resim

Eş İçin Ödenen Ücret KKEG midir?

mustafakutlu

Katkı Sunan Üye
Üyelik
3 Ocak 2012
Mesajlar
306
Konum
hatay
kolay gelsin üstadlarım .eşe ödenen ücretlerin kkeg gider olduğunu biliyorum.fakat uygulamayı şimdi geçici vergi döneminde yapacağim.araştırmalarıma göre birçok yevmiye kaydı var ama sanırım 770 hesabında eşin ücretini giderleştireceğim.yani eş+diğer sigortalı toplam rakamı olup gelir tablosunda da 632 indirim yapacağım.sonrada mali kara ulaşırken eşe düşen kısım tutarı kkeg olarak kayıtlara alacağım.

yevmiye şöyle mi olacak acaba örneğin 770 hesabın toplamı( eş+diğer ücretli)10 000,00 tl olsun; 950 5000
951 5000 kaydımı yapmam lazım şimdiden teşekkür ederim.
 

ferhat

Moderator
Forum Yönetimi
Üyelik
6 Haz 2005
Mesajlar
5,693
Konum
İSTANBUL
770 hesabında eşin ücretini giderleştireceğim.yani eş+diğer sigortalı toplam rakamı olup gelir tablosunda da 632 indirim yapacağım.sonrada mali kara ulaşırken eşe düşen kısım tutarı kkeg olarak kayıtlara alacağım.

Doğrusu bu dediğin yalnız eğer bu kişi serbest meslek erbabı ise eşe ödenen ücret GİDER, Eğer şirket ise eşe ödenen ücret KKEG'dir
 

ferhat

Moderator
Forum Yönetimi
Üyelik
6 Haz 2005
Mesajlar
5,693
Konum
İSTANBUL
Hayır. Sayın merkür bizzat şirketi kastettim. Bazen Limited veya A.ş Şirketlerde eşleri çalıştırıp ücretleri direk gider kaydediyorlar.
 

merkür2

Tanınmış Üye
Üyelik
27 Tem 2012
Mesajlar
5,224
Konum
Manisa
KV kanununda eşe ödenen ücretin kkeg olacağına dair bir madde var mı?
 

ksimkesyan

Tanınmış Üye
Üyelik
22 Mar 2013
Mesajlar
2,514
Konum
İstanbul
Sayın Arkadaşlar,

Tüzel Kişiliklerde Eşlerle ilgili hiçbir kısıtlama yok. Eşe ödenen ücretlerin gider yazılamaması GV mükellefleri içindir. Yasanın 41. maddesinde açık hüküm var.
 

ferhat

Moderator
Forum Yönetimi
Üyelik
6 Haz 2005
Mesajlar
5,693
Konum
İSTANBUL
KV kanununda eşe ödenen ücretin kkeg olacağına dair bir madde var mı?
Kurumlar Vergisinde indirilecek/indirilmeyecek giderler yazmıyor ama atfını nereden alıyor.

Aşağıda yazılı ödemelerin gider olarak indirilmesi kabul olunmaz.

1. Teşebbüs sahibi ile eşinin ve çocuklarının işletmeden çektikleri paralar veya aynen aldıkları sair değerler (Aynen alınan değerler emsal bedeli ile değerlenerek teşebbüs sahibinin çektiklerine ilave olunur.)

2. Teşebbüs sahibinin kendisine, eşine, küçük çocuklarına işletmeden ödenen aylıklar, ücretler, ikramiyeler, komisyonlar ve tazminatlar;

3. Teşebbüs sahibinin işletmeye koyduğu sermaye için yürütülecek faizler;

4. Teşebbüs sahibinin, eşinin ve küçük çocuklarının işletmede cari hesap veya diğer şekillerdeki alacakları üzerinden yürütülecek faizler;

5. (5615 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle eklenen bent Yürürlük; 1/1/2007 tarihinden geçerli olmak üzere 04.04.2007)Bu fıkranın 1 ilâ 4 numaralı bentlerinde yazılı olan işlemler hariç olmak üzere, teşebbüs sahibinin, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen bedel veya fiyatlar üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunması halinde, emsallere uygun bedel veya fiyatlar ile teşebbüs sahibince uygulanmış bedel veya fiyat arasındaki işletme aleyhine oluşan farklar işletmeden çekilmiş sayılır.

