kamu işçi maaş

Konu: Kaybolan Evraklar

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2006
    Mesajlar
    318

    Kaybolan Evraklar

    Merhaba

    Bir kooperatife ait 1 cilt fatura ve 5-6 cilt tahsilat makbuzu kaybolmuştur. Bu konuda neler yapmamız gerekir.
    Gazeteye ilan verilmesi yeterlimidir.

    Teşekkür ederim.


  2. #2
    ferhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ferhat isimli Üye şimdilik offline konumundadır Forum Müdavimi
    Üyelik tarihi
    Haziran.2005
    Mesajlar
    5.429

    Ynt: Kaybolan Evraklar

    Kaybolan Boş Faturalar İçin Zayi Belgesi Talep Edilmesinin Türk Ticaret Kanunu Açısından Değerlendirilmesi



    Tacirlerin işletmeleriyle ilgili ticari defter ve belgeleri, zaman zaman öngörülemeyen birtakım sebeplerle ellerinden çıkmaktadır. Son zamanlarda en sık rastlanan kaybolma usulü ise, henüz kullanılmamış olan boş fatura koçanlarının çalınması olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum, tacirleri ilerleyen süreçte olası bazı olumsuz durumlarla karşı karşıya getirmekte, bunu giderebilmek için de ilgililer mahkemelere müracaatla kendilerine zayi belgesi verilmesini talep etmektedirler. Ancak, yerel mahkemeler bu tür talepleri reddetmekte, Yargıtay da yerel mahkemelerin bu yöndeki kararlarını onamaktadır. Bu haliyle, konu, tacirler yönünden içinden çıkılamaz bir hal almaktadır.

    Dolayısıyla, bu çalışmamızda, Türk Ticaret Kanunu''''na göre zayi belgesinin hangi hallerde verilebileceği ve kullanılmamış boş faturaların kaybolması halinde zayi belgesi istenip istenemeyeceği hususları ele alınacak, son kısımda ise bu konumda olan tacirlere yönelik önerilerimize yer verilecektir.

    II.Türk Ticaret Kanununa Göre Defter Tutma ve Ticari Belgeleri Saklama Zorunluluğu

    II.a. Defter Tutma ve Ticari Belgeleri Saklama Zorunluluğu:

    Türk Ticaret Kanunu''''nun 66''''ncı maddesine göre, ister gerçek isterse tüzel kişi olsun, her tacir, defter tutmakla yükümlü tutulmuştur. Defter tutma yükümlülüğü tacir sıfatının kazanılması ile başlar ve o sıfatın sona ermesi ile biter. Türk Ticaret Kanunu, tacir olan gerçek veya tüzel kişilerin tutmak zorunda oldukları ticari defterlerin bir kısmını türü ve mahiyetleri itibariyle tespit etmiş, diğer defterlerin tutulması hususunu ise işletmenin "mahiyet ve önemine göre" tacirin takdirine bırakmıştır. Buna göre;

    - Tüzel kişi tacirler, yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ve karar defteri (TTK, m.66/f.1, b.1),

    - Gerçek kişi tacirler ise yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ya da işletmesinin mahiyet ve önemine göre sadece işletme defteri (TTK, m.66/f.1, b.1)

    tutmak zorundadırlar.

    Yukarıda sayılanlar, tacirler tarafından tutulması zorunlu bulunan "asgarî defterler" dir. Ancak, işletmenin mahiyet ve önemi başkaca defterlerin de tutulmasını gerektiriyorsa, tacir bu defterleri de tutmak zorundadır. Dolayısıyla, TTK''''da veya diğer özel kanunlarda (vergi kanunları, bankacılık, sigortacılık mevzuatı gibi) bazı defterlerin tutulması zorunluluğu hüküm altına alınmışsa, bu defterlerin de ayrıca tutulması gerekir. Örneğin, TTK, anonim şirketlerde, 66''''ncı maddede sayılanlardan başka, "Pay Sahipleri Defteri" (TTK, m.326) ve tahvil çıkarıldığı takdirde "Tahvil Defteri" (TTK, m.428) tutulmasını da zorunlu tutmuştur.

