personel maaş programı

Beyanname Süresi Geçirildiği Zaman

Dinçer KUM

Katkı Sunan Üye
Üyelik
8 Haz 2005
Mesajlar
788
Beyanname döneminden sonra verilen ama beyannamenin ödemesi içerisinde verilen beyanlardan 371 Maddenin uygulanıp uygulanmayacağı.
Örn:
07/05 dönemi kdv beyan zamanı 20/08/05 ve çıkan ödeme 500 ytl ödeme tarihi 26/08/05 olması gerek
beyan zamanından sonra 22/08/05 tarihinde verilen ve 500 ytl ödeme tarihi 26/08/05 olarak kesildiği zaman.
ve ödemesini tam zamanında yapılmakta.


371.maddeye göre verilmesinin bir anlamı var mı? yararlanılmadan verilmesinin sonucunda sadece Usul.Cezası harici ceza kesilip kesilemeyeceği.
 
Sayın Kum,

Sayın Öztürk'ün kısayolunu verdiği bölüm sorunuzun tam ve doğru cevabını oluşturmaktadır.

İlave olarakda uygulamada bilgi eksikliğinden "bu bir yorumdur diyebilecek Pişmanlık zammı hesaplanamadığından pişmanlık talebi geçersizdir" diyebilirlermi diye doğrudan uygulayıcıyı bağlayacak mevzuattan bir dayanak işaret edeyim istedim.

Vergi Daireleri İşlem Yönergesinin 39.Md.nin 5/f bendi.Bu bend beyanname verme süresi ile ödeme süresi aynı iken düzenlenmesine rağmen sorunu çözüyor.

Kod:
f) Vergisi kanuni sürede ödenmiş ancak, beyanname kanuni süreden sonra pişmanlık talebi ile verilmiş ise pişmanlık zammı tahakkuk ettirilmez.Beyanname diğer tarh işlemleri masasına verilir.
 
arkadaşlar teşekkür ederim.
Cevaplarınız kendimi teyit açısından önemliydi.
Zira bu gün göndermiş olduğum beyanda 371.beyan etmeyerek gönderdiğim beyanda v.dairesi memuru bunun 371. olması gerektiği yoksa vergi ziyanı kesileceğini belirtmiş.Oysa vergi ziyanına sebebiyet yok.ödeme tarihi aynı tarih, ve ödeme zamanında yapıldı.
 
memurlar bu kadar yetersiz mi?

aslında soruyu okur okumaz aklıma ödeme süresi geçmediği için sadece beyannameyi süresinde vermemek den 1. derecek usulsüzlük dedim. Yine emin olmak için cevap 5 ' ide okudum. :) dikkatimi çeken vergi dairesindeki memurlar bu kadar yetersiz mi? Vergi ziyaı olmadığı açık. 371 i neye dayanarak istiyor. Düşündürücü!
 
Sayın Kum,

Sayın 9 Mayıs yapmayın.

"Cevap 5" dede açıkca var.Vergi Ziyaı suçu var ve 371 talep edilmeli.Zira vergi Ziyaı "Tahakkukun zamanında yaptırılmaması ile ilgili" ödemenin bir önemi yok.Memur doğru söylemiş.Ama 371 talebinin beyannamenin bir kısmına yazılarakda yapılması mümkün ayrı bir dilekçe şart değil buda yine işlem yönergesinde var.
 
doğru!!!

tabi ya :)
ön yargıyla okuyunca böyle oluyor demekki. utandım şimdi. memurun da günahına girdim bide iyimi ?
Özür dileme gereği duyuyorum! teşekkürler
 
Sayın M.Kemal

SORU 5: Haziran 2005 vergilendirme dönemine ait katma değer vergisi beyannamemi 23 Temmuz’da vergi dairesine verdim. Bu döneme ait vergimi de 25 Temmuz’da ödedim. Tarafıma herhangi bir ceza kesilmesi söz konusu olacak mı, olursa söz konusu ceza için pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecek miyim?

sorudan da anlaşılacağı üzere kişi 371.md talebi ile k.d.v beyannamesini vermemiştir.