Teşebbüs sahibinin eşi, üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dahil yansoy ve kayın hısımları ile doğrudan veya dolaylı ortağı bulunduğu şirketler, bu şirketlerin ortakları, bu şirketlerin idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından kontrolü altında bulunan diğer şirketler ilişkili kişi sayılır.

Bu bent uygulamasında, imalat ve inşaat, kiralama ve kiraya verme, ödünç para alınması veya verilmesi, ücret, ikramiye ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler, her hâl ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir.

İşletmeden çekilmiş sayılan farklar, ilişkili kişi tarafından beyan edilmiş gelir veya kurumlar vergisi matrahının hesabında dikkate alınmış ise ilişkili kişinin vergilendirme işlemleri buna göre düzeltilir. İlişkili kişiler ve bu kişilerle yapılan işlemler hakkında bu maddede yer almayan hususlar bakımından, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesi hükmü uygulanır.

6. Her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından doğan tazminatlar (Akitlerde ceza şartı olarak derpiş edilen tazminatlar, cezai mahiyette tazminat sayılmaz.)

7. (3571 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle eklenen bent) Her türlü alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve reklâm giderlerinin % 50'si (90/1081 sayılı B.K.K. ile (0) sıfır) ((700 Sayılı KHK'nın 45 nci maddesiyle değişen ibare; Yürürlük: 09.07.2018)Cumhurbaşkanı(*), bu oranı % 100'e kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye yetkilidir).

8. (4008 sayılı Kanunun 25'inci maddesiyle eklenen bent Yürürlük; 1.1.1995) Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan yat, kotra, tekne, sürat teknesi gibi motorlu deniz, uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ile amortismanları;

(6322 sayılı kanunun 6.maddesiyle düzenlenen bent; Yürürlük 15.06.2012)9. Kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10'unu aşmamak üzere (700 Sayılı KHK'nın 45 nci maddesiyle değişen ibare; Yürürlük: 09.07.2018)Cumhurbaşkanınca(**) kararlaştırılan kısmı.

Belirlenecek oranı sektörler itibarıyla farklılaştırmaya (700 Sayılı KHK'nın 45 nci maddesiyle değişen ibare; Yürürlük: 09.07.2018)Cumhurbaşkanı(*), bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir



10. (4756 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle eklenen bent Yürürlük; 21.05.2002) Basın yoluyla işlenen fiillerden veya radyo ve televizyon yayınlarından doğacak maddî ve manevî zararlardan dolayı ödenen tazminat giderleri.

Bu maddenin uygulanmasında, kollektif şirketlerin ortakları ile adi ve eshamlı komandit şirketlerin komandite ortakları teşebbüs sahibi sayılır.

(*) Değişmeden önceki şekli: Bakanlar Kurulu

(**) Değişmeden önceki şekli: Bakanlar Kurulunca
 

ferhat

Moderator
Forum Yönetimi
Üyelik
6 Haz 2005
Mesajlar
5,693
Konum
İSTANBUL
Sayın Arkadaşlar,

Tüzel Kişiliklerde Eşlerle ilgili hiçbir kısıtlama yok. Eşe ödenen ücretlerin gider yazılamaması GV mükellefleri içindir. Yasanın 41. maddesinde açık hüküm var.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 40-704
Tarih:
23/02/2012

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)







Sayı

:

B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 40-704

23/02/2012

Konu

:

Eşe ödenen ücretin gider yazılıp yazılamayacağı ile eş için ödenen SGK primleri, yurt dışı ve doğum borçlanma tutarlarının gelir vergisi matrahından indirilip indirilemeyeceği.





İlgi kayıtlı özelge talep formunda, eşinizin ücretli olarak yanınızda çalıştığı, eşinize yapılan ücret ödemelerinin ve ödenen SGK primlerinin ticari kazancınızın tespitine gider olarak indirilip indirilemeyeceği, eşiniz için 2011 Takvim yılı içerisinde ödenen doğum borçlanması ve yurtdışı borçlanmasına ilişkin tutarların gelir vergisi matrahının tespitinde gelir vergisi beyannamesi üzerinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı, indirim yapılması halinde bir limit olup olmadığı ve eşiniz için ödenen SGK primlerinin ticari kazancınız tespitinde gider olarak dikkate alınmaması halinde beyanname üzerinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususlarında bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Ücretin tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde; "Ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez." hükmü yer almıştır.

