Bence Doğuyu Kalkındırma Yöntemleri

Üyelik
1 Haz 2005
Mesajlar
304
DOĞUYA HİZMET YATIRIM NASIL GİDER

Tüm mühendistlik dalları,doktorlar, teknik lise mezunları, ve öğretmenlerin askerlik tayinini doğuya çıkaracaksın .Bir ay talim yaptırıp,ilgili meslek dalında çalışmalarını sağlayacak ve o şekilde askerliklerini birbuçuk senede tamamlatacaksın..Başlarında ilgili meslek dalında askeri komutanları eşliğinde
Tabi demokrasi ve Anayasanın eşitlik ilkelerinde değişiklik yaparaktan ve ülkenin doğu batı eşitliği üstün tutarak bazı değişikler yapacaksın.Torpil ve eş durumu olmayacak.Askerlikle işi ile bunu halledeceksin.Gerçi bunları yapabilecek Atatürk gibi bir devrimciye ihtiyaç olacak ama.....
İsteyerekten bu işler olmuyorsa zorlayarak askerlik adı altında yapacaksın.Keşke istekle olsaydı ama..

Tam bir demokrasi ile nasıl yapılır bilemem.Biraz demokrasiden taviz vereceksin.Zorlayıcı olacaksın.

Bak 10-15 sene sonra Türkiye ne ferah ülke olur Nekadar meslek mensubu ve ara elemanı ihtiyacı varsa bu şekilde askerlik yaptıracaksın.

Kimse parayı çokca verdim ama genede gitmiyor orayı kalkındıramıyor demiyeceksin.Tecrübesizler demiyeceksin zaten başlarında asker komutan olacak.Yatırımları böyle halledeceksin
Hiç gitmemesinden böylesi daha iyi.
.Tabi bunları yaparken vergisel anlamda da bazı istisnalar vereceksin.
Yatırımların oraya kaymasını zorlayıcı tedbirler alacaksın.
 
Üyelik
1 Haz 2005
Mesajlar
304
Sayın Gümüş,

Çok doğrun tesbitleriniz var.Güzel yazmışınız.
Peki AB ye nasıl gireceğiz ozaman bizi bu halimizle alırlar mı?
Türkiye denek İstanbul,Ankara,İzmir ve Gaziantep'den ibaret değil
öbür tarafların da AB yasalarıyla uyum göstermesi gerekmez mi ?
İlerde bize Doğun kötü güzelleştir öyle alalım demiyecekler mi?
 
Üyelik
1 Haz 2005
Mesajlar
367
Merhaba,
Sayın Sinangil, foruma tekrar hoşgeldiniz. Mücadelenizi bırakmayın lütfen....
Sayın Gümüş'e kesinlikle katılıyorum. Doğunun gelişmesine izin verilmemesinin bir "Devlet Politikası" olduğunu çocuk yaşta öğrendim.
Öğrendiğim her şeyi "Neden" diye sorguladım...
bu konuyla ilgili cevaplar hep aynı idi.....
Hep merak ettiğim bir şey de neden yeraltı zenginlikleri kullanılmıyor sorusuydu?
Dünya Bor rezervinin %70 inin ülkemizde buna karşılık 1.3 milyar dolarlık dünya bor pazarındaki payımız ancak 250 milyon dolardır. El dahi sürülmeyen maden ve enerjinin değeri. 2 trilyon 180 milyar doları buluyor. Rafine bor üretim kapasitesi 500 bin ton/yıl civarında olan Türkiye’nin yeraltı zenginlikleri, 2001 yılı bütçesinin 34 katını geçiyor. Yüzlerce bilim adamının “21. yüzyılın petrolü” diye tanımladığı ve 21.yüzyılın petrolü diye adlandırılan bu maden çocuklarımızn geleceği.....
Uzay teknolojisinden, bilişim sektörüne, nükleer teknolojiden savaş sanayiine kadar pek çok alanın vazgeçilmez hammaddesi olan BOR geleceğimiz de...
ABD nin özel ilgi gösterdiği bu madeni bizden ham veya öğütülmüş olarak alıyorlar. Türkiye, bir an önce ham ve öğütülmüş bor ihracatını kesmelidir.
Dünya bor rezervinin yüzde 70’ine sahip Türkiye’nin yılık ihracat geliri sadece 250 milyon dolar. Oysa nükleer teknolojiden, bilgisayar ve silâh sanayiine kadar pekçok alanda kullanılan bu madeni Türkiye’den alıp işleyerek satan ülkeler kat kat fazlasını kazanıyor. :cry:
Niçin? Devlet tekeli altındaki madenler özelleştirilmediği için.....
Çünkü, Anayasanın 168’inci maddesine göre, tabiî kaynaklar devletin hüküm ve tasarrufu altında....
Bu ne demek?Bor madenleri eğer özelleştirilirse, bu büyük ulusal servet yabancı sermayenin eline geçecek. Dünyadaki diğer örneklerde olduğu gibi yabancı sermaye de bu stratejik maddeyi işlemek için kaynağında tesis kurmak yerine, kendi ülkesine götürerek işleyecek ve Türkiye, servetini kendi elleriyle teslim etmiş olacak.