CEVAP 5 :Söz konusu olayda Haziran 2005 vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinin en geç 20 Temmuz 2005’e kadar verilmesi gerekmekteydi. Söz konusu beyanname bu zamana kadar verilmemiş olduğundan, yani vergi zamanında tahakkuk ettirilmemiş olduğundan (süresinde ödeme yapılmış olsa bile) vergi ziyaı meydana gelmiştir. Ortada beyana dayanan bir vergi ve vergi ziyaı cezasını gerektiren bir fiil olduğundan “pişmanlık” hükümlerinden yararlanmanız mümkün bulunmaktadır.
Beyanname kanuni süresinden sonra fakat ödeme süresinden önce verilmiş ve ödeme vadede yapılmış olduğundan pişmanlık zammı da hesaplanmayacak, bu durumda sadece 1. derece 1 kat usulsüzlük cezası kesilecektir.

-----
Sayın M.Kemal verilen cevap ta belirtildiği gibi vergi ziyanı kesilmesi gerektiği 371.md. hükmüne göre vermediği halde belirtilmemiştir.sadece 1.derece 1 kat usulsüzlük cezası kesileceği belirtilmiştir.

Benim demek istediğim 371. md taleb edilmese dahi işlemin pişmanlık hükümlerince yerine getirilmesi gerektiğidir.
 
sayın kum
aşağıdaki ifadenizi anlayamadım.
Benim demek istediğim 371. md taleb edilmese dahi işlemin pişmanlık hükümlerince yerine getirilmesi gerektiğidir.


vuk 371 mad.göre pişmanlık hükmünden yararlanmanız için gerekli şartardan biri vergi ziyaı meydana gelmiş olması bir diğeride dilekçe ile pişmanlığını talep edilmesidir.(diğer şartlar ihmal edilmiştir.)

siz eğer pişmanlık dilekcesi vermeden süresinden sonra beyanname vermeniz halinde kendiliğinden verilen beyan olduğundan vergi zıyaı cezasının yarısının kesilmesi gereklidir.

pişmanlıkla dilekçe vermeniz halinde vergi ziyaı cezası kesilmeyecek fakat
bu durumda 371/5 göre Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51. maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde ödenmesi gerekecektir.sizin olayınızda pişmanlık zammı çıkmaması ancak pişmalık dilekcesi ile beyan halinde mümkündür.

aksi takdirde eğer pişmanlık hükmünde yararlanmaz iseniz vergi ziyaı cezasının %50 uygulanması gerekir.

vergi ziyaı cezasının varlığı halinde(ki sizin olayınızda verginin geç tahakkukundan dolayı vergi ziyaı meydana gelmiştir.ödemenin yapılması önemli değildir.zira vergi ziyaı tahakkuk esasına dayanmaktadır.)371 mad.göre beyana dayanan vegilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere vergi ziyaı cezası kesilmez.

kendiliğinden verilen beyannamelerde ödenecek verginin cıkmaması halinde(ki sizin olayınızda ödenecek vergi var.) birinci derece iki kat usulsüzlük cezası kesilecektir.

Pişmanlık ve Islah Hükümlerine Göre Verilen Beyannamelere Pişmanlık istemi kabul edilen beyannamelere birinci derece bir kat usulsüzlük cezası kesilir.(vuk 352/1)

oalyı yukardaki şekilde değerlendiriyorum...........

celal elibüyük
smmm-ist
 
Sayın Kum,

Lütfen cevabı tekrar okuyup bir bütün olarak değerlendirimisiniz?
Eğer hala aynı fikirdeyseniz devam edelim.
 
Değerli arkadaşlar
Pişmanlık ve Islah
Madde No 371
Kapsam
(2365 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesiyle değişen fıkra) Beyana dayanan vergilerde (4369 sayılı Kanunun 81/A-21 inci maddesiyle değiştirilen ibare) vergi ziyaı cezasını gerektiren (360 ıncı maddede yazılı iştirak şeklinde yapılanlar dahil)(*) kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla (4369 sayılı Kanunun 81/A-21 inci maddesiyle değiştirilen ibare) vergi vergi ziyaı cezası kesilmez.

Kanuna aykırı hareketi ilgili makama kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyanı kesilmez. ibaresi ile zaten mükellef kendiliğinden beyannameyi vermiştir.

