kamu işçi maaş

Konu: Araç Satışında Ayrılmayan Amortismanın Durumu.....

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Haziran.2005
    Mesajlar
    43

    Araç Satışında Ayrılmayan Amortismanın Durumu.....

    Merhaba ,

    2005 yılında 20.000,00 YTL bedelle Limited Şirket aktifine almış olduğumuz kamyonet için o yıl amortisman ayırmadık.Bu araç 2006 yılında 22.000,00 YTL bedel ile satılmıştır.Bu araç satışından oluşan kar
    2.000, YTL mi ? yoksa ayrılmayan amortismanıda ayrılmış gibi kabul ederek 7.000,00 YTL olarak hesaplamamız gerekmektedir.Kurumlar Vergisi Beyanında ayrılmayan bu amortisman indirim konusu yapılabilir mi?

    Teşekkürler...



    Not.Araca ait amort.Oranı %25
    KDV hesaplanmamıştır.


  2. #2
    Üyelik tarihi
    Ağustos.2005
    Mesajlar
    201

    Araç Satışında Ayrılmayan Amortismanın Durumu.....

    Sayın murat,

    Anlatmış olduğunuz durumda araç satış karınız sizinde dediğiniz gibi 2.000,00 YTL dir. Ayırmadığınız amortismanı ayrılmış gibi kabul edemezsiniz. Söylemiş olduğunuz o durum enflasyon muh. uygulandığı dönemde yapılabilen bir uygulamaydı. Eğer ayrılmamış amortismanı ayrılmış gibi kabul ederek işlem yaparsanız fiktif kar elde etmiş olursunuz. Ayrıca ayırmadığınız amortismanı kurumlar vergisinde indirim konusu yapamazsınız. İyi çalışmalar...
    SMMM Tuğba Çağlayan Ersoy

  3. #3
    oktaykarakoc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    oktaykarakoc Guest

    Araç Satışında Ayrılmayan Amortismanın Durumu.....

    Bu konu uygulamada tartışmalıdır.Ben sizin yerinizde olsam ileride başımın ağrımaması için aşağıdaki gibi kayıt yapar ve ayrılması gerekirken ayrılmayan amortismanı ayrılmış sayar, ama bunu da kurumlar vergisi matrahına dahil ederdim.Çünkü ayırmadığınız amortisman aracınızın net değerini artırmaktadır ve karı doğal olarak düşürmektedir.
    1. kayıt
    681 Borçlu : 5000
    257 Alacaklı : 5000

    2. kayıt :

    950 Matraha dahil edilecek giderler : 5000 Borçlu
    951 M.D.E.G. karşılığı :5000 Alacaklı

    3. kayıt :

    100 Borçlu : 22 000
    257 Borçlu : 5000
    254 Alacaklı : 20 000
    679 Alacaklı : 7000

    İyi Çalışmalar

  4. #4
    Üyelik tarihi
    Haziran.2005
    Mesajlar
    43

    Araç Satışında Ayrılmayan Amortismanın Durumu.....

    Selam ,
    Öncelikle cevaplarınız için çok teşekkür ediyorum.Ancak bu iki görüş de taban tabana zıt iki görüş.Ben de sayın Oktay Karakoç gibi düşünmeme rağmen, bu konuda görüşleri olan başka arkadaşlarda var ise onların yorumlarını da öğrenmek isterim.Herkese iyi çalışmalar....

    Saygılarımla...

  5. #5
    Üyelik tarihi
    Temmuz.2005
    Mesajlar
    137

    Araç Satışında Ayrılmayan Amortismanın Durumu.....

    Sayın oktaykarakoc,
    Amortismanla ilgili görüşünüze katılıyorum.Ancak 3.Kayıtta belirttiğiniz satış ve aktiften çıkış kaydı şöyle olmalıydı.SATIŞ:100(B) 22.000/679(A) 22.000 AKTİFTEN ÇIKIŞI:257(B) 5000,689(B) 15.000/254(A) 20.000
    Saygılarımla,<br />Davut GENÇ - SMMM

  6. #6
    oktaykarakoc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    oktaykarakoc Guest

    Araç Satışında Ayrılmayan Amortismanın Durumu.....