Aslında daha çok cevaplanacak soru var... ve Cevap Sayın Gümüş ün bahsettiği yerde saklı....
Gelecekte denetim mesleği haline dönüşecek mesleğimizi bizim elimizden almaya çalışanlar, Yeni TTK tasarısının tatil sonrası ilk Bakanlar Kurulunda Meclise sunulup Mart/2006 da yasalaşacakken, Adalet Bakanlığına konan canlı bomba..... sizce bunlar bir tesadüf mü? Bence değil...
Tabii bu arada bir sürü insan onun bunun magazin haberleriyle beyinlerini oyaladıkları için olayın farkına bile varılmadı.

Sayın Gümüş, İstanbul'da yaşamak hem çok güzel hem de çok zor.
Anadolu Kavağından Boğaza baksaydınız İstanbul dan bir daha ayrılmazdınız. Ya da Üsküdar dan Kızkulesi civarlarından güneşi batırsaydınız... Ya da Kapalıçarşı atmosferini solusaydınız...
Fakat......bir akşamüstü iş çıkışı Boğaziçi köprüsünden ağır ağır ilerleyen bir trafikte karşı yakaya geçmeye çalışırken sürekli debriyaj-fren yapmaktan ayaklarınızdaki sıkıntıyı yaşasaydınız, beyninizde zonklayan araç gürültüsünü tüm bedeninizde taşıyamazken.... İstanbul a bir daha gelmemeyi düşünürdünüz belki de....
Açıkçası ben herşeye rağmen İstanbul dan kolay kolay kopacağımı sanmıyorum..

İyi çalışmalar dileğiyle,
 
Üyelik
4 Eki 2005
Mesajlar
282
değerli arkadaşlarım;
hepiniz kendi pencerenizden bakarak birşeyler ifade etmişsiniz yorumlarınız hoşuma gitti ama hep biryerlerde eksik birşey kalıyor osmanlı devletinden beri hep bir doğu sorunu mevcut olmuştur başbakanın dediği gibi kimi buna kürt sorunu der kimi buna doğu sorunu der. ama ortada bir sorun var ve sorunun çözümü için de maalesef kimse cesaret edip te elini taşın altına koymuyor evet türkiyede bir doğu sorunu var bir kürt sorunu var ülkemizin çağdaşlaşması, refaha kavuşması, insanlık onuruna yakışır bir demokratik yapıya kavuşması için bazı tabuları yıkması lazım değerli meslektaşlarıma şunu söylemek isterim size ait olmayan bir eşyayı alırsanız kaba tabiriyle çalarsanız o eşyayı hep birgün kaybetme ya da sahibi tarafında elinizde yakalanma korkusu yaşarsınız çünkü elinizdeki eşya size ait değildir maalesef bizi yönetenlerin ve toplum olarak belli bir kesimimizin böyle korkuları mevcut korkuya gerek yok bu topraklar bizim. bizim olan birşeyin de elimizden kayıp gitmesi o kadar kolay birşey değildir.
daha çok demokrasi daha çok refah için öncelikle toplumsal bir konsensusa ihtiyacımız var birbirimizi seveceğiz birbirimize güveneceğiz birilerinin anlatımlarıyla ardahandaki,şırnaktaki yaşamı ifade etmek kolay bir de gidin oralarda yaşayanlara sorun doğuda öyle aileler var ki senede birkez meyve evine girer bu aileler 6 ay boyunca patates yiyerler arkadaşlar bu sorunlara toplum olarak duyarlı olacağız ailemizde, işyerlerimizde bulunduğumuz her yerde bu sorunları dile getirmekten korkmayalım muhasebeciler sadece mevzuatı tartışırlar imajının yerine böyle güzel şeyleri de tartıştığımızı ifade etmemiz lazım ülkemizin tüm etnik kökenleri tüm dünya halkları gibi herşeyin en iyisine layıklar sırf A.B. istediği için değil herşeyin en iyisine layık olduğumuz için demokratik açılımlar yapılmalı
hepinizi seviyorum çalışmalarınızdan başarılar diliyorum
 
Üyelik
1 Haz 2005
Mesajlar
367
Erkan Bey,

Hani Kenan İmirzalıoğlu'nun başrolde oynadığı, gişe rekorları kıran bir film vardı. Aynen sizin bahsettiğiniz konuyu içeren. Olup biteni, herşeyi gün gibi açıkça gösteren.(Deli Yürek? Hatırlayanlar varsa bilirler.)
Sonra ülkemizin önünü açan, birçok yönü tartışılabilecek, ama gerçek anlamda bir lider ve çağ atlatan politikacımızın -Özal'ın - ani ölümü sizce de normal miydi?
Hatta en önemlisi "Doğu ve Doğu Halkı"ve "Susurluk şifresini çözen Uğur Mumcu nun öldürülmesi, Neden?
Gaffar Okan'ın ölümü kimlere neden maledildi?
Hablemitoğlu'nu unutmayalım. Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası konusunu da...
Aklıma gelenler şimdilik bunlar...
Bir düşünelim bakalım. Sesli de olur.....
Atatürk e 1926 da İzmir e giderken seyahatinde planlanan suikast de var.
Sonra NASA yı da hesaba katmayı unutmayın, Vatikanı da,
Ruhban Okulu ısrarla neden açılmak isteniyor düşünün bir?
Ha bir şey daha,
İkiz Kulelere yapılan saldırının ABD nin kendisinin yapmadığı ne malum. Ardından arsızca yapılan Irak Savaşı.....Afganistan ...
Kimse neden İsrail e dur demiyor.....
..............
.........
.........
......
 

Benzer konular

Üst