Öte yandan, aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde ise hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup, ücret sayılan ödemelerden, (istisnadan faydalananlar hariç) 103 ve 104 üncü maddelere göre gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun 96 ncı maddesinde; "Vergi tevkifatı, 94 üncü madde kapsamına giren nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder." hükmü yer almaktadır.

Buna göre, eşiniz adına nakden veya hesaben herhangi bir aylık veya ücret ödemesinde bulunulması veya yanınızda çalıştırdığınız eşinizin sigorta primlerini yatırmanız halinde ücretin ödenmiş olduğunun kabul edilerek, Gelir Vergisi Kanununun 61, 94, 103 ve 104 üncü maddeleri gereğince gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması ve tevkif edilen vergilerin aynı Kanunun 98 inci maddesine göre muhtasar beyanname ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir.

Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin ve aynı maddenin (2) numaralı bendinde de, hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatının (Bu primlerin ve aidatın istirdat edilmemek üzere Türkiye'de kain sigorta şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve yardım sandıklarının tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartıyla) safı ticari kazancın tespitinde gider yazılabileceği hükme bağlanmış, aynı kanunun 41 inci maddesinin (2) numaralı bendinde ise teşebbüs sahibinin kendisine, eşine ve küçük çocuklarına işletmeden ödenen aylık, ücret, ikramiye, komisyon ve tazminatların gider olarak kabul edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Bu hükümlere göre, işyerinizde çalıştırdığınız eşinize yapılan ödemelerin (ücret ve sigorta priminin) ve eşiniz adına yapılan ödemelerin safı ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınması ve beyanname üzerinden indirimi mümkün bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.





(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.


SERBEST MESLEK ERBABI YANINDA ÇALIŞAN EŞE ÖDENEN
SERBEST MESLEK ERBABI YANINDA ÇALIŞAN EŞE ÖDENEN ÜCRETLER GİDER OLARAK İNDİRİLEBİLİR

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)







Sayı : B.07.1 .GİB.4.34.l6.01/GVK-68

Konu : Serbest meslek faaliyeti nedeniyle yanında çalıştıracağı eşine ödeyeceği ücret ödemelerinin ve sigorta primlerinin mesleki kazancın tespitinde gider olarak indirilmesi hk.





....



İlgi : .../09/2008 tarihli dilekçeniz.



İlgide kayıtlı dilekçenizde,.... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ...T.C. kimlik numarasında gelir vergisi mükellefi olduğunuzu, ..... adresinde serbest muhasebeci mali müşavir olarak faaliyette bulunduğunuzu, işyerinizde hizmet akti ile eşinizi sigortalı olarak çalıştıracağınızı belirterek; eşinize ödeyeceğiniz ücretleri ve sgk primlerini gider olarak yazıp yazamayacağınızı sormaktasınız.



193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin tarifi" başlıklı 61. maddesinde; "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.



Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez..." hükmü yer almıştır.



Aynı Kanunun 65. maddesinde, "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.



Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır..." hükmüne yer verilmiştir.



Öte yandan aynı Kanunun "Mesleki giderler" başlıklı 68. maddesinde; "Serbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan indirilir:

1. Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler (İkametgâhlarının bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgâh için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İş yeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgâhı kendi mülkü olup bunun bir kısmını iş yeri olarak kullananlar amortismanın yarısını gider yazabilirler.).

2. Hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatındaki iaşe ve ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı (bu primlerin ve aidatın geri alınmamak üzere Türkiye'de kain sigorta şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve yardım sandıklarının tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartıyla) ile 27 nci maddede yazılı giyim giderleri ..." hükmü yer almaktadır.



Diğer taraftan yine aynı Kanunun "Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler" başlıklı 41. maddesinin 2. bendinde; teşebbüs sahibinin kendisine, eşine, küçük çocuklarına işletmeden ödenen aylıklar, ücretler, ikramiyeler, komisyonlar ve tazminatların ticari kazancın tespitinde gider kabul edilmeyeceği hüküm altına alınmış olduğundan; bu hükmün serbest meslek kazancı için geçerli olmayacağı tabiidir.



Konu ile ilgili olarak 174 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin "SSK primlerinin Gelir ve Kurumlar Vergisi Yönünden Gider Yazılması" başlıklı © bölümünde; " 8.12.1993 gün ve 21782 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3917 sayılı Kanunla 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun bazı hükümleri değiştirilmiştir.