    Sayın Davut Genç...Kaydınızdan şunu anladım.22.000.-YTL. atış tutarının tamamı kardır.Fakat aynı zamanda Aracın Bundan sonraki dönemlerde hesaplanması gereken 15.000.-YTL tutarındaki amortisman tutarı, satıştan dolayı ayrılamayacaktır ve bu da tamamen zarar niteliğindedir.Yani aracın satış değeri bütünüyle kardır, net değeri ise (20.000-5.000=15.000) YTL bütünüyle zarardır.Ben de kaydımda buna vurgu yapmak istemiştim.Sizin dediğiniz gibi de kayıt yapılabilir.
    Esas konumuza gelirsek...2005 yılında ayrılması gereken 5000.YTL.lik amortisman ayrılmamıştır.Bu şu demektir.Amortismanın ayrılması sonucunda örneğin 1000 YTL olacak kurumlar vergisi matrahımız, amortisman ayrılmadığından dolayı 6000 YTL. olarak hesplanmıştır.Dolayısıyla burada mükellefin 2005 yılı için daha fazla vergi ödeyeceği de ortadadır...Amortismanın ayrılmamış olması sadece bu noktada öenmlidir.Aracın net değerini belirlemek açısından bunun sonucu tayin edici bir niteliği yoktur...Zira ATİK'in net değerini belirlemek açısından amortisman ayırmak ZORUNLUDUR, fakat bu ayırdığımız amortismanı ilgili dönemde vergi matrahından düşürmek sadece mükelleflere tanınmış bir HAKTIR...Bu haktan mükellefler ilgili dönemlerde yararlanabilirler.Takip eden dönemlerde değil...2005 yılının amortismanından 2006 da yararlanmak istiyorum diyebilir miyiz...Bence diyemeyiz...Bunu dediğimiz anda genel kabul görmüş muhasebe ilkelerinden "dönemsellik" ilkesini kökünden kundaklamış oluruz.Bu nedenle satış anında aracın net değerini belirlemek açısından amortisman hesaplanmalıdır...Fakat bu amortisman 2005 senesinin amortismanı olduğundan dolayı matrahtan düşülmemelidir.Ben inceleme memuru olsam ve bu satıştan dolayı 2000 YTL. satış karı hesaplandığını farketsem bunu mükellefe sorarım.Bana mükellef "o amortisman aslında 2005 senesinin amortismanı, ama o sene içinde ayırmadık 2006 da ayırdık" derse, ben de derim ki: Ayırsaydınız.Bu sizin hakkınızdı.Mevzuatın neresinde yazıyor, ATİK'e ait amortismanların hangi dönemde gider yazılacağı mükelleflerin insiyatifine bırakılmıştır, diye.Gösterin böyle bir cümle, ben bu gözümdeki gözlüğün camlarını yerim bee yerim....
    VUK'nun değerlemeye ilişkin hükümleri, bilanço kalemlerinin gerçek değerleriyle mali tablolara yansımasından ziyade, vergi matrahının doğru hesaplanmasına yönelik bir çalışma olmasına vurgu yapar....Ve yine biliyoruz ki, amortisman süresi uzatılamaz.Mesele amortismanın hesaplanıp hesaplanmamasında değildir.Her halükarda bu hesaplanacaktır...Mesele bu ayırdığımız amortismanı ne yapacağız sorusundadır....Gider yazıp matrahtan düşecek miyiz, yoksa matraha eklenmesi gereken bir unsur olarak mı göreceğiz....Ben ikincisinden yanayım...Bence matraha eklenmelidir....İleride vergi zıyaı cezası, usulsüzlük, gecikme zammı vs... gibi parazitlerle uğraşmak zorunda kalınacaktır....İyi çalışmalar dilerim.

  7. #7
    Üyelik tarihi
    Haziran.2005
    Mesajlar
    193

    Araç Satışında Ayrılmayan Amortismanın Durumu.....

    Sayın Karakoç, Sayın Genç,

    İzninizle önce ikinizi de kutlamak istiyorum.

    Uzun zamandır çeşitli ortamlarda tartışılan bir konuyu, o kadar gözel kavrayıp açıklamışsınız ki, sevindim.

    Evet, amortismanların ayrılıp ayrılmaması konusu, bir yandan muhasebe sistemini, bir yandan da vergi sistemini ilgilendiren bir konudur.

