HResources
Katkı Sunan Üye
Sağlık Kurumları "Bindiği Dalı Kesiyor"
Yaklaşık 6 aydan beri SSK hastaneleri Sağlık Bakanlığı'na devredilmiş durumda. Bu altı ayın sonucunda da, edindiğim izlenim SSK sigortalılarının büyük çoğunluğunun bu işlemden memnun, az sayıdaki bazı sigortalıların da memnun olmadığı yönünde. Hatta sigortalılar birçok özel sağlık kurumunda da tedavi olabilmektedir.
Gerçekten, hiçbir siyasi iradenin cesaret edemeyeceği bir kararla sağlıkta özel sektörün önü açılmış oldu. Amaç, özel sektörün dinamik ve rekabetçi yapısıyla sağlıkta maliyetleri daha aşağıya çekmesi ve ülke kaynaklarının daha etkin kullanılmasıydı. Ancak, gerek resmi gerekse de özel sağlık kurumlarının hastaları "yolunacak kaz" gibi görmeye başlaması sistemin çok yakında çöküşüne yol açacak gibi görünüyor.
Genellikle felsefi ve edebi yazılarından tanıdığımız Ali Bulaç, 22 Ağustos tarihli Zaman Gazetesi'nde yayınlanan "Sigortalı Kazlar" başlıklı yazısında bu konudaki rahatsızlığını dile getirmiş. Yazıda özetle, sadece ateşi yükseldiği için özel bir hastaneye kaldırılan 4 yaşındaki çocuk için, bir gün hastanede yatırılması ve sadece ateşinin düşürülmesi nedeniyle verilen hizmet karşılığında (SSK tarafından karşılanacak tutar hariç) 476,35.-YTL fatura çıkarılır. Bu rakama SSK tarafından karşılanacak tutar eklendiğinde ise bu rakam 700-800.-YTL ye vardığı ve sağlıkta inanılmaz bir vurgun yaşandığı belirtiliyor.
Sayın Bulaç'ın ifade ettiği bu tablo sadece özel sağlık kurumlarında değil, aynı zamanda kamu sağlık kurumlarında da aynen yaşanıyor. Sağlık personelinin daha fazla kazanmak için birçok akıl almaz yola başvurduğu görülüyor. Gün geçmiyor ki gazete manşetlerinde sağlık skandalı haberi yayınlanmasın.
Eğer sağlık kurumları kendilerine çekidüzen vermez ve "hastaları yolunacak kaz", sosyal güvenlik kurumlarını da "vurgun kapısı" olarak görmeye devam ederlerse sistem hızla çökecek. Sağlık kurumlarının (bilhassa özel sağlık kurumları tarafından kurulan derneklerin) etik değerleri ortaya koyması ve bu etik değerlerin denetiminin yine bu dernekler tarafından yapılması halinde suiistimaller en aza inecektir.
Resul KURT
Yaklaşık 6 aydan beri SSK hastaneleri Sağlık Bakanlığı'na devredilmiş durumda. Bu altı ayın sonucunda da, edindiğim izlenim SSK sigortalılarının büyük çoğunluğunun bu işlemden memnun, az sayıdaki bazı sigortalıların da memnun olmadığı yönünde. Hatta sigortalılar birçok özel sağlık kurumunda da tedavi olabilmektedir.
Gerçekten, hiçbir siyasi iradenin cesaret edemeyeceği bir kararla sağlıkta özel sektörün önü açılmış oldu. Amaç, özel sektörün dinamik ve rekabetçi yapısıyla sağlıkta maliyetleri daha aşağıya çekmesi ve ülke kaynaklarının daha etkin kullanılmasıydı. Ancak, gerek resmi gerekse de özel sağlık kurumlarının hastaları "yolunacak kaz" gibi görmeye başlaması sistemin çok yakında çöküşüne yol açacak gibi görünüyor.
Genellikle felsefi ve edebi yazılarından tanıdığımız Ali Bulaç, 22 Ağustos tarihli Zaman Gazetesi'nde yayınlanan "Sigortalı Kazlar" başlıklı yazısında bu konudaki rahatsızlığını dile getirmiş. Yazıda özetle, sadece ateşi yükseldiği için özel bir hastaneye kaldırılan 4 yaşındaki çocuk için, bir gün hastanede yatırılması ve sadece ateşinin düşürülmesi nedeniyle verilen hizmet karşılığında (SSK tarafından karşılanacak tutar hariç) 476,35.-YTL fatura çıkarılır. Bu rakama SSK tarafından karşılanacak tutar eklendiğinde ise bu rakam 700-800.-YTL ye vardığı ve sağlıkta inanılmaz bir vurgun yaşandığı belirtiliyor.
Sayın Bulaç'ın ifade ettiği bu tablo sadece özel sağlık kurumlarında değil, aynı zamanda kamu sağlık kurumlarında da aynen yaşanıyor. Sağlık personelinin daha fazla kazanmak için birçok akıl almaz yola başvurduğu görülüyor. Gün geçmiyor ki gazete manşetlerinde sağlık skandalı haberi yayınlanmasın.
Eğer sağlık kurumları kendilerine çekidüzen vermez ve "hastaları yolunacak kaz", sosyal güvenlik kurumlarını da "vurgun kapısı" olarak görmeye devam ederlerse sistem hızla çökecek. Sağlık kurumlarının (bilhassa özel sağlık kurumları tarafından kurulan derneklerin) etik değerleri ortaya koyması ve bu etik değerlerin denetiminin yine bu dernekler tarafından yapılması halinde suiistimaller en aza inecektir.
Resul KURT