Ynt: taşeron firma ssk prim borçlarında sorumluluk
http://www.lutfiinciroglu.com/content/view/11/19/ adresindeki:
ÇALIŞMA HAYATINDA ASIL İŞVEREN-ALT İŞVEREN (TAŞERON) UYGULAMASI -I
Başlıklı yazıdan bir bölüm:
?Diğer yandan, burada söz konusu olan birlikte sorumluluk (müteselsil sorumluluk), ?cezai? sorumluluğu kapsamaz; aksi halde bu tür bir uygulama ceza hukukunun ?cezaların kişiselliği? ilkesine aykırı olurdu. Burada söz konusu olan birlikte sorumluluk, ?hukuki? sorumluluktur. Bu tür sorumlulukta bir borçtan sorumlu olan birden fazla kişi, borcun tamamından ve aynı derece sorumludur. Bir başka ifade ile, asıl işveren ?kendisinden alacağını talep eden işçinin kendi işçisi olmadığını, taşeron (alt işveren) işçisi olduğunu, bu nedenle öncelikle taşeronun sorumlu tutulması gerektiğini? ileri süremez [5].
Üstelik asıl işveren, ?alt işverene olan bütün borçlarını ödediğini, yaptığı ödemelerden alt işverenin işçisine ücret ve diğer haklarını ödemesi gerektiğini? ileri sürerek de sorumluluktan kurtulamaz. Gerçi asıl işveren alt işverenden fazladan yaptığı ödemeleri ?rücu davası? açarak her zaman geri isteyebilir. Ama işçilik haklarından alt işverenle birlikte borcun tamamından ve aynı derecede sorumlu olduğundan; işçi, bu haklarını kendi alt işvereninden isteyebileceği gibi, doğrudan asıl işverene açacağı bir ?alacak davasıyla? da isteyebilir. Asıl işverenin bu sorumluluğu, işin alt işverene verildiği tarihten itibaren başlar [6]. Bu nedenle, asıl işverenin verdiği iş karşılığı alt işverene ödeme yapmadan önce işçilerin ücret, sigorta primi ve diğer haklarını ödeyip ödemediğini kontrol etmesinde yarar vardır. Aksi halde alt işverenin ödemediği tüm işçilik haklarından asıl işverenin tek başına sorumlu tutulabileceği unutulmamalıdır [7].
Öte yandan, asıl işveren ile alt işveren arasında yapılacak sözleşme türünün de ?birlikte sorumluluğun? niteliği bakımından herhangi bir önemi yoktur. Asıl işveren ile alt işveren arasındaki sözleşme ihtiyaca göre istisna (eser), vekalet, kira, taşıma veya son zamanlarda sıkça görülen ?işletme? veya ?temizlik? sözleşmelerinden biri olabilir. İş sözleşmesi dışında hangi tür bir sözleşme yapılırsa yapılsın, taraflar kanunda işçiler için öngörülen korumayı ortadan kaldırmak için bir sözleşme hükmü kabul edemezler. Başka bir ifade ile, asıl işveren ile alt işverenin aralarında yaptıkları sözleşme türünde, ?kendilerini işçi haklarını ödemekten kurtaracak? veya ?taraflardan sadece birini sorumlu kılacak? sözleşme hükümleri İş Kanununun 2. maddesinin 6. fıkrasına aykırı olacağından geçersiz olacaktır. ?