    Bir açıdan da her iki sistem bir birini tamamlar.

    Muhasebe sistemine göre, muhasebenin temel kavramlarına ve temel mali tablo ilkelerine göre, varlıkların tablo tarihindeki gerçek değerlerinin ifade edilebilmesi için amortismanların ayrılması zorunludur. Ayırmamak söz konusu değildir.

    Vergi sistemine göre de, döneminde ayrılmamış amortismanlar sonradan ayrıldığında matrahtan indirilemez.

    Bu iki kural birbirini tamamlayan kurallardır.

    Öte yandan, döneminde amortisman ayrılmamış bir varlığın, kalan kayıtlı değerin tümü satış tarihinde maliyete alındığında, önceki dönemlerde ayrılmamış amortisman tutarı, satış tarihinde giderleşmiş, dolayısıyla matrahtan indirilmiş olacaktır.

    Bu da, döneminde ayrılmamış amortisman, sonradan ayrıldığı dönemde matrahtan indirilemez kuralına ters düşer.

    Bu nedenle, Sn. Karakoç'un yorumuna tümüyle katılıyorum.

    Sn. Genç'in Sn. Karakoç'a uyarısı ise, gelir tablosu ilkeleri ile ilgili bir kuralın anımsatılmasından ibaretttir. Brüt değer ilkesine göre, kaydın iki ayrı aşamada yapılması gerekir.

    1. aşama satış kaydıdır. Satış tutarı 679 hesaba alınır.

    2. aşama, satılan varlığın kayıttan silinme aşamasıdır. Varsa kalan değer, 689 hesaba alınır.

    Sn. Genç'in uyardığı noktanın açılımı budur.
    Saygılarımla<br />SMMM Nusret KURDOĞLU

  8. #8
    Üyelik tarihi
    Haziran.2005
    Mesajlar
    877

    Araç Satışında Ayrılmayan Amortismanın Durumu.....

    Sayın Kurdoğlu

    Konu yerleşmiş içtihatlar ve maliyenin uygulaması ile istikrar kazanmış olması nedeniyle daha önce müdahale etmedim. Ancak, Internet sitesinde makale yayınlayan biri olarak aynı hataya iştirak etmeniz beni okuyucuların uygulamada düşcekleri hataların önlenmesi bakımından müdahale etmeye sevk etti.

    Sizin görüşünüzü özetlemek gerekirse “zamanında ayrılmadığı için gider kabul edilmeyen amortismanın, demirbaşın satışı halinde ayrılması gerekir. Zira aksi bir uygulama, bir taraftan muhasebe ilkeleri gereği demirbaşın aslında olması gerekli değerini, yani aşınma nedeniyle halihazır değerini yansıtmaması, diğer taraftan maliyenin indirim olarak kabul etmediği bir giderin satış halinde yürürlüğe konması” olacağı şeklindedir.

    Ancak, amortismana tabi tutulmayan demirbaşın satış halinde gerçek değerini yansıtmaması durumu temelden yoksun bir iddiadır. Çünkü amortisman ayırmak için demirbaşın mutlaka kullanılması gerekmez. İşletmeye alınan demirbaş hiç kullanılmasa hatta ambalajından çıkarılmasa bile amortismana tabi tutulabilir. Bunun için demirbaşın envantere alınması ve işletmenin faaliyette olması yeterlidir.

    Diğer taraftan Amortisman vergi mükellefine sağlanmış bir atıfettir. Mükellef bunu kullanmak zorunda değildir. Nitekim “zamanında ayrılarak gider yazılmayan amortismanın sonradan gider yazılamaycağı” şartı bunun delilidir.

    Bu nedenle, amortisman ayırmak mükellefin isteğine bağlıdır ve satışı yapılan demirbaşın envanterde yazılı değeri ile maliyete intikal ettirilmesi gerekir. Bun engelleyen bir mevzuat yoktur. Eğer varsa burada bunu açıklarsanız faydalı olur
    ------------------------------------------

  9. #9
    Üyelik tarihi
    Haziran.2005
    Mesajlar
    403

    Araç Satışında Ayrılmayan Amortismanın Durumu.....