Ancak pişmanlık hükmünün uygulanması için diğer önemli nokta 15 gün içerisinde verginin ödenmesidir.

Burada beyannamesinde veya dilekçesinde 371.madde uygulanması gerektiği yazısını yazmasına gerek yoktur.Ama buradaki en önemli nokta ödemenin zamanında yapılmasıdır.

aşağıda buna benzer bir muktezayı incelerseniz.sevinirim.


T.C.

MALİYE BAKANLIĞI
İstanbul Defterdarlığı
Usul Gelir Müdürlüğü

SAYI : B.07.4.DEF.0.34.20./VUK-371-7829 15.08.2002 006790


İLGİ : Tarihsiz dilekçeniz.

İlgi dilekçenizde 2002 Ocak dönemine ait Katma Değer Vergisi beyannamesini sehven eksik olarak tanzim ederek 19.02.2002 tarihinde ilgili vergi dairesine verdiğiniz ve yapılan yanlışlığa ilişkin düzeltme beyannamesi düzenleyerek 22 Mart 2002 tarihinde bir dilekçe ekinde bağlı bulunduğunuz vergi dairesine verdiğiniz ancak vergi dairesince Vergi Usul Kanununun 371’nci maddesi gereğince pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı ve adınıza vergi ziyaı cezası kesildiği belirtilerek gerekli düzeltme işleminin yapılması istenilmektedir.
Bilindiği gibi, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371’nci maddesinde; “Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren (360’ncı maddede yazılı iştirak şeklinde yapılanlar dahil) kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere maddede belirtilen kayıt ve şartlarda vergi ziyaı cezası kesilmez” hükmü yer almakta ve mükelleflerin veya sorumluların pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmeleri için uymaları gereken şartlarda bentler halinde sayılmış olup, maddenin 5’nci bendinde, “mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51’nci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden itibaren başlayarak 15 gün içinde ödenmesi…” gerektiği hükme bağlanmıştır.

Bu açıklamalara göre, bağlı bulunduğunuz vergi dairesine verilen dilekçede pişmanlık talebinden söz edilmese bile yada pişmanlık talebini ayrı bir dilekçe ile yapmasanız dahi kanunda belirtilen diğer koşulların yerine getirilmesi halinde pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekmekte ise de verilen beyannameye ilişkin pişmanlık talebinin geçerli sayılabilmesi için tahakkuk eden vergi ve pişmanlık zammının 15 günlük ödeme süresi içerisinde ödenmesine bağlı bulunmakta olup, konuya ilişkin olarak ilgili vergi dairesi ile yapılan yazışma sonucu alınan bilgiden 15 günlük süre içerisinde vergi ve pişmanlık zammını ödemediğiniz anlaşıldığından vergi dairesince yapılan işlemlerde kanuna aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
Sayın Kum,

Anladığım kadarıyla;

Kanuni ödeme süresinde ödenen ancak beyannamesi süresinde verilmeyen vergiler için pişmanlık talebi olmasada "vergi zamanında ödenmediğinden" vergi zıyaı oluşmadığını dolayısı ile vergi ziyaı cezası kesilemeyeceğini düşünüyorsunuz.Yanlışsa lütfen düzeltin.

Vergi Ziyaı VUK.nun 341.maddesinde tarif edilmiş cezasıda 344.maddede düzenlenmiştir.341.maddede "Vergi Ziyaı" mükellefin ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesine veya eksik tahakkuk ettirilmesine bağlıdır.Yani ödemenin zamanında yapılmasının hiçbir önemi yoktur.

Bu normal olarak mantığımıza ters gelebilir.Ancak VUK.nundaki düzenleme açık ve net olarak böyledir.Kaldıki bu düzenlemeninde kendi içinde tutarlı bir mantığı vardır.Zira Vergi Hukuku açısından "Vergilerin Tahakkuk etmiş olması" çok önemlidir.Tahakkuk etmemiş bir vergiye ait tahsilat havada kalır.

Bu konuyu çok ayrıntılı olarak irdelemek mümkündür ama 341.maddenin açık düzenlemesi böyledir diyerek konuyu bu açıdan noktalamak gerekir diye düşünüyorum.

