zirve

Tüketici Güven Endeksi

Tüketici Güven Endeksi Nedir? Bir İşletme Bu Değerden Nasıl Faydalanabilir?​


Ekonomik parametreler içinde yer alan Tüketici Güven Endeksi; bir ülkenin, o ülkede yaşayanların ve işletmelerin ekonomiye ilişkin genel durumunu değerlendirmek için kullanılan özel bir ekonomik parametredir.

Ekonomi paranın keşfinden önce gelişmeye başlayan, paranın keşfi ile derinleşen ve tarih boyunca gelişimini sürdüren bir kavramdır. İnternet ansiklopedisi Wikipedia ekonomi maddesinde şöyle bir tanım yapılmaktadır, “Ekonomi; üretim, ticaret, dağıtım ve tüketim, ithalat ve ihracattan oluşan insan etkinliğidir. İnsanın ihtiyaçlarını karşılamada yapılan her türlü faaliyeti içerir.”

Ekonomi aynı zamanda yukarıda yapılan tanım çerçevesindeki ilişkileri inceleyen, bunları tanımlayan, belirli kurallar çerçevesinde matematiksel ifadeler ile formüle eden bir bilim dalıdır. Bu bilim dalı içinde çeşitli değerlendirmeler ve yaklaşımlar farklı parametreler ile ifade edilir. Bu parametrelerden birisi de Tüketici Güven Endeksi’dir.

Yine Wikipedia'nın tanımına göre Tüketici Güven Endeksi, tüketicilerin kişisel mali durumları ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ve gelecek dönem beklentileri ile yakın gelecekteki harcama ve tasarruf eğilimlerinin ölçmeyi amaçlayan bir göstergedir. Bu gösterge ilk olarak, 1916 yılında kurulan "The Conference Board", Türkçesi ile “Konferans Kurulu” adındaki organizasyon tarafından 1967 yılında tanımlanmıştır. Aynı yıldan itibaren her ay, Amerika Birleşik Devletleri’nde 5.000 hane halkı ile yapılan bir araştırma sonucunda belirlenmekte ve duyurulmaktadır. 1985 yılında bu parametre 100 üzerinden değerlendirilen bir ölçeğe bağlanmıştır. Diğer yandan zaman içinde farklı yaklaşımlar ile farklı Tüketici Endeks Türleri de oluşturulmuştur. Bunlardan en çok bilinen bir diğeri Michigan Üniversitesi Tüketici Güven Endeksi’dir.

Takip eden yıllar içerisinde küresel olarak önem kazanan Tüketici Güven Endeksi, diğer ülkelerin ilgili kurumları tarafından da benimsenmiş ve her ülke kendi ihtiyaçları ve ekonomik kriterleri ile bu parametreyi hesaplayarak açıklamaya başlamıştır.

Tüketici Güven Endeksi’nin Türkiye’de uygulanması​


Tüketici Güven Endeksi Türkiye’de, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) işbirliğiyle gerçekleştirilen Tüketici Eğilim Anketi’ne göre belirlenmektedir. Tüketici Eğilim Anketi, bağımsız bir anket olarak aylık periyotlarda uygulanır. Anket sonuçları yaş ve cinsiyete göre ağırlıkları belirlenerek sınıflandırılır. Elde edilen sonuçlar ise ilgili ayın son haftasında TÜİK tarafından Ulusal Veri Yayımlama Takvimine göre Tüketici Güven Endeksi Haber Bülteni ile açıklanmaktadır. 204 yılından günümüze dek gerçekleştirilen tüm araştırma sonuçları TÜİK web sitesinde yer alan “Ekonomik Güven” bölümü altından Microsoft Excel dosyası olarak indirilebilir. Ayrıca TCMB veri merkezinden online olarak çok daha detaylı şekilde bilgileri sorgulamak mümkündür.

Tüketici Güven Endeksi nasıl hesaplanır?​

Türkiye’de Tüketici Güven Endeksi değerleri, Avrupa Birliği’nin kullandığı ‘denge yöntemine’ göre hesaplanır. Denge yönteminde, ankete cevap verenlerin tamamı içinde olumlu (pozitif) ve olumsuz (negatif) cevap verenlerin yüzdeleri hesaplanır ve bu ikisinin farkı alınır. Daha sonra bu farka 100 eklenerek her bir soru için ayrı ‘yayılma’ endeksi oluşturulur.