    Kanun, defter tutma konusunda getirdiği bu zorunluluğun yanında, tacirleri, "işletmeleriyle ilgili işler dolayısıyla aldıkları mektup, yazı, telgraf, fatura, cetvel, senet gibi vesika ve kağıtlarla ödemelerini gösteren vesikaları ve yazdığı mektup, yazı ve telgrafnamelerin kopyalarını ve mukaveleleri, taahhüt ve kefalet ve sair teminat senetleri ve mahkeme ilamları gibi belgeleri muntazam bir tarzda dosya halinde saklamakla" da yükümlü tutmuştur. Dolayısıyla, ticarî defterlere geçirilmiş yahut geçirilmesi gereken kayıtların dayanağını oluşturan belgelerin ve işletmeyle ilgili sözleşme, taahhüt, senet, mahkeme ilamı ve benzeri belgelerin de ticari defterlerle birlikte düzenli bir şekilde muhafazası zorunludur.

    II.b. Defter Tutma ve Ticari Belgeleri Saklama Yükümlülüğünden Doğan Sorumluluk Halleri:

    T. Ticaret Kanunu, ticarî defterlerin tutulmasını zorunlu tutmakla birlikte, ticarî defterlerin bizzat tacir tarafından tutulmasını şart koşmamıştır. Ancak, "tacirin defter tutma mükellefiyetini yerine getirmeye yetkili kıldığı kimsenin bu defterlere geçirdiği kayıtların, o tacirin kendisi tarafından tutulmuş kayıtlar hükmünde" olacağını belirtmiştir (TTK, m.67/1). Bu nedenle, tacirin, açık veya zımnî iradesi üzerine muhasebeci tarafından tutulan ticarî defterler, tacir tarafından tutulmuş kabul edilecektir.

    Kanunun 67''''nci maddesinin ikinci fıkrasında ise "Ticari defterlerin kısmen veya tamamen mevcut olmamasından yahut kanuna uygun surette tutulmamasından veyahut saklanması mecburi olan defter ve kağıtların gereği gibi saklanmamasından doğan mesuliyet doğrudan doğruya işletme sahibine ve hükmi şahıslarda idare organının azalarına veya idare işlerine salahiyetli olan kimselere ve hükmi şahsiyeti olmayan ticari işletme ve teşekküllerde onları idareye salahiyetli olan kimselere aittir" denilmiş, sayılanların "kusuru memur ve müstahdemlerine yükleterek bu mesuliyetten kurtulamayacakları" hüküm altına alınmıştır. Burada kastedilen hukukî sorumluluktur.

    Defter tutma zorunluluğuna aykırılığın cezaî müeyyidelerine, ise, T.Ticaret Kanunu''''nun 67''''nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilmiştir. Bununla birlikte, TTK, ticari defter ve belgelerin saklanması zorunluluğuna aykırılık hali için herhangi bir cezaî müeyyide öngörmemiştir.

    II.c. Ticarî Defter ve Belgelerin Saklama Süresi:

    TTK''''nun 68''''inci maddesinin birinci fıkrasında "Defter tutmak mecburiyetinde bulunan kimse ve işletmeye devam eden halefleri defterleri son kayıt tarihinden ve saklanması mecburi olan diğer hesap ve kağıtları tarihlerinden itibaren on yıl geçinceye kadar saklamaya mecburdurlar. " denilmiş, ancak hangi defterlerin saklanması gerektiği açıklanmamıştır. Bununla birlikte, Kanunun müteakip 69''''uncu maddesinin ikinci fıkrasında, tacirlerin tutmaya zorunlu oldukları defterlerle birlikte tutmak istedikleri defterleri de (ihtiyarî defterler) kullanmaya başlamadan önce bir beyanname ile ticaret sicili memurluğuna bildirmeleri zorunlu kılındığından ve 82''''nci maddesi gereği ticari defterlerin delil vasfı taşıyabilmeleri için içeriklerinin birbirini teyit etmeleri şartı arandığından, ihtiyarî defterlerin de, diğer defterler gibi son kayıt tarihinden itibaren on yıl geçinceye kadar saklanması gerektiği kanısındayız .

    III.Kullanılmış Olan Ticari Defter ve Belgelerin Saklama Süresi İçerisinde Kaybolması

    TTK, ticari defterlerin ve bu defterlere işlenen kayıtların dayanağını oluşturan her türlü belgenin, on yıl süre ile saklanmasını zorunlu tuttuğu halde, buna aykırı davranılması, yani defter ve belgelerin saklanmaması fiili için herhangi bir cezaî sorumluluk öngörmemiştir.