Sonuç olarak beyannamenin süresinde verilmemesi "vergi ziyaı" cezasını gerektiren bir fiildir.371.maddeye göre pişmanlık talebi de vergi ziyaı cezasını kaldıran özel bir düzenlemedir.371.maddede yer alan şartlardan sadece biri olan "15 günlük sürede ödeme şartının" evvelce yerine getirilmiş olması ve Pişmanlık zammının hesap şekline göre hesaplanacak bir döneminde zamanında ödeme nedeniyle ortadan kalkması, pişmanlık talebine engel değildir.Pişmanlık talebi olmadan da vergi ziyaı cezasının kalkması mümkün değildir.

Maliye idaresinin de uygulaması bu yöndedir.Aksi yönde bir uygulaması yoktur.Son olarak alıntıladığınız özelgede de olduğu gibi “Pişmanlık talebinin” yapılış şekline ait esnek ve olumlu görüşleri vardır.Diğer yandan bu özelge "15 günlük sürede ödeme yapmamanın pişmanlık talebini geçersiz kıldığı" yönündedir ve konumuzla bu açıdan çok farklıdır.
 
Sayın Kum,

Anladığım kadarıyla;

Kanuni ödeme süresinde ödenen ancak beyannamesi süresinde verilmeyen vergiler için pişmanlık talebi olmasada "vergi zamanında ödenmediğinden" vergi zıyaı oluşmadığını dolayısı ile vergi ziyaı cezası kesilemeyeceğini düşünüyorsunuz.Yanlışsa lütfen düzeltin.

Kanuni ödeme süresi geçmeyen ve beyannamesini kanuni süresinden sonra verilen ve ödemesinin kanuni süresi içerisinde yapılanlar için vergi ziyanı kesilmemesi gerektiğini ve bunu bildirirken dilekçe de veya ekinde 371. md kullanmasının gerekmediğini belirtiyorum.

ayrıca şöyle bir düzeltme yaparsak ,


bağlı bulunduğunuz vergi dairesine verilen dilekçede pişmanlık talebinden söz edilmese bile yada pişmanlık talebini ayrı bir dilekçe ile yapmasanız dahi kanunda belirtilen diğer koşulların yerine getirilmesi halinde pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekmekte ise de verilen beyannameye ilişkin pişmanlık talebinin geçerli sayılabilmesi için tahakkuk eden vergi ve pişmanlık zammının 15 günlük ödeme süresi içerisinde ödenmesine bağlı bulunmakta olup, konuya ilişkin olarak ilgili vergi dairesi ile yapılan yazışma sonucu alınan bilgiden 15 günlük süre içerisinde vergi ve pişmanlık zammını ödemediğiniz anlaşıldığından vergi dairesince yapılan işlemlerde kanuna aykırı bir husus bulunmamaktadır.

"konuya ilişkin olarak ilgili vergi dairesi ile yapılan yazışma sonucu alınan bilgiden 15 günlük süre içerisinde vergi ve pişmanlık zammını ödediğiniz"

dolayısı ile vergi ziyanı kesilmesinin gerek olmadığı sonucu çıkmaz mı?
 
Merhabalar,

Konu uzadıkça karmaşık bir hal alıyor gibi görünüyor ama aslında hiç te öyle değil.
Tek yapılması gereken her cümleyi adım adım takip ederek cevapları birleştirmek sanırım.Ben şöyle bir yorumda bulunmak istiyorum.

Soru)Sayın Dinçer Beyin verdiği beyanname Vergi ziyaı cezası gerektiriyor mu?
Cevap)Evet gerektiriyor.Nedeni ve cevabı şöyle;

Vergi Ziyaı Suçu ve Cezası

Madde 344 -(4369 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle değişen madde Yürürlük: 1.1.1999) Vergi ziyaı suçu, mükellef veya sorumlu tarafından 341 inci maddede yazılı hallerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.

Peki 341.madde de ne var?

Vergi Ziyaı

Madde 341 - Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.

Buraya kadar herşey açık yani sayın M.Kemal in dediği gibi vergi ziyaı suçu işlenmiştir ve cezasını gerektirir.
Kanun koyucu burada dürüst mükelleflere bir fırsat vermiş ve vuk 371.maddeyi uygulamaya koymuştur.Daha önce alıntı yapıldı ama ben yinelemek istiyorum kanun maddesini...

