ÇALINAN ARAÇLARIN DURUMU

Üyelik
10 Haz 2005
Mesajlar
1
BANA BU KONUDA YARDIMCI OLACAK MESLEKDAŞLARIMA ŞİMDİDEN TŞK.

MÜKELLEFİMİN ARACI ÇALINDI TRAFİKTENDE SİLDİRDİK
BUNDAN SONRA HANGİ İŞLEMLERİ YAPACAĞIZ

1- MUHASEBE KAYIRLARI ?
2- kdv Sİ NE OLACAK ?
3- vERGİ DAİRESİNE BİLGİ VERECEKMİYİZ ?
 
Üyelik
1 Haz 2005
Mesajlar
304
Bilindiği gibi, Vergi Kanunlarında, kaybolan mal bedellerinin zarar olarak yazılacağına dair herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Buna karşılık 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 278’nci maddesinde, kıymeti düşen malların maliyet bedeli yerine emsal bedeli ile değerlendirileceği, aynı Kanunun 317’nci maddesinde de, tabii afet yüzünden kayba uğrayan amortismana tabi iktisadi kıymetlerin fevkalade ekonomik ve teknik amortisman uygulanmak suretiyle yok edileceği açıklanmış bulunmaktadır
Bu nedenle, çalınan mal bedelinin Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler Hesabına” alınmak suretiyle muhasebeleştirilmesi mümkün bulunmaktadır.
Vergi Dairesine de Karakol tutakları fotokopisi eklenerek durumu dilekçe ile bildiriniz.
Şayet taşıt sigortalıysa sigortadan tahsil edeceğiniz para 679 hs verilecektir
 
Üyelik
10 Haz 2005
Mesajlar
134
çalınan araç

çalınan menkul değerlerin gider yazılması mümkün değildir. KKEG olarak giderleştirililerek aktiften çıkarılmalıdır. Bu araç için indirilmiş olan KDV ise beyannamede beyan edilmelidir. amortismanları unutmayınız.
 
Üyelik
7 Haz 2005
Mesajlar
877
Konum
Zonculdak
sayın Av. Hüseyin Ölmezin sorusuna cevaptır.
..................................................................
Sermayede meydana gelen kayıplar mali açıdan (Kabul edilen veya edilmeyen) gider olarak gösterilemez. Çalınan, yanan veya kaybolan mallar da sermayede meydana gele kayıplar mahiyetindedir. Bu nedenle yapılacak işlem olayı sermaye hesabı ile ilişkilendirmektir.
Çalınan otomobil için aşağıdaki muhasebe işleminin yapılması gerekir.
Tabii eğer çalınan mal bulunursa bu işlemin tersi yapılmalıdır.

_____________ / _____________

500 SERMAYE XX
254 TAŞITLAR XX
254.01 Otomobiller
____________ / ______________
...................................................................................................
www.elitbilgiislem.com
 
Üyelik
10 Haz 2005
Mesajlar
134
sermaye hesabına hangi şartlarda kayıt yapılması gerektiğini ve sermayenin nasıl azaltılıp artırılacağını düşününüz. özellikle sermaye şirketlerinde sermaye azaltılması hususunu TTK dan inceleyiniz. tek düzen hesap planı sahıs veya şirkete göre değiştirilemez.
saygılar
 
Üyelik
1 Haz 2005
Mesajlar
304
Sayın Osman Bey,

Sn.Av.Hüseyin Ölmez'in yazdıklarını sonuna kadar destekliyorum.

Yaptığınız muhasebe kaydını anlamış değilim.
Nasıl böyle bir muhasebe kaydı yapılabilir????
Lütfen yazdıklarınızı dikkatlice gözden geçirin.