    Sayın Murat,

    Zamanında ayrılmayan amortismanın ATİK satıldığında ayrılıp KKEG yazılması husuna katılmıyorum.Bence Sayın Erol tam ve doğru olarak gerekçeleri sıralamıştır.

    Sadece bu konuda, Sayın Kurdoğlu'nun gerçek değerle ilgili karşı tezine bir soru ile ek yapmak istiyorum.

    -Eğer ATİK'in zamanında ayrılmayan amortismanlarının satış sırasında tamamlanması ile "Gerçek Değer" e ulaşılıyorsa ATİK Satış Kar/Zararı nasıl oluşmaktadır?

    Benim bildiğim "Gerçek değer" piyasa değeridir yani ATİK'in satıldığında edeceği bedeldir.

    Amortismanlar yaklaşık olarak belirlenen aslında gerçeği tam yansıtmayan ve her işletmenin farklı yapısı-çalışması-bu değerleri kullanma performansı gereği zaten yansıtamayacak olan yaklaşık değerlerdir.Bu nedenle ayrılmaları vergi mevzuatımız açısından öteden beri ve halen ihtiyaridir.

    Enflasyon düzeltmesinde ayrılmış sayılan amortismanların durumu ise Tebliğle getirilmiş olup zamanında o konudaki tüm sorularım ve iddialarım cevapsız kalmıştır.Bana göre enf.düzeltmesi nedeniyle tamamlattırılan ve KKEG olarak matraha ilave edilen amortismanların Duran varlık satıldığında gelir yazılması ancak matrahtan indirilmesi gerekir.Buna engel hiçbir yasa maddesi yoktur tamamlanacak diyen tebliğde de bu durum açıklanmamıştır.

    İkinci konu olan Duran Varlık Satış gelirlerinin 679 hesaba, kalmışsa kayıtlı maliyetinin ise 689 hesaba alınması ise yine benim katılamadığım bir konudur.

    Bu konuda Sayın Kurdoğlu bize göre daha yeterli ve bilgilidir.Ancak evvelce benzer konularda yaptığı açıklamaları anlamaya çalıştımsada yeterince tatmin olmuş değilim ve bu tür kayıtları yaparken yine dönüp bildiğim kaydı yapıyorum.

    Zira Sayın Kurdoğlu bu görüşüne dayanak olarak MSUGT deki Gelir Tablosu ilkelerinden "Gelir ve giderler tabloda gayrisafi değerleri ile gösterilmeli , hiçbir gelir kalemi tamamen veya kısmen bir gider kalemi ile karşılaştırılarak tablo kapsamından çıkartılmamalıdır" ilkesini göstermektedir.

    Bu yaklaşım Gider ile Maliyeti aynı kalıba sokmaktadır.Halbuki Gider ile Maliyet birbirinden çok farlıdır.Kaldıki Gelir Tablosunda Emtia ve hizmet satışlarında olduğu gibi Duran varlık satış hasılatı ve duran varlık satış maliyeti bölümleri/karşılaştırması yoktur.

    679 hesap ile 689 hesap Gelir Tablosunda birbiri ile ilinti kurulamayacak biçimde;

    "F-Diğer Faaliyetlerden Doğan Gelir ve Karlar" ve
    "G-Diğer Faaliyetlerden Doğan Gider Ve Zararlar"

    Bölümlerinde yer almaktadır.Önerilen kayıt yapıldığında tek bir duran varlık satışı için Gelir Tablosunda (F) grubunda Kar yer alırken aynı satıştan dolayı (G) grubunda Zarar yeralmaktadır.Buda çok garip bir durumdur.

    Diğer yandan;

    679 hesabın başlığı "Diğer Olağandışı Gelir ve KARLAR Hesabı" olup açıklamasında "Amortismana tabi duran varlıkların arızi olarak satılmasından doğan KARLAR ile..." denilmektedir.Burada kaydı istenen Duran Varlık Satış GELİRİ değil KAR'ıdır.

    Aynı Durum 689 hesap içinde geçerlidir.

    Bu nedenledirki Duran varlık satışlarında Sayın Karakoç'un yaptığı 3.kayda, uyacağımız mevzuat MSUGT ve TDHP ise bazı açılardan itiraz edilebilir belki ama "kesinlikle olmaz" denmemelidir.Ve bende açıkladığım nedenlerle böyle kayıt yapıyorum.
    aygılarımla
    <br />Mustafa Kemal EKİCİ-SMMM

  10. #10
    oktaykarakoc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    oktaykarakoc Guest

    Araç Satışında Ayrılmayan Amortismanın Durumu.....

