Tasfiye Sonu Hesapların Kapanışı

Üyelik
7 May 2007
Mesajlar
90
Konum
trabzon
saygı değer meslek mensubu arkadaşlarım limited şirketimin hesapları şunlardan oluşuyor

100 kasa ............... 10.000
190 Devr.KDV......... 2.073
580 Geçmiş Yıl Zararı 7.927

500 sermaye...............20.000

sizlerden öğrenmek istediğim : Bilanço hesaplarımı ne şekilde ve hangi hesaplarla tasfiyelendirip 0 bilanço alacağım şimdiden teşekkür ederim.
 

hadisat

Katkı Sunan Üye
Üyelik
8 Nis 2008
Mesajlar
259
Konum
istanbul
Ynt: Tasfiye Sonu Hesapların Kapanışı

saygıdeğer meslekdaşım şimdi tasfiye demek mükellefiyetin kapanması demek vergi kanunları açısından ve burda 190 hesaptaki rakamı maliyeye danışarak gider yazabilirdiniz ama madem bu geçmiş artık yapacak bir şey yok ve kalan hesapları 190,580 hesapları 331 hesabın borcuna ve 500 hesabıda 331 hesabın alacağına atacaksınız ve 100 hesapla 331 hesap bakiyeleri aynı olacak ve bu şekilde kalan mamelek ortaklara dağıtılıp hesaplar kapanacak 331(B)lu 100(A)lı şeklinde ve rakam eğer ortak başına tevsik kapsamının üzerinde ise o zaman 100 hesabı ya banka yolu ile yada 102 banka hesabına atarak ordan kapatmak lazım,kolay gelsin.
 
Üyelik
7 Haz 2005
Mesajlar
877
Konum
Zonculdak
Ynt: Tasfiye Sonu Hesapların Kapanışı

Hüseyin bey "190 hesaptaki rakamı maliyeye danışarak gider yazabilirdiniz " demişsiniz. Bu nasıl olacak açıklarmısınız?
 

hadisat

Katkı Sunan Üye
Üyelik
8 Nis 2008
Mesajlar
259
Konum
istanbul
Ynt: Tasfiye Sonu Hesapların Kapanışı

sayın meslektaşım osman bey her kesin bildiği üzere KDVK.58.maddeye göre KDV GV.ve KV.kapsamında gider olarak kabul edilemez ama aynı zamanda 30.maddedeki bazı kısımlarla ilgili ve gene 29.madde kapsamındaki işlemlerle ilgili 29.maddenin 4.kısmında maliye bakanlığına KDV indirimi ve vs.ile ilgili bu noktaların mükerrerlik teşkil etmeyecek şekilde düzenlenmesi için kanunada riayet ederek düzenlenmesi kapsamında yetki vermiştir kanun koyucular,şimdi işletme tasfiye ve kapandığında 190 hesaptaki rakam artık hangi statüde olur işte burası kanundada açık ve net değildir ve VUK.413.madde kapsamında maliyeden yazılı görüş alınarak ve tabi onların izin vermesi ile bu nokta önemli KDV'nin gider yazılmasından bahsettim,yani denemekte fayda var ve hatta eski dönemlerde bu nokta ile ilgili alınan özelgeler vardı ve ben okumuştum ama tabi bu özelgeleride şimdi aramama rağmen bulamıyorum ama maliye böyle yazılı bir belge verirse o zamanda bu KDV gider yazılabilir,kolay gelsin.
 
Üyelik
21 Ağu 2008
Mesajlar
52
Ynt: Tasfiye Sonu Hesapların Kapanışı

T.C.
ANKARA VALİLİĞİ
İl Defterdarlığı
Vasıtalı Vergiler Gelir Müdürlüğü




Sayı : DEF.0.06.12:KDV-1:
KONU : Dilekçeniz





İLGİ : ... tarihli dilekçeniz.



İlgide kayıtlı dilekçenizde, belirtilen hususlar hakkında Defterdarlığımız görüşü aşağıdaki gibidir.



