turkcell

SSK da Mahkeme Kararı ile Kazanılan Günler ve SSK nın

Üyelik
4 Mar 2006
Mesajlar
3
eksik gün bildiriminden dolayı eski çalıştığım işyerini ve ssk yı mahkemeye verdim ve mahkeme sonucu 2138 gün kazandım fakat ssk bu borçları kişiden tahsil etmeden kazandığım günleri saymıyor, ve bu borçların kişiden tahsil edilmesi imkansız adam iflas etmiş onun hatası nedeniyle ben mağdur oluyorum bu konuda yapılabilecek bir şey varmı yardımcı olabilecek arkadaş varsa şimdiden teşekkürler
 
Üyelik
12 Eyl 2005
Mesajlar
866
Konum
İstanbul
Sayın prometheus.
SSK'nın, kazanmış olduğunuz hizmet günlerinizi, prim borçları ödenmeden işleme koymak işine gelmez. Oysa, SSK yasasında böyle bir madde yok. Böyle bir madde veya uygulama olsa idi, ülkemizde prim borcu ödenmedi diye çok kimse emekli olamayıp mağdur olurdu. SSK, büyük boyutlara ulaşan prim alacaklarını tahsil edemediği işyerlerinde çalışan insanları bu nedenle emekli etmemezlik edebildi mi? Borçların tahsili kurumun görevidir.
Size önerim; KESİNLEŞMİŞ MAHKEME KARARINI saklayıp, emekliliğe hak kazandiğınız tarihte, talep dilekçenize ekleyerek ve de günlerinizi de dahil ederek başvurunuz. Talebiniz red olduğu taktirde konusunda uzman bir avukat ile dava açınız, kazanırsınız. Benzer bir olay için Yargıtay Kararını da bilgilenmeniz için aktarıyorum.
İyi günler.
Kod:
Esas No        :1991009975
Daire Adı      :10.HUKUK DAİRESİ
Daire_kodu    :10H

T.C
Y A R G I T A Y
Onuncu Hukuk Dairesi

Davacı, 1.1.1988 tarihinde emekliliğe hak kazandığının tespitine karar
verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteklerinin
süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla
dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar
tespit edildi:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici
sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davacının temyizine gelince; davacı sigortalı ile Kurum arasındaki
uyuşmazlık, davacının hangi tarihte yaşlılık aylığına hak kazandığının
tespitine ilişkindir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan ve yaşlılık aylığı koşullarını gösteren 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 60. maddesine göre; bir sigortalının
yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi, madde de gösterilen, yaş, sigortalılık
süresi ve prim ödeme gün sayısı koşullarının yerine getirilmesine bağlı
tutulmuştur. Sigortalılık süresinin işveren tarafından, zamanında Kuruma
bildirilip, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ise,
sigortalıların açtıkları davaların kesinleşme tarihinde, yasanın gösterdiği
diğer koşulların da oluşması halinde sigortalılar yaşlılık aylığına hak
kazanır ve müracaatlarını takip eden aybaşından itibaren de kendilerine aylık
bağlanır. Geçmiş döneme ilişkin primlerin tahsili Kurum'ca re'sen yerine
getirilir. Yaşlılık aylığının bağlanmasında temel unsur, sigortalılık
süresinin ve prim ödeme gün sayısının kesin olarak ortaya çıkmasıdır. İşte,
yaşlılık aylığının başlangıcı bu olgu üzerine belirlenir. Prime esas
kazançlar tutarı üzerinde çıkacak sorunun geç çözümlenmesi durumunda da,
geriye yönelik olarak, prim ödeme gün sayılarının tamamlandığı tarihe göre
yaşlılık aylığı esas alınır. Yoksa, kazançlar toplamının kesinleştiği tarih,
yaşlılık aylığı yönünden süreyi uzatıcı neden olarak düşünülemez.
Dava konusu olayda, davacı sigortalının, sigortalılık süresinin kesin olarak
ortaya çıktığı tarih, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/8.  maddesine
göre açılan, tespit davasının kesinleştiği 16.12.1986 tarihidir. Artık bu
tarihte, sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve yaş koşulları
gerçekleştiğine ve 9.1.1987 tarihinde de yaşlılık aylığı talebinde
bulunduğuna göre, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının kabulü
gerekir.
Mahkemenin belirtilen bu maddi ve hukuksal olguları gözetmeksizin davanın
reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve
hüküm bozulmalıdır.

S o n u ç : Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA) ve
temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.5.1992 gününde
oybirliğiyle karar verildi.
 
Üst