Madde 371 - (2365 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesiyle değişen fıkra) Beyana dayanan vergilerde (4369 sayılı Kanunun 81/A-21 inci maddesiyle değiştirilen ibare) vergi ziyaı cezasını gerektiren (360 ıncı maddede yazılı iştirak şeklinde yapılanlar dahil)(*) kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla (4369 sayılı Kanunun 81/A-21 inci maddesiyle değiştirilen ibare) vergi vergi ziyaı cezası kesilmez.(**)


1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından herhangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.)

2. (4369 sayılı Kanunun 81/A-21 inci maddesiyle değişen bent) Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde herhangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce)(***) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması;

3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlıyarak 15 gün içinde tevdi olunması;

4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlıyarak 15 gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi;

5. (3239 sayılı Kanunun 30'uncu maddesiyle değişen bent) Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödenmenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde ödenmesi.

Sayın Dinçer beyin mükellefi ihbar neticesinde yakalanmamıştır,beyanı kendi rızasıyla yapmıştır,henüz bir vergi incelemesine tabi tutulmamıştır,vergilerini kanuni süresinde ödemiştir ve herhangi bir gecikme zammına maruz kalmamıştır.Bu sebeplerle Pişmanlık Hükümlerine Tabi olacağı muhakkaktır.Ancak tek problem dilekçe ile başvuru aşamasıdır ki onuda sanırım yukarıdaki müktezada idare olayı çözmüştür.

bağlı bulunduğunuz vergi dairesine verilen dilekçede pişmanlık talebinden söz edilmese bile yada pişmanlık talebini ayrı bir dilekçe ile yapmasanız dahi kanunda belirtilen diğer koşulların yerine getirilmesi halinde pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekmekte ise de verilen beyannameye ilişkin pişmanlık talebinin geçerli sayılabilmesi için tahakkuk eden vergi ve pişmanlık zammının 15 günlük ödeme süresi içerisinde ödenmesine bağlı bulunmakta olup,

Yani yine Dinçer beyin söylediği gibi;
dolayısı ile vergi ziyanı kesilmesinin gerek olmadığı sonucu çıkmaz mı?

Soru)Bu anlatılanlardan sonra mükellefe vergi ziyaı cezası kesilmelimidir?
Cevap)Bana göre cevabı açıktır.Vergi ziyaı cezası gerekmemektedir.
 
sayın demir ve kum


eğer özelge pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için herhangi bir şekilde haber verme gereği yok olduğunu belitiyırsa tamamen kanun maddesine aykırıdır.zira pişmalıktan yararlanma şartları kanunda açıkca belirtilmiştir.bu hükmü zorlamanın ne anlamı nede gereği vardır. özelge bu zorlamayı yapmıştır.ortada bir vergi ziyaı vardır.(vergi ziyaı tahsil değil tahakkuka bağlanmıştır.)dolaysıyla süresi gecen beyannameyi vergi ziyaı suçundan kurtularak vermek için ancak pişmanlık maddesinden yararlanarak vermeniz gereklidir.aksi takdirde vergi dairesi kendiliğinden verilen beyanname olarak kabul ederek %50 vergi ziyaı cezası kesecektir.aksi görüşü dayanak teşkil edecek kanunu hükümleri vergi kanunlarında yoktur.

burada haber verme dilelcesinin şekli önemli değildir. mükelllef beyannamenin hehangi bir yerine yazılı olarak dahi belirtmişse pişmanlık hükümlerinden faydalanır.

yukardaki özelgenin aşağıdaki ifadesi hiç dilekce vermemek yada bildirmemek anlamında değildir.
'' pişmanlık talebinden söz edilmese bile yada pişmanlık talebini ayrı bir dilekçe ile yapmasanız dahi ''

danıştayın verdiği karar sonucunda yönlendirilmiştir.
'' kanuni süresinde vermedikleri veya kanuni süresinde vermekle birlikte eksik verdikleri beyannamelerini bir dilekçe ekinde vergi dairesine vermeleri ve Vergi Usul Kanununun 371. maddesinde belirtilen şartları da yerine getirmeleri halinde verilen dilekçede pişmanlık talebinden bahsedilmese dahi, pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği yolundaki Danıştay kararlarındaki görüş Bakanlığımızca da benimsenmiş ve uygulama buna göre yönlendirilmiştir. ''(17.10.2000- B.07.0.GEL.30/3044-371-685/47122 sayılı özelge)







celal elibüyük
smmm-ist
 
Benim katıldığım ve akla daha mantıklı geldiğini düşündüğüm görüş, ikinci görüş olan, "vergi ziyaı cezasını gerektirmeyeceği" görüşüdür.
 
