Maaşları Bankaya Yatırmayan İşveren, Ödeme Yapmamış Sayılacak

Üyelik
15 Şub 2012
Mesajlar
29
Konum
istanbul
Maaşların bankalar aracılığıyla ödenmesi kanunî mecburiyet haline geliyor. Bu ay yasalaşması beklenen Sosyal Güvenlik Reformu'na eklenen maddeye göre, kanunun yürürlüğe girmesinin ardından işveren, çalışanın maaşının tamamını bankaya yatıracak.
Bankaya yatmamış maaş ödenmemiş sayılacak. Çalışanın şikâyetçi olması halinde banka hesapları kontrol edilecek. Bankada gözükmeyen maaş, çalışana tekrar ödenecek. Kayıt dışıyla mücadele için başlatılacak uygulama ile yüksek maaşlıların asgari ücret üzerinden gösterilmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Ayrıca işverenlerin, çalışanın maaşını zamanında yatırıp yatırmadığı kontrol edilebilecek. Sosyal Güvenlik Yasası ile ilgili kurulan Meclis Alt Komisyonu'nun başkanı Zekai Özcan, uygulamanın hedefini 'kayıt dışıyla mücadele' olarak açıkladı. Türkiye'de halen 5,5 milyon SSK'lının primleri asgari ücret üzerinden yatırılıyor. Bazı işverenler, normalde daha yüksek maaş verdikleri çalışanını asgari ücretli olarak gösteriyor. Yeni uygulama bu duruma son verecek.
Maaşın bir kısmını bankaya yatırıp bir kısmını elden ödeyerek sosyal güvenlik primlerini daha düşük ödemek gibi bir şansı olmayacak. Bankaya kaç para yattığı, Maliye tarafından istendiğinde görülebilecek. Maliye'nin altyapısını kullanacak olan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), çalışanların maaşlarıyla adlarına yatan sosyal güvenlik primlerini kıyaslama imkânına sahip olabilecek. Yüksek maaşlı çalışanını düşük primden gösteren işveren, ceza ile karşı karşıya kalacak.
Ayrıca çalışan, maaşının bankaya yatan kısmı dışında kalanını işverenden talep edebilecek. Kayıt dışını azaltmanın yanı sıra sigorta prim gelirlerini de artırması beklenen madde, Sosyal Güvenlik Reformu'na Meclis Plan ve Bütçe Alt Komisyonu'nda eklendi. Komisyon Başkanı Zekai Özcan, şirket büyüklüklerine göre etap etap yaygınlaşacak uygulamanın kayıt dışıyla mücadele için önemli olduğunu belirtiyor. Uygulama ile işveren tarafından işçiye ödenecek rakamın görülebileceğini anlatan Özcan, "Örneğin şu an işçiye bin YTL ödeyen işveren, bunu 600 olarak gösteriyor. Böylece daha az SSK primi ödüyor. İşçi yüksek aldığı halde düşük gösteriliyorsa bu da bir kayıt dışıdır. Bunun önüne geçilecek. Yeni uygulama ile bin YTL veriyorsa onu bankaya yatırmak zorunda olacak." diyor.
Özcan, sistemin oturmasının ardından işçinin itiraz ettiğinde işverenin 'Ben verdim.' deme şansı olmayacağını anlatıyor: "İşçi itiraz ederse, işveren geriye doğru ödemediği bütün farkı ödemek zorunda kalır. Ayrıca ceza yer. Bu yüzden işveren, çalışana gerçekten verdiği rakamı bankaya yatırmak zorunda. Bordrosunda da farklı, düşük gösteremez." Kanunun uygulamasıyla ilgili olarak SGK'ya yetki verileceğini anlatan Özcan, uygulamanın büyük şirketlerden başlayıp peyderpey genişleyeceğini aktarıyor.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

keremcem

Tanınmış Üye
Üyelik
5 Ara 2007
Mesajlar
5,804
Konum
izmir
Kayıtlarda 700TL görünürken, hiç kimse kalkıp ta bankaya 1000TL maaş ödemesi yapmaz.
NAsrettin hocanın bir hikayesi geldi aklıma;

Hoca evin önünde eğilmiş yerde harıl harıl bir şeyler arıyorken, kendini gören komşusu sorar,
- hayırdır hocam ne arıyorsun böyle yana yana,
Hoca demiş;
-Hiç sorma, yüzüğümü kaybettim, onu arıyorum, bulamazsam hanım beni taşa tutar.
Komşu demiş ;
- dur ben de arayayım senle beraber, yüzüğünü buralarda mı kaybettin?
- Yok demiş hoca, bodrumda kaybettim !
- E ne demeye buralarda arıyorsun o zaman , inelim bodrumda arayalım yüzüğünü.
Hoca demiş,
- Yahu onu ben de biliyorum, ama orası çok karanlık, hiç bir şey görülmüyor !!

SGK bu mantıkla çooook bekler , kayıtdışının - eksik primin önüne geçebileceği günleri.

Çalışan, bunu kabul edip çalıştığı ,
çalışırken gıkını çıkarmadığı sürece....
O iş olmazzz :)
 
Üyelik
25 Kas 2011
Mesajlar
4,749
Konum
ankara
Mevcut(01.01.2009 tarihinde başlayan ) düzenlemeye ilave olarak, tüm çalışanların ücretlerinin bankaya yatırılması hususunun, düzenlenmiş olması halinde, elbette bu hükme uyulacak,bu noktada sorun yok.
Burada sorun yine gerçek ücretin ödenip-ödenmediği,ihtilaf veya dava konusu olması halinde gerçek ücretin tespiti noktasında toplanmaktadır.
Bu çerçevede genel olarak,iş sözleşmesi(M.8)ya da çalışma koşulları ve ücret durumunu belirten yazılı belge,iş ilişkisi devam ederken düzenlenen ücret hesap pusulası(M.37) ücret bordrolaları, puantaj kayıtları, banka kanalıyle yapılan ödemeler,iş sonu düzenlenen ibraname,işcinin imzaları,ihtirazı kayıt düşüp-düşmediği,işcinin yaptığı iş,yetkinliği,işin mahiyeti,meslek ünvanı,meslek kodu,kıdemi,tanıkların beyanları,delil niteliğinde olan bilgi,belge ve kayıtlar vs.önem arzeder olup,araştırma yapılarak emsal ücretin ne olduğu,olabileceği araştırılır,buna göre de karar verilir.
Banka yoluyla yapılan ödeme tek başına yeterli olabilir mi?Elbette çok önemli bir kanıttır,bu noktada mevcut düzenlemeye göre M.37 yok hükmünde sayılmamalı,hiç itibar edilmez değil(zira bu belge de yasal bir zorunluluk ve idari para cezası sözkonusu)her bir yasal zorunluluğu ayrı görüp birlikte düşünülmeli,her ikisi de ispat açısından kabül görür,dava konusu olması halinde, yukarıda belirtilen hususlar yanında M.37 yine gündeme gelecek.
Kural olarak ücretin ödendiğinin ispatı işverene,ücretin daha fazla olduğunun ispatı da istemde bulunan işciye aittir.Dava konusu olduğunda, mahkeme gerekli ve yeterli araştırmayı da yaparak,nihai kararını verecektir.
 
Üst