    Bununla birlikte, Kanunun 68''''inci maddesinin dördüncü fıkrasında "Bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kağıtlar; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziyaa uğrarsa, tacir, zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin salahiyetli mahkemesinden kendisine bir vesika verilmesini isteyebilir. Mahkeme lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır." denilmiştir.

    Bu nedenle, saklamak zorunda olduğu defter ve belgelerin on yıllık kanuni süre içerisinde zayi olması halinde, tacirin, bu durumu öğrendiği tarihten itibaren -adli tatil içinde de müracaat gerekir - en geç on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin asliye ticaret mahkemesinden (yoksa, asliye hukuk mahkemesinden) gereken "zayi vesikasını (belgesini)" alması gerekir, böyle bir belge almadığı takdirde, tacir ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır.

    TTK''''nun 68''''inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet" tabiri, sınırlayıcı mahiyet arz etmemektedir. Çünkü, kanun koyucu "gibi" demek suretiyle bu hususu açıklamış bulunmaktadır. Tacirin elinde olmayan olağanüstü her türlü doğal afet ve sosyal olaylar (hırsızlık, yağma, vs.), zayi belgesi istenmesi sonucunu haklı gösterebilir. Bununla birlikte, anılan maddede "mahkeme lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir" denilmiş, böylece, mahkemelere ilgilinin beyanı yanında lüzum görülen hususları araştırma yetkisi de verilmiştir. Bunun yanında, tacirin basiretli bir işadamı olduğu veya olması gerektiği (TTK, m.20/2) vasfından hareket ederek, defter ve belgelerini muhafazada bir kusurunun olmaması gerekir.

    Zayi belgesi talebi, madde metninden de anlaşılacağı üzere, bir tespit isteğinden ibaret olup, davada hasım gösterilme zorunluluğu yoktur. Tespit davası ile verilebilecek olan bu gibi vesikaların aksinin ispatı halinde iptali de her zaman mümkündür.

    Ayrıca, zayi belgesi için müracaat ederken, Kanunun 68''''inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki "onbeş" günlük sürenin "hak düşürücü" bir süre olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır. Nitekim, bu husus mahkemeler tarafından re''''sen dikkate alınmaktadır. Kanun koyucu bir süreyi, sırf bir haktan doğan "dava hakkını" tamamen ortadan kaldırmak için koymuş ise, o süre "hak düşürücü" süredir. Nitekim, Yargıtay da, bu maddedeki onbeş günlük süreyi "hak düşürücü" süre olarak kabul etmiştir.

    IV.Doldurulmamış Boş Faturalar İçin Zayi Belgesi İstenebilir mi?

    TTK''''nun 68''''inci maddesinin son fıkrasına göre, zayi belgesi, sadece "tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kağıtlar" için istenebilir ve verilebilir. Tacirin "saklamakla mükellef olduğu kağıtlara" ise Kanunun 66''''ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer verilmiştir. Buna göre "tacirlerin işletmeleriyle ilgili işler dolayısıyla aldıkları mektup, yazı, telgraf, fatura, cetvel, senet gibi vesika ve kağıtlarla ödemelerini gösteren vesikaları ve yazdığı mektup, yazı ve telgrafnamelerin kopyalarını ve mukaveleleri, taahhüt ve kefalet ve sair teminat senetleri ve mahkeme ilamları gibi belgeleri muntazam bir tarzda dosya halinde saklamaları mecburidir." (TTK, m.66/f.2).