Sayın Kum,

Şimdi olayın seyri değişti.Ama bu yavaş oldu ve başlangıçtaki soru böyle değildi.Hatırlayalım.

Kod:
Beyanname döneminden sonra verilen ama beyannamenin ödemesi içerisinde verilen beyanlardan 371 Maddenin uygulanıp uygulanmayacağı. 
Örn: 
07/05 dönemi kdv beyan zamanı 20/08/05 ve çıkan ödeme 500 ytl ödeme tarihi 26/08/05 olması gerek 
beyan zamanından sonra 22/08/05 tarihinde verilen ve 500 ytl ödeme tarihi 26/08/05 olarak kesildiği zaman. 
ve ödemesini tam zamanında yapılmakta. 

371.maddeye göre verilmesinin bir anlamı var mı? yararlanılmadan verilmesinin sonucunda sadece Usul.Cezası harici ceza kesilip kesilemeyeceği.

Şimdi gelinen noktada "Beyannamenin kendiliğinden verilmiş olması" 371.maddeye göre uygulama yapılıp vergi ziyaı cezası kesilmemesi için yeterli değilmidir? Şekline dönüştü.Yani dilekçeye ne gerek var beyanname üzerindeki nota ne gerek var diyorsunuz anlıyorum.

Bunları yapmadanda 371.maddeden yararlanmanız zordur.Dikkat edin zordur diyorum imkansız demiyorum.Zira örnek olarak verdiğiniz özelgede dahi bir dilekçe söz konusu, farkı bu dilekçede "ekteki beyannameyi 371.maddeye göre veriyorum" cümlesinin veya benzeri bir cümlenin kurulmamış olmasıdır.Ve anlaşılan vergi dairesi 371 talebini bu cümle yok diye reddetmiş mükellef üst mercilere müracaat etmiş fakat bu arada da 15 günlük ödeme süresini geçirmiştir.Üst makamda tamam haklısın 371.maddeden yararlanırdın ama 15 günlük süreyi geçirmişsin bu sürede ödeme yapmamışsın bende bu nedenle 371.maddeden yararlanamazsın diyorum diyor.

İdare ve Yargı dilekçede 371 talebi açıkca yapılmasada talep ver kabul ediyor dilekçe varsa yeterli diyor, idare daha ileri gidiyor beyanname üzerine düşülen bir notu bile yeterli sayarım diyor.

Şimdi asıl konuya gelelim ödeme zamanında yapıldığı hallerde de vergi ziyaı cezasını kaldıran 371.maddedir.Bu maddeden yararlanılmazsa vergi ziyaı cezası kesilir.371.maddeden yararlanmanın en uygun ve kolay yolu 371 talepli dilekçe ekinde beyannamenin verilmesidir.Siz ilk sorunuzda 371.maddenin uygulanmasına gerek varmı diyorsunuz? Kısaca gerek var uygulanmazsa vergi zıyaı cezası kalkmaz.

Dikkat edin tahakkuk fişinde 371.maddeye göre vergi ziyaı cezası uygulanmadı veya benzeri bir not bulunur.
 