506 sayılı Kanunun 3917 sayılı Kanunla değişik 80.maddesinin birinci fıkrasında, "İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden, bu kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur." denilmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrasında da "Kuruma ödenmeyen prim Gelir ve Kurumlar Vergisi uygulamasında gider yazılmaz." hükmü yer almıştır.



..." açıklamalarına yer verilmiştir.



213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 238. maddesinde ise, "işverenler her ay ödedikleri ücretler için (ücret bordrosu) tutmaya mecburdurlar" denilmiştir.



Bu hüküm ve açıklamalara göre, eşinize yapacağınız ödemelerin ücret bordrosunda gösterilmesi gerekmekte olup, söz konusu ücretlerin serbest meslek kazancınızın tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun 68/1 maddesi gereğince gider olarak dikkate alınması gerekmektedir.



Diğer taraftan sosyal güvenlik primlerinin gider olarak dikkate alınabilmesi için, bu primlerin Sosyal Sigortalar Kurumu'na fiilen ödenmiş olması şartıyla, ait olduğu yıla bakılmaksızın fiilen ödendiği tarihte gider olarak yazılması mümkündür.



Bilgi edinilmesini rica ederim.



Başkan a.

Grup Müdür V.
 
Son düzenleme:

ferhat

Moderator
Forum Yönetimi
Üyelik
6 Haz 2005
Mesajlar
5,693
Konum
İSTANBUL
Sayın Merkür, ve kevork arkadaşlarım

Size Kanun maddeleri ile iki tane özelge attım. İsterseniz bunlar üzerinden konuşuruz. Tartışırız.

Saygılarımla

S.M.M.M DR. FERHAT SUCU
Denetçi / Bilirkişi /Konkordato Komiseri / Uzlşatırmacı
 

bulent249

Tanınmış Üye
Üyelik
27 Ara 2006
Mesajlar
3,860
Konum
ADANA
Sn.Ferhat Bey,
Yukarıdaki açıklamalarınıza katılmak mümkün değil. "Eş" ifadesi şahıs işletmelerini kapsayan bir ifadedir. Hükmi şahsiyeti olan anonim, ltd. gibi şirketlerde "eş" olayı olamaz. Şirketlerde ortakların/yönetim kurulu üyelerinin eşleri bazen fiilen çalışmaktadır.( çalışmasa da sgklı görülenler var, ancak konumuz dışındadır.) Bunların ücretleri gider yazılabilir.
 

ksimkesyan

Tanınmış Üye
Üyelik
22 Mar 2013
Mesajlar
2,514
Konum
İstanbul
Sn.Ferhat Bey,
Yukarıdaki açıklamalarınıza katılmak mümkün değil. "Eş" ifadesi şahıs işletmelerini kapsayan bir ifadedir. Hükmi şahsiyeti olan anonim, ltd. gibi şirketlerde "eş" olayı olamaz. Şirketlerde ortakların/yönetim kurulu üyelerinin eşleri bazen fiilen çalışmaktadır.( çalışmasa da sgklı görülenler var, ancak konumuz dışındadır.) Bunların ücretleri gider yazılabilir.
Aynen katılıyorum, Tüzel kişilklerde "EŞ" olmaz ortaklar olur. Bu nedenle Ferhat kardeşim verdiğin özelge örnekleri 193 sayılı yasanın "Ücretler" başlığının istisnai kısmı asla KV yasası çerçevesinde uygulanması mümkün değildir.
 

merkür2

Tanınmış Üye
Üyelik
27 Tem 2012
Mesajlar
5,224
Konum
Manisa
Sy Ferhat Bey, sizin savınız vergi mükellefi şahsın kasadaki parayı firmasının olarak değil cüzdanındaki para olarak görmesine benziyor. Şirketin hukuken eşi olamayacağı için eşe ödenen ücret giderdir. Tabii emsaline göre uçuk kaçık bir ücret ile vergi kaçırma eğilimi olmaması koşulu ile.
 

ferhat

Moderator
Forum Yönetimi
Üyelik
6 Haz 2005
Mesajlar
5,693
Konum
İSTANBUL
Sevgili, Değerli arkadaşlarım Kevork, Bülent, Merkür

Kurumlar vergisinde indirilecek giderler sayılmamış kurumlar vergisinde indirilecek giderleri tanımlarken Gelir Vergisinden atıf yapılmıştır.