    [quote="OSMAN EROL"]Diğer taraftan Amortisman vergi mükellefine sağlanmış bir atıfettir. Mükellef bunu kullanmak zorunda değildir. Nitekim “zamanında ayrılarak gider yazılmayan amortismanın sonradan gider yazılamaycağı” şartı bunun delilidir.

    Sayın M.Kemal ve Sayın Osman Erol...Benim anlamakta zorlandığım bir nokta var.Şimdi buraya yazacağım.Bunun cevabını bana 6 yaşındaki bir çocuğa anlatırmış gibi verirseniz sevinirim....

    Aracın satışı sırasında amortisman hesaplanmaması gerektiğini söylüyorsunuz...Tamam hesaplamayalım....Bu durumda biz, o aracın 2005 yılında hesaplanması gerekirken, hesaplanmayan amortismanından ÖRTÜLÜ BİR BİÇİMDE, herhangi bir şekilde gider hesabına almaksızın,
    2006 yılında yani ait olduğu yılda değil de, sonraki bir dönemde istifade etmiş olmuyor muyuz...Çünkü aracın aktiften çıkışını sadece 20.000 ytl lik
    maliyet bedeliyle yapıyoruz.Ayrılması gereken ama ayrılmayan amortismanı hesaba katmayarak aracın maliyetini artırmış oluyoruz.Yanlış mıyım.Dolayısıyla da kar azalıyor.Yani 5000 YTL örtülü bir biçimde, ait olduğu dönemin dışında maliyeti eksiltmeyen bir unsur olarak 254 hesabının borcunda, 20.000 ytl 'nin içinde bir köşeye sinmiş vaziyette duruyor.O 5000 ytl 2005 e ait bir değer değil mi....Yukarıda Sayın Erol'dan bir alıntı yaptım....Orada kilit cümle "zamanında ayrılarak gider yazılmayan amortisamanın sonradan gider yazılamayacağı" cümlesidir...
    Zamanında ayrılmayan amortismanın sonradan gider yazılamayacağını kabul ettiğimiz zaman, zamanında ayrılmayan amortismanın atik'in satış anındaki gerçek değerini artırıcı, yani maliyeti aynen koruyan, eksiltmeyen bir değer olamayacağını da kabul etmemiz gerekmez mi...5000 ytl amortisman önceki dönemde gider yazılıp aktifi eksiltmesi gerekirken, bu olmamış ve 5000 ytl aktifte kalmıştır....Aracın satışı sırasında da bu 5000 ytl aktif değeri aynen koruduğndan dolayı, satış karı azalmıştır.Satış karını azalmasının sebebi bu 5000 ytl dir ve bu 5000 ytl satışın gerçekleştiği dönemin değil, bir önceki dönemin rakamıdır.Dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım....Ben halen 5000 ytl nin KKEG olarak değerlendirilmesinden ve aracın satış anındaki BİLANÇO değerini (piyasa değeri değil-piyasa değeri karın veya zararın ne kadar olacağını belirlemekten öte bir anlam ifade etmemektedir örneğimizde ve anlaşılan 22.000 ytl dir) doğru bir şekilde hesaplayabilmek için işleme dahil edilmesinden yanayım.Saygılar.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Atik’lerin Satılmasında Geçmiş Dönemde Ayrılmayan Amortismanların Durumu Ve Muhasebe Uyg.
    Konu Sahibi ferhat Forum Muhasebe Kayıt Örnekleri ve Muhasebe Dersleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 26.Mayıs.2015, 13:54
  2. Cevap: 0
    Son Mesaj : 25.Aralık.2014, 11:32
  3. Binek Araç ve İlk Yıla İlişkin Amortismanın Muhasebe Kaydı
    Konu Sahibi kubra.ay Forum Vergi Mevzuatı Makaleleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 31.Temmuz.2014, 10:15
  4. Cevap: 2
    Son Mesaj : 15.Temmuz.2013, 11:46
  5. Cevap: 4
    Son Mesaj : 26.Ekim.2012, 18:59

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36