Sayın Gümüş,

Vergi ziyaı sizinde belirttiğiniz gibi VUK.nun 341.maddesinde açık bir biçimde düzenlenmiştir.Bu tanımın yorumla değiştirilmesi hukuki değildir.Alıntıladığınız Yargı kararı sonucu itibariyle sizi doğrulamaktadır.Ancak bu kararın ne derece hatalı olduğu karşı oy veren üyece gayet güzel özetlenmiştir.Birçok olayda olduğu gibi yargının bakış açısı bu olaydada idareden farklıdır.Yargı verginin hazineye intikalini önemsemektedir.Ancak "Tahakkuk"un önemini gözardı etmekte açık yasal düzenlemeyi yok saymaktadır.Bildiğiniz gibi Türk Ceza Kanununda suç ve ceza genel olarak düzenlenmiştir.Vergi Ziyaı ve cezası ise VUK.da ayrıca Özel olarak düzenlenmiştir.Ve bir konuda özel düzenleme varsa o geçerlidir.Bu özel düzenleme genel düzenlemeye dahası anayasaya aykırı olabilir ancak yasalar yürürlükte olduğu sürece geçerlidir.

Alıntıladığınız kararın devamı aşadığıdadır.
Kod:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Ver
gi Mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Kurulumuzca da uygun
görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddia-
lar, sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığın-
dan, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına karar verildi.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 341.maddesinde vergi ziyaı, mükellefin
veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine
getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında ta
hakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder;
şeklinde tanımlanmıştır.
Olayda yükümlünün 1985 yılı Ocak, Şubat, Mart aylarına ilişkin Katma
Değer Vergisi beyannamesini posta ile adi göndermesi yüzünden verginin
süresinden sonra 30.4.1985 tarihinde tahakkuk ettirildiği anlaşılmakta
dır. Her ne kadar yükümlü beyannamesini süresi içinde postayla adi ola
rak göndermişsede, beyannamenin pstaya adi olarak verildiği tarihi ida
reye verilme tarihi olarak kabul mümkün değildir. Zira 3065 sayılı Kat
ma Değer Vergisi Kanununun 41.maddesi 1.fıkrasında, mükellefler ve ver
gi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanların katma değer vergisi beyanna
melerini, vergilendirme dönemini takip eden ayın 25.günü akşamına ka-
dar ilgili vergi dairesine vermekle yükümlü oldukları belirtilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 170.maddesinde ise "yazılı bildirimle-
rin posta ile taahhütlü olarak gönderilmesi caizdir. Bu takdirde bil-
dirmenin postaya verildiği tarih vergi dairesine verilme tarihi yerine
geçer.
Bu maddenin hükümleri vergi beyannameleri hakkında da cari olur" denil
mek suretiyle vergi beyannamelerinin posta ile taahhütlü olarak gönde-
rilmesi koşulu ile postaya verilme tarihinin vergi dairesine verilme
tarihi yerine geçeceği vurgulanmıştır.
Maddenin açık hükmü karşısında postayla adi olarak gönderilen beyanna-
melerin postaya verildiği tarihi vergi dairesine verilme tarihi olarak
kabul mümkün değildir.
Posta ile adi göndermelerde beyannamenin vergi dairesinin eline ulaşma
sı beyannamenin vergi dairesi Müdürlüğüne teslimi ile vuku bulduğundan
bu tarihin vergi dairesine verilme tarihi olarak kabulü zorunludur.
Diğer taraftan ödenmesi gereken verginin vergi dairesi hesabına banka-
ya yatırılmış olması vergi borcunun süresi içinde ödenmiş olduğunu gös
termez. Çünkü bir verginin tahsil edilebilir hale gelmesi için tarh ve
tahakkuk safhasından geçmesi gerekir. (213 sayılı V.U.K.Mad.20,21,22,
23)
Diğer bir deyimle tahakkuk etmemiş bir verginin tahsili söz konusu ola
maz.
Bu nedenledir ki yasa koyucu vergi ziyaını tahsilat olayına değil ta-
hakkuk olayına bağlamıştır. Yasalardaki bu ilkeye ayrıcalıklı düzenle-
meler asıl ilkeyi değiştirmez. Ayrıcalıklı (istisnai) ilkeler ancak ya
salarla belirlenen olaylara uygulanabilirler.
Yukarıda belirtildiği nedenlerden dolayı yasa hükümlerini ve vergi hu-
kuku ilkelerini bir yana iterek olayı kişisel bir borç alacak şeklinde
düşünerek vergi mahkemesi tarafından verilen cezanın kaldırılması yo-
lundaki ısrar kararını onayan Vergi Dava Daireleri Genel Kurul kararı-
na karşıyım. (DAN-DER; SAYI:74-75) BŞ/YÖ
371 talep etmeden vergi ziyaı uygulanmaması "zordur" dememin sebebi budur yargıda aksi yönde kararlar alabilirsiniz ama idarede netice alamazsınız o nedenle uygulamada basit bir şekil şartı nedeniyle itilafa düşmemek için dilekçe verilmeli veya beyanname üzerine not düşülmelidir.
 