Değerli dostum bülentin sorusuna gelince;

''Yukarıdaki açıklamalarınıza katılmak mümkün değil. "Eş" ifadesi şahıs işletmelerini kapsayan bir ifadedir. Hükmi şahsiyeti olan anonim, ltd. gibi şirketlerde "eş" olayı olamaz. Şirketlerde ortakların/yönetim kurulu üyelerinin eşleri bazen fiilen çalışmaktadır.( çalışmasa da sgklı görülenler var, ancak konumuz dışındadır.) Bunların ücretleri gider yazılabilir.''

demiş.

Bülentçiğim sgk ile sorunumuz yok onun için hesaplama yapılacak ancak ücret konusunda sermaye şirketi dediğimiz ltd ve a.ş' de eşe ödenen ücret için GVK 41'de

''Teşebbüs sahibinin eşi, üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dahil yansoy ve kayın hısımları ile doğrudan veya dolaylı ortağı bulunduğu şirketler, bu şirketlerin ortakları, bu şirketlerin idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından kontrolü altında bulunan diğer şirketler ilişkili kişi sayılır''

demekle işte o eşleri kast ediyor.

Sevgili dostum kevork

''Tüzel Kişiliklerde Eşlerle ilgili hiçbir kısıtlama yok. Eşe ödenen ücretlerin gider yazılamaması GV mükellefleri içindir. Yasanın 41. maddesinde açık hüküm var.''

Evet GVK 41 açık hüküm KV için kullanılıyor.
 
Son düzenleme:

merkür2

Tanınmış Üye
Üyelik
27 Tem 2012
Mesajlar
5,224
Konum
Manisa
Sy Ferhat;" GV 41; Teşebbüs sahibinin kendisine, eşine, küçük çocuklarına işletmeden ödenen aylıklar, ücretler, ikramiyeler, komisyonlar ve tazminatlar;" dediğine göre ve hakkı huzur ödemesi de ücret olarak kabul edildiğine göre hakkı huzur ödemeleri de kkeg olacak öyle mi?
 

ksimkesyan

Tanınmış Üye
Üyelik
22 Mar 2013
Mesajlar
2,514
Konum
İstanbul
Sevgili, Değerli arkadaşlarım Kevork, Bülent, Merkür

Kurumlar vergisinde indirilecek giderler sayılmamış kurumlar vergisinde indirilecek giderleri tanımlarken Gelir Vergisinden atıf yapılmıştır.

Değerli dostum bülentin sorusuna gelince;

''Yukarıdaki açıklamalarınıza katılmak mümkün değil. "Eş" ifadesi şahıs işletmelerini kapsayan bir ifadedir. Hükmi şahsiyeti olan anonim, ltd. gibi şirketlerde "eş" olayı olamaz. Şirketlerde ortakların/yönetim kurulu üyelerinin eşleri bazen fiilen çalışmaktadır.( çalışmasa da sgklı görülenler var, ancak konumuz dışındadır.) Bunların ücretleri gider yazılabilir.''

demiş.

Bülentçiğim sgk ile sorunumuz yok onun için hesaplama yapılacak ancak ücret konusunda sermaye şirketi dediğimiz ltd ve a.ş' de eşe ödenen ücret için GVK 41'de

''Teşebbüs sahibinin eşi, üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dahil yansoy ve kayın hısımları ile doğrudan veya dolaylı ortağı bulunduğu şirketler, bu şirketlerin ortakları, bu şirketlerin idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından kontrolü altında bulunan diğer şirketler ilişkili kişi sayılır''

demekle işte o eşleri kast ediyor.

İlişkili kişi meselesi bu konuyla hiç alakalı değil. Tamamen farklı bir konu. Bu açıklama tamamen Transfer Fiatlandırmasıyla ilgili, 193 sayılı yasadan yıllar sonra çıkmış bir yasanın bununla ilişkilendirilmesi doğru değil. Ayrıca şirketlerin alt-üst....... soyları olmaz, bu neviden iştirakleri/bağlı ortaklıkları olur da bu da o anlamda değil.


Sevgili dostum kevork

''Tüzel Kişiliklerde Eşlerle ilgili hiçbir kısıtlama yok. Eşe ödenen ücretlerin gider yazılamaması GV mükellefleri içindir. Yasanın 41. maddesinde açık hüküm var.''