Başlık Çalınan emtia bedelinin, vergi matrahının tespitinde zarar veya gider olarak indirilemeyeceği hk. Tarih 24/03/1999 Sayı B.07.0.GEL.0.40/4009-39/11978 T.C.MALİYE BAKANLIĞIGelirler Genel MüdürlüğüTARİH : 24.03.1999SAYI : B.07.0.GEL.0.40/4009-39/11978KONU : Çalınan emtia bedelinin, vergi matrahınıntespitinde zarar veya gider olarak indirilemeyeceği hk.AYDIN VALİLİĞİ(Defterdarlık : Gelir Müdürlüğüne)İLGİ : 15.01.1999 tarih ve B.07.4.DEF.0.09.10/2.998.V.U.K.324 sayılı yazınız.İlgide kayıtlı yazınızın incelenmesinden, iliniz ..... Vergi Dairesi mükelleflerinden .....’nın işyerinden çalınan malların gider olarak keydedilip kaydedilemeyeceği ve katma değer vergisi açısından indirim konusu yapılıp yapılmayacağı konusunda tereddüte düşüldüğü anlaşılmıştır.Bilindiği üzere, Katma Değer Vergisi Kanununun 30/c maddesi ile zayi olan malların alış belgelerinde gösterilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılmayacağı hükme bağlanmıştır.Bu hükme göre, çalınan mallar için yüklenilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.Ayrıca, çalınarak zayi olan malların alımı sırasında yüklenilen vergilerin indirilmiş olması halinde indirilen vergilerin, malların çalındığı dönemde verilecek katma değer vergisi beyannamesinde hesaplanan katma değer vergisine ilave edilmek suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40’ncı maddesinde, safi ticari kazancın tespitinde hasılattan indirilecek giderler 8 bent halinde sayılmış olup, bunlar arasında ticari işletmede mevcut varlıkta herhangi bir suretle meydana gelen eksilmelerin gider yazılacağı hususuna yer verilmemiştir.Bu nedenle, çalınan emtia bedelinin vergi matrahının tespitinde zarar veya gider olarak indirilmesi de mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.Bakan a.Daire Başkanı
Kanunun 30/c maddesinde ise deprem veya sel felaketi nedeniyle zayi olanlar hariç olmak üzere zayi olan mallara ait katma değer vergisinin vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği hükme bağlanmıştır
Zayi olan mallarda satış sözkonusu olmadığından yaratılan bir değerden söz edilemeyeceği için alışlarına ilişkin verginin diğer mal ve hizmet satışlarında hesaplanan katma değer vergisinden indirilmesi mümkün değildir.

Bu açıklamalara göre; indirilecek katma değer vergisi mahiyetinde iken, ilgili olduğu dönemlerde indirilen katma değer vergisinin, sözkonusu malların çalınması nedeniyle indirilemeyecek katma değer vergisi mahiyetine dönüşmesi durumunda, bu durumun vuku bulduğu vergilendirme döneminde beyan edilmesi gerekmektedir.
 
Üyelik
7 Haz 2005
Mesajlar
877
Konum
Zonculdak
Sayın Av.hüseyinölmez’in sorusuna cevaptır.

Yapılan işlem doğrudur. Muhasebede özün önceliği prensibine göre işlem yapmak gerekir. Eğer sermayenin bir cüzü olan vasıta yok olmuş ise sermayeyi gerçek durumuna irca etmek için bu muhasebeleştirme işleminin yapılması gerekir. Aksi taktirde aktifte karşılığı olmayan sanal bir sermaye hesabı ile karşı karşıya kalınır. Bu durumda bir denetim halinde defterlerin ihticaca salih olmadığı gibi bir ithamla karşılaşılabilir. Konunun sermaye şirketleri açısından getirdiği külfet ayrı bir konudur.
 
Üyelik
31 May 2005
Mesajlar
70
Konum
istanbul
Osman Bey!
Çalınan araçlar kanunen kabul edilmeyen giderlerdir.
Bu durumda, aktiften düştüğünüz bir servetin karşılığı olarak K.K.K.E. kullanılması, eninde sonunda bizi dönem sonu zarar ile karşı karşıya getirecek ki yine özkaynaktan düşmüş olacağız.
Problemimiz usule ilişkin olup 500Sermaye hesabının nasıl kullanılacağına ilişkindir. Bu durumlarda 500Sermaye hesabının kullanılması mümkün görünmemektedir.
Benim bu konuda sorum şu?
daha önce indirdiğimiz kdv'yi tekrar hangi hesapları kullanarak yükleneceğiz?
Yaptığım çalışmaya göre yine 770K.K.E.G kullanılması gerekiyor ki dediğiniz gibi sermaye hesabı gerçeği yansıtsın? Acaba doğru mu?
 