193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 inci maddesinin 1 inci fıkrasında "Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır." hükmüne yer verilmiş olup, aynı fıkranın 4 üncü bendinde ise; gayrimenkullerin alım satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerden doğan kazancın ticari kazanç sayılacağı hüküm altına alınmıştır.



Öte yandan, aynı kanunun ticari kazançtan indirilecek giderleri düzenleyen 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde işverenlerce hizmet erbabı için ödenen sigorta primlerinin gider olarak indirileceği hükmüne yer verilmiştir.



Diğer taraftan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 3917 sayılı Kanunla değişik 80 inci maddesinin birinci fıkrasında; "İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur." hükmüne yer verilmiş olup, aynı maddenin dördüncü fıkrasında da "Kuruma fiilen ödenmeyen prim tutarları Gelir ve Kurumlar Vergisi uygulamasında gider yazılamaz." hükmü yer almıştır.



Konuya ilişkin olarak 19.02.1994 tarihli ve 21854 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 174 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin "C-Sosyal Sigortalar Kurumu Primlerinin Gelir ve kurumlar Vergisi Yönünden Gider Yazılması" başlıklı bölümünde, yukarıdaki hükümlere değinildikten sonra, "Bu hükümlere göre SSK priminin gider olarak dikkate alınabilmesi için, bu primlerin Sosyal Sigortalar Kurumuna fiilen ödenmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle, sigorta primleri, dönemine ve ait olduğu yıla bakılmaksızın fiilen ödendiği tarihte gider yazılacaktır." açıklamalarına yer verilmiştir.



Öte yandan, Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü Sigorta Primleri Takip ve Tahsilat Daire Başkanlığınca Asgari İşçilik Uygulaması hakkında çıkarılan 17.11.1995 tarih ve 16-118 Ek sayılı Genelge ile de iş bittiğinde barajın altında bildirimde bulunmuş olan işverenlerden isteyenlerin, başkaca prim belgesi vermeksizin baraja ulaşmak üzere para yatırabilmesi ve böylece barajı bu şekilde tamamlayan ve borcu olmayan işverenlere ilişiksizlik belgesi verilmesi mümkün kılınmıştır.



Bu itibarla, asgari işçilik uygulaması nedeniyle baraja ulaşmak için yapılan ödemeler de dahil olmak üzere Sosyal Sigortalar Kurumuna fiilen ödenen tutarın tamamının gider olarak ticari kazançtan indirilmesi mümkün bulunmaktadır.



3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29 maddesinin 2 nci bendinde "Bir vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergisi toplamı, mükellefin vergiye tabi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki fark sonraki dönemlere devrolunur ve iade edilmez." hükmüne yer verilmiş olup; aynı maddenin 3 üncü bendinde ise "İndirim hakkı vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilir." hükmü yer almaktadır.



Ayrıca,aynı Kanunun 58 inci maddesinde; "Mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisi ile mükellefçe indirilebilecek Katma Değer Vergisi, Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmez." hükmüne yer verilmiştir.



Öte yandan, işin terk edilmesi halinde işini terk eden mükellefler, mevcutlarını terkten önce satış vb. yollarla tasfiye ettikleri takdirde teslim bedeli üzerinden, mevcutlar tasfiye edilmemişse, işletmeden çekiş göstererek Katma Değer Vergisi Kanununun 3/a maddesi gereğince emsal bedeli üzerinden vergi hesaplayıp beyan etmek zorundadırlar. Hesaplanan bu vergilere rağmen indirilemeyen katma değer vergisi kalırsa, indirim yoluyla giderilemeyen bu vergilerin gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak göz önüne alınması mümkün bulunmaktadır.



Bu açıklamalara göre, kat karşılığı inşaat işinden dolayı olan mükellefiyetinizi terk etmeniz halinde terk tarihinden itibaren üzerinizde kalan ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergilerinin gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabileceği tabidir.



Bilgi edinilmesini rica ederim.



Tezcan ATAY
Defterdar a.
Defterdar Yard.V.
 
Üst