Evet GVK 41 açık hüküm KV için kullanılıyor.
Kesinlikle kullanılamaz, Daha önce de yazdığım gibi Şirketin kendisi "Hükmi Şahsiyet" hükmi şahsiyetin eşi olmaz. Ülkede sayısı belirsiz aile şirketi var, bu konunun eleştirel yanı olsaydı KV yasasında açık hüküm olurdu. 193 sayılı yasanın Ücretler Kısmında yapılan açıklamaya KV yasasının atıfta bulunduğunu düşünmek bile doğru değil. Bu konuda hiçibir eleştiri tenkit almadımda duymadımda. Bu görüşüne katılmam tekrar mümkün değil. Birdaha iyice düşün.
 

ferhat

Moderator
Forum Yönetimi
Üyelik
6 Haz 2005
Mesajlar
5,693
Konum
İSTANBUL
Sy Ferhat;" GV 41; Teşebbüs sahibinin kendisine, eşine, küçük çocuklarına işletmeden ödenen aylıklar, ücretler, ikramiyeler, komisyonlar ve tazminatlar;" dediğine göre ve hakkı huzur ödemesi de ücret olarak kabul edildiğine göre hakkı huzur ödemeleri de kkeg olacak öyle mi?
Sayın merkür

GV 41 madde de dikkat edersen huzur hakkı geçmiyor. Huzu hakkı ücret gibi değerlendirilir diyor
 

ferhat

Moderator
Forum Yönetimi
Üyelik
6 Haz 2005
Mesajlar
5,693
Konum
İSTANBUL
Sevgili arkadaşlarım

Akşam Sayın üstadımız Abdullah Makineci'den bu özelge geldi. Konuya desteğinden dolayı teşekkür ediyorum. Ben soruları ve özelge'yi okuyunca karşılıklı hatalarımızı anladım.
öncelikle Sayın Üstadımız Abdullah Makinecinin özelgesini aşağıya alıyorum.

Özelge: Şirkette ücretli olarak çalışan eşlere ait brüt ücret, sigorta primi ve işsizlik sigortası işveren paylarının kurum kazancından indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hk.
Sayı: 38418978-120[40-13/1]-1161 Tarih: 01/11/2013
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
Sayı :38418978-120[40-13/1]-1161 01/11/2013
Konu :Şirkette ücretli olarak çalışan eşlere ait brüt ücret, sigorta primi ve işsizlik sigortası işveren paylarının kurum kazancından indirim konusu yapılıp yapılamayacağı
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketinizde ücretli olarak çalışan ortaklarınızın eşlerine ödenen ücretler ile şirketinizce ödenen sigorta primi ve işsizlik sigortası primi işveren paylarının gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmiştir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış olup safi kurum kazancının tespitinde Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde sayılan giderler, hasılattan indirim konusu yapılmaktadır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "İndirilecek Giderler" başlıklı 40 ıncı maddesinde safi kazancın tespitinde indirilecek giderler bentler halinde sayılmış olup bu maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin, (2) numaralı bendinde ise hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve ibate giderlerinin, tedavi ve ilaç giderlerinin, sigorta primlerinin ve emekli aidatı ile bu Kanunun 27 nci maddesinde yazılı giderlerin safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde ise "Ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez..." hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, Kurumlar Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, kurum kazancının tespitinde transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların indirim konusu yapılamayacağı hükme bağlanmış olup aynı Kanunun 13 üncü maddesinin,
-Birinci fıkrasında, kurumların ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunması durumunda, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı; alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve
verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemlerin her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirileceği,
-İkinci fıkrasında da, ilişkili kişilerin kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade ettiği, ortakların eşleri, ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy hısımları ve kayın hısımlarının da ilişkili kişi sayıldığı,
-Üçüncü fıkrasında ise emsallere uygunluk ilkesinin tanımı yapılarak emsallere uygunluk ilkesinin ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade ettiği
hükmüne yer verilmiştir.
1 seri no.lu Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğinin "2.1 Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden" başlıklı bölümünde, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından söz edebilmek için;
-Bir kurum tarafından bir mal veya hizmet alım ya da satımının yapılmış olması,
-Söz konusu kurumun bu mal veya hizmet alım ya da satımını ilişkili kişilerle yapmış olması,
-Bu mal veya hizmet alım ya da satımında "emsallere uygunluk ilkesi"ne aykırı olarak fiyat veya bedel tespiti yapılmış olması
gerektiği açıklanmıştır.
Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinde sigortalı sayılanlar bentler halinde sayılmış olup, aynı Kanunun "Primlerin Ödenmesi" başlıklı 88 inci maddesinde, kuruma fiilen ödenmeyen prim tutarlarının gelir vergisi ve kurumlar vergisi uygulamasında gider yazılamayacağı belirtilmiştir.
4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında, işsizlik sigortasının gerektirdiği ödemeleri, hizmet ve yönetim giderlerini karşılamak üzere, bu Kanunun 46 ncı maddesi kapsamına giren tüm sigortalılar, işverenler ve Devlet, işsizlik sigortası primi ödeyeceği; işsizlik sigortası primi, sigortalının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 80 ve 82 nci maddelerinde belirtilen prime esas aylık brüt kazançlarından % 1 sigortalı, % 2 işveren ve %1 Devlet payı olarak alınacağı; dördüncü fıkrasında ise işsizlik sigortasına işverenlerce ödenen primlerin kazancın tespitinde gider olarak kabul edileceği hüküm altına alınmıştır.
Bu açıklamalar çerçevesinde; ortaklarınızın eşleri ilişkili kişi kapsamında değerlendirildiğinden, ortakların eşlerine ödenen ücretlerin emsallere uygun olması gerekmektedir. Şirketiniz tarafından ortakların eşlerine ödenen ücretlerin, emsallerine uygun olmaması durumunda, bu şekilde örtülü olarak dağıtılan kazancın kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün değildir.
Ancak, emsaline uygun olan ücret tutarları ile bu ücret tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi ve işsizlik sigortası primi işveren paylarının kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkündür.
Öte yandan, söz konusu ücret ödemeleriyle ilgili olarak muvazaalı bir durumun tespit edilmesi durumunda gerekli cezai işlemlerin uygulanacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim.



