Fıkra Köşesi..

Üyelik
26 Nis 2007
Mesajlar
75
Konum
istanbul
Daha önce de forumda yayınlanmıştı ama hoşuma gittiği için tekrar paylaşmak istedim.

Çocuğun biri babasına sormuş :
-baba biz nasıl olduk?
baba cevap vermiş maymunlar ......türeye türeye biz olduk demiş...
tabi çocuk babasının lafına inanmamış.
annesine biz nasıl olduk demiş?
annesi, ALLAH Adem babayla Havva annemizi yaratmış nesilden nesile biz olmuşuz demiş.
çocuk demişki ama babam maymunlar türeye türeye biz olduk dedi
anne cevap verir: o babanın sülalesi bizi ilgilendirmez
 

Tahsin Kurt

Tanınmış Üye
Platin Üye
Üyelik
5 Nis 2007
Mesajlar
8,102
Konum
İstanbul
[COLOR=#]Bir gün imam vaaz vermek için camiye gitmiş ama camide sadece bir kişi var,başka kimse yok.Cemaatin nerde olduğunu sormuş,adam bilmiyorum sadece ben varım demiş.Peki demiş imam,ben görevimi yapayım ama vaaz versem sen dinler misin? diye sormuş.Adam da:
- bana sorma ben anlamam,gariban bir at seyisiyim.Ama ben ahıra girsem bütün atlar kaçmış olup tek bir at bile kalsa onunla ilgilenirdim.demiş.
Peki demiş imam,mesajı aldım,diyerek vaaza başlamış.Anlatmış anlatmış aradan 2 saat geçmiş.vaazı bitirmiş.Adama sormuş:
- Nasıl vaazı beğendin mi?Adam:
-Ben anlamam gariban bir at seyisiyim ama ben ahıra girsem bütün atlar kaçmış olsa tek bir at kalsa bile bütün yemi ona yedirip hayvanı çatlatmazdım...demiş.. [/COLOR]
 

Tahsin Kurt

Tanınmış Üye
Platin Üye
Üyelik
5 Nis 2007
Mesajlar
8,102
Konum
İstanbul
[COLOR=#]Bir gün kahvenin birinde Mustafa Abi diye dayı bir adam varmış.Kahvede televizyon seyrederlerken televizyonda Ecevit çıkınca Mustafa Abi başlamış: -"Ben bu Ecevit'in küçüklüğünü bilirim, kerata çok yaramazdı.."falan diye söylenmiş.Herkes kıkırdıyo tabi.Mustafa Abi bakmış herkes gülüyor hadi gidelim TBMM ye demiş ve gitmişler. Ecevit TBMM den çıkınca Mustafa Abi'yi görmüş ve hemen sarılmış: -"Oooo Mustafa Abi'cim nasılsın Başbakanlık çok zor iş seni görmeye gelemiyorum, kem ,küm..." Herkes şaşkın kahveye dönmüşler.Aradan belli bir süre geçtikten sonra televizyona Demirel çıkmış ve Mustafa Abi gene başlamış: -"Ben bu Demirel'i küçüklüğünden tanırım beni çok sever sayar.."diye söyleniyormuş.Herkes demiş Ecevit'i belki tanır ama nerden tanıycak koskoca cumhurbaşkanını?Mustafa Abi demiş hadi o zaman Çankaya'ya gidiyoruz.Gitmişler.Demirel evinden çıkınca Mustafa Abi'yi görmüş.Hemen ellerine sarılmış öpmek için: -"Tam da seni görmek için geliyordum canım abim.." falan demiş.Herkes daha da şaşırmış.Kahveye geri dönmüşler.Aynı olaylar ve en sonunda TV de Bill Clinton! Mustafa Abi başlamış: -"Ben bu Bill i küçüklüğünden tanırım paçalı donlarla gezerdi.."demiş.Bu sefer ordakiler kocaman bi "OHA!" demişler ve Mustafa Abi bunları Beyaz Saray'a götürmüş.Güvenlik görevlisi sadece bir kişi girebilir demiş ve Mustafa Abi'yi içeri sokmuşler. Ama Mustafa Abi 5-6 saat çıkmamış.Tam o sırada Beyaz Saray'ın önünden Michael Jordan geçmekteymiş ve onu çağırıp demişler ki: -"Ya Maykıl Abi senin boyun uzun şu pencereden bir bak içerde kaç kişi var,kimler var bir say...." demişler ve Michael Jordan pencereden bakıp söylemiş: -"İçeride 6 kişi var, biri Mustafa Abi,diğerlerini tanımıyorum..."[/COLOR]
 

