ağırı kesilir? hükmü dikkate alınacaktır.

Ayrıca 18.10.2007 Tarih ve 26674 Sayılı Resmi Gazete?de yayımlanan 376 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile, gelir vergisi ve kurumlar vergisi mükelleflerine hiçbir hadle sınırlı olmaksızın muhtasar beyannamelerini elektronik ortamda gönderme zorunluluğu getirilmiştir. Söz konusu zorunluluğa uyulmadığı takdirde Vergi Usul Kanunu?nun Mükerrer 355?inci maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Ancak; Vergi Usul Kanunu?nun ?Pişmanlık ve Islah? başlıklı 371?inci maddesindeki şartların yerine getirilmesi koşuluyla; muhtasar beyannamenin süresinde verilmemesi nedeniyle yukarıda bahsedilen vergi ziyaı cezası kesilmeyecek; yalnızca (238 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca) iki kat I. derece usulsüzlük cezası ile özel usulsüzlük cezası kesilecektir (Ayrıca ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51?inci maddesinde belirtilen gecikme zammı nispetinde bir zam uygulanacaktır). Söz konusu madde hükmü aşağıdaki gibidir:

?Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez.

1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.).

2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması.

3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak on beş gün içinde tevdi olunması.

4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak on beş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi.

5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak on beş gün içinde ödenmesi

Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz.?

Son olarak; süresinde verilmeyen muhtasar beyanname nedeniyle Kanunda yer alan pişmanlık ve ıslah müessesesinden yaranılması sonucunda kesilecek iki kat I. derece usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için Kanunun ?Vergi Ziyaı, Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezalarında İndirme? başlıklı 376?ncı maddesi hükmünden yararlanılarak indirime gidilebilecektir. Söz konusu madde hükmü de aşağıdaki gibidir:

?İkmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden arta kalan vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarını mükellef veya vergi sorumlusu ihbarnamelerin tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse:

1. Vergi ziyaı cezasında birinci defada yarısı, müteakiben kesilenlerde üçte biri,

2. Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezalarının üçte biri,

İndirilir.

Mükellef veya vergi sorumlusu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını yukarıdaki yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden faydalandırılmaz.

Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır.?

...