Özelgeye baktığımızda eşlere ödenen firmalar için emsal, makul ücretten bahsediyor abartılı ücretin yani emsal ve makul ücretin üstündekileri K.K.E.G olarak alıyor. BENDE BÖYLE DÜŞÜNEREK YAZDIM.


SİZİN YAZDIKLARINIZDA İSE EŞLERE NE KADAR ÜCRET ÖDENİRSE ÖDENSİN TAMAMI GİDER YAZILABİLİR DİYE ANLAŞILIYOR. BENDE ÖYLE ANLADIM VE YAZILAMAZ DEDİM. [/

Katkılarından dolayı Abdullah Üstadıma teşekkür ederim

Saygılarımla
 
Son düzenleme:

merkür2

Tanınmış Üye
Üyelik
27 Tem 2012
Mesajlar
5,224
Konum
Manisa
...SİZİN YAZDIKLARINIZDA İSE EŞLERE NE KADAR ÜCRET ÖDENİRSE ÖDENSİN TAMAMI GİDER YAZILABİLİR DİYE ANLAŞILIYOR. BENDE ÖYLE ANLADIM VE YAZILAMAZ DEDİM. [/

Katkılarından dolayı Abdullah Üstadıma teşekkür ederim

Saygılarımla

Sy Ferhat Bey, sizin savınız vergi mükellefi şahsın kasadaki parayı firmasının olarak değil cüzdanındaki para olarak görmesine benziyor. Şirketin hukuken eşi olamayacağı için eşe ödenen ücret giderdir. Tabii emsaline göre uçuk kaçık bir ücret ile vergi kaçırma eğilimi olmaması koşulu ile.
Son cümleden ne anlamıştınız?
 

ferhat

Moderator
Forum Yönetimi
Üyelik
6 Haz 2005
Mesajlar
5,693
Konum
İSTANBUL
Alıntı merkür2 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sy Ferhat Bey, sizin savınız vergi mükellefi şahsın kasadaki parayı firmasının olarak değil cüzdanındaki para olarak görmesine benziyor. Şirketin hukuken eşi olamayacağı için eşe ödenen ücret giderdir. Tabii emsaline göre uçuk kaçık bir ücret ile vergi kaçırma eğilimi olmaması koşulu ile.

İşte gece çalışınca bu cümleyi kaçırmışım.!
 
Üst