Danıştay Dördüncü Daire
Tarih : 15.03.1996
Esas No : 1995/6497
Karar No : 1996/1025

Beyannamesini yasal süresinden 1 gün sonra veren ancak vergisini yasal süresi içinde ödeyen mükellefin, vergi ziyaına sebebiyet verdiği düşünülemeyeceğinden, ceza uygulanması sözkonusu olamaz.
İstemin Özeti: 1992-Haziran ayma ait muhtasar beyannamesini yasal süresinden bir gün sonra vermesi nedeniyle kesilen kaçakçılık cezasının tahsili a-macıyla davacı limited şirket adına ödeme emri düzenlenmiştir. Vergi Mahkemesi, davacı şirketin Haziran 1992 ayma ait gelir (stopaj) vergisin! süresinde ödediğinin dosyadaki belgelerden anlaşıldığı, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre, verginin tahakkukunun tarh ve tebliğ edilen verginin ödenmesi gereken safhaya gelmesi demek olduğu göz önünde bulundurulduğunda ortada vergi ziyaının varlığından söz edilemeyeceği ve ceza uygulanmasının mümkün olamayacağı gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar vermiştir. Vergi Dairesi Müdürlüğünün temyiz istemi, Danıştay Dördüncü Dairesinin 14.9.1995 günlü ve E:1994/5223, K:1995/3507 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Davalı idare kesinleşen cezanın tahsifi amacıyla düzenlenen ödeme emrinin yerinde olduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini istemektedir. . - .
Karar: 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde, Danıştay tarafından verilen yargısal kararlar hakkında, bu maddede yazılı sebeplerle kararın düzeltilmesinin istenebileceği belirtilmektedir. Dilekçe sahibinin ileri sürdüğü iddialar, kanunda belirtilen hallerden hiçbirine uymamaktadır.
 
Sayın Gümüş,

Bu konuda yargı karaları belirttiğiniz gibidir, birçoğundan haberim var fakat bu kararlar doğrultusunda bir içtihat kararı varmı bilmiyorum ama olmadığını olmayacağını düşünüyorum.Buradan hareketle bir şeyi düzeltmeme izin verin bu uygulama "Vergi Dairesi Çalışanlarına" değil tüm maliye idaresine aittir.

Benimse önemsediğim konu "Tahakkuk"un vergi sistemimizdeki yeridir.Eğer vergi zıyaı "Zamanında ödemeye" dayandırılırsa mükellef vergisini öder ve idare kapısına dayanana kadar beyanname vermez buda sanırım vergi sistemini çökerteceği gibi mesleğimizede epeyce zarar verir.

Ve o yargı kararlarının tamamında açıkça lafzedilmesede "kendiliğinden beyanname verilmesinin" etkisi vardır.Yani Sayın Kum'un baştan beri üstünde durduğu husus.Benimde "zordur" dediğim budur.Ancak yargıda çözüm bulunabilir idarenin bu yönde yani ödeme zamanında yapılsada; 371 talebi yoksa-geçersizse (mesela beyanname verilmeden takdire sevk yapılmışsa-dilekçe ile haber verilmiş ama 15 gün içinde beyanname verilmemişse) Vergi Ziyaı uygulanmayacağına dair tek bir mukteza/uygulama bulamazsınız.Yani eğer kusursa memurda değil Bakanlıktadır.Ki ben hala kusur olduğunu düşünmüyorum.

Bu durum Vergilerinde İnternetten ödenir hale gelmesi hatta tüm vergi dairelerinin tam otomasyona geçmesiyle ortadan kalkacaktır.Yani "Tahakkuk" gerçekleşmeden ödeme zaten mümkün olmayacaktır.Şu an SSK primlerinde olduğu gibi.
 
Üst