    66''''ncı maddenin anılan fıkra metninden de anlaşılacağı üzere, Kanunun saklanmasını emrettiği belgeler, tacirin yasal defter kayıtlarına intikal eden ya da intikal etmesi gereken mal ve hizmet alımlarının dayanağını teşkil eden fatura, yazı, senet ve ödeme vesikaları başta olmak üzere, işletmeyle ilgili olarak yazılan ve gönderilen bilumum yazılar, sözleşmeler, senetler, mahkeme ilamları ve sair belgelerdir. Bu itibarla, ticari işletmenin mal ve hizmet alımlarına ilişkin bir mal veya hizmet alımı gerçekleşmişse, buna ilişkin olarak satıcı yahut sağlayıcıdan temin edilen faturanın ve ödemeyi gösteren vesikaların on yıl süre ile saklanması gerekecektir.
    Bununla birlikte, kanun, henüz kullanılmamış olan boş faturalar için böyle bir saklama zorunluluğu öngörmemektedir. Henüz doldurulmamış olarak muhafaza edilen boş faturaları, TTK''''nun 66''''ncı maddesinin ikinci fıkrasında tanımını bulan "tacirlerin işletmeleriyle ilgili işler dolayısıyla aldıkları" belgeler olarak değerlendirmek de mümkün değildir. Belirttiğimiz üzere, TTK''''nun saklanmasını zorunlu tuttuğu belgelerin niteliği, Kanunun 66''''ncı maddesinde açıkça belirtilmiştir. Oysa, boş olarak muhafaza edilen faturalar için böyle bir keyfiyet sözkonusu değildir. Kaldı ki, henüz doldurulmamış olmaları itibariyle, boş faturalar, herhangi bir işlemin dayanağını da oluşturmamaktadır.

    Konu hakkındaki görüşümüzün daha iyi anlaşılabilmesi bakımından, şu örneği verebiliriz: ticari işletmesinde kullanmak üzere fatura bastıran bir tacir, bu işlem dolayısıyla matbaaya yaptığı ödemeyi yasal defterlerine kaydedecek ve bu kaydın dayanağını oluşturan matbaa faturasını ve ödemeyi gösterir belgeyi on yıl süreyle saklamak zorunda kalacaktır. Ancak, aynı zorunluluk, bastırılan boş faturalar için geçerli olmayacaktır.

    Dolayısıyla, "saklanması zorunlu bir belge" olmaması noktasında, henüz doldurulmamış olan boş faturaların kaybolması yahut çalınması halinde, TTK'''' nun 68''''inci maddesinin son fıkrasında tanımını bulan "zayi belgesi" isteme koşullarının gerçekleşmeyeceği, bu nedenle de ilgilisine zayi belgesi verilemeyeceği kanısındayız.

    Yargıtay''''ın görüşü de bu yöndedir. Nitekim, Yargıtay 11.HD''''nin 23/01/2006 tarih ve E.2005/442, K.2006/365 sayılı ve 08/05/2005 tarih ve 2005/5235, K.2006/ 5347 sayılı kararlarında "doldurulmamış (boş) faturalar için zayi belgesi istenemeyeceği" vurgulanmış, bu nedenle de boş fatura koçanını çaldırdıklarını ileri sürerek zayi belgesi verilmesini talep edenlerin isteklerinin reddedilmesine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

    Peki, boş fatura koçanlarını zayi eden tacirler ne yapacaklardır? TTK, bu konuda herhangi bir düzenleme öngörmemiştir. Bununla birlikte, Kanunun 20''''nci maddesinin ikinci fıkrasında "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır" hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla, tacirin, -saklanması zorunlu olsun yahut olmasın- ticari işletmesiyle ilgili belgeleri gerekli özeni göstererek muhafaza etmesi ve zayi olmamaları noktasında lazım gelen bütün tedbirleri alması beklenir. Buna rağmen, henüz kullanmadığı boş faturalarını elinde olmayan sebeplerle zayi eder ise, yine, "basiretli hareket etme" ilkesinin gereği olarak birtakım girişimlerde bulunması gerekir. Yoksa, Kanunda düzenleme olmamasını yahut bu durum için zayi belgesi verilmediğini öne sürerek, herhangi bir girişimde bulunmaması "basiretli hareket etme" ilkesine aykırılık teşkil eder.

