Ynt: Daha Önce Kiralanan Yer Satın Alındığında
Merhabalar
İlginç ve istisnai bir durdum. Konuyu ilgili mevzuat yönünden İncelemeye çalışalım:
Özel maliyet bedelinin itfası konusu VUK?nun 327. maddesi ile düzenlenmiştir. Madde metni aşağıdadır:
Özel maliyet bedelinin itfası:
Madde 327 - (5398 sayılı Kanunun 24/b maddesiyle değişik, Yür:21.7.2005) (*) Gayrimenkullerin, elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının ve gemilerin iktisadî kıymetlerini artıran ve 272 nci maddede yazılı özel maliyet bedelleri, kira veya işletme hakkı süresine göre eşit yüzdelerle itfa edilir. Kira veya işletme hakkı süresi dolmadan, kiralanan veya işletme hakkı alınan şeyin boşaltılması veya işletme hakkının herhangi bir sebepten sona ermesi halinde henüz itfa edilmemiş olan giderler, boşaltma veya hakkın sona erdiği yılda bir defada gider yazılır.
Madde metninde görüldüğü gibi, öne çıkan husus ?Kira veya işletme hakkı süresi dolmadan, kiralanan veya işletme hakkı alınan şeyin boşaltılması veya işletme hakkının herhangi bir sebepten sona ermesi? dir.
Halbuki burada bu iki şarttan hiç biri söz konusu değildir. Yani ne kiralanan boşaltılmış, ne de işletme hakkı sona ermiştir.
Konuyu vergi kanunları yönünden incelersek;
Bilindiği gibi 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 72. maddesinin üçüncü fıkrasında;
"Kiracı tarafından gayrimenkulu genişletecek veya iktisadi kıymetini devamlı suretle artıracak şekilde gayrimenkula ilave edilen kıymetler, kira müddetinin hitamında bedelsiz (Kıymetlerin emsal bedelinden düşük değerle devri halinde aradaki fark bedelsiz devir sayılır) olarak kiralayana devir olunduğu takdirde mezkûr kıymetler kiralayan bakımından bu tarihte aynen tahsil olunmuş addolunur."
şeklinde yer alan hüküm gereği söz konusu iktisadi kıymetler kiralayan açısından ayni olarak tahsil edilen kira mahiyetindedir. Bu şekilde tahsil edilen kira bedelinin Gelir Vergisi Kanununun 72. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca da Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre emsal bedeli ile değerlemek suretiyle paraya çevrilmesi gerekmektedir.
Yukarıdaki açıklamadan da anlaşılacağı üzere, kiralayana devir olunan özel maliyet bedeli niteliğindeki kıymetler kiralayan açısından kira geliridir. Bu kıymetlerin, Vergi Usul Kanununun 267. maddesine göre bulunacak emsal bedelleri söz konusu kira gelirinin brüt tutarını oluşturmaktadır. Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesi gereğince bu tutar üzerinden kiracının, kiralayanın gelir vergisine mahsuben tevkifat yaparak ilgili vergi dairesine sorumlu sıfatıyla yatırması gerekecektir. Ancak, kiralayanın gerçek gelirini beyan etmeye mecbur bir mükellef olması ve kiralanan gayrimenkulün işletmenin ticari veya zirai bilançosunun aktifine dahil olması durumunda söz konusu özel maliyet bedeli niteliğindeki kıymetler mükellefin kira geliri olarak gelir tablosunda yer alması gerekeceği için tevkifat yapmaya gerek kalmayacaktır.
Özel maliyet bedeli olarak aktifleştirilen iktisadi kıymetin kira süresi sonunda kiralayana bedelsiz olarak devrinin katma değer vergisi yönünden de vergilendirilmesi gerekir. Şöyle ki Katma Değer Vergisi Kanununun dördüncü maddesinin;
"Bir hizmetin karşılığının bir mal teslimi veya diğer bir hizmet olması halinde bunların her biri ayrı işlem olup, hizmet veya teslim hükümlerine göre ayrı ayrı vergilendirilir."
hükmü gereğince, özel maliyet bedeli olarak aktifleştirilen kıymetlerin kiralayana devri katma değer vergisine tabi olacaktır. Çünkü söz konusu olayda kiracı, kiralayana kendisine sunduğu kira hizmeti karşılığında özel maliyet bedeli olarak aktifleştirdiği kıymetleri teslim etmektedir.
Yukarıdaki işlem nedeniyle; kiralayan, kiracıya sunduğu kiralama hizmeti karşılığında Katma Değer Vergisi Kanununun (17/4-d), maddesindeki istisna hükmü gereğince kiracıdan katma değer vergisi tahsil etmeyecek ancak kiracının özel maliyet bedeli mahiyetindeki iktisadi kıymetleri kiralayana devri mal teslimi olduğundan aynı Kanunun 27. maddesi hükmüne uygun olarak bulunacak emsal bedeli matrah olmak üzere, kiralayandan katma değer vergisi tahsil edecektir.
Konuyu vergi kanunları yönünden bu şekilde değerlendirdikten sonra gayrimenkulun mülkiyetinin devrini ele alalım; Kiracı gayrimenkulu satın almakla, malik sıfatıyla yukarıda saydığım vergilerin mükellefi durumuna girmektedir. Ancak, vergi sistemimizde net artış teorisi geçerlidir. Yani vergiyi doğuran olay mükellefin varlıklarında dönem içinde meydana gelen net artıştır. Halbuki burada mükellefin haricen sağladığı bir gelir ve varlıklarında bir artış söz konusu değildir. Dolayısı ile vergiyi doğuran olay da gerçekleşmemiştir.
Sonuç olarak,
1-?Kira veya işletme hakkı süresi dolmadan, kiralanan veya işletme hakkı alınan şeyin boşaltılması veya işletme hakkının herhangi bir sebepten sona ermesi? söz konusu olmadığından bakiye özel maliyetin gider olarak kaydı mümkün değildir.
2- Kiracı malik sıfatını kazanması nedeniyle yukarıda açıkladığım nedenlerle, kiralayan gibi vergi mükellefi olmayacaktır.
3-Yapılan özel maliyet harcaması satın alınan gayrimenkulun mütemmim cüzü olarak satın alma bedeli içindedir. Müteakip dönemlerde bu değer üzerinden amortisman ayrılacaktır. Bu nedenle bakiye değerin gider yazılması mükerrerlik doğuracağından, gider olarak değerlendirilmesi mümkün olamayacaktır. Dolayısıyla Kanunen kabul edilmeyen gider olarak tasfiye edilmesi gerekir.
....................