Üyelik
14 Haz 2005
Mesajlar
133
alınan araç 10,000
ind.kdv 1,800
bir.amort. 4,000 olsun

çalındığı andaki işlem

B-770 Çalınan Araç Gideri 7,800
B-257 Bir.Amort. 4,000
A-254 Araçlar 10,000
A-391 Hes.KDV 1,800
B-900 KKEG 7,800
A-901 KKEG karş. 7,800
 
Üyelik
7 Haz 2005
Mesajlar
877
Konum
Zonculdak
Olay ticari açıdan değil mali açıdan değerlendirilmektedir.

Bir vergi mükellefinin patrimuanında meydana gelen eksilmeyi vergileme açısından gider olarak vasıflandırabilmek için her şeyden önce vergi kanunlarında tarifi yapılan giderler kapsamına girmesi gerekir. Gelir vergisi Kanunun 40. maddesinde bu giderler sayılmıştır. Bilançoya kayıtlı aracın çalınması ticari veya sınai faaliyetin idamesi için yapılan bir gider değildir. Ayrıca maddede sayılan diğer hiçbir gider kategorisine de girmemektedir. Bu nedenle her şeyden önce bunu bir “gider” olarak vasıflandırmaktan kaçınmak gerekir. Bu kabul edilince bu kaybın kanunen kabul edilip edilmemesi hususu teferruattır.

Bundan önceki yazımda bahsettiğim gibi muhasebe işlemlerinde özün önceliği prensibi ön planda tutulmalıdır.

Kanunen kabul edilmeyen giderler bilindiği gibi nazım hesaplarda takip edilir.

Nazım hesaplar, bakiyeleri bilançoda yer alan ancak sadece bilgi gösterme görevi yüklendiği için varlık ve kaynak hesaplarının dışında özellikler gösteren hesaplardır.

Nazım hesaplar gerçek bir aktifi ya da pasifi ifade etmediğinden bu hesaplar varlık, kaynak, gelir ve gider hesapları ile karşılaştırılmaz. Dolayısıyla bir varlık kalemi olan aracın bu hesaplarla karşılaştırılması muhasebe sistemine aykırıdır.

Buraya kadar anlaştıysak hesabın neden sermaye hesabı ile muhasebeleştirilmesi gerektiğinde bir ihtilafımız olmaz.

Konuya bir örnek verelim:

İki kişi bir kolektif şirket kurmuşlar ve her ikisi de sermaye olarak ikişer kamyon koyarak nakliye işi yapmaktadır. Ortaklardan birinin diğer işlerden ötürü zararı nedeniyle bu şirketteki kamyonun birine haciz konmuş ve kamyon alınmıştır.

Bu durumda bir gider hesabı kullanarak olayı muhasebeleştirmek mümkünümüdür?. Yapılacak işlem şirket kurulurken önce taahhüt sonra ifa edilen bu sermaye kalemi için ters mahsup işlemi yaparak onu sermayeden çıkarmaktır.

Sermayedeki eksilmeler gider kabul edilmediğine göre mali açıdan haczen el koyma ile çalınma arasında bir fark yoktur.

Ancak muhasebe ilkelerine aykırı olarak gider hesapları kullanılırak işlem yapılırsa neticede aynı kapıya çıkılacağı doğrudur.

İkinci sorunuza, yani araca ait KDV’nin nasıl indirileceği konusuna gelince,

KDV'nin temel özelliği olan indirim sisteminden yararlanılabilmesi için, prensip olarak bir katma değer yaratılması, yani vergilemenin yapılması gerekir. Ek bir değer yaratılmadığı, yani vergilemenin yapılmadığı bir safhada vergi indiriminden yararlanmak, ekonomiden çekilen bir mal üzerindeki vergi yükünün sıfırlanması anlamını taşımaktadır. Malların zayi olması durumunda, o malın ekonomide ek bir değer yaratması söz konusu olmayacağından, vergi indiriminden yararlanılması Kanunun genel esprisine ters düşecektir. Bu durumda mükelleflerin, nihai tüketici olarak bu vergileri yüklenmesi söz konusu olacaktır.

Kısacası daha önce (191) indirilecek KDV hesabında bulunan meblağı (391)hesaplanan KDV hesabına aktararak beyan etmeniz gerekecektir. Diğer taraftan bu araca ait olup daha önce indirilen KDV’ tutarları da düzeltilerek (391) hesaplanan KDV olarak beyan edilecektir.
 
Üst