Tüketici Güven Endeksi Soruları​


Tüketicilere tam beş farklı soru sorulmaktadır. Bu sorular şu şekildedir;

Soru 1: Bugünlerde ekonomik açıdan ne durumda olduğunuzu öğrenmek istiyoruz. Bir yıl öncesine göre sizin (ve sizinle beraber olan ailenizin) durumu daha mı iyi, daha mı kötü yoksa aynı mı?
Cevap Seçenekleri: Daha iyi, Daha kötü, Aynı ve Fikrim Yok

Soru 2: Geleceğe baktığınızda, önümüzdeki bir yılda sizin ve ailenizin ekonomik açıdan daha iyi daha kötü ya da aynı durumda olup olmayacağı konusunda ne düşünüyorsunuz?
Cevap Seçenekleri: Daha iyi, Daha kötü, Aynı ve Fikrim Yok

Soru 3: Bir ay öncesine göre Türkiye ekonomisinin durumuna ilişkin görüşünüz nedir?
Cevap Seçenekleri: Daha iyi, Daha kötü, Aynı ve Fikrim Yok

Soru 4: Sizce önümüzdeki 12 ay içinde Türkiye ekonomisi daha mı iyi, daha mı kötü olacak, yoksa aynı mı kalacak?
Cevap Seçenekleri: Daha iyi, Daha kötü, Aynı ve Fikrim Yok

Soru 5: Sizce içinde bulunduğumuz dönem, televizyon, buzdolabı, mobilya gibi dayanıklı tüketim malları ile konut, ya da otomobil almak için iyi mi kötü mü?
Cevap Seçenekleri: Daha iyi, Daha kötü, Aynı ve Fikrim Yok

Yukarıda belirtilen sorularda “Daha iyi” cevabı pozitif, “Daha kötü” cevabı negatif, “Aynı” cevabı nötr ve “Fikrim yok” cevabı boş olarak kabul edilir.

Her bir soru için elde yayılma endekslerinin aritmetik ortalaması alınarak genel endeks hesaplanır. Endeks 0 ile 200 aralığında değer alır. Endeksin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durum, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum olduğunu gösterir.Tüketici Güven Endeksi ile birlikte aynı zamanda iki tane de alt endeks belirlenir, bunlar; Tüketici Beklenti Endeksi ve Tüketim Eğilimi Endeksidir.

Tüketici Beklenti Endeksi tüketicilerin geleceğe ilişkin beklentilerini daha iyi anlamaya yöneliktir ve endeksin ikinci ve dördüncü soruları kullanılarak oluşturulur.

Tüketim Eğilimi Endeksi ise tüketicinin içinde bulunduğu dönemdeki tüketim eğilimini ölçmeyi amaçlamaktadır ve endeksin beşinci sorusu kullanılarak hesaplanmaktadır.

Türkiye’de Tüketici Güven Endeksi Anketine Kaç Kişi Katılır? Nasıl Kriterler Aranır?​


Bloomberg HT'nin verilerine göre, endeks anketine Türkiye’de her ay 720 kişi katılır. Anket bir çağrı merkezinden telefon görüşmeleri yoluyla ve güvenliği sağlanmış bir yazılım kullanılarak yapılmaktadır.

Örneklem, yaş, cinsiyet ve bulunulan il olarak Türk tüketicisini yansıtacak şekilde oluşturulmaktadır.

Anketin güvenilirliğinin sağlanması için her ay ankete katılan 720 kişinin yüzde 50’si yeni kişilerden seçilir. Yazılım aynı zamanda bir önceki aydan katılımcıların en fazla yüzde 30’unu ankete dahil eder. Geri kalan yüzde 20’lik kesim ise ya çok daha önce ankete katılanlar ya da yeni kişiler arasından seçilir.

Bir katılımcı endekse sadece iki defa katılabilmektedir. Bu kriterler dikkate alındığında genelde 3 ay içerisinde endekse katılanlar tamamen yenilenmiş olmaktadır.

Ankete katılım için ayrıca şu kriterler dikkate alınır:
  • Katılımcıların %50’nini erkek, %50’nini kadın olması.
  • 288 katılımcının 18-35 Yaş grubunda olması
  • 432 katılımcının 36-55 Yaş grubunda olması
  • 500 katılımcının İstanbul, Ankara ve İzmir’den, 220 katılımcının diğer illerden olması

Tüketici Güven Endeksi’ni Tamamlayan Diğer Kriterler​


Tüketici Güven Endeksini tamamlayan diğer ekonomik veriler de önemlidir. Bunlar, kişisel mali durum, genel ekonomi ile harcama ve tasarruf eğilimleridir.

Kişisel mali durum değerlendirilirken, tüketicinin geçen 12 aylık dönemde hanesine ait maddi durumu, gelecek 12 aylık dönemde hanesine ait maddi durumu ile ilgili beklentisi, hanesi için mali durum değerlendirmesi, gelecek 3 aylık dönemde borç kullanma ihtimali göz önünde bulundurulur.

Genel ekonomide tüketicinin geçen 12 aylık dönemde Türkiye’nin genel ekonomik durumuna ilişkin değerlendirmesi, gelecek 12 aylık dönemde Türkiye’nin genel ekonomik durumuna ilişkin beklentisi, Türkiye’de gelecek 12 aylık dönemde işsiz sayısı değerlendirmesi, mevcut dönemin dayanıklı tüketim malları satın almak için uygunluğuna ilişkin düşüncesi, mevcut dönemin tasarruf etmek için uygunluğuna ilişkin düşüncesi, geçen 12 aylık dönemde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşüncesi, gelecek 12 aylık dönemde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin beklentisi, gelecek 12 aylık dönemde ücretlerin değişimine ilişkin beklentisi göz önünde bulundurulur.

Harcama ve tasarruf eğilimlerinde ise tüketicinin, gelecek 3 aylık dönemde yarı-dayanıklı tüketim mallarına yönelik harcama yapma düşüncesi, gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına yönelik harcama yapma düşüncesi, gelecek 12 aylık dönemde otomobil satın alma ihtimali, gelecek 12 aylık dönemde konut satın alma veya inşa ettirme ihtimali ve gelecek 12 aylık dönemde konut tamiratı için para harcama ihtimali, gelecek 12 aylık dönem içerisinde tasarruf etme ihtimali göz önüne alınır.

Ankete katılanlara aynı zamanda bu konular ile alakalı sorular da sorulmaktadır.

Tüketici Güven Endeksi Verisi Nerelerde Kullanılır?​


Tüketici Güven Endeksi tüketicilerin geleceğe dönük tercihlerinin anlaşılması açısından önemli bir parametredir. Eğer endeks 100’ün altında kalıyorsa bu durum endeksin düşüklüğü ile doğru orantılı olarak ekonomide büyüme beklentisinin zayıfladığına, tüketicilerin harcama eğiliminde yavaşlama olacağına işaret eder.


Diğer taraftan endeks 100 eşiğinin üzerinde yükseldikçe tüketicinin ekonomide büyüme beklentisi içinde olacağını iyimserliğin yüksek olduğunu gösterir. Bu seçenekte tüketiciler daha fazla harcama yapmaya odaklanacak kararlar alacaklardır.

İşletmeler için Tüketici Güven Endeksi nasıl fayda sağlar?​


Verdiğimiz bilgiler doğrultusunda bir işletme Tüketici Güven Endeksi verilerini okuyarak stratejik kararlar almasını kolaylaştırabilir. Ancak unutulmamalıdır ki bir işletme sadece bu endekse bakılarak yönetilemez. Bu endeks karar alma kriterlerinden sadece birisidir.

Eğer endeks 100 değerinin altında kalıyorsa, doğru orantılı olarak para politikaları tüketici harcamalarını artırmaya yönelik uygulamaların olacağı anlamına gelir. Bu durumda işletmeler satışa yönelik kampanyalar yaparak tüketicilerin olumsuz yaklaşımlarına karşı seçenekler sunabilir ve müşterilerini harcamaya teşvik edebilir. Ya da tüketimdeki daralma beklentisi nedeniyle harcamalarını kısabilir ve tedariklerini azaltabilir. Yine vadeli alacakların sıkıntıya gireceği düşünülerek finansal dengeleme yöntemlerine başvurulabilir.

Diğer yandan güven endeksi 100’ün üzerindeyse, endeks ile doğru orantılı tüketicilerin harcama eğilimleri artacaktır. Ekonomide dengelerin yakalanması için devlet tasarruf politikaları devreye alabilir. Ancak ara dönemde tüketiciler daha fazla tüketime yönelecekleri için, pazarlama kampanyalarında tamamlayıcı ürünler ile müşterilerin sepetleri büyütülmeye çalışılabilir. Talep artacağı için üretim ve tedarik kanallarına odaklanmak doğru olacaktır. Ciroların artacağı göz önüne alınarak şirket kısa vadeli borçlarını kapatabilir, uzun vadeli borçlarını ise daha kısa vadeler ile yeniden yapılandırabilir.
 
Üst