    Boş faturaların kaybolması halinde, ilk akla gelebilecek hususlardan birisi, bu faturaların, üçüncü şahıslar tarafından sanki o işletmeyle bir iş yapılmış ve ödeme yapılmış gibi kendi işletmelerinin gelirlerini azaltmaya yönelik birtakım usulsüz işlemelerde kullanılması olmalıdır. Bunu önlemek için de, tacirin, üzerine düşen özeni göstermesi ve gerekli tedbirleri alması, olayın türüne ve oluş biçimine göre farklı çözüm ve tedbirlerin de uygulanabileceği göz önünde bulundurulmakla birlikte, en azından;

    - Durumu derhal kolluk kuvvetlerine bildirmesi, bu konuda tutanak tanzim ettirmesi ve faturaların bulunmasını teminen olayın C. Savcılığı''''na intikalini sağlaması,

    - En önemlisi de, iyiniyetli üçüncü kişilerin ve diğer tacirlerin çalınan faturaları ellerinde bulunduranların olası kötüniyetli girişimlerinden mağdur olmamalarını teminen "seri numaralarıyla birlikte faturaların çalındığı ve kullanılmaması gerektiği, böyle bir girişimde bulunulması durumunda ise kendilerine ve en yakın kolluk kuvvetlerine haber verilmesi" gerektiğini en yüksek tiraja sahip bir yerel bir de ulusal gazetede ilan ettirmesi, ayrıca yoğun olarak ticari ilişkide bulunduğu kişileri, varsa şubelerini ve ilgili vergi dairesini konudan yazılı olarak haberdar etmesi,

    hem basiretli bir davranış olarak değerlendirilebilecek hem de tacirin menfaatine olacaktır.

    V. Özet ve Sonuç

    TTK''''nun 68''''inci maddesinin son fıkrasında öngörülen "zayi belgesi", sadece tacirin saklamakla zorunlu olduğu ticari defter ve belgelerin saklama süresi olan on yıl içerisinde zayi olması halinde talep edilebilir. Saklanması zorunlu belgelerden kasıt ise, Kanunun 66''''ncı maddesinde belirtilen "tacirlerin işletmeleriyle ilgili işler dolayısıyla aldıkları mektup, yazı, telgraf, fatura, cetvel, senet gibi vesika ve kağıtlarla ödemelerini gösteren vesikaları ve yazdığı mektup, yazı ve telgrafnamelerin kopyalarını ve mukaveleleri, taahhüt ve kefalet ve sair teminat senetleri ve mahkeme ilamları" dır. Tacir tarafından ticari işletmesinde kullanılmak üzere bastırılan ancak henüz kullanılmamış olan boş faturalar ise, kanunen saklanması zorunlu belgelerden değildir. Bu nedenle, çalınma yahut kaybolma gibi bir sebepten ötürü tacirin elinden çıkmaları durumunda "zayi belgesi" istemine konu olamazlar.

    TTK''''da, bu tür boş fatura ve sair evrakın kaybolması halinde ne tür bir işlem tesis edilmesi gerektiği belirtilmemiştir. Ancak, Kanunun 20''''nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, tacirlerin, boş faturalar da dahil olmak üzere, ticari işletmeleriyle ilgili belgelerin muhafazası konusunda gerekli özeni göstermesi ve zayi olmamaları için lazım gelen bütün tedbirleri alması gerekir. Buna rağmen, boş fatura koçanları, herhangi bir sebepten ötürü tacirin isteği dışında elinden çıkar ise, durumun derhal kolluk kuvvetlerine bildirilmesi, bu konuda tutanak tanzim ettirilmesi ve faturaların bulunmasını teminen olayın C. Savcılığı''''na intikalinin sağlanması, iyiniyetli üçüncü kişilerin ve diğer tacirlerin uyarılmasını teminen kaybolma keyfiyetinin mahalli ve ulusal basında ilan ettirilmesi, varsa tacirin şubelerin konudan haberdar edilmesi tacirin menfaatine olacaktır.







    KAYNAK: Soner ALTAŞ
    Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müfettişi

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Kaybolan Çek
    Konu Sahibi Awsalli Forum Konu Dışı
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 10.Ekim.2012, 09:27
  2. Kaybolan fatura.?
    Konu Sahibi ZİNDAN Forum Vergi Usul Kanunu
    Cevap: 11
    Son Mesaj : 22.Haziran.2010, 11:46
  3. Kaybolan Yazarkasa.?
    Konu Sahibi ZİNDAN Forum Vergi Usul Kanunu
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 24.Aralık.2009, 08:36
  4. Kaybolan Çek
    Konu Sahibi murat78 Forum Türk Ticaret Kanunu
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 18.Mayıs.2009, 09:59
  5. Kaybolan Çek
    Konu Sahibi maksimus Forum Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 07.Nisan.2007, 14:16

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36