Tahsin Kurt

Tanınmış Üye
Platin Üye
Üyelik
5 Nis 2007
Mesajlar
8,102
Konum
İstanbul
[COLOR=#]Selamlar.
Adamın biri elinde koca bir bıçak üstü başı kan revan içinde camiye dalmış."Aranızda müslüman var mı?" diye seslenmiş.Bunu gören cemaat korkusundan sesini çıkaramamış.Adam tekrar sormuş."Aranızda müslüman yokmu?" cemaatte yine ses yok.Derken ön saflardan bi yaşlı amca dayanamamış kalkmış "elhamdülillah müslümanım" demiş.Adam, "amca dışarı gel" diyerek adamı dışarı çıkarmış.Kenara çekmiş. Kulağına fısıldayarak" Amca kusura bakma biz kurban kesecez ama bi türlü beceremedik,hayvanıda mundar etmeyelim,gel bi el at şunu bi keselim" demiş.Beraber gitmişler.Amca bakmışki bu tek başına yapılacak bi iş değil.Adama,camiye gidip 1-2 kişi daha getirmesini söylemiş.Adam tekrar camiye gitmiş aynı şekilde "müslüman varmı?" diye sormuş.Yine korkudan kimsenin sesi çıkmamış.Biri dayanamayıp "imama sor,o bilir" demiş.Adam imama "sen müslüman mısın?" diye sormuş.İmam da:
- Yaa iki rekat namaz kıldık diye müslüman mı olduk? demiş.[/COLOR]
 

Tahsin Kurt

Tanınmış Üye
Platin Üye
Üyelik
5 Nis 2007
Mesajlar
8,102
Konum
İstanbul
Kayserili Tuhafiyeci dükkanindan geçimini saglayabiliyor, bir kösede üç bes kurus da biriktirebiliyordu.


Günün birinde sagindaki dükkan bosaldi, derken orasi da tuhafiyeci oldu. Sonra solunda bir tuhafiyeci daha... Rekabet basladi, isleri kötüye gitti.

Ama sonunda bir çözüm yolu buldu :

Sagindaki komsusu, dükkaninin üzerine, gerçek ucuzluk burada yazdirmisti.

Solundaki, en büyük tuhafiye magazasi, yazili bir bez asmisti.

Bizimki, ikisinin ortasina su yaziyi koydurdu :

Magazaya buradan girilir.


 

emansur

Tanınmış Üye
Üyelik
30 Tem 2009
Mesajlar
1,498
Konum
İstanbul
temel bir gün eve gidereken kafasına kalas düşmekte olan bir adam görür ve ula ula ula ulaaaaaaaaaaaa der :cool:
 

Tahsin Kurt

Tanınmış Üye
Platin Üye
Üyelik
5 Nis 2007
Mesajlar
8,102
Konum
İstanbul
Temel yolda giderken yerde bir muz kabuğu görür ve "tühbe gene basıp düşecum" der..

Temel yolda giderken yerde bir nasır ilacı bulur ve ilaç boşa gitmesin diye gidip kendine 2 numara küçük ayakkabı alır...
 
Üyelik
26 Nis 2007
Mesajlar
75
Konum
istanbul
Baba çocuğuna :
- "Oğlum, Atatürk senin yaşındayken sınıfının birincisiydi." demi...ş.
Çocuk da babasına :
- "Senin yaşındayken de Cumhurbaskanıydı. Biz bişey diyormuyuz )
 

Tahsin Kurt

Tanınmış Üye
Platin Üye
Üyelik
5 Nis 2007
Mesajlar
8,102
Konum
İstanbul
TEMEL
Temel, bir binanın önünde durmuş, arkadaşlarıda çatıya çıkmış. Temel aşağıdan arkadaşlarına,
-Ula sen iki kolunu yana aç aşağı öyle atlademiş. Birincisi atlamış gümm. İkinciye
-Sen sadece sağ kolunu yana aç, öyle atla demiş. İkinci de atlamış gümmm. Üçüncüye
-Sen iki kolunu yanına yapıştıröyle atla demiş. O da gümmm. Yoldan geçen bir adamın dikkatini çekmiş sormuş,
-Kardeşim siz ne yapıyorsunuz Allah aşkına demiş. Temel cevap vermiş,
-Tetris oynayruk.

************

Bi uçakta 1 ingiliz 1 amerikalı 1 rus 1 hollanda 1 israil 1 de Türk varmış...!
Bu Uçak bu Ülkelerin Her Birinden Geçiyorlarken İngilize Soruyorlar Sizin Oraların Neyi Meşhur..!
İngiliz Cevap Veriyor:Bizim Oraların Bir Şerapları Var En Kral Sağlam Adamı Getir Bir Dublede Götürür..diye Cvap Verir. Sonra Amerikanın Üstünden Geçerken Amerikalıya Soruyorlar..! Sizin Oraların Neyi Muşhur ! Amerikalı Cvap Veriyor:Bizim Oralarda Öyle Bir Arabalar Varki Ne Onlar Kadar Konforlu Nede Onlar Kadar GüzeL Görünen Arabalar Bulamazsınız.Rusyanın Üstünden Geçerken Rusa Soruyorlar Sizin oraların Neyi Meşhur ! Rus cvap Verir:Bizim Oralarda Öyle Kızlar Varki Koynuna Çıplak Girsen Gene Utanırsın diye Cvap Verir.Hollandanın Üzerinden Geçerken Hollandalıya Soruyorlar ! Sizin Oraların Neyi Meşhur..! Hollandalı Cvap Verir:Bizim
Oraların Öyle Bir Evleri Vardırki Ne Onlar Kadar Güzel Evler Nede onlar Kadar Konforlu Evler Bulamazsınız Diye Cvap Verir.o Sırada İsraille Amerikalı Bir Birlerine Gülümsüyorlardı o Sırada İsraile Sorarlar Sizin oraların Neyi Meşhur..! İsrailli Cvap Verir:Bizim Oraların Öyle Bir Ajanları Vardırki Dünyanın Öbür Ucunda 1 şey olsa Bizim Burdan Haberimiz olur Diye Cvap Verir.Sıra Bizim Türke Gelmiş Hep Beraber Sormuşlar Türke Sizin Oraların Neyi Meşhur..! Türk Cvap Verir:
Bizim Oraların Bir Deli kanlıları Vardır Amerikalının Arabasını Alır, Rusun Kızını Bindirir, Hollandalının Evine Götürür, İngilizin Şarabını İçirir, İsraile Dönüp derki, Sizin Bile Haberiniz oLmaz..
 

Tahsin Kurt

Tanınmış Üye
Platin Üye
Üyelik
5 Nis 2007
Mesajlar
8,102
Konum
İstanbul
Müthiş...

Papazın biri, uzun süredir ahbaplık ettiği Haham’a;
- ”Bana Tevrat’ı öğretmenizi isterim” der. Haham, olmazlanır;
- “Sen Yahudi değilsin, kafan da Yahudi gibi çalışmaz. Tevrat’ın kelamını anlaman mümkün değil.” Papaz ısrar eder, Haham razı olur, ama bir koşulu vardır;
- “Soracağım soruya doğru cevap verebilirsen, öğretirim” sözü verir. Papaz;
- “Kabul” diye cevaplar. “Sor bakalım!” Soru gecikmez;
- “İki adam bir bacanın içine düşerler. Biri kirli, öteki tertemiz çıkar. Hangisi yıkanır?” Papaz;
- “Bundan kolay ne var?” diye atılır. “Kirlenen yıkanır, temiz kalan yıkanmaz.” Haham içini çeker;
- “Sana Tevrat’ın kelamını asla anlamayacağını söylemiştim! Doğrusu tam tersi: Temiz kalan adam ötekinin kirlendiğini görünce, kendisinin de kirlendiğini sanıp yıkanır. Kirlenen adam ise karşısındakini temiz gördüğü için kendisini de temiz sanıp yıkanmaya gerek duymaz.” Papaz, kafasını kaşır;
- “Bak bu aklıma gelmemişti. Bir soru daha sorar mısın?” Haham aynı soruyu yeniden sorar;
- “İki adam bir bacanın içine düşerler. Biri kirli, öteki temiz çıkar. Hangisi yıkanır?” Papaz, doğru cevabı artık bildiğinden emin;
- “Temiz kalan ötekinin kirlendiğini görünce kendisinin de kirlendiğini sanıp, yıkanır. Kirlenen, ötekini temiz gördüğünden kendisini de temiz sanıp yıkanmaz!” Haham, başını sallar;
- “Yine yanıldın! Sana söylemiştim, asla anlamayacağını. Temiz kalan adam aynaya bakar, temiz olduğunu görür, dolayısıyla yıkanmaz. Kirlenen aynaya bakıp kirlendiğini görünce, gider yıkanır.” Papaz itiraz eder;
- “Ayna nereden çıktı? Bana ayna var demedin ki…” Haham, parmağını sallar;
- “Seni uyardım, bu kafayla Tevrat’ın kelamını kavrayamazsın. Tevrat’ı anlamak için her olasılığı düşünmelisin.”
- “Peki, peki” diye inler Papaz. “İzin ver, bir kez daha şansımı deneyeyim. Başka bir soru sor!”
- “Son kez soruyorum” der, Haham; “İki adam, bir bacadan içeri düşer. Biri temiz, öteki kirli çıkar. Hangisi gidip yıkanır?” Papaz;
- “Artık her olasılığı biliyorum” deyip, bir solukta sıralar; “Eğer ayna yoksa, temiz kalan ötekini kirli görüp kendisinin de kirlendiğini düşünerek gider yıkanır. Kirlenen temize bakıp kirlenmediğini düşünerek, yıkanmaz. Eğer ayna varsa, temiz kalan aynaya bakıp temiz olduğunu görür, dolayısıyla yıkanmaz. Kirlenen aynaya bakıp kirini gördüğü için yıkanır!” Haham başını sallayıp, cık cık yapar;
- Hayır, sana söylemiştim, kafan Yahudi kafası değil, Tevrat’a basmaz! Söyle bana, aynı bacadan içeri düşen iki adamdan birinin kirlenip, ötekinin temiz çıkması mümkün müdür?
 

Tahsin Kurt

Tanınmış Üye
Platin Üye
Üyelik
5 Nis 2007
Mesajlar
8,102
Konum
İstanbul
Bu dahada müthiş :))

Trabzon'da bir çocuk kırmızı ışıkta karşıya geçince,polis kolundan yakalar..
- Kırmızı ışıkta geçtin, der.Çocuk:
- Motorum yok,arabam yok,ne kırmızı ışığı?der..Polis:
-Artık yasalar değişti,yayalara da ceza var..Der..Tam o sırada yanlarından geçen yaşlı bir teyze çocuğun kulağına fısıldar:
- Ula uşağım,kı.ında plaka mı var?Kaçsana....

:)
 

Tahsin Kurt

Tanınmış Üye
Platin Üye
Üyelik
5 Nis 2007
Mesajlar
8,102
Konum
İstanbul
Ünlü bir profesör seminer vermek için Trabzon'a gider..Kendisini gezdirmek ve eşlik etmek içinde Temel'i görevlendirirler.
Gezi esnasında profesör sürekli kendini övmekte,çok okuduğundan,çok bilgili olduğundan bahsetmektedir.Hatta bir ara Temel'e dönüp..
- iStersen bana bir soru sor,bilirsem 5 liranı alırım ama bilemezsem 10 lira veririm,,der..
Bunun üzerine Temel düşünür taşınır ve sorar:
- Dünyada 3 ayakli hayvan hangisidur?
Profesör düşünür düşünür,fakat bir türlü bulamaz..Çaresiz,
- Bilemedim Temel al 10 lira der..ve parayı Temele verir..
Aradan kısa bir süre geçer ve profesör dayanamaz..
- Ya Temel sen söyle bakalım,hangisiymiş?
Temel gayet sakin..
- Valla benda bilmiyrum..Al sana 5 lira...

**************

Temel,araç kullanırken bir kavşağa gelir,ve sola dönüş yapar.1 dakika geçmeden aynı kavşaktan tekrar döner..Aradan biraz zaman geçer ve aynı polis memurunun önünden 5.kez dönüş yapmaktayken,memur dayanamaz ve aracı durdurur..
- Hayrola birader,deminden beri dönüp duruyorsun bir yeri mi arıyorsun? Diye sorunca,Temel:
- Yok memur bey,sol sinyal takıldı da.....
**********************
 
Son düzenleme:

Tahsin Kurt

Tanınmış Üye
Platin Üye
Üyelik
5 Nis 2007
Mesajlar
8,102
Konum
İstanbul
Mevzuata göre hareket eden sadece bizler değilmişiz :)

Bir Bürokrat Görevli olarak şehirden Kasabaya giderken, Yolda Sulak ama Bataklık bir yerde Mola vermiş. Nasıl olmuşsa Ayağı kayıp bataklığa düşmüş;
-"imdat, Boğuluyorum. Kurtarın beni" diye bağırmaya başlamış. 0 civardan geçen bir Köylü, sesini duyup yaklaşmış. Bürokrat;
- "Bataklığa düştüm. Kurtar beni!" demiş.. Köylü;
- "Geçmiş olsun" demiş. Ama kurtarmak için hiç gayret göstermemiş. Hani nerdeyse dönüp gidecek. Bürokrat Paniklemiş ister istemez,
-"Lütfen, Bir Dal uzat. Kurtar beni" diye yalvarmış.. Köylü;
-"Olmaz Sen şu anda Hazine toprakları üzerindesin. Hazine malından bir şey almak suçtur"
-Sen, dalgamı geçiyorsun, ölüyorum. Kurtar beni!" diye bağırmış ağzına dolan çamurlarla Bürokrat. Köylü hiç istifini bozmadan Cevap Vermiş.
-"Ben Hazine'den Mal alıp Suçlu duruma düşemem. Fakat, Seni böyle bırakacak degilim. Gidip Muhtara haber vereceğim. o Kaymakama, Kaymakam da, Valiyi arar Mutlaka. Mal Müdürüne Talimat verilir. şayet, Hazine arazisi değilse,itfaiyeye Talimat verir ve seni kurtarırlar ...
Bürokrat; -"Yahu .. Bunlar oluncaya kadar ben ölürüm."
Köylü gülmüş; - "Ben ölmezsin demiyorum ki, ölsen de, Mevzuata Uygun ölürsün!
 
Üyelik
25 Kas 2011
Mesajlar
4,749
Konum
ankara
Mevzuata göre hareket eden sadece bizler değilmişiz :)


Bürokrat; -"Yahu .. Bunlar oluncaya kadar ben ölürüm."
Köylü gülmüş; - "Ben ölmezsin demiyorum ki, ölsen de, Mevzuata Uygun ölürsün!
Bunca işin arasında ve stres altında gelde gülme...
Anlatıyorum işyerinde müdür arkadaşlara(,serum almış gibi) rahatlatıyor...
Sn.Twolf çok teşekkür ederiz
 
Üyelik
25 Kas 2011
Mesajlar
4,749
Konum
ankara
Kadın,kocanın son söylediğini umarım anlamaz,anlarsa bilemem kaç kez haşlayacak,belki haşlamakla da kalmayıp, Allah esirgesin konu "arabuluculuk komisyonu"na,oradan da yargı yoluna ,temyiz aşaması falan derken epeyi uzayacak gibi...(bence koca bu son söylediğinin şaka olduğunu söylerse,kısmen paçayı yırtma ihtimali